Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/32 E. 2017/6026 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/32
- Karar No
- 2017/6026
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/893 KARAR NO : 2024/1424 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/01/2023 NUMARASI : 2019/176 Esas 2023/28 Karar ASIL DAVA DAVACILAR : VEKİLLERİ DAVALILAR : DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 14/11/2024 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl ve birleşen dava davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın 19/03/2018 tarihinde kaldırım üzerinde park halinde olan ... plakalı aracı çalıştırıp aniden hareket etmesi ile ...'ye çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, ...'nin kazadan sonra kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, davalı ... şirketine yapılan başvurularının reddedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, ...'nin uğramış olduğu sürekli iş görememezlikten kaynaklı maddi zararlarla ilgili olarak 1.153,55 TL maddi tazminatın, 3 ay süreli geçici iş göremezlikten, tedavi giderlerinden ve yol masraflarından kaynaklı maddi zararlarla ilgili olarak, her bir mirasçı davacı yönünden şimdilik 200,00 TL olmak üzere toplam 800,00 TL maddi tazminatın ve her bir mirasçı davacı yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile mirasçı sıfatına sahip davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 14/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, asıl davada talep ettikleri geçici iş göremezlikten, tedavi giderlerinden ve yol masraflarından kaynaklı maddi zarar taleplerini 4.352,73 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. Asıl ve birleşen dava davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, karayolunda meydana gelmeyen zararların, ZMMS poliçesi kapsamında yer almadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, manevi tazminata ilişkin taleplerin, sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Asıl ve birleşen dava davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın, ...'ın sevk ve idaresinde olan aracını park halindeyken çalıştırdığı ve hareket ettiği anda şahsın ayağına aracın lastiğinin dokunması suretiyle gerçekleştiğini, meydana gelen kazada %100 kusurlu olan tarafın ... olduğunu, davacı mirasçıların maddi tazminat talep etme hakları bulunmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kusur oranlarının tespiti için bilirkişiden alınan raporda, 19.03.2018 tarihinde meydana gelen kazada, ... plakalı araç sürücünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı Trafik Yönetmeliğinin 137. maddesi kuralını ihlal ile dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile %100 oranında kusurlu olduğu, yaya ...’nin kazaya ilişkin kural ihlali görülmediğinden kusursuz olduğunun bildirildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Dairesi'nin 06/08/2020 gün ve 51346 sayılı mütalaa raporunda, 19/03/2018 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, aktüer bilirkişi ve doktor bilirkişiden alınan 22/02/2022 tarihli raporun sonuç kısmında özetle, ...'nin 19.03.2018 tarihli kazası nedeniyle, engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, dava konusu olayın meydana gelmesinde, davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, yaya ...'nin kusursuz olduğunun tespit edildiği, hesaplanan maddi zarardan TBK 52'inci maddesi kapsamında kusur indirimi yapılmadığı, davacı lehine 4.352,73 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.153,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, tedavi aşamasındaki SGK tarafından ödenmeyen ulaşım giderine ilişkin zararının 279,00 TL olduğunun bildirildiği, 19/03/2018 tarihinde, davalı ... nezdinde sigortalı aracın davacıların murisine çarpması sonucunda davacıların murisinin yaralandığı ve kazadan sonra kalp krizi sonucu dava açılmadan önce hayatını kaybettiği, TBK'nın 53. maddesine göre ölüm halinde talep edilebilecek tazminatlar arasında ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpların da talep edilebileceğinin düzenlendiği, bu nedenle davacıların murisinin ölümüne bağlı olarak işgücü kaybı tazminatını ve tedavi gideri tazminatını talep edebilecekleri, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle; "A-Asıl davanın kısmen kabulü ile, 4.352,73 TL geçici iş gücü kaybı tazminatı ile 279,00 TL tedavi giderinin davalı ... dava tarihinden, diğer davalılar kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, her bir davacı için 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, B-Birleşen dava yönünden, davanın kabulü ile, 1.153,55 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatının davalı ... 16/04/2019 ilk dava tarihinden itibaren, diğer davalılar kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen sorumlu olmak üzere davalılardan alınarak davacılara ödenmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; aradan uzun bir süre geçtikten sonra müteveffanın kalp krizi sonucunda vefat ettiğini, müteveffanın kalp krizi geçirmesi ile söz konusu kaza arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, müteveffanın kaza sonucunda almış olduğu yaralar iyileştikten sonra kalp krizi sonucunda vefat ettiğini, müteveffanın hayatta olduğu düşünüldüğünde dahi yerel mahkeme tarafından 32.000 TL manevi tazminat verilmesi olanaksız ve fahiş olduğunu, çünkü müteveffanın sadece ayağı ezilmiş olup, bunun sonucunda kısa bir tedavi gördüğünü, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın her bir davacı lehine 1.000 TL manevi tazminat şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 25/4. Fıkrasında; “…Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez, miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.” hükmü yer almaktadır. Olay tarihinden ölüm tarihine kadar geçen süre göz önüne alındığında, geçen süre içerisinde ... tarafından manevi tazminat davası açılmadığı gibi ... tarafından bu istemin davalıya karşı ileri sürüldüğü de kanıtlanmamıştır. Kişilik hakları şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Davacıların murisi tarafından sağlığında davalıya karşı manevi tazminat davası açılmamıştır. Murisin sağlığında açarak talep etmediği manevi tazminatı, onun ölümünden sonra mirasçıları davacılar açtıkları bu dava ile talep edemeyeceklerdir. Bu nedenle yasal mirasçı olan davacılar muris ... adına manevi tazminat isteyemeyeceklerdir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29/05/2017 gün ve 2017/32 E.-2017/6026 K., Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 05/02/2014 gün ve 2013/5318 E. -2014/1725 K.sayılı kararı) Bununla birlikte, 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde de; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, meydana gelen ağır bedensel yaralanma veya ölüm halinde bedensel zarar görenin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Kaza sonrası, zarara neden olanın, zarar gören ile ilgilenmiş olması tazminat miktarının belirlenmesinde göze alınır ise de, yansıma yolu ile manevi tazminat talep eden yakınların manevi tazminat talep etmelerine engel değildir. Meydana gelen yaralanma ve yahut ölüm çerçevesinde manevi zararları karşılanmadıkça hâkim uygun bir tazminata karar verir. Bu bağlamda manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Bir kişinin cismani zarara uğraması sonucu onun yakınlarının manevi tazminat davası bakımından hak sahipliği durumunun ön şartı "ağır bedensel" zarar koşulunun sağlanmasıdır. Bu koşul mevcut olmadıkça aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyan yakınlar, yansıma yoluyla manevi tazminat isteyemezler. Ancak TBK. m. 56/f. 2’de yer alan ağır bedensel zarar ifadesinin hangi tür zararları kapsayacağı ise madde metninden açık bir şekilde anlaşılmamaktadır. TBK. m. 56/f. 2’de anılan ağır bedensel zararlardan ne anlaşılması gerektiği konusunda ise 6098 sayılı Kanunu’na dair Adalet Komisyonu raporundan faydalanılabilir. Zira Komisyon raporunda bu hususun netliğe kavuşmasına imkân tanıyan açıklamalar mevcuttur. Buna göre “ağır bedensel zararın takdirinde”, zarara uğrayan organların önemi, oluşan işgörmezlik derecesinin oranı, uğranılan ruhsal zararın niteliği ve diğer durumlar gözetilecektir. (Adalet Komisyonu Raporu, s. 267. http://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem23/yil01/ss321.pdf) Somut olayda ise müteveffanın yaralanmasının maluliyet oluşturduğu ve bu nedenle eşi ve çocukları olan davacılar yönünden, müteveffanın yaralanması nedeniyle ağır bedensel zararı oluştuğundan manevi tazminat koşulunun oluştuğu anlaşılmakla, olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, muris ...’in kazada yaralanması, diğer davacıların eş ve babalarının yaralanması nedeni ile, çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarları usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebi reddedilen davalılardan alınması gerekli 2.185,29 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 359,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.825,49 TL'nin istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.