Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2017/1285 E. 2022/119 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2017/1285
Karar No
2022/119
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1066 KARAR NO: 2024/1872 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 09/02/2022 NUMARASI: 2019/217 Esas - 2022/119 Karar DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/11/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yurt içi ve yurt dışı nakliye işi ile uğraştığı belirtilen davacı ile davalı arasında bir kısım ticari ilişkiler kurulduğu, davalı tarafından davacı hakkında haksız olarak birçok icra takibi başlatıldığı; öncelikle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 20/11/2017 tarihine kadar olan cari hesap ekstresi takip dayanağı gösterilerek 543.329,46 TL yönünden icra takibi yapıldığı, bu takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1285 Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gördüğü ve halen derdest olduğu halde davalı tarafça aynı cari hesabı takip dayanağı göstermek suretiyle başka bir şerh ve izahı olmadan, tahsilde tekerrür olmaması kaydı düşülmeden, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı hakkında haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine başlandığı, takibin mükerrer açıldığı da sebep gösterilerek borca itiraz edildiği halde davalı tarafça takipten vazgeçilmediği gibi bu konuda icra dosyasına bir beyanda da bulunulmadığı ileri sürülerek davacının davalıya İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı mükerrer takip yönünden borçlu olmadığının tespitine, bu takibin davacı açısından iptaline ve %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından ibraz edilen ve duruşmada da tekrar edilen cevap dilekçesinde taraflar arasında İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1285 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen derdest bir dava olduğu ve yeniden dava açılmasının hukuken mümkün olmadığı ileri sürülerek derdestlik itirazına bağlı olarak dava şartı yokluğu sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmesi istenmiş ve esas bakımından da taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile davalının davacıdan alacaklı olduğu, borcun ödenmemesi ve borca karşılık verilen senetlerin geçersiz olması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, itirazın kötü niyetli olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 09/02/2022 tarih ve 2019/217 Esas - 2022/119 Karar sayılı kararında; "......Sonuç olarak yukarıya aynen aktarılan yasal düzenlemeler, davalı tarafın defter ibraz etmemiş olması karşısında kesin süreye ilişkin ara karar gerekleri, celbedilip incelenen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1285 Esas sayılı dosyasının gerekli UYAP içeriği, o davada verilen karar, o karara dayanak rapor, o davaya ve eldeki bu davaya dayanak olup yukarıda gerekli kısımları özetlenen her iki icra takibine esas takip taleplerinin içeriği, her iki takibin de cari hesaba dayalı olduğunun açık olması, esasen derdestlik itirazı da gözetildiğinde taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmaması, temin edilen rapor ve ek rapora göre de eldeki davaya dayanak icra takibinin aynı alacağa ilişkin mükerrer takip olduğunun belirlenmiş olması, eldeki davaya dayanak takibin diğer takipten sonraki tarihli olması, takip talebinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ifadesine de yer verilmediği gibi her iki takibin de aynı nitelikte genel haciz yoluyla takip olması karşısında bu nüansın da önem arz etmemesi, varsa senetlere ilişkin alacağın ayrı takip ve dava konusu edilmesi gereği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde eldeki davaya dayanak takibin aynı alacağa ilişkin mükerrer takip olduğu ve bu nedenle davacının davalıya bu mükerrer takip yönünden borcunun olmadığı; diğer takip konusu alacak yönünden diğer Mahkemece tespit edilen alacağa ilişkin hükmün kesinleşmesinin beklenmesine de gerek olmadığı ve davanın sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığından davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuş olup, davalının dosya kapsamına yansıyan savunmaları, takibin takipsiz bırakılmış olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalının kötü niyeti sabit görülmediğinden davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmemiştir. "gerekçesi ile, '' Davanın kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibin mükerrer takip olması nedeni ile bu takip yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalı tarafın kötü niyeti sabit görülmediğinden davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesine yer olmadığına,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas saylı dosyaya yapılan itirazda açıkça mükerrer takipten söz edilerek itiraz edilmiş olmasına rağmen alacaklı tarafça iş bu takipten feragat edilmediğini ve takibin ayakta tutulduğunu, Ara buluculuk sürecinde dahi mükerrerlik hususu gündeme geldiği halde yine alacaklı tarafça takipten vazgeçmeye dair işlem yapılmadığını ve anlaşmazlık tutanağı ile sürecin sonlandırıldığını, Bu bakımdan İİK 72/5 amir hükmü gereği; İstanbul Anadolu ... İcra ... E. sayılı dosyası ve bu dosyaya vaki itirazın iptali için İstanbul Anadolu 9 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1285 E. sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının açıldığı tarihten çok sonra davaya konu mükerrer (And ... İcra ... E.) takibi başlatan alacaklının hem mükerrer takibi kötü niyetli olarak bile bile başlattığı hemde mükerrer takibe yapılan itirazda mükerrerlik iddiasının ileri sürülmesine ve keza arabulucuk sürecinde bir kez daha bu hususun gündeme gelmesine rağmen takipten vazgeçilmemesi, nedeni ile dava açmaya zorlanan müvekkili lehine haksız takip nedeni ile takip konusu alacağın %20 'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, İleri sürerek; arz ve izah edilen ve yargılama sırasında resen nazara alınacak nedenlerle; yerel mahkemenin şartları oluştuğu halde müvekkili lehine talep ettikleri, kötü niyet ve haksız takibe dair tazminat talebinin reddine dair kararının istinaf yolu ile kaldırılması ve haksız ve hukuki dayanaktan yoksun (kötü niyetli) olarak başlatılan icra takibi nedeni ile dava açmaya zorlanan müvekkil lehine takip konusu miktarın %20 sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Yerel Mahkeme tarafından verilen karar da, davanın kabülü ile İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibin mükerrer takip olması nedeni ile bu takip yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafın kötü niyeti sabit görülmediğinden davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, Yerel Mahkeme tarafından yeterli incelemeden yoksun olarak hazırlanan bilirkişi raporları dikkate alınarak, hüküm kurulması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas olma niteliğine haiz olmayan, bilirkişi raporu dikkate alınarak hüküm kurulması, rapora itirazlarının mahkemece dikkate alınmaması, yeniden inceleme yapılmaksızın hüküm kurulmasının taraflarınca kabul edilemeyeceğini, Davacı tarafın müvekkili şirkete toplam 1.458.875,54 TL borcu bulunduğunu, mükerrer takip iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yapılacak inceleme neticesinde de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin haklı alacağının tahsili amacı ile İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, yerel mahkeme huzuruna sunulan delillerden de müvekkili şirketin alacaklı olduğunun açıkca anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından açılan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibine, borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibi durdurulduğunu ve işbu takip konusu alacağımız Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/1285 Esas sayılı dava dosyasına konu olduğunu, daha sonra davacı tarafın, her ne kadar mükerrer icra takibi iddiasında bulunulmuş olsa da müvekkili şirketin başka alacaklarına yönelik müvekkili şirkete geçersiz senet ibraz etmiş ve bu senetlerin tahsil kabiliyeti bulunmadığından ve müvekkili şirket senetler üzerindeki imzaya güvenmediğinden dolayı ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılacak inceleme neticesinde de anlaşılacağı üzere, mükerrer takip iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, başka alacaklarına konu olarak verilen bu senetlerin tahsile kabil olmamasından dolayı dava konusunda takip başlatıldığını, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takibe konu senetlerdeki imzaya güvenilmediği için, kambiyo senetleri icra takibine konu yapılamadığını, ilamsız icra takibi başlatılarak alacak tahsil edilmeye çalışıldığını, işbu dava konusu senetlerin bir kısmı için de davacı/borçlu tarafından İstanbul Anadolu 4.İcra Hukuk Mahkemesi 2017/996 Esas sayılı dosya ile şikayet davasına konu edildiğini, müvekkili şirkete ibraz ettiği senetlerdeki imzayı inkar ettiğini, görüleceği üzere davacı,borçlu müvekkil şirketin alacağını ödememek uğruna sürüncemede bırakmayı bir yol haline getirmiş olduğunu, tüm adli tahkikat yollarını kötüniyetli olarak kullandığını, Davacı borçlunun müvekkili şirkete olan toplam borcunun 1.458,875,54 TL olduğunu, dava dosyasına konu olan 2017/29021 Esas sayılı dosyası ile talep edilen 543.329,46 TL lik bakiye düşürülse de işbu dava konusu borç tutarının aşıldığını, görüleceği üzere; davacı tarafın huzurdaki işbu dava ile tek amacı müvekkili şirketin haklı alacağının tahsilini engellemek olduğunu, davacının işbu davaya konu ettiği menfi tespit talebinin yerinde olduğunu, İleri sürerek; Davacı müvekkil şirketin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini; Yerel Mahkeme olan İstanbul Anadolu 13 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2019/217 E. 2022/119 K. Numaralı dosyada verilen kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve talebimiz doğrultusunda karar verilmesini; Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti istemi ile İİK. 72 Madde uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne,karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesi ile; Davalı tarafından öncelikle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 20.11.2017 tarihine kadar olan cari hesap ektresi takip dayanağı gösterilerek 543.329,46 TL tutarında alacağın tahsili talebiyle hakkında icra takibi yapıldığını, iş bu icra takibine itiraz edildiğini ve davalı tarafça itirazın iptaline karar verilmesi talebiyle hakkında İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1285 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığını, iş bu davanın halen derdest olduğunu, davalı tarafın bu kez aynı cari hesabı takip dayanağı göstermek suretiyle, başka hiç bir şerh ve izah olmadan, tahsilde tekerrür olmaması kaydı düşülmeden, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile de hakkında haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişildiğini, takibin mükerrer açıldığı da sebep gösterilerek borca itiraz edildiğini, buna rağmen davalı tarafça takipten vazgeçilmediği gibi icra müdürlüğüne bu hususta bir beyanda dahi bulunulmadığını, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, aynı alacaktan dolayı başka dosyada yapılan ilamsız icra takibine itiraz olduğu halde ve itirazın iptali davasının derdest olması karşısında, takibin açıkça mükerrer ve kötü niyetli olarak yapılmış olduğunu ileri sürerek davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi ile; Davacı şirkete ait dorselerin ve çekicilerin uluslarası taşımalarını yaptığını, verilen hizmet karşılığında da navlun faturaları düzenlediğini, davacı tarafın bakiye borcunu ödemekten imtina etmesi, borca karşılık geçersiz senet vermesi üzerine, haklı alacağının tahsili amacı ile İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı tarafın kötüniyetli olarak takibe itiraz ederek, takibi durdurduğunu ve huzurdaki menfi tespit davasını ikame ettiğini, sunulacak navlun ücreti faturaları ve ticari kayıtları ile sabit olduğu üzere, davacı şirkete hizmet vermiş olup haklı alacağının tahsilinin önüne geçilmek istendiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 08/12/2021 tarihli duruşmada;'' zapta geçen itiraz dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, zapta geçen dilekçemizde de ayrıntılı olarak belirttiğimiz gibi mükerrerlik durumu söz konusu değildir, sahte olduğu için senetlere dayalı takip yapamadık ve haciz yoluyla ilamsız takipleri yapmak durumunda kaldık, esasen her iki takip bedeli toplamı senetlere göre toplam alacağımızın altındadır, biz senetlere güvenemediğimiz için söz konusu takipleri ilamsız olarak yapmak durumunda kaldık,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Aynı tarihli duruşmada davacı vekili söz alıp; '' takipler cari hesaba dayalı olarak yapılmış olup, senetlerden bahsedilmemiştir, davalı vekilinin beyanlarını kabul etmiyoruz,'' şeklinde beyanda bulunmuştur. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden gönderilen kayıtları incelendiğinde; Davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkında 20/11/2017 tarihli cari hesap bakiyesi dayanak gösterilmek suretiyle 543.329,46 TL. Asıl alacağın tahsili talebiyle 20/11/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1285 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davasının açıldığı, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda 18/12/2019 tarih ve 2017/1285 Esas-2019/1272 Karar sayılı kararı ile;Davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 436.783,48 TL. Asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının uyap sisteminden gönderilen kayıtları incelendiğinde; Davalı alacaklı tarafından davacı borçlu hakkında cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle 533.933,23 TL. Asıl alacağın tahsili talebiyle 19/07/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu vekili tarafından 26/07/2018 tarihli dilekçe ile takibin mükerrer takip olduğu belirtilerek borca ve ferilerine itiraz edildiği ve davalı borçlu tarafından iş bu takip nedeniyle 24/09/2019 tarihinde istinafa konu menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece 08/07/2020 tarihli duruşmanın 5 nolu ara kararı ile; TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca ticari defterler üzerinde 26/10/2020 günü saat 14:00 'da bilirkişi incelemesi yapılmasına, 6 nolu ara kararı ile; Her iki tarafın uyuşmazlık konusu 2017-2018 yıllarına ilişkin tüm yasal ticari defterlerini yada elektronik deftere tabiler ise flash bellek vs. gibi araçlarla elektronik kayıtlarını inceleme günü ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda hazır bulundurmaları için kesin süre verilmesine, tarafların ibrazda güçlük beyan ederek yerinde inceleme talep etmeleri halinde ticari defterlerini şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurması için kesin süre verilmesine, yerinde inceleme talep edilmesi halinde HMK 278/4.maddesi uyarınca bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine, Kesin süre içinde defter ibraz etmeyen tarafın veya şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurmayan tarafın defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılarak dosyadaki delillerin ve defterlerini ibraz eden tarafın kayıtlarının incelenmesi ile yetinileceğinin ihtarına,7 nolu ara kararı ile; Yukarıdaki karar yönünden taraf vekillerine kesin süre sonuçlarının huzuren ihtar edilmiş olduğuna, karar verildiği, mahkemece 26/10/2020 tarihli bilirkişi teslim tutanağının 1 nolu ara kararında; Davalı defterlerinin ibraz edilmediğine, bu konuda herhangi bir beyanda bulunulmadığına ve ilgili ara karar gereğince bu yönden dosya kapsamı ile yetinileceğine, 2 nolu ara kararında ise; Davacı vekilinin zapta geçen yerinde incelemeye ilişkin talebi gibi ve ilgili ara karar doğrultusunda davacı defterlerinin bulunduğu yerde incelenmesine, bilirkişilere ilgili ara karar gibi bu konuda yerinde inceleme yetkisi verilmesine , karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece mali müşavir ve hukukçu bilirkişilerden alınan kök raporun inceleme başlıklı 4 bölümünde; huzurdaki davada çekişmenin 2017 yılına ait cari hesaba ilişkin olduğu belirtilerek davacının 2017 yılına ait ticari defterlerinin incelenmek suretiyle rapor düzenlendiği, bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine ek rapor alındığı, davalı vekilinin ek bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesi ekinde cari hesap ekstresi ve faturalar ibraz ederek itirazları doğrultusunda yeni heyetten yeni rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece 08/12/2021 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca; İtirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığına, yönelik karar verilip istinafa konu karar verilmiştir. Somut olayda, Mükerrer takipten söz edilebilmesi için aynı alacaklının aynı borçluya karşı aynı alacak hakkında birden fazla takip işlemi yapılması gerekmekte olup Dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının alacaklı ve borçluları aynı olduğu halde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası 20/11/2017 tarihli cari hesap bakiyesi dayanak gösterilmek suretiyle 543.329,46 TL. Asıl alacağın tahsili talebiyle 20/11/2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile de cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle 533.933,23 TL. Asıl alacağın tahsili talebiyle 19/07/2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, bu durumda her iki takibe konu alacağın aynı alacak olup olmadığının tespiti yönünde dava konusu İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu alacağın tespiti yönünde ilk takibe konu 20/11/2017 tarihli cari hesap tarihinden sonra 19/07/2018 tarihinde başlatılan takip aralığındaki cari hesaptan kaynaklı davalının alacaklı olup olmadığının tespiti gerekmekte olup bu durumda tarafların 2017-2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi marifetiyle inceletilmek suretiyle denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bilirkişilerin sadece davacı tarafın 2017 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını incelemek suretiyle eksik inceleme ile düzenledikleri rapora göre karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Kaldı ki davalı vekilinin ek bilirkişi raporuna yönelik verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesi ekindeki cari hesap extresi incelendiğinde; İlk takibe konu 16/11/2017 tarihli cari hesap ekstresinden sonra davalının 03/07/2018 hesap kapama tarihine kadar alacak kayıtlarının olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece, tarafların 2017-2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları ile davalı vekilinin ek rapora yönelik verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesi ekindeki cari hesap ekstresi ve faturalarında mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceletilip deneti elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. HMK.nın (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2022 tarih ve 2019/217 Esas - 2022/119 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği davacının istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf talep eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde taraflara iadesine, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 7-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/11/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2017/1285, K. 2022/119, T. 20.11.2017, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2017-1285-e-2022-119-k-1eb9daa6e00f