Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/5916 E. 2015/7322 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/5916
Karar No
2015/7322
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/514 KARAR NO : 2022/526 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 29.06.2022 NUMARASI : 2021/85 D.iş - 2021/89 Karar TALEP : İhtiyati Haciz Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin uluslararası gemilere yakıt tedariki yapan bir firma olduğunu, 22 Şubat 2020 tarihinde ...'nin kayıtlı donatanı (registered owner) ve ... gerçek donatanı ve işleteni (beneficial owner & operator) ("Donatanlar") oldukları Liberya Gemi Sicili'ne ... IMO numarası ile kayıtlı ... ("Gemi") tankerine ISO8217-2005 özelliklerinde 493 MT miktarında LSMGO 0.5 sınıf yakıt siparişi verildiğini, müvekkili tarafından 23.02.2020 tarihinde Vantage tankeri aracılığıyla Sharjah Opl limanında gemiye yakıt tedariki sağlandığını, donatanlara ... numaralı 24.02.2020 tarihli 320.450,00 ABD Doları (1 ABD Doları = 3.6700 BAE Dirhemi kur üzerinden 1.176.051,50 Birleşik Arap Emirlikleri Dirhemi) tutarında fatura tanzim edilerek gönderildiğini, sözkonusu faturanın vade tarihinin 22 Nisan 2020 olduğunu ve bu tarih itibarıyla muaccel hale geldiğini, 27.04.2020 tarihinde müvekkili ile geminin işleteni ...'nin brokeri Birleşik Arap Emirlikleri'nde mukim Mascco şirketi ("Broker") arasında yapılan yazışmada Donatanlar adına Broker tarafından Geminin Libya'da makine problemi yaşadığını ve Covid-19 sebebiyle dünya çapında süren karantina kapsamında Geminin onarımının da bir hayli yavaş yapıldığının bildirildiğini, yapılan yazışmada "Müşteri bir ay uzatma talebinde bulundu ve faiz ödemeye hazır olduğunu belirtti." denilmek suretiyle borcun faiziyle birlikte ödeneceğinin kabul edildiğini, birçok defa borcun ikrar edildiğini, yapılan tüm hatırlatmalara rağmen sözkonusu fatura ödemesinin gerçekleştirilmediğini, müvekkili ile ... arasında yapılan görüşme neticesinde 15.06.2021 tarihinde 452.879,14 ABD Doları (1 ABD Doları = 3.6735 BAE Dirhemi üzerinden 1.663.651,52 BAE Dirhemi) bedeli ile fatura revize edilerek iletildiğini, ancak ödemenin işbu başvuru tarihi itibarıyla halen yapılmamış olduğunu belirterek müvekkili şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile şimdilik 452.879,14 ABD Doları tutarındaki alacağının tahsilinin teminat altına alınması amacıyla ... IMO numaralı ... isimli Geminin ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...İhtiyati haciz talebine konu olan Liberia bayraklı 9439345 IMO nolu GULF PETROLEUM 4 gemisinin Equasis kaydından ... 'nin geminin Shıp menajeri, ...' nin de geminin maliki olduğu, talep dilekçesi ekinde sunulan 22/02/2020 tarihli sipariş onayı ile geminin işleteni ve donatanları tarafından sözkonusu gemi için yakıt siparişi verildiği, 23/02/2020 tarihinde gemiye yakıt tedariki sağlandığı, ... gemisine sipariş edilen yakıtın teslimine ilişkin yakıt teslim irsaliyesinin gemi kaptanı tarafından imzalanıp mühürlendiği, talep eden tarafından 24/02/2020 tarihli 320.450,00 USD tutarlı faturanın düzenlendiği, gemi yakıtı satışından dolayı düzenlenen söz konusu fatura alacağının TTK'nın 1352. Maddesinde sayılan deniz alacaklarından olması ve TTK'nın 1353/4.fıkrası hükmü gereğince ihtiyati haciz sebebi oluşturması, TTK'nın 1362.maddesine göre alacağın parasal değeri konusunda mahkememizde yeterli kanaat uyandıracak delillerin sunulması, davalı AA Marine Inc'nin söz konusu deniz alacağı doğduğunda ve talep tarihinde borçtan sorumlu olup geminin maliki olması, diğer davalı ...'nin ise geminin işleteni olmasından dolayı TTK'nın 1369.maddesindeki şartlarında mevcut olması sebebiyle TTK'nın 1352 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından,320.450,00 USD yakıt alacağı ile sınırlı olmak üzere Liberia bayraklı ... IMO nolu ... gemisinin ihtiyaten haczine, talep eden tarafça yakıt satışına ilişkin gecikme faizi içeren yeni bir fatura düzenlenerek, gecikme faizi içeren meblağı kapsar şekilde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de gecikme faizi istenip istenilmeyeceği yargılamayı gerektirdiğinden bu alacağa ilişkin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle; ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile 320.450,00 USD alacak ile sınırlı olmak üzere Liberia bayraklı ... IMO nolu ... isimli geminin ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine, TTK'nın 1364. maddesi gereğince "alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki veya geminin bulunduğu yerdeki icra dairesinden kararın infazını istemek zorundadır." hükmü nazara alındığında kararın infazının karar tarihinden itibaren üç iş günü içerisinde mahkemenin yargı çevresi veya geminin bulunduğu yerdeki icra dairesince yerine getirilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığa konu 24.02.2020 tarihli fatura kapsamında ödemenin vade tarihi saptanmış olup vadesi gelmekle ödenmemiş borç bakımından alacağın kendiliğinden muaccel hale geldiğini, istinaf dilekçesinin ekinde de yer verilen 24.02.2020 tarihli ilk fatura incelendiğinde vade tarihinin belirtildiği ve aylık bazda gecikme faizi uygulanacağının yazılı olduğu açıkça görülebileceğini, 22.04.2020 vade tarihinden tam 5 gün sonra 27.04.2020 tarihinde müvekkili ile Broker arasında yapılan yazışmada Donatanlar adına Broker tarafından Gemi’nin Libya’da makine problemi yaşadığı ve Covid-19 sebebiyle dünya çapında süren karantina kapsamında Gemi’nin onarımının da bir hayli yavaş yapıldığının bildirildiğini, bu doğrultuda aynı yazışmada “Müşteri bir ay uzatma talebinde bulundu ve faiz ödemeye hazır olduğunu belirtti.” denilmek suretiyle borcun faiziyle birlikte ödeneceğinin kabul edildiğini, devamında yapılan muhtelif yazışmalarda birçok defa borç ikrar edilmiş, gecikme faizinin uygulanmasına karşı herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. 15.06.2021 tarihinde ... ile yapılan görüşmeye istinaden fatura işlemiş faizi de dahil edilerek tekrar revize edilmiş ve bu şekilde paylaşılmış olup bu faturaya karşı da herhangi bir itirazda bulunulmadığını, Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerden ve dosyada mübrez delillerden tespit edilebileceği üzere gecikilen dönem için müvekkilinin faiz alacağını hakkettiği ve bu alacağın da muaccel olduğu dosyada tahtında ispat edilmiş olup buna karşın mahkemenin faiz alacağının yargılamayı gerektiği gerekçesiyle talebi reddetmesinin yasaya ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, ancak bir an için söz konusu faiz alacağının yargılamayı gerektirdiği düşünülecek olsa dahi ihtiyati haciz dilekçesinin ekinde yer verilen (ve inceleme kolaylığı olması açısından işbu dilekçemiz ekinde de yer verilen) delillerin faiz alacağı yönünden de Türk Ticaret Kanunu’nun 1362.maddesinde çerçevesi çizilen yaklaşık ispatı sağladığı gözetilerek ihtiyati haciz talebinin faiz yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2015/5916 E. ve 2015/7322 K. sayılı 29.5.2015 tarihli kararında ihtiyati haciz taleplerinde tam bir ispat koşulu aranmadığı ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesinin işin tabiatında bulunduğu dikkate alınarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğinin içtihat altına alındığını, aynı doğrultuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 28 Hukuk Dairesi’nin 2018/2444 E. ve 2018/1138 K. sayılı 17.07.2018 tarihli kararında da alacağın yargılamayı gerektirmesinin ihtiyati haciz istenmesine engel oluşturmadığı içtihat altına alınarak ihtiyati haciz isteyen tarafın istinaf başvurusunun kabul edildiğini, yine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/10599 E. 2015/14997 K. 27.04.2015 tarihli kararı uyarınca da alacağın yargılamayı gerektirmesi ihtiyati haciz istenmesine engel oluşturmayacağı hüküm altına alındığını, İlk derece mahkemesinin kısmen red kararı nedeniyle müvekkilinin hak ettiği faiz alacağının teminatsız kaldığını, yukarıdaki açıklamalar ve Yargıtay yerleşik içtihatları doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının ihtiyati haciz talebinin kısmen reddine karar verilen kısmıyla sınırlı olarak kaldırılmasını/değiştirilmesini ve ihtiyati haczin 452.879,14 ABD Doları tutarı üzerinden devamına karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 1352 vd. mükümleri uyarınca geminin ihtiyati hacize ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Alacaklı vekili, borçluların donatanı ve işleteni olduğu gemiye 23.02.2020 tarihinde yakıt verildiğini, verilen yakıt karşılığı 24.02.2020 tarihli, 320.450,00 USD tutarlı fatura düzenlendiğini, faturanın ödenmediğini, daha sonra gecikme faizi içeren 452.879,14 USD tutarlı yeni bir fatura düzenlendiğini ileri sürerek, bu tutar yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yazılı gerekçe ile 320.450,00 USD tutarlı fatura dikkate alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece gecikme faizi tutarı yönünden talep reddedilmiş, bu tutar yönünden karar istinaf edilmiştir.Talep faturaya dayalı alacağa ilişkin olup, alacaklının borçludan gecikme faizi talep edip edemeyeceği, edebilirse miktarı hususu yargılamayı gerektirmektedir. TTK'nın 1362.maddesi uyarınca, alacaklı, alacağının deniz alacaklarından olduğunu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunmak zorundadır. Alacaklının faiz alacağı iddiası bakımından bu yaklaşık ispat yükümlülüğü yerine getirilmemiştir. Esas hakkında dava açıldığında, alacaklı vekilince talep edilmesi halinde her zaman geçici hukuki koruma tedbirleri ile ilgili esas mahkemesince değerlendirme yapılabileceği dikkate alındığında, sunulu deliller ışığında mevcut duruma göre mahkeme kararı ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 28.04.2022

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/5916, K. 2015/7322, T. 28.04.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-5916-e-2015-7322-k-9a19db2c94b9