Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/2337 E. 2015/473 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/2337
Karar No
2015/473

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2321 - 2025/2165 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2321 KARAR NO : 2025/2165 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2025 NUMARASI : 2015/450 Esas ve 2025/658 Karar DAVACI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... LOJ.GÜM. HİZ. NAK. PET. İNŞ. İTH. İHR. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (ZMMS'den Kaynaklanan Rücuan Tazminat) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 22/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/10/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2025 tarih, 2015/450 Esas ve 2025/658 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigorta edilmiş olan davalı firmaya ait ve sürücüsünün ... olduğu ... plakalı araç ile sürücüsünün ... olduğu ... Plakalı polis motosikleti .... cd istikametine dönüş yolunda çarpıştıklarını, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı resmi polis motosikletinin sürüklendiğini ve sürücüsü ...'in kaza sonrası vefat ettiğini, Hadise mahallinde tutulan trafik kaza tutanağında davalı şirkete ait ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorku bulunan aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, Davalı firmaya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olmasının yanı sıra aracın bir çok teknik aksanının da arızalı olduğunun tespit edildiğini, yarı römorkun sinyallerinin elektrik bağlantısı bulunmadığından çalışmadığını, lastiklerin trafiğe elverişliği olmadığını, araç muayenesinin olmadığını, takografların çalışmadığının tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren davalı firmaya ait aracın mevcut durumu itibarı ile ağır kusuru bulunduğunu, söz konusu trafik kazasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in vefat ettiğini, vefat edenin yakınlarına müvekkil şirketçe 268.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin yapıldığını, sigorta tazminatı ödeyen müvekkili şirketin Poliçe Genel Şartlarının rücu talep hakkı (ağır kusur-B4/a) doğuran maddesi uyarınca, kazaya karışan ve kazadan sorumlu olan sigortalı araç malikine karşı öncelikle .... İcra Müdürlüğü 2015/2337E. numarası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı firma takibe süresinde yetki itirazında bulunduğundan dosya yetkili Mersin İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini ve .... İcra Müdürlüğü 2015/4936 Es. Sayılı numarasını aldığını, borçlunun .... İcra Dairesi 2015/4936E. sayılı ilamsız takibe süresinde borca itiraz ettiğinden takibin durduğunu, açıklayarak borçlunun takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri, icra inkar tazminatı ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, müvekkili şirketin, zaten aracını, herhangi bir kazaya karışma halinde doğabilecek zararların sigortacısı tarafından ödenmesi kaygısı ile sigorta ettirdiğini, müvekkili şirketin risklerini teminat altına almak amacı ile, müvekkili şirket lehine sigorta yapan sigorta şirketinin açtığı işbu davanın öncelikle bu yönden hukuki mesnedi bulunmadığını, davanın dayanağı olarak gösterilen Poliçe Genel Şartlarının rücu. talep hakkına ilişkin yasal düzenlemenin işbu olayda uygulanma imkanı bulunmadığını, davada, kazaya sebebiyet veren aracın şoförüne ait kusurun varlığının, sigorta şirketine rücu hakkı vermeyeceğini, kusurun, hukuki açıdan ağır, hafif ve orta olmak üzere bir ayrıma tabi tutularak derecelendirildiğini, kusurun derecelendirilmesinde ölçü, nitelik olmaktan çok nicelik olduğunu, birinden diğerine geçiş, çoğu zaman takdir ve değerlendirmeye dayandığını, bu noktada "ağır kusur” kavramının somut olayda bu kusurun varlığından söz edilip edilemeyeceği irdelenmesi gerektiğini, nitelikleri gereği rücu davalarında, her somut olayın kendi özelliği çerçevesinde değerlendirilmesinin gerektiğini, somut olayda da; davalı sürücünün kusurlu olmakla birlikte ağır kusurlu olduğunu kabule yeterli bir olgunun varlığından söz edilemeyeceğini, her ne kadar davacı sigortacı tarafından, şoförün %100 kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği ya da araçtaki bir takım teknik ve bürokratik eksikliklerin bulunduğundan bahisle, ağır kusur bulunduğuna vurgu yapılmışsa da; bu iddianın da kabulünün mümkün olmadığını, meydana gelen trafik kazasının ceza yargılaması .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/283 E.-2015/473 K. sayılı dosyası ile yapıldığını ve dosyadan aldırılan İstanbul Teknik Üniversitesi'nden 3 kişilik bilirkişi heyetince; meydana gelen kazada müvekkili şirket araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, verilen mahkumiyet kararının temyiz safahatında olup, kararın kesinleşmediğini, davacı sigorta şirketinin ağır kusurun varlığını iddia etmiş ise de ispat edemediğini, ceza dosyası incelendiğinde görüleceği üzere; ceza dosyasında, kazada ölen kişinin emniyet mensubu olması nedeni ile kazalı aracın kazadan hemen sonra ölenin mesai arkadaşlarınca incelenmesi sırasında oluşturulan eksikliklere ilişkin de yeterli bilgi ve beyanının mevcut olduğunu, bu bilgi ve belge yok sayılsa dahi belirtildiği üzere kusurun varlığı (şoförün tali olduğu) rücuya hukuki dayanak vermediğinden bahisle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2025 tarih, 2015/450 Esas ve 2025/658 Karar sayılı kararında, rücu koşullarının oluşması için zararın dava dışı soförün kasti bir hareketi ya da ağır kusuru sonucu meydana gelmesi sonucu meydana gelmesi gerekmekte olup, aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunması sebebiyle bekletici mesele yapılan .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/235 E. 2022/657 K. Sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı şoför ...'in "Taksirle Ölüme Neden Olma" suçundan yargılandığını, sanığın asli kusurlu sayılarak mahkumiyet kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da kusur oranının %80 olduğu değerlendirilmiş ise de kazanın meydana gelmesinde asli ya da tam kusurlu kabul edilse de bu hususun ağır kusur kavramında değerlendirilemeyeceğini, ağır kusur özel hukuk kavramı olup bunun için kast olmamakla birlikte kasta yakın bir kusurun varlığı gerektiğini, somut olayda ise dava dışı sürücünün trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle kusurlu bulunma halinin bu kapsamda değerlendrilemeyeceği ve ağır kusurlu olmadığını, rücu koşullarının oluşmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazası sonrasında tutulmuş olan trafik kaza tutanağında davalı şirkete ait ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı yarı römorku bulunan aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, davalı firmaya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olmasının yanı sıra da aracın bir çok teknik aksamının da arızalı olduğunu, yarı römorkun sinyallerinin elektrik bağlantısı bulunmadığından çalışmadığını, lastiklerin trafiğe elverişliği olmadığını, araç muayenesinin olmadığını, takografların çalışmadığını, kazaya ilişkin görülen Ceza yargılamasında da tüm bu eksik hususların tespit edildiğini, hatta bu sebeple davalı araç sürücüsü alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırıldığını, Kazaya sebebiyet veren davalı firmaya ait aracın mevcut durumu itibarı ile ağır kusuru bulunduğunu, kusur incelemeleri yapan rapor ve önceki tutanaklar arasında çelişkilerin mevcut olduğunu, davalı araçta bulunan eksiklikler, davalı aracın sorumluluklarını yerine getirmeyişi kazaya sebebiyet verdiğini, davalı aracın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu tüm raporlarda kabul edildiği şekilde sabit olduğunu, ancak yerel mahkemece itiraz ettiği hususların dikkate alınmadığını, davalı araç sorumluluklarını yerine getirmeyerek kazaya davetiye çıkardığını, bu sebeplerle alınan bilirkişi raporuna itiraz etmiş olunmasına rağmen Yerel Mahkemece dikkate alınmayarak ve çelişkiler de giderilmeyerek davanın reddine karar verildiğini, asla kabul etmemekle birlikte Yerel Mahkemenin ilam hükmünün esas yönleriyle istinaf incelemesi ile değişmediği durumda gerekçeli kararın hüküm kısmının 3. Bendinde her ne kadar karşı taraf vekili lehine ' nispi' vekalet ücretine hükmedilmiş ise de AAÜT 13/4 Maddesi gereğince hatalı olduğunu, ilgili madde gereğince karşı taraf lehine ancak maktu vekalet ücretine hükmedilebileceğini, bu sebeple de karşı taraf lehine verilen nispi vekalet ücreti hükmü kaldırılması gerektiğini, Usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine ilişkin gerekçeli kararı kabul etmesinin mümkün olmadığını, öncelikle tehiri icra talebi olduğunu bildirir, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/450E.2025/658K. Sayılı davanın reddi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2025 tarih, 2015/450 Esas ve 2025/658 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, davacı trafik sigortacısının, kazada zarar gören 3. Kişilere yaptığı destekten yoksun kalma tazminatını, sigortalısına kazanın oluşumunda ağır kusurlu olması nedenine dayanarak davalı sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır. İstinaf konusu uyuşmazlık, davalı sigortalıya ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde ağır kusurlu olup olmadığı ve bu kapsamda davacının davalıya rücu hakkının bulunup bulunmadığı ile davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti noktasında toplanmaktadır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4.a maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir. 2918 sayılı KTK’nun 95/2. maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4.maddesi hükmü uyarınca, sigorta şirketi tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Taraflar arasındaki ZMSS Genel Şartları B.4.a maddesi gereğince, sigorta şirketinin kendi sigortalısından kaza nedeniyle zarara uğrayan 3.kişilere ödemek zorunda kaldığı tazminatı talep edebilmesi için, somut olay yönünden sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda zararın meydana gelmiş olması gerekir. ZMSS poliçesi genel şartlarının B.4.a maddesinde tam kusurdan değil, kasıt veya ağır kusur halinden söz edildiği, ağır kusur kavramının bir özel hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun mevcudiyetini ifade etmektedir. Mahkemece bekletici mesele yapılan ceza dosyasında, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olarak taksirle ödüme sebebiyet vermekten cezalandırıldığı ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. İddia, savunma, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu, ceza yargılamasında alınan raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, rücu için sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olmasının yeterli olmadığı, kazanın ve dolayısıyla zararın sigortalı aracın sürücüsünün kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda zararın meydana gelmiş olması gerektiği, ancak davacı tarafça bu hususun ispat edilemediği, somut olay açısından Sigorta Genel Şartların B.4 maddesinin "a" bendi uyarınca sigortalıya rücu şartlarının gerçekleşmediği, anılan gerekçeye dayalı ilk derece mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilerek davalı yararına nispi 42.880,00. TL nispi vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur” düzenlemesine yer verilmesi karşısında, mahkemece karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı yararına 30.000,00.TL maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Yukarıda belirtilen sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin kararı davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2025 tarih, 2015/450 Esas ve 2025/658 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3)- YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 4)-Davanın REDDİNE, 5)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 4.576,77.TL'den mahsubu ile bakiye 3.961,37.TL'nin kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacı tarafa İADESİNE, 6)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2025 tarih ve 2015/450 Esas 2025/658 Karar 2025/556 Harç nolu Harç Tahsil Müzekkeresinin İPTALİNE, Harç tahsil edilmiş ise istek halinde davacıya İADESİNE, 7)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8)-6100 Sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince davalı, davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 13/4 maddesine göre belirlenen 30.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, İstinaf incelemesi yönünden; 1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafça yatırılan 615,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve istek halinde davacıya İADESİNE, 2)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafça yapılan 745,00.TL dosya masrafı ve 1.683,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının toplamı olan 2.428,1‬0.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, HMK'nın 353 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda HMK'nın 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 22/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/2337, K. 2015/473, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-2337-e-2015-473-k-06fde9fc866f