Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2015/16222 E. 2018/9271 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2015/16222
Karar No
2018/9271
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/500 KARAR NO: 2024/1435 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 19/11/2021 NUMARASI: 2018/90 Esas - 2021/837 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 12/09/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.08.2017 günü saat 23.00 sıralarında Eskişehir İli ... Mah. ... Bulvarı ile ... Caddesi kesişiminde meydana gelen kaza sonrasında firar eden, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen kazada müvekkili ...'nın yaralandığını, yapılan tüm tedavilere rağmen geçici/kalıcı işgücü kaybına uğradığını, trafik kazası sonrası “Radius distal uç kırığına bağlı düşük el” şekilde yaralanan müvekkilinin geçirdiği çeşitli operasyon ve tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını, kazaya sebebiyet veren aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediği için 23.10.2017 tarihinde davalıya başvurulduğunu, davalı 26.11.2017 tarihli cevap yazısında tedavi yapılan hastaneden epikriz raporu, kati doktor raporu ve çıkış raporu talep edildiğini, kaza sonrası tedavi gördüğü ... Hastanesinden son durumu gösterir rapor istenmesi nedeniyle davalının ödeme yapmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek müvekkilinin geçici ve kalıcı işgücü kaybının tespitiyle şimdilik 200,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından maluliyeti sebebiyle tazminat ödenmesi için dava öncesinde müvekkil kuruma başvuru yapıldığını ancak başvuru sırasında sunulmayan ve tazminat hesabı için zaruri olan, davacının davaya konu kazaya bağlı maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporu davacı vekilinden yazılı olarak talep edilmesine rağmen davacının bu belgeleri müvekkili kuruma sunmadığını, bu nedenle de, usulüne uygun başvuru şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, ... aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Asıl ve ıslahla açılan davanın kısmen kabulü ile sürekli iş göremezlik maddi zararının 25.672,17 TL'nin temerrüt tarihi olan 07/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geçici işgörmezlik maddi zarar yönünden talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, eksik evrak nedeniyle, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporu hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapılamadığından tazmini mümkün olmadığını, sağlık kurulu raporunun Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre, ibraz edilmesi gereken belgeler arasında yer aldığını, bu belgenin ibraz edilmeden açılacak olan bir dava, dava şartları yerine getirilmediğinden yok hükmünde sayılacağını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış sağlık raporu alınması gerektiğini, karara dayanak yapılan maluliyet raporu hükme esas alınamayacağını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacıların 10.08.2017 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen bir araç nedeniyle maluliyetinin oluştuğuna dair somut bir delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti ve araç plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatlanması gerektiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespiti Adli Tıp veya alanında uzman bir kusur bilirkişi heyeti vasıtasıyla yapılması gerektiğini, kusur tespiti hatalı yapıldığını, maluliyet tazminatı hesaplanmasında, TRH-2010 tablosunun kullanılması halinde uygulanacak teknik faiz (iskonto oranı) 1,65 olması gerektiğini, Yerel Mahkemece tayin edilen bilirkişi, aktüer sıfatına sahip olmayıp yukarıda yazılı kıstaslara ve hesaplama yöntemlerine aykırı bir şekilde iş bu raporu düzenlemiş olup, bilirkişi raporuna itiraz ettiği halde yerel Mahkemece bu husus da göz önünde bulundurulmadığını, davacı, temlik alan ...'ya dava konusu alacak miktarının yalnızca 5.000,00 TL'sini temlik ettiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödendiğinin veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek davalı kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalı kurum aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini, temerrüt tarihi hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 10.08.2017 günü saat 00.20 sıralarında Eskişehir ... Mahallesi ... Bulvarı üzernde ... sokak kavşağında, plakası tespit eidlemeyen bir aracn yolun sol şeridinde soldan sağa geçmekte olan davacı yaya ...’a çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. HMK'nun 357/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Davalı vekili tarafından yargılama safahatı sürecinde kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporuna karşı süresinde itiraz ya da talepte bulunmamış ve bu suretle kusur ve maluliyet oranları ile hesap bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden kusura, maluliyet raporuna ve hesaplama yöntemine ilişkin istinaf itirazları değerlendirilmeye alınmamıştır.Dosya kapsamında, SGK Şişli Sosyal Güvenlik Merkezinin 30.04.2018 tarihli müzekkere cevap eklerinden davacının istirahatte olduğu 11.08.2017-08.02.2018 tarihleri arasında geçen (5,9) ay süre için davacıya 8.812,30 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir. Davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemelerinin davalının kusur sorumluluğuna isabet eden tutarının tamamı hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından indirilmiş ve geçici işgöremezlik talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir. Somut olay iş kazası olmadığından SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi mümkün olmadığından bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde değildir.Somut olayda; davacı kaza tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması nedeni ile kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle yaralanarak malul kaldığını beyan ederek maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Dosya içinde olay yeri krokisi, görgü ve tespit tutanağı mevcut olup, polis memurları tarafından düzenlenen tutanakta, olay yerinde kazaya ilişkin iz ve emareye rastlanılmadığı, trafik ışıkları ve fren izi bulunmadığı belirtilmiştir. Davacının olaydan sonra polise verdiği ifadesinde, olay yerinde karşıdan karşıya geçerken ters şeritten hızla gelen aracın çarpması sonucu başının üstüne yere düştüğünü, beyan etmiştir. Olay yeri krokisinde yayanın karşıya geçmek için yola çıkması sırasında solundan gelen ancak yolun sol şeridini takiben seyreden aracın çarpması ile olayın meydana geldiği gösterilmiş ve olay yerinde yaralı ve kazaya karışan aracın bulunmadığı, kamera kaydı olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca davacının 11/08/2017 tarihli hastane kayıtlarında trafik kazası olduğu belirtildiğine göre, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Davadan önce davalıya başvuruda bulunulduğu eksiklik nedeniyle ödeme yapılmadığı anlaşıldığından KTK'nın 97. maddesi gereğince başvuru şartı yerine getirilmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Ancak Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2018 tarih, 2015/16222 E. ve 2018/9271 K.sayılı kararında açıklandığı üzere "... yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek ... Yönetmeliği'nin 9., 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren ...nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise ...'nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir. Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazı yerindedir. İlk Derece Mahkemesince zaten yasal faize hükmedildiğinden yasal faiz uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Kabule göre de; HMK'nın 297/2.maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yargılama sırasında davacı tazminatın 5.000,00 TL' lik kısmını temlik ettiği halde hüküm fıkrasında temlik eden ve temlik alan lehine hükmedilen tazminat miktarlarının açıkça belirtilerek ayrı hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olduğundan hüküm bu yönden düzeltilmiştir. Bu nedenle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Asıl ve ıslahla açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; 2-Sürekli işgöremezlik maddi zararının 25.672,17 TL'nin, temerrüt tarihi olan 07/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile 5.000,00 TL'sinin temlik alan davacı ...'ya 20.672,17 TL'sinin ise davacı ...'a verilmesine, 3-Geçici işgörmezlik maddi zarar yönünden talebin reddine, 3-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 1.753,66 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL ile 150,00 TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 1.567,76 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından dava açıldığı sırada yatırılan 35,90 TL peşin harç ve 150,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 185,90 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı,1.400,00 TL bilirkişi ücreti, 258,84 TL davetiye ve teskere gideri,562,00 TL, 687,00 TL adli tıp gideri ve olmak üzere olmak üzere toplam 2.943,44 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-)Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı ... tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 50,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'na verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/09/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2015/16222, K. 2018/9271, T. 08.02.2018, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2015-16222-e-2018-9271-k-3fc2599b0c9a