Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/5305 E. 2014/4465 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/5305
Karar No
2014/4465
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/495 KARAR NO: 2024/1434 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 10/11/2021 NUMARASI: 2018/599 Esas - 2021/884 Karar DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 12/09/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/03/2017 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz aracıyla seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracına çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilin davacının yaralandığını, geçici ve daimi sakat kaldığını, bu kazanın oluşumunda kusurlu olan tescilsiz aracın geçerli bir poliçesi olmadığından ... tazminattan sorumlu olduğunu, davacının geçici ve kalıcı sakatlığından aynı zamanda geçici sakatlığı sürecinde bakıma muhtaçlığından ileri gelen şu anda ve geleceğe dönük ciddi bir kazanç mahrumiyeti olduğunu, davalı şirkete ihbar/müracaat edilmiş, bu çerçevede hasar dosyası oluşturulmuş fakat kazaya karışan aracın tescilsiz olmasından kaynaklı olarak 50 cc'nin olmadığı gerekçesiyle herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu, kazaya karışan aracın 50 cc'nin üstünde olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davanın kabulü ile müvekkil için 100 TL bakıcı gideri, 100 TL geçici ve 100 TL kalıcı işgöremezlikten ileri gelen 300,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınmasına kaza tarihinden, aksi halde ihbar tarihini müteakip 8 iş günün bitiminden, olanaklı değilse son tahlilde dava tarihinden başlayarak işleyecek yasal faiziyle ile birlikte 300,00 TL maddi tazminatın davalıdan tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu trafik kazasında müvekkili kurumun motorlu bisikletlerin neden olduğu zararlardan sorumlu olmadığı, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere,dava dışı ...'ın kullanmakta olduğu plakasız aracın motorlu bisiklet sınıfında olduğu, bu sınıfta yer alan araçların sigorta yaptırma zorunluluğunun bulunmadığı dolayısı ile de tazminat talebinin, ... tarafından karşılanamayacağı, KTK 103. madde de, motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi olduğu belirtildiği, müvekkil kurumun rücu hakkı olup davanın ...'a ihbar edilmesini, kask ve koruyucu ekipman kullanmadığından meydana gelen zararın doğmasında şahsın müterafik kusurun olduğu davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın Kısmen kabulüne, Davacının 11.372,89 TL geçici iş göremezlik maddi tazminatının 03/07/2018 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının sürekli iş göremezlik maddi tazminatının reddine, Davacının bakıcı gideri talebinin feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazaya karışan motorlu bisikletin kaza tarihinde tescilsiz olduğu gerekçesi ile tazminat talebinde bulunulduğunu, ancak davalı kurum, motorlu bisikletlerin neden olduğu zararlardan sorumlu olmadığını, kazaya sebep olduğu belirtilen söz konusu aracın motorlu bisiklet olduğu açıkça kaza tespit tutanağında görüldüğünden davanın davalı kurum bakımından reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasına esas alınan sağlık kurulu raporu yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun olmadığını, Sağlık Kurulu raporunun resmi ve yetkili bir hastane ya da Adli Tıp Kurumu tarafından, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir şekilde düzenlenmesi gerektiğini, davalı Güvence Hesabı, geçici iş göremezlik zararını karşılamakla sorumlu olmadığından, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, geçici iş göremezlik ödemeleri SGK tarafından yapıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvuru sahibine geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı hususu araştırılmaksızın karar verilmiş olması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, KTK m78 gereğince kask ve koruyucu ekipmanların takılı olup olmadığı hususunun açıkça tespiti gerektiğini, kask ve koruyucu ekipmanların takılı olmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılmaksızın tazminata hükmedilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ifade tutanaklarında sürücü ile davacının arkadaş oldukları açıkça görüldüğünü bu nedenle, hatır taşıması indiriminin tartışılması gerektiğini, Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararında davacı tarafın kaza nedeniyle kimseden şikayetçi olmadığından Türk Ceza Kanunu madde 73/7 gereği tazminat hakkından da vazgeçildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 06.03.2017 günü saat 18.00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Alanya istikametinden Kargıcak istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde aracının ön kısımları ile seyir istikametine göre, sağ tarafındaki yoldan Barbaros caddesi istikametinden ... yolunu takiben seyrederek kavşağa giren sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin çarpışması ve tescilsiz motosiklette yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nın 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında; "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde; 14.10.2014 tarih, 2014/ 16455 E. ve 2014/13330 K. sayılı kararında ise "Geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez" yönünde karar vermiştir. Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/5305 E. ve 2021/7685 K. sayılı kararı). Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunmayan (20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan) Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyet raporu alınamayacağına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. İlk Derece Mahkemesince tazminatın belirlenmesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporuna göre sürekli maluliyeti bulunmadığı, iyileşme süresinin 9 ay olarak yapılan hesaplama sonucu belirlenen tazminat raporunun hükme esas alınmış olması nedeni ile bu yöndeki istinaf talebinin de reddi gerekmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur. Kaza nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığı kararında davacı tarafın kaza nedeniyle kimseden şikayetçi olmaması tazminat talebine engel olmayacağından davacının dava açamayacağına; davacının SGK'ya bağlı çalıştığına ilişkin iddiada bulunulmamış olmadığından araştırma yapılmadığına; tazminat asgari ücretten hesaplanmış olmasına göre davacının gelirine ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Sigorta Kanununun 14. maddesinde, davalı ...nın sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak sınırlı şekilde belirlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde; "Motosiklet: (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseri yük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özel biçimde yapılmış olan ve yolcu taşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yük motosikleti (triportör) denir. Bisiklet : (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Üzerinde bulunan insanın adale gücü ile pedal veya el ile tekerleği döndürülmek suretiyle hareket eden motorsuz taşıtlardır. Azami sürekli anma gücü 0,25 KW’ı geçmeyen, hızlandıkça gücü düşen ve hızı en fazla 25 km/saate ulaştıktan sonra veya pedal çevrilmeye ara verildikten hemen sonra gücü tamamen kesilen elektrikli bisikletler de bu sınıfa girer. Motorlu bisiklet (Moped): (Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Azami hızı saatte 45 kilometreyi, içten yanmalı motorlu ise silindir hacmi 50 santimetreküpü, elektrik motorlu ise azami sürekli nominal güç çıkışı 4 kilovatı geçmeyen iki veya üç tekerlekli taşıtlar ile aynı özelliklere sahip net ağırlığı 350 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrik ile çalışanların net ağırlıklarının hesaplanmasında batarya ağırlıkları dikkate alınmaz." olarak tanımlanmıştır. 2918 Sayılı Yasanın 103. maddesinde de “motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin” hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin Esas No: 2021/2357 Karar No: 2021/9961) Somut uyuşmazlıkta, davacının yolcu olarak bulunduğu araç, kaza tespit tutanağında "mot.bisiklet" işaretlenmiş ve markası "...n" şeklinde belirtilmiştir. Davalı ...'na, kazaya karışan aracın motorsiklet olup tescile tabi olup trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle mot. bisikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan tanımlara göre kazaya karışan aracın niteliği araştırılarak belirlenmeli, sonucuna göre davalı ...'nın tazminattan sorumlu olup olmadığı hususu değerlendirmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı KTK'nın 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması üzerinde durulmadan karar verilmiş olması da eksik incelemeye dayalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/09/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/5305, K. 2014/4465, T. 20.02.2019, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-5305-e-2014-4465-k-7c16afef0c54