Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2014/549 E. 2017/1027 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2014/549
- Karar No
- 2017/1027
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1778 KARAR NO: 2023/1835 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26.10.2017 NUMARASI: 2014/549 E. - 2017/1027 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşıma işi yaptığını, borçlu şirketin Silivri Cezaevi personel taşımacılığı yapmakta olduğunu, müvekkilinin araçlarını kiraladığını, tarafların 1 yıla kadar bu şekilde çalıştığını, 2.125,50 TL ve 2.289,00 TL bedelli faturaların ödenmediğini, faizi ile birlikte toplam 4.460,94 TL alacağın tahsili için Silivri ... Icra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptaline, davalının % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; takibe dayanak gösterilen faturaların müvekkili şirket tarafından düzenlenmediğini, müvekkilinin muhasebe kayıtlarında böyle bir fatura olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Somut olayda dava dışı Jandarma Genel Komutanlığı Kartal Jandarma Tedarik Merkezi Komutanlığı ile davalı arasında Personel Taşıma Servis Hizmeti Sözleşmesi imzalanmış, davalı söz konusu sözleşme uyarınca personel taşıma servis hizmetini gerçekleştirmek için davacının araçlarını kiralamak üzere davacı ile araç kira sözleşmesi yapmıştır. Davacı, bu sözleşme kapsamında, davalıya verilen personel taşıma hizmetine ilişkin Kasım ayı hizmet bedeli için 30.11.2013 tarih 2.125,50 TL bedelli, Aralık ayı hizmet bedeli için 30.12.2013 tarih 2.289,00 TL bedelli faturaları düzenleyerek iş bu fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalı hakkında icra takibi başlatmıştır. Söz konusu faturalar davalının usule uygun tutulmuş defterlerinde kayıtlı bulunmamaktadır. Davacı ise bilirkişi incelemesine ticari defterlerini sunmamıştır. Bilirkişi kök raporu alındıktan sonra Jandarma Genel Komutanlığı Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı tarafından dosyamıza gönderilen 09.08.2016 tarihli yazı cevabında, Jandarma Komutanlığı ile davalı arasındaki sözleşmeye ilişkin, 2013 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait araç giriş ve çıkış kayıtlarının tanzim edilmediği belirtilmiştir. Dolayısıyla davacının ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmaması, davalının ticari defterlerinde ise takip konusu faturaların kayıtlı bulunmaması, Silivri Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığının ilgili yazısı uyarınca takip konusu faturalara dayanak 2013 yılı Kasım ve Aralık aylarına ait araç giriş ve çıkış kayıtlarının tanzim edilmediğinin belirtilmiş olması karşısında davacının davalıya 2013 yılı Kasım ve Aralık ayı hizmetini verdiğini ispatlayamadığından... " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; araç kiralama aktine dayanarak ödenmeyen aylara ilişkin açmış oldukları davada mahkeme tarafından 2013 yılında Kasım ve Aralık ayına ilişkin hizmet verildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, dosyadaki evraktan davalının müvekkilinin araçlarını kiralayarak Silivri Cezaevi personel taşımacılığı yaptığının açık olduğunu, davalının müvekkili ile olan ilişkiyi inkar etmediğini, kira sözleşmesi gereği kira bedelinin ödenmesi gerektiğini, İçişleri Bakanlığı, Jandarma, Tedarik Komutanlığı ile davalının sözleşme imzaladığını, bunun ihlalinin derhal fesih olduğunu, oysa herhangi bir feshin bulunmadığını, bunun da sözleşme şartlarına uygun olarak gereğinin ifa edildiğini göstermekte olduğunu, davalı tarafın 2013 senesinin her ayına ilişkin düzenli ödeme yaptığını, sadece iki aya ilişkin yapmadığını, davalının taşıma işinin yapılmadığına yönelik açık bir itirazının olmadığını, yapılan iş çerçevesinde ödemelerin araç sahibinin faturayı kesip elden davalıya vermesi, davalı firmanın da kira bedelini bankaya yatırması şeklinde gerçekleştiğini, taraflar arasında bu yönde bir teamül oluştuğunu , davalı şirket kayıtlarında dava konusu faturaların gözükmemesinin sebebinin mali güçlük içinde olan firmanın faturaları teamüle aykırı olarak kaydetmemiş olmasından doğduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, personel taşımasına ilişkin fatura alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takibe konu etmiş olduğu faturalardan dolayı alacaklı olup olmadığı, bu iddiasını ispat edip edemediğine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı tarafça davalı şirket adına personel taşıma bedeli olarak faturalar düzenlendiği, takibe konu olan faturaların 30.11.2013 ve 31.12.2013 tarihli olduğu, faturaların sevk irsaliyelerinin dosyada bulunmadığı, taraflar arasında araç kira sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşmenin süresinin 01.01.2013 - 31.12.2013 dönemine ait olduğu, yüklenicinin davacı, işverenin ise davalı şirket olduğu, davalı şirket ile dava dışı İçişleri Bakanlığı Jandarma Ted. Mrk. Komutanlığı arasında personel taşıma servisine dair hizmet alımı sözleşmesinin 27.12.2012 tarihinde gerçekleştiği, söz konusu sözleşmede yüklenicinin davalı şirket olduğu, davacı şirket tarafından iki adet faturanın tahsili amacıyla Silivri ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 27.01.2014 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takibe konu alacak toplamının işlemiş faiz ile birlikte 4.460,94 TL olduğu, davalı şirketin takibe itiraz ettiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itiraz iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. 09.12.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 30.11.2013 tarih 22 nolu kdv dahil toplam 2.125,50 TL bedelli açık faturanın içeriğinde personel taşıma bedeli yazılı olduğu, faturanın alt tarafında (personel taşıma bedeli, hesaplanan 418 KDV, tevkiat oranı, tevki edilecek kdv,TH. tevkifat tutarı kaşesinin vurulu olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin ticari defterlerini sunmadığı için ticari defterlere muhasebe kaydının yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, dava konusu faturanın davalı şirkete nasıl tebliğ edildiği ile ilgili Kargo, Taahhütlü mektup, elden teslim makbuzları dava dosyasına sunulmadığı, 30.12.2013 tarih 23 no.lu kdv dahil toplam 2.289,00 TL bedelli açık faturanın içeriğinde personel/taşıma bedeli yazılı olduğu, faturanın alt tarafında (personel taşıma bedeli, planan 18 kdv/, tevkifat oranı, tevki edilecek kdv,TH. tevkifat tutarı kaşesinin vurulu olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin ticari defterlerini sunmadığı için ticari defterlere muhasebe kaydının yapılıp yapılmadığının tespit edilemediği, dava konusu faturanın davalı şirkete nasıl tebliğ edildiği ile ilgili kargo, taahhütlü mektup, elden teslim makbuzlarının dava dosyasına sunulmadığı, davalı şirketin 6102 sayılı T.T.K.'un ilgili maddelerine göre 2013 TY. yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış noter tasdikleri ile yevmiye defterinin kapanış noter tasdikinin süreleri içerisinde yapıldığı, envanter defteri kapanış noter tasdikinin mecburi olmadığı, T.T.K.'nın amir hükümlerine göre; davalının 2013 T.Y. ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, taraflar arasında 27.12.2012 tarihinde imzalanmış araç kiralama sözleşmesinin (01.01.13 - 31.12.13) tarihleri arası olduğu, sözleşmenin dava dosyasında sunulu olduğu, sözleşmede vade farkı oranının yazılı olmadığı, davacı firmanın dava ve takip konusu olan (30.11.2013 tarih 22 nolu kdv dahil 2.125,50 TL ve 31.12.2013 tarih 23 nolu kdv dahil 2.289,00 TL) bedelli açık faturaların davacının ticari defter ve belgelerini sunmaması nedeniyle muhasebe kayıtlarının tespit edilemediği, ayrıca 2 adet açık faturanın davalı şirkete tebliği ile ilgili (Kargo, kurye, elden teslim, PTT teslim makbuzlarının) daya dosyasına sunulması gerektiği, davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde dava konusu açık faturaların muhasebe kaydının bulunmadığı, davacının inceleme günü ... Bankasına ait 08.09.2015 tarihli hesap hareketlerinde dava konusu 2 adet fatura bedelinin bankadan havale ile gönderilmediğinin tespit edildiği, ayrıca davacı borcun ödenmesi İle ilgili davalı şirkete noter kanalıyla ihtarname çekmediği, temerrüde düşürmediği, davacının davalı şirkete vade farkı faturası kesmediği, teamülün oluşmadığı, hesaplamaya göre; davacının davalıdan 4.414,50, TL asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş avans faizin 27,38 TL hesap edildiği, asıl alacağa ilave edildiğinde davacının davalıdan toplam 4.441,88 TL toplam alacağı olacağı, Yargıtay'ın kararlarına göre takip tarihinde davacı ticari defterlerinde kayıtlı 4.414,50 TL davalıdan asıl alacağına, takip tarihinden, tahsil tarihine kadar TCMB. değişen oranlarda yıllık avarıs faiz hesabının yapılması gerekeceği belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile Silivri Cezaevi Müdürlüğüne yazı yazılarak Kasım ve Aralık 2013 tarihlerine ait araç giriş çıkış kayıtlarının sefer çizelgelerinin istenmesi talep edilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, davacının taşıma işi yaptığının ve her ay için ödemesinin düzenli olarak yapıldığının, dosyaya ibraz edilen ticari defter ve cari hesap dökümünden anlaşıldığını, dava konusu faturalara dayanak taşıma işinin davacı tarafça yapılmadığından faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, bir alacağının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı talebi üzerine ilgili yerlere müzekkereler yazılmıştır. 08.08.2016 tarihli Adalet Bakanlığı Silivri Açık Ceza İnfaz Koruma Müdürlüğünün cevabı yazısında, kurum kayıtlarında kurum ile davalı şirket arasında herhangi bir sözleşme ve bağlantının bulunmadığı belirtilmiştir. 09.08.2016 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı tarafından verilen cevabı yazıda, 2013 yılı Kasım ve Aralık ayına ait araç giriş ve çıkış kayıtlarının tanzim edilmediğinden gönderilemediği belirtilerek, servis bilgi ve servis güzergah çizelgeleri dosyaya ibraz edilmiştir. 02.05.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda; dava konusu somut olayda, davalı şirketin, davacı tarafın araçlarını kiralayarak Silivri Ceza Evi personel taşımacılığı yaptığı, davacı şitketin, kendisine kira sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken bedellerin ödenmediğini iddia ettiği, davacı tarafça bilirkişi raporunda yer alan bedele bir itirazda bulunulmadığı, bilirkişi raporu ile diğer aylara ilişkin ödemeler var iken Kasım ve Aralık aylarına ilişkin ödeme yapılmadığının tespit edildiğini, bu aylara ilişkin ödemenin tespit edilmesi ve sefer çizelgelerinin istenmesi gerektiğinin davacı tarafça belirtildiği, kök bilirkişi raporun dosyaya ibrazından sonra, Jandarma Genel Komutanlığı Cezaevi Jandarma Tabur Komutanlığı'ndan gönderilen 09.08.2016 tarihli yazıda, Jandarma Ted. Komutanlığı ile ... arasındaki sözleşmeye ilişkin Kasım ve Aralık ayına ait sefer çizelgelerinin tanzim edilmediğinden dolayı gönderilemediğinin belirtildiği, bu durumda Kasım ve Aralık aylarına ilişkin bedellerin, ispata muhtaç durumda kalmaya devam ettiği, kök taporda yer alan görüşten ayrılmayı gerektirir bir durum bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı tarafça takibe konu edilen iki adet faturanın karşı tarafa tebliği ile birlikte fatura konusu taşıma hizmetinin gerçekleştirilmiş olduğunun ispatlanması gerekecektir. Ne var ki, bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davacı ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine sunmadığı gibi personel taşımasını gerçekleştirdiğini belirtmiş olduğu, Jandarma Genel Komutanlığı Silivri Ceza Evi Jandarma Tabur Komutanlığının cevabı yazısında fatura tarihlerini içeren 2013 yılı Kasım ve Aralık ayına ait araç giriş ve çıkış kayıtlarının tanzim edilmediği belirtilmiştir. Diğer taraftan, davacı taraf, davalı işveren ile arasında sözleşme kapsamında teamül oluştuğunu iddia etmiş ise de özellikle dava dışı ilgili birimden gelen cevabı yazı neticesinde, fatura ve ödemelerle ilgili bir an için teamülün varlığı kabul edilse dahi, gerçekleşmediği anlaşılan servis hizmetine dair teamülün oluşması beklenemeyeceğinden davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince reddi gerektiğinden aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.11.2023