Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2013/17556 E. 2014/14166 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2013/17556
- Karar No
- 2014/14166
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2021/1715 KARAR NO:2024/1164 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/01/2021 NUMARASI:2015/1173 Esas, 2021/35 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:04/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, davalı ... ile müvekkili şirket arasında mevcut 6.211,87 TL bedelli, 20.08.2014 tarih ve ... numaralı fatura alacağının davalı şirket tarafından ödenmediğini, faturaya konu emtiaların davalı şirkete teslim edildiğini, bu durumun 20.08.2014 tarih ve ... sevk irsaliyesi ile sabit olduğunu, teslim edilmiş olmasına rağmen müvekkil şirkete bir ödeme yapılmadığını, faturaya konu alacağın tahsili için müvekkil şirket yetkilileri iyiniyetli olarak hatırlatmalarda bulunmuş olmasına rağmen ödemeye ilişkin bir gelişme sağlanamadığını, bunun üzerine davalı şirket (borçlu) hakkında .... sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalı şirket vekili tarafından ilgili icra müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesi ile itiraz edildiğini, borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen % 11,75 faiziyle ödemeye mahkum edilmesine, alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; icra takibine konu 20.08.2014 tarihli 6.211,87 TL bedelli , içeriğinde elektrik tesisatı yapımı ibaresi bulunan fatura ile ilgili müvekkil şirketin hiçbir borcunun olmadığını, müvekkil şirketin davacı şirketten elektrik tesisat yapımı işi adı altında veya başkaca hiçbir hizmet ya da mal satın almadığını, davacı ile davalı arasında sözlü ya da yazılı herhangi bir sözleşmenin olmadığını, müvekkil şirketin ticari defterlerinde davacı şirkete herhangi bir borcun gözükmediğini, müvekkil şirketin faturaya konu emtiaları almış olduğu, faturaya yasal süresi için itiraz edilmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkil şirket lehine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece 19/01/2021 tarihli kararı ile; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle davalı yönünden 6.211,87 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise alacağının bulunmadığı, HMK. 221. maddesi gereği (BA) formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği (Yargıtay 19. HD. 2013/17556 E. 2014/14166 K.), davalının B/A bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirilmediği, takip konusu faturanın davalı defterinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafından davalıya faturanın gönderildiğine ilişkin belge sunulmadığı, davacı davalıdan olan alacağını ispatlayamadığından davanın reddine, takip konusu asıl alacağın % 20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, müvekkil şirket tarafından 08/08/2014 tarihli Seri A Sıra No ... numaralı sevk irsaliyesi ve 08/08/2014 tarihli Seri D Sıra No ... numaralı fatura ilk önce ...ne düzenlenmiş daha sonrasında ise müvekkil şirketin ....Şti. Aracılığıyla ticari ilişki kurduğu davalı ... A.Ş. ile tarafların anlaşması üzerine bu fatura ve sevk irsaliyesinin iptal edildiğini, iş bu fatura ve sevk irsaliyesinin mahkemeye delil olarak sunulduğunu, buna müteakip olarak yine tarafların anlaşması üzerine iki ayrı fatura düzenlendiğini, bu faturalardan dava konusu olan 20/08/2014 tarihli Seri D Sıra No ... sayılı fatura müvekkil şirket tarafından ... A.Ş. için düzenlendiği ve işbu fatura alacağı davalı şirket tarafından ödenmediğini, ticari defterlerinin bilirkişi raporu incelendiğinde hukuka ve yasaya uygun tutulduğu, lehlerine delil teşkil edildiğinin sabit olduğunu, ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğunun sabit olduğunu, bilirkişice müvekkil şirketin ticari defterlerinde yer alan hizmete ilişkin kaydın, davalı şirketin ticari defterlerinde yer almadığının tespit edildiğini, ancak ne var ki mahkemece eksik incelemeye gidilmiş olup, taraflarınca talep edilmesine rağmen müvekkil şirket tarafından davalı şirkete hizmet verildiği hususunun tespiti için mahkemece keşif yapılmamış, bunun yanı sıra ... ile davalı şirket arasında bir asıl işverenlik-alt işverenlik ilişkisinin olduğu hususu dahi incelenmemiş ve her iki şirketin birlikte çalıştığının tespiti için ticari kazanç bildirimleri sorgulaması yapılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava dilekçesinde taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında düzenlenen faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine davalıya karşı takip yapıldığı ileri sürülürken cevap dilekçesinde sözleşme ilişkisi inkar edilmiştir.Eser sözleşmesi kural olarak şekle tabi değildir. Ancak eser sözleşmesinin varlığı inkar edilir ise sözleşme ilişkisinin varlığı kural olarak yazılı veya kesin delillerle ispatlanmalıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.6100 sayılı HMK'nın “Senetle ispat zorunluluğu” başlıklı 200. maddesinde düzenlenen “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. " hükmü gereğince davacı taraf, davalı yanın eser sözleşmesinin tarafı olduğu yönündeki iddiasını senetle ispat etmek zorundadır. Aynı maddede (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebileceği de hükme bağlanmıştır.HMK nın 202. maddesinde, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belge delil başlangıcı olarak tarif edilmiş ve senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebileceği belirtilmiştir. (bkz. Yargıtay 6.HD'nin 26.04.2022 gün, 2021/3822 E, 2022/2442 K. Sayılı kararı) Senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK’nın 200 vd. maddelerindeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisinin kurulması hukukî işlem niteliğinde olduğundan, eser sözleşmesine dayalı bir davada; davalının akdi ilişkiyi inkâr etmesi hâlinde, ispat yükü davacının üzerinde olup, sözleşmenin kurulduğunu davacının kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi diğer kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay HGK'nın 2017/15-3098 E. 2021/546K. 29/04/2021T.)Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamaktadır. Davalı tarafça akdi ilişkinin varlığı inkâr edilmiştir. Faturaya konu alacak için öncesinde dava dışı ....Şti ye fatura ve teklif formunun düzenlendiği, söz konusu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı ve vergi dairesine verilen Ba formunda da yer almadığı ,söz konusu faturanın davalı şirket çalışanı değil belirtilen dava dışı şirket çalışanı tarafından imzalandığı bu haliyle davacı tarafından sözleşme ilişkisinin ispat edilemediği anlaşıldığından istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 19/01/2021 tarih ve 2015/1173 Esas, 2021/35 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.