Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2013/11461 E. 2013/16263 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2013/11461
Karar No
2013/16263
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1451 KARAR NO: 2024/1159 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 16/04/2024 NUMARASI: 2024/307 D.İş - 2024/262 Karar DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ: 31/10/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkiline sahte senet (kesin kefalet senedi) sunulduğunu ve karşılığında mevcut nakdi tahvil edilebilir kesin banka teminat mektubunu geri aldığını, mal kaçırma riski olduğunu ve mal kaçıran borçlunun taşınır, taşınmaz ve malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, mahkemenin görevli olup olmadığı hususunun re'sen gözetilmesi gerekli olduğundan, öncelikle mahkemenin ihtiyati haciz talebi hakkında görevli olup olmadığının incelenmesinin gerekli olduğunu, ihtiyati haciz taleplerinde görevli mahkemenin, görevle ilgili genel kurallara göre tespit edileceği, ihtiyati haciz talep edenin talebini, kiralayan sıfatıyla dava dışı ...'ın imzaladığı 10/09/2021 tarihli kira sözleşmesindeki alacağını temlik almış olmasına dayandırdığı, nitekim talep edenin ihtarnamesinde de talebini yine bu kira sözleşmesine dayandırdığı, buna göre ihtiyati haciz hususunda bir karar verme yetkisinin sulh hukuk mahkemesinin görev alanı içerisinde yer aldığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin usulden reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili vekili istinafında, ihtiyati haciz talebine konu sözleşmenin kira sözleşmesi değil yap işlet devret sözleşmesi olduğunu, sözleşme kapsamında borçlu, yalnızca taşınmazın kullanımına ilişkin bir bedel ödeme yükümlü altına girmediği, aynı zamanda sözleşme konusu alanda şartları sözleşmeyle belirlenen bir eser de meydana getirerek sözleşme süresi sonunda teslim etmeyi taahhüt ettiğini, taraflarca imzalanan 17.05.2023 tarihli tutanak ile açıkça ikrar edildiği üzere borçlunun yapılan tüm uyarılara rağmen inşaat faaliyetlerine başlamadığı gibi iş programı dahi sunmadığını, sözleşmenin feshine kadar inşaat çalışmalarına başlamadığını, uyuşmazlığın sözleşmede belirtilen yerin yapımına ilişkin aşamada gerçekleştiğini ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, istinafa konu kararın ardından sulh hukuk mahkemesinden ihtiyati haciz kararı istediklerini ancak o mahkemece uyuşmazlığın eser sözleşmesine dayandığı gerekçesiyle reddedildiğini, davalı borçlunun sahte teminat senedi verdiğini ve bu nedenle Cumhuriyet Savcılığı'na başvurduklarını, ihtiyati haciz talebi dışında başka çareleri bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne verilmesini istemiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup, maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de; borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. 2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir” hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, söz konusu hükümde yetkili mahkeme gösterildiği halde, görevli mahkeme konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. İhtiyati hacizde hangi mahkemenin görevli olduğu 2004 sayılı İİK’nun 258’inci maddesinde açıkça belirtilmemiştir. Bu maddede sadece genel olarak mahkemeden söz edildiğine göre, görev konusunda 6100 sayılı HMK’nın göreve ilişkin hükümleri uygulanacaktır (Yargıtay 11. HD'nin 23/09/2013 tarihli ve 2013/11461 E., 2013/16263 K. sayılı; 19. HD'nin 24/06/2015 tarihli ve 2014/19016 E., 2015/9335 K. sayılı; 17. HD'nin 18/04/2019 tarihli, 2016/8787 E., 2019/5040 K. sayılı kararları). 6100 HMK'nın 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir, aynı Kanunun 114(1)-c maddesi hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartı olup, 115. madde hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık yap-işlet-devret sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Yap-işlet-devret sözleşmeleri, kira ve eser sözleşmesinin unsurlarını içeren karma sözleşmelerden olup, bir taraf kendisine ait olmayan taşınmaz üzerinde eser sözleşmesi hükümlerine göre bina, tesis veya başkaca bir eser meydana getirmekte, diğer taraf da taşınmazına yapılan bu eserin ayrıca bedelini ödemediği için diğer tarafın belli süreyle kullanmasına müsade etmektedir. Bu durumda eserin meydana getirilmesi ve bundan doğan talep hakları eser sözleşmesi hükümlerine tabidir. Oluşturulan eserin ve bulunduğu taşınmazın kullanılması aşaması ve bundan doğan talep hakları kira sözleşmesi hükümlerine tabidir. Eser sözleşmesinden doğan davalar için, tarafların sıfatından veya işlemin mahiyetinden doğan bir nedenle tüketici mahkemesi veye ticaret mahkemesinde görülmesini gerektirir bir neden yok ise, özel bir görev kuralı bulunmadığından genel mahkeme olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Kira sözleşmeleri yönünden ise görevli mahkeme kanunda özel olarak düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Yap-işlet-devret niteliğindeki sözleşmelerle ilgili özel bir görev kuralı bulunmadığından, uyuşmazlığın, sözleşmedeki eser bölümü yönünden çıkmış olması halinde genel mahkeme, kira bölümü bölümü yönünden çıkmış olması halinde ise sulh hukuk mahkemesi davaya bakmaya görevli olacaktır. (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/2083E.,2018/1568K.sayılı kararı) Tüm bu açıklamalar ışığında, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin olup ve taraflar tacirdir. Bu nedenle mahkemenin ihtiyati haciz talebini incelemek hususunda görevli olduğu anlaşılmakla, aksi yönde verilen ilk derece mahkemesi kararı doğru görülmemiş, işin esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılması için ara kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme değişik iş kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak dosyanın esası incelenerek yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2024 tarih ve 2024/307 D.İş - 2024/262 Karar sayılı değişik iş kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-İhtiyati haciz talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2013/11461, K. 2013/16263, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2013-11461-e-2013-16263-k-593f8383d04e