Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2011/2444 E. 2020/222 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2011/2444
- Karar No
- 2020/222
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1027 KARAR NO:2024/2059 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:07/03/2022 NUMARASI:2020/210esas-2022/178karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ:19/12/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uluslararası nakliye işi yaptığı, davalının talimatları doğrultusunda davalıya uluslar arası nakliye hizmeti vererek karşılığında 06.08.2011 ve 28.07.2011 tarihli faturalar düzenlediğini davalının müvekkili ile olan ticari ilişki münasebetiyle müvekkilinden satın aldığı mal/hizmet bedellerinin ödememesi üzerine aleyhine ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının süresinde faturaya itiraz ederek böyle bir borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiği ve takibin durduğu, Müvekkilinin alacağı için icra takibinin 5.550,00 Euro üzerinden açıldığını, ancak ticari defterlerde müvekkili alacağının 3.400,00 Euro olarak kayıtlı olduğundan somut davanın 3.400 Euro üzerinden ikame edildiğini ifade ederek, İtirazın iptali ile takibin 3.400,00 Euro yönünden iptali ve takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa 4/a maddesi uyarınca Euro üzerinden bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizinin uygulanmasına, Davalının, alacağın %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili 19.06.2020 tarihli dilekçesi ile, gerek TTK, Gerek CMR konvansiyonu gerekse zamanaşımı hükümleri uyarınca davacının hukuki talepte bulunmasının mümkün olmadığını, taşımalardan kaynaklanan zararların navlun sözleşmelerinden, konşimentolardan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların 1 yılda zaman aşımına uğrayacağını, Davacı şirketin davaya konu faturaları müvekkili şirkete kestiğini, buna karşılık müvekkili şirketinde davacıya aralarında süre gelen ticari ilişki nedeniyle faturalar kestiğini ve 30.09.2011 tarihi itibariyle taraflar arasındaki borç alacağın sıfırlandığını, Davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu 3 nolu ekte 2011 yılının 9. Ayına ilişkin döküm sunmadığı, müvekkili kayıtlarında 9. Ayda davacı tarafa alacağına binaen fatura kesilerek borcun sıfırlandığı, Davacı şirketin davaya konu ettiği ... numaralı faturanın fatura tarihi kur baz alınarak 8.365,70 TL üzerinden kesildiğini, davacı tarafından sanki Euro kur üzerinden talepte bulundukları ve davanın 3.400,00 Euro olarak değil, fatura tutarı olan 8.365,70 TL olması gerektiğini ifade ederek, Öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilerek Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi kararında;"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava;Taraflar arasında uluslararası nakliye işi sebebi ile tanzim olunan fatura bedellerinin ödenmemesinden dolayı ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı.Deliller; Dosya Mevcudu, Bilirkişi İncelemesi, ... sayılı dosyası.Mahkememiz dosyasından 03/02/2021 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.Raporda; davacı ticari defterlerinin; İncelenen 2011 yılına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterinin 6102 sayılı TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Yevmiye defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64/3 hükmüne göre bulunması gereken kapanış (görüldü) tasdikinin mevcut olduğu görüldüğünden, incelenen Ticari defterlerin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür.Hesabı işletmenin faaliyet konusu ile ilgili her türlü mal ve hizmet satımlarından kaynaklanan senetsiz alacakların izlendiği hesaptır.Bu hesapta davacı, davalıya 3 adet 18.952,04 TL tutarlı fatura kesmiş ve karşılığında 13.431,58 TL tahsilat yapmış, bakiye 8.401,22 TL ise davalıdan alacaklı olduğunu yevmiye defterinin 31.12.2011 tarih, 1578 yevmiye numaralı kapanış fişinde kayıt ettiği tespit edilmiştir. Davacı taraf TL olarak alacak kaydettiği 8.385,70 TL alacağının, fatura tutarı, fatura kesim tarihi ile 3.400,00 Euro olarak kayıtlıdır.Takip konusu faturalarda mal/hizmet bedeli TL olarak gösterilmesine rağmen, bunların Euro bazında kesildiği ve kesilme tarihindeki Euro/TL paritesi gösterilerek 3.400,00 Euro fiyatından belirtildiği faturanın incelenmesinden anlaşılmıştır.Davacı ticari defterleri incelenmesi: incelenen ticari 2011 yıllarına ait Yevmiye, Kebir ve Envanter defterinin 6102 sayılı TTK. Mad. 64 hükmü uyarınca açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, Yevmiye defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 64/3 hükmüne göre bulunması gereken kapanış (görüldü) tasdikinin mevcut olduğu görüldüğünden, incelenen Ticari defterlerin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu,Davalı kayıtları incelendiğinde davacıya herhangi bir borcunun olmadığı, 2011 yılı sonunda davacı ile borç bakiyesinin sıfır olduğu tespit edilmiştir. Davalı kayıtları incelendiğinde, davacının cari hesap bakiyesinde görülen bütün kayıtlar davalı kayıtlarında yer almaktadır.Davacı kayıtlarında, davalının 13.09.2011 tarihinde ... seri numaralı fatura ile 6.218,25 TL, ... seri numaralı faturası 2.238,57 TL olmak üzere toplam 8.456,82 TL tutarlı faturası kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.Faturalar davalı tarafından, davacıya 2011 Eylül ayında kesilmiştir.Davacının Eylül 2011 dönemi BA beyannamesi incelenmiş ilgili faturaların beyannamede bildiriminin yapılmadığı tespit edilmiştir.Fatura içerikleri: a.661076 seri numaralı fatura: 13.09.2011 tarihlidir. 2.500,00 Euro bedellidir. Fatura içeriğinde yazılı dorse plakaları, alıcısı, referans sebepleri okunamamaktadır.b.661077 seri numaralı fatura: 13.09.2011 tarihlidir. 900,00 Euro bedellidir. Fatura içeriğinde yazılı dorse plakaları, alıcısı, referans sebepleri okunamamaktadır.Fatura tutarları mevcut halleri ile davacının talep ettiği 3.400,00 Euro bedelle örtüşmektedir. Davacı, davalıdan faturalar cari alacağı nedeniyle 3.400,00 Euro talep etmekte, davalı ise 3.400 Euro'nun bu faturalarla ödendiğini savunmaktadır.Davacıya ait 2011 Yılı BA formunda ilgili faturaların beyan edilmediği görüldüğünden, davalının bu faturaları davacıya tebliğ ettiğine, faturalar içeriği mal/hizmet satışını gerçekleştirdiğine dair MK. Madde 6 kapsamında ispat yükü altında olduğu mütalaa edilmiştir.Davalı itirazları hakkında değerlendirmeler:Davalı vekili kabul anlamına gelmemek kaydı ile davaya konu edilen ... numaralı faturanın fatura tarihi kur baz alınarak 8.365,70 TL üzerinden kesildiğini, davacı tarafından sanki Euro kur üzerinden talepte bulundukları ve davanın 3.400,00 Euro olarak değil, fatura tutarı olan 8.365,70 TL üzerinden talep edilmesi gerektiği hakkında itirazda bulunmaktadır.Döviz usulü kesilen faturalar ile ilgili inceleme;Davacı taraf davalıya kestiği faturaları Euro para birimi üzerinden kesmiştir. Türk vergi sisteminde dövizli fatura düzenleme usulü V.U.K. 2015/2 maddesinde düzenlenmiştir. Vergi Usul Kanunu'nun 215/2-a maddesi şöyledir."Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurtdışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz." Maddeye göre Türkiye'de mukim müşterilere hitaben düzenlenen dövizli faturalarda bu dövizin Türk parası karşılığının gösterilmesi yasa gereğidir. Gösterim işlemi dipnot konulması suretiyle olabilir. (Faturada KDV tutarı da döviz olarak gösterilmişse, KDV dahil fatura tutarının TL karşılığı gösterilmelidir.) Bu karşılık gösterilirken kullanılacak kur ...B döviz alış kurudur. Vergi matrahları da bu kura göre oluşur. Ancak faturanın esası dövizli olduğu için faturada gösterilen TL tutar fatura muhatabının ödemesi gereken tutar değildir. Fatura muhatabının fatura tutarını faturadaki para birimi üzerinden veya yine taraflarca belirlenen kur kullanılmak suretiyle başka bir para birimi ile ödemesi gerekir.Davacı davalıya Euro para birimi üzerinden fatura keserken bu faturaların TL karşılıklarını yevmiye defterlerine Türkçe/Türk para birim fiyatından işlemek zorunda olduğundan Euro karşılıklarını fatura kesim tarihindeki Türk Lirası tutarlarını işlemiştir.Bu bağlamda ticari defterlerde 8.401,22 TL karşılığı, 3.400 Euro alacağının işli olan davacı, davalıdan alacağını Euro para biriminden talep edebilecektir.Zaman aşımı itirazı yönünden inceleme; Davalı gerek TTK, gerek CMR konvansiyonu, gerekse de zaman aşımı hükümleri uyarınca davacının hukuki talepte bulunmasının mümkün olmadığını, Zaman aşımı süresi TTK'da CMR hükümlerine uygun olarak düzenlendiğini, taşımalardan kaynaklanan zararlar, navlun sözleşmelerinden, konşimentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacakların 1 yılda zaman aşımına uğrayacağından dava konusu faturaların zaman aşımına uğradığını beyan etmiştir.a.Davalının CMR ve Yurt dışı kara taşımacılığı işinden dolayı zaman aşımı itirazınıb.Davacıya kestiği ve davacının kayıtlarında bulunmayan Fatura içeriklerini,(...seri numaralı fatura: 13.09.2011 tarihlidir. 2.500,00 Euro bedellidir. Fatura içeriğinde yazılı dorse plakaları, alıcısı, referans sebepleri okunamamaktadır... seri numaralı fatura: 13.09.2011 tarihlidir. 900,00 Euro bedellidir. Fatura içeriğinde yazılı dorse plakaları, alıcısı, referans sebepleri okunamamaktadır.) Zaman aşımı ve kayıtlarda olmayan fatura içeriklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında taraflar arasındaki yurt dışı kara taşımacılığı işinde davalının davacıya kestiği ancak davacı kayıtlarında olmayan 2 adet 3.400,00 Euro bedelli faturalarda hizmetin yapılıp yapılmadığını,Davacı alacaklı, takip öncesi 77,52 Euro işlemiş faiz talep etmektedir.Davacı açısından:Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır.Davacı tarafın 2011 yılı ticari defterleri delil niteliğine haiz olup, ticari defterlerinde davalıdan 8.401,22 TL karşılığı, 3.400 Euro alacağı işlidir.Davacı davalı aleyhine ... Sayılı Dosyası başlattığı icra takibinde; 5.550.00 Euro asıl alacak,77,52 Euro takip öncesi işlemiş faiz 5.627,52 Euro talep ettiği,İtirazın iptali davasını ise asıl alacağını 3.400,00 Euro olarak düzeltmiştir. Yapılan incelemede, davacının ticari defterlerinden, davalıdan kayıtlı alacağının; 3.400.00 Euro ( 3.3089= 11.250,26 TL) alacağına,Takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıllık Euro mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulaması gerekeceği,Davalı açısından;Davacıya ait 2011 yılı ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu, davacıya 2011 Eylül ayında 2 adet 3.400,00 Euro bedelli fatura kestiği ve bu faturalar nedeniyle davacıya borcunun bulunmadığı,Davalının, davacıya kestiği iki adet 3.400,00 Euro bedelli faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair ve/veya fatura içerikleri yurt dışı taşımacılığı hizmetini yaptığına dair belge sunması gerektiği, sunmadığı takdirde davacıya 3.400,00 Euro borçlu olduğunun değerlendirilmesi gerekeceği,Yurt dışı kara taşımacılığı konusunda uzman bilirkişisinin atanması açısından;Taraflar arasındaki itilafın davalının, davacıya kestiği ve davacı kayıtlarında yer almayan 3.400 Euro bedelli iki adet yurt dışı taşıma işinden kaynaklandığı, bu iki adet fatura içeriğinde yapılan hizmetin yapılmış ve/veya yapılmamış olduğuna dair uzman görüşünün gerekli olduğu, Ayrıca CMR konvansiyonu gereğince dava konusu faturaların zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hakkında değerlendirme yapacak Yurt Dışı Kara Taşımacılığı Konusunda Uzman Bilirkişisinin daha tayin olduğu takdirde hükme elverişli rapor hazırlanabileceği tespit edilmiştir.29/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; CMR konvansiyonu gereğince dava konusu faturaların zaman aşımına uğrayıp uğramadığı yönüyle konunun incelenmesi: Karayolu ile uluslararası taşımacılığının zaman aşımı konusu CMR Konvansiyonu 32. Maddesinde ele alınmaktadır.Eşyaların karayolundan uluslararası nakliyatı için mukavele sözleşmesi (cmr) MADDE 32 1.Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar: c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda,Davaya konu faturalar 06/08/2011 ve 28/07/2011 tarihlidir. Yukarıda paylaşılan CMR md. 32 gereği bu faturalara ilişkin itirazların zaman aşımı fatura düzenlenen tarihten üç ay sonra başlamak koşulu ile bir yıldır.Bu faturaların zaman aşımı tarihi; 13.12.2012’dir.Davalı borçlu aleyhine 16/09/2011 tarihinde ... sayılı icra takip dosyasından ilamsız takip dikkate alındığında zaman aşım tarihi içinde işlem yapılmış olmaktadır.Davalı borçlu aleyhine 03/08/2016 tarihinde ... sayılı icra takip dosyasından ilamsız takip dikkate alındığında zaman aşım tarihi içinde işlem yapılmamış ve zaman aşımına girmiş olacaktır.13.09.2011 tarihli ... ve ... Seri numaralı faturaların içerikleri yönüyle konunun incelenmesi:Davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 13/09/2011 Tarihli ... nolu ve 13/09/2011 Tarihli ... nolu faturalara ait taşıma hizmetlerini gösteren herhangi bir belge, evrak, yazışma vb bilginin dosya kapsamında sunulmadığı görülmüştür. Yalnızca bu iki fatura, taşıma hizmetinin gerçekleştirildiğini göstermeye yeterli bir kanıt oluşturmamaktadır. Bu faturaların karşılığında taşıma hizmetinin verilip verilmediğini CMR Konvansiyonu kurallarına göre ispatlayacak evraklar ve bilgiler bulunmamaktadır.Davalı vekilinden alınan en son 22.11.2021 tarihli e-postadan sonra tekrar bir dönüş yapılmamış ve davaya konu fatura detaylarına ilişkin belge/bilgiler/evrak sunulmamıştır.Davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen 13/09/2011 Tarihli ... nolu ve 13/09/2011 Tarihli ... nolu faturalara ait taşıma hizmetlerini CMR Konvansiyonu kurallarına göre ispatlayacak bilgi/belge/yazışma/evraklar tarafıma ulaşmamıştır. Bu iki fatura karşılığında hizmetin verildiğine dair, herhangi bir bilgi mevcut değildir.Davalı Dsv uluslararası kara taşıma işleri organizatörlüğünün, ilgili faturalara ait taşıma işinin gerçekleştiğini ispat etmesi gerekmektedir.Davalı tarafça davalıya düzenlenen 13/09/2011 Tarihli ... nolu ve 13/09/2011 Tarihli ... nolu faturalara ait taşıma hizmetlerini CMR Konvansiyonu kurallarına göre ispatlayacak evrakların davalı tarafından dava dosyasına sunulmadığı, Ayrıca “yerinde inceleme” kapsamında talep edilen, incelemeye kanıt oluşturacak belge/evrak/yazışma/bilgi vb belgelerin sunulamadığı, CMR Konvansiyonu kurallarına göre davalı tarafça davacı tarafa düzenlenen 13/09/2011 Tarihli ... nolu ve 13/09/2011 Tarihli ... nolu faturalara ait taşıma hizmetlerinin gerçekleştirildiğinin belge ve bilgilerle kanıtlanması gerekirken bu husus davalı tarafından ispat edilemediğinden her iki tarafın ticari defterlerinde işlenmiş bulunan 3.400 Euro davacı alacağından davalı sorumludur. 2011 yılına ilişkin toplam 3.400 Euro alacak için davacı tarafından 14.09.2011 tarihinde zaman aşımı süresi dolmadan Bakırköy ....İcra Dairesi'nin 2011/2444 E. Sayılı dosyasından takip işlemi başlatılmış olup, davalının yetki ve borca itirazı sonucu takip işlemi durmuş ancak davacıya itiraz dilekçesi tebliğ edilmediğinden İİK.67 maddesi gereği 1 yılllık dava açma süresi işlemeye başlamadığından davalının zaman aşımı itirazına itibar edilmeden sabit görülen davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...."gerekçesi ile,'' 1-Davanın kabulüne Büyükçekmece ... İcra Dairesi 2016/8565 Esas sayılı takip dosyasına vakit davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 3.400,00 EURO asıl alacak üzerinden devamına, 3.400,00 EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a md gereği kamu bankalarınca euro cinsi mevduata ödenen en yüksek faizin uygulanmasına, 2-1.672,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;"Kararın 2 nolu hüküm fıkrasında hükmedilen icra inkar tazminatının az olması sebebiyle sadece bu hüküm fıkrası yönünden temyiz sebepleri:İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/03/2022 tarihli kararının 2 nolu hüküm fıkrasında hükmedilen icra inkar tazminatı bakımından yerel mahkemenin kararı hatalıdır, yerel mahkeme tarafından eksik icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İcra inkar tazminatına karar verilirken takip konusu 3.400-EURO asıl alacağın %20'si oranındaki meblağın fiili ödeme günündeki TL karşılığı şeklinde hüküm kurulması gerekirdi. Yerel mahkeme tarafından bu hususa dikkat edilmeden "1.672,46-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi" şeklindeki hüküm hatalı olup, kararın 2 nolu hüküm fıkrası dışındaki diğer hüküm fıkralarına bir itirazımız bulunmamakla birlikte kararın sadece 2 nolu hüküm fıkrası ile ilgili davacı lehine istinaf başvurusunda bulunuyoruz."demiştir.İlk derece mahkemesi kararının 2 nolu bendini istinaf etmişlerdir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;"1-Davanın kabulüne ... sayılı takip dosyasına vakit davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 3.400,00 EURO asıl alacak üzerinden devamına, 3.400,00 EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4a md gereği kamubankalarınca euro cinsi mevduata ödenen en yüksek faizin uygulanmasına, 2-1.672,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,... karar vermiştir.Ne var ki tanzim edilen hüküm bir çok yönden hatalı, hukuka ve hakkaniyete aykırı ve gerekçesizdir. İşbu sebeplerle yerel mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurma zarureti hasıl olmuştur.Davacı taraf, dava dilekçesinde ... sayılı takip dosyasında 5.550 EUR'luk alacağa yapılan itirazın 3.400 EUR üzerinden iptalini, icra inkar tazminatını ve faiz talep etmiştir. Davacının bütün talepleri haksız ve mesnetsiz olmasına karşın dava davacı lehine sonuçlanmıştır. İSTİNAF İTİRAZLARIMIZ :1.- Tüm aşamalarda ileri sürdüğümüz zaman aşımı iddiası mahkemece incelenmemiş, kararın gerekçesinde zaman aşımı yönünden davanın neden kabul edildiğine yer verilmemiş, doğru tespit yapılmamıştır. Dava konusu faturalar süresinde icra takibine konulmamıştır. Davacı taraf işbu dava konusu 13.09.2011 tarihli faturalar hakkında evvela Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine icra takibi başlatmıştır.Ne var ki bu takip yetkisiz yerde başlatılmış, müvekkil tarafından borca, ferilerine ve yetkiye süresinde itiraz edilmiş ve takip durdurulmuştur.İşbu Bakırköy İcra dosyası davacı tarafından 5 sene boyunca takipsiz bırakılmış, davacı taraf 5 sene sonra 2016 yılında dosyanın yetkili yere gönderilmesini talep ederek dosyayı yenilemiştir. Davacının 2016 yılında Bakırköy icra müdürlüğü dosyasına yapılan yenileme talebi ile icra takibi ... sayılı esasına kaydedilmiş, 03.08.2016 tarihinde tensip oluşturulmuş 04.08.2016 tarihinde ödeme emri oluşturulmuştur.Müvekkil şirkete ... Sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine müvekkil şirket tarafından itiraz edilmiştir.HMK madde 20 :(1) Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.(2) Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ 2018/2508 E. 2020/222 K. 29.01.2020 TARİHLİ KARARA GÖRE ;YETKİ İTİRAZININ KABULÜ SONRASI DOSYANIN YETKİLİ İCRA DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNİN İKİ HAFTALIK SÜREDEN SONRA TALEP EDİLMESİ HALİNDE TAKİP AÇILMAMIŞ SAYILIR.***... Sayılı dosya yeni bir icra takibi olmayıp ... Sayılı dosyasının devamı niteliğindedir. Ancak kanunun öngördüğü süre içinde yetkili mahkemeye gönderilmediğinden ... dosyası ve dolayısıyla... dosyası açılmamış sayılmaktadır. İcra takibindeki butlan sebebi ile dava esasen konusuzdur.***Yerel Mahkeme kararının hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte;... dosyasının yetki yenilemesi yapılmadığından açılmamış sayılması halinde ... dosyasının usule uygun bir icra dosyası olarak varsayılsa dahi FATURA TARİHİ 2011 TAKİP TARİHİ 2016 olduğundan zaman aşımı nedeni ile işbu davanın reddi gerekeceği açıktır.2.-) CMR Konvansiyonu yönünden;Zaman aşımı süresi TTK'da CMR hükümlerine uygun olarak düzenlenmiştir. Taşımalardan kaynaklanan zararlar, navlun sözleşmelerinden, konşimentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar 1 yılda zamanaşımına uğrar.Gerek TTK, gerek CMR Konvansiyonu gerekse zamanaşımı hükümleri uyarınca davacının hukuki talepte bulunması mümkün değildir. Fatura tarihi 13.09.2011'dir. Davacı tarafın talepleri, fatura tarihinden 5 yıl sonrasına ait olduğundan zaman aşımına uğramıştır. 29.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de davacının taleplerinin CMR konvansiyonu hükümleri çerçevesine göre incelenmesi gerektiği tespit edilmiştir. Yerel Mahkeme kararında bu hususları açıklamış, ANCAK NE GEREKÇE İLE ZAMAN AŞIMI İTİRAZIMIZI KABUL ETMEDİĞİNİ AÇIKLAMAMIŞTIR. Kararda açıkça;"...29/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda; CMR konvansiyonu gereğince dava konusu faturaların zaman aşımına uğrayıp uğramadığı yönüyle konunun incelenmesi: Karayolu ile uluslararası taşımacılığının zaman aşımı konusu CMR Konvansiyonu 32. Maddesinde ele alınmaktadır. Eşyaların karayolundan uluslararası nakliyatı için mukavele sözleşmesi (cmr) MADDE 32 1.Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar: c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda,Davaya konu faturalar 06/08/2011 ve 28/07/2011 tarihlidir. Yukarıda paylaşılan CMR md. 32 gereği bu faturalara ilişkin itirazların zaman aşımı fatura düzenlenen tarihten üç ay sonra başlamak koşulu ile bir yıldır.Bu faturaların zaman aşımı tarihi; 13.12.2012’dir.Davalı borçlu aleyhine 16/09/2011 tarihinde ... sayılı icra takip dosyasından ilamsız takip dikkate alındığında zaman aşım tarihi içinde işlem yapılmış olmaktadır. Davalı borçlu aleyhine 03/08/2016 tarihinde ... sayılı icra takip dosyasından ilamsız takip dikkate alındığında zaman aşım tarihi içinde işlem yapılmamış ve zaman aşımına girmiş olacaktır..."denmiştir. Ancak ne gerekçe ile ... dosya yerine büyükçekmece icra müdürlüğündeki dosyanın dikkate alındığı açıklanmamıştır.Kaldı ki ... dosyası... dosyasının yenilenmesi ile ikame edilmiştir, önceki dosyanın açılmamış sayılacağı halde sonraki de sakattır.3.-) Davacı davasını ve alacağını ispatlayamamıştır. Davacı şirket, bahse konu faturaları davalı şirkete kesmiştir. Bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf yoktur. Ancak davacı taraf, kesmiş olduğu faturalar sebebiyle davalı şirketten alacaklı konumda değildir. Çünkü taraflar arasında süre gelen iş ilişkisi sebebiyle davalı müvekkil şirket de davacı şirkete bir çok kez fatura kesmiş ve 30.09.2011 tarihi itibariyle taraflar arasında borç ve alacak bakiyesi sıfırlanmıştır. Dosyada alınan bilirkişi raporları ile tarafların cari usulde çalıştığı tespit edilmiştir.Dosyaya sunduğumuz muavin döküm incelendiğinde görüleceği üzere; 01.07.2011 ve 30.09.2011 tarihleri arasında tarafların birbirlerine kesmiş oldukları faturalar döküm sonu eşitlenmiş ve alacak/borç ilişkisi kalmamıştır. Davaya konu yasal takip tarihinde davacı şirketin müvekkil şirketten alacağı olmaması sebebiyle yapılan itiraz haklı, huzurdaki dava ise haksız açılmış bir davadır. Davacının alacaklı olduğu yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.Davacı taraf, dava dilekçesiyle sunmuş olduğu 3 nolu ekte 2011 yılının 9. Ayına ilişkin dökümü sunmamıştır.Oysaki müvekkil şirket 9. Ayda davacı tarafa alacağına binaen fatura keserek borcunu sıfırlamıştır.Bakiye dökümün sadece alacaklı olarak görünen güne kadar sunulması Sayın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik olup iyi niyetten uzaktır.Davacı eylül 2011 kayıtlarını sunmamıştır. yerel mahkeme kararını dava konusu fatura tarihine ilişkin ticari defter kayıtlarını incelemeden vermiştir. kararın eksik inceleme sonucu tanzim edildiği açıktır.4.-) Davacı taraf 2 adet fatura için müvekkil şirkete aleyhine yasal takip başlatmıştır. Ancak huzurdaki davayı sadece ... nolu bedeli üzerinden açmıştır. Dolayısıyla takibe konu... nolu diğer fatura alacağının kapatıldığını kabul etmektedirler. Faturalardan birinin ödenmesi de; davalı şirketin borcunu ödemeden imtina etmediğinin, ödenmeyen faturanın da haksız talep oluşturduğunun açık göstergesidir.5.-) Müvekkil şirketin aradan geçen 10 yıl sebebi ile evrak saklama yükümlülüğü bulunmamaktadır.Vergi Usul Kanunu'na göre tacirlerin ticari kayıt ve defterleri saklama yükümlülüğü 5 yıllık süre ile sınırlı , TTK'ya göre ise kayıt ve belgelerin saklanması 10 yıllık süre ile sınırlıdır. Müvekkil şirketin 10 yılı geçmiş işbu davaya dayanak taşıma belgelerine ulaşması yasal olarak mecburi olmadığı gibi mümkün de değildir. Buna karşın mali bilirkişi incelemesinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterler kayıtlarımız dosyaya sunulmuştur.13.09.2011 tarih ... numaralı 6.218,25 TL bedelli ve ... numaralı 2.238,5 TL bedelli faturalar dosyada mübrezdir. Faturaların yapılan taşımalara ilişkin olduğu üzerlerinde yazmaktadır.Müvekkil şirketin defterlerinde kayıtlı olan ancak davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmayan işbu faturaların detaylı incelenmesi için davacı şirketin de 2011 yılı beyannamelerini dosyaya sunmaları gerekmektedir. Kararın gerekçesinde; Davacı kayıtlarında, davalının 13.09.2011 tarihinde ... seri numaralı fatura ile 6.218,25 TL, 661077 seri numaralı faturası 2.238,57 TL olmak üzere toplam 8.456,82 TL tutarlı faturası kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.Faturalar davalı tarafından, davacıya 2011 Eylül ayında kesilmiştir. Davacının Eylül 2011 dönemi BA beyannamesi incelenmiş ilgili faturaların beyannamede bildiriminin yapılmadığı tespit edilmiştir.Fatura içerikleri: a.661076 seri numaralı fatura: 13.09.2011 tarihlidir. 2.500,00 Euro bedellidir. Fatura içeriğinde yazılı dorse plakaları, alıcısı, referans sebepleri okunamamaktadır.b.661077 seri numaralı fatura: 13.09.2011 tarihlidir. 900,00 Euro bedellidir. Fatura içeriğinde yazılı dorse plakaları, alıcısı, referans sebepleri okunamamaktadır.Fatura tutarları mevcut halleri ile davacının talep ettiği 3.400,00 Euro bedelle örtüşmektedir. Davacı, davalıdan faturalar cari alacağı nedeniyle 3.400,00 Euro talep etmekte, davalı ise 3.400 Euro'nun bu faturalarla ödendiğini savunmaktadır.Davacıya ait 2011 Yılı BA formunda ilgili faturaların beyan edilmediği görüldüğünden, davalının bu faturaları davacıya tebliğ ettiğine, faturalar içeriği mal/hizmet satışını gerçekleştirdiğine dair MK. Madde 6 kapsamında ispat yükü altında olduğu mütalaa edilmiştir. Şeklindedir. Yerel mahkeme bu hususta kararın gerekçesi ile çelişkili şekilde hüküm tesis etmiştir. Müvekkil şirket tarafından ödenen faturaların dosyaya sunulduğu ancak fatura muhteviyatıın bir kısmının okunamadığı tespit edilmiş olmasına,Davacı tarafın ödeme yaptığımız Eylül ayına ilişkin kayıtları mahkemeye sunmamasına karşın aleyhe tesis edilen bu hükmün izahı yapılmamıştır. 6.-) Hükmedilen icra inkar tazminatı haksızdır.Yerel mahkeme kararının hiçbir hükmünü kabul etmemekle birlikte; davacı taraf öncelikle icra takibini 5500 EUR üzerinden başlatmış, itirazımız neticesinde icra takibindeki faturalardan bir tanesini davaya konu etmeyerek itirazın iptali davasını 3.400 EUR üzerinden ikame etmiştir.Müvekkil şirketin icraya itiraz etmemesi durumunda haksız şekilde takibin kesinleşeceği müvekkilin mağdur olacağı açıktır. Müvekkil borcu olmadığından takibe itiraz etmiştir. Alacak miktarı konusunda davacı tarafın bile kararsız olduğu hususta müvekkilin haklı itirazı neticesinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır." demiştir.İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasında akdedilen uluslararası kara taşımacılığı sözleşmesi kapsamında dava ve icra takibi dayanağı faturaya konu taşıma hizmetinin verilmesine rağmen navlun ücretinin ödenmediği iddiası ile alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili, icra inkar tazminatı yönünden 3.400-EURO asıl alacağın %20'si oranındaki meblağın fiili ödeme günündeki TL karşılığı şeklinde hüküm kurulması gerekirken Mahkemece belirtildiği şekilde hüküm kurulması gerekçesi ile, davalı vekili, alacağın zamanaşıma uğradığı, icra dosyasının süresi içerisinde yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edilmemesi sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, davacının alacağını ispat edemediği, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Somut uyuşmazlıkta CMR konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. CMR'nin 32/1. maddesine göre, CMR Konvansiyonu gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekmekte olup, dava konusu icra takibinde talep edilen taşıma ücreti alacağının, somut olaya uygulanması gereken CMR Konvansiyonu'nun 32. maddesi uyarınca bir yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davacı tarafça dava ve icra takip konusu 06/08/2011 tarihli fatura için bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde Bakırköy... İcra Dairesi'nin 2011/2444 esas sayılı icra takip dosyası üzerinden 16/09/2011 tarihinde icra takibi başlattığı, borçlunun icra takibine 27/09/2011 tarihinde itiraz etmesi üzerine 27/09/2011 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, bu tarihten sonra alacaklı vekili tarafından 03/08/2016 tarihinde dosyanın yenilenmesinin ve yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiği, aynı tarihte dosyanın yenilenmesine ve yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verildiği ve aynı tarihte Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin 2016/8565 esas sayılı sırasında kaydedildiği ve ödeme emri düzenlendiği, söz konusu ödeme emrine borçlu tarafından 11/08/2016 tarihinde itiraz edilmesi üzerine 15/08/2016 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafından 18/06/2019 tarihinde arabulucuya başvurulduğu ve iş bu davanın 23/03/2020 tarihinde açıldığı görülmüştür. BK'nun 133/2 (TBK'nun 154.) maddesi gereğince zamanaşımının icra takip tarihinde kesildiği, BK'nın 136/2 (TBK'nın 157/2) maddesi gereğince zamanaşımının icra takibiyle kesilmesi halinde takibe ilişkin her işlemden sonra zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlayacağı, borçlunun icra takibine 27/09/2011 tarihinde itiraz etmesi üzerine 27/09/2011 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, bu tarihten icra takip dosyasının yenilenmesi ve yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edildiği tarih olan 03/08/2016 tarihine kadar icra takip dosyasında herhangi bir işlem yapılmadığı, bu tarih, arabuluculuk ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu ve dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşılmasına rağmen, Mahkemece CMR 32/1 maddesinde düzenlenen alacak zamanaşımı süresi ile itirazın iptali davasına ilişkin İİK'nın 67/1 maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin birbirine karıştırılmak ve hak düşürücü sürenin de zamanaşımı süresi olarak kabul edilmek suretiyle davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç olarak; davalının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın zamanaşımı nediyle reddine, kaldırma kararının niteliği gözetilerek davalının sair istinaf sebeplerinin ve davacının istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunu kabulü ile;İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/03/2022 tarih, 2020/210 esas ve 2022/178 karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle; Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2- Davalının sair istinaf sebeplerinin ve davacının istinaf sebeplerinin kaldırma sebebine göre incelenmesine yer olmadığına, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/2 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 23.790,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına.8-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN:9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya ve davalıya iadesine, 11-Davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,12-Davalı tarafından sarf edilen 50,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 13-Davacı tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 14-Bakiye gider avansı bulunduğu takdirde yatıran ilgili tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.