İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/897 E. 2025/889 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/897
- Karar No
- 2025/889
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/897 Esas KARAR NO : 2025/889 Karar DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki olmamasına rağmen, dava dışı şahıslar tarafından keşidecisi müvekkili ve lehtarı davalı olan "...bank ... Şubesi, Keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., lehtarı ...., 1.050.000,-- TL meblağlı çek." çekin imzalattırıldığını, çekin müvekkili tarafından şikayete konu edilen Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma nolu dosyada da belirtildiği üzere ... ve ... adlı şahıslar tarafından müvekkilinden tehdit yoluyla alındığını, soruşturma dosyasındaki şüphelilerden ... müvekkili ile tanışıklığı olması dolayısıyla müvekkiline iş teklifi ettiğini, bu iş teklifinin ise güvenilir olması adına gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, akabinde müvekkilinin çizim ve tadilat için iş yerine çağırdığını ve müvekkilinin çizim için çağırıldığı yere gittiğini, ancak müvekkilinin bahsi edilen yere gittikten sonra hiçbir şekilde müvekkili ile iş görüşülmediğini, dava dışı ... ve ... tarafından müvekkili iş yerinin üst katında bir odaya götürüldüğünü, müvekkilinin odada halen bir iş görüşmesi olacağını sandığını, beklerken yan odalardan bağırış seslerinin duyulduğunu, akabinde dava dışı .... ve ...'in müvekkiline dava konusu çeki, lehtarı kendilerinden farklı olacak şekilde yazdırmaya zorladıklarını, aksi taktirde kendisinin de zarar görebileceğini diyerek müvekkilinin rızası hilafında çeki zorla müvekkiline yazdırdıklarını, müvekkilinin olayın hemen ardından Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma nolu dosyasıyla şikayette bulunduğunu, işbu şikayetin halen derdest olduğunu, neticede menfi tespit davasının kabulüne, icra takibi öncesi ikame edilen işbu davada İİK madde 72/2 gereğince dava konusu çek bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinden rızası hilafı dışında zorla alınan işbu çekin bedelsiz ve karşılıksız olması nedeniyle iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 20/10/2025 tarihli ara karar ile; "Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde sunmasının istenmesi için davetiye çıkarılmasına, sunmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına," hususunda davacıya ihtaratlı davetiye çıkartılmıştı. Davacı 03/11/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunduğu görülmüştür. Dava dilekçesi, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. Dava konusu, "....bank .... Şubesi, Keşidecisi .... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., lehtarı ...., 1.050.000,-- TL meblağlı çek" çek yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti mahiyetinde olduğu görülmüştür. Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 17/06/2020 gün, ... Esas sayılı, ... Karar sayılı ilamı; "Davacı tarafından yukarıda anılan mevzuat uyarınca dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurduğundan bahsettiği ancak buna ilişkin tutanağın sunulmadığı da görülmüştür. Uyuşmazlığın giderilmesinde uyuşmazlık, davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya ibraz edilmemesi halinde bu belgelere UYAP sisteminden ulaşılabilmesi nedeniyle suretinin yeterli olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi taktirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir'' hükmüyle davacının arabulucuk faaliyetine ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dosyasına sunulmasını ''dava şartı'' olarak kabul etmiş, bu şartın gerçekleşmemesi halinde de müeyyidesinin ne olacağını açıkça kural altına almıştır. Bu yönüyle emredici nitelikte olan norm, hakime taktir yetkisi tanımamıştır. şeklindedir. 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir. Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi hukmü ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindedir. "...Davacı tarafça sunulan tutanağa göre anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak düzenlenmeden dava açıldığı açık olduğundan 6325 sayılı kanunun 18/A-2. Fıkrasının birinci cümlesinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının bu yönlere ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir." İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar. Somut olayda; İşbu davanın 17/10/2025 tarihinde açıldığı, davacı tarafça dava açılmadan önce özel dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğu ancak davacı vekili tarafından 03/11/2025 tarihli uyap üzerinden sunulan dilekçe ekindeki arabuluculuk son tutanağının düzenlenme tarihinin 24/10/2025 olduğu, arabuluculuk son tutanağının, davanın açıldığı 17/10/2025 tarihinden sonra düzenlendiği görülmekle dava tarihi itibariyle usulüne uygun olarak neticelendirilmiş arabuluculuk görüşmesi bulunmadığından, davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle aşağıdaki şekilde usulden reddine karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının ARABULUCULUK ÖZEL DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın, davacı tarafça peşin yatırılan toplam 17.931,38-TL harçtan mahsubu ile 17.315,98-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı taraflara İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 04/11/2025 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı