İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/197 E. 2025/275 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/197
- Karar No
- 2025/275
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/197 Esas KARAR NO : 2025/275 Karar DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 20/03/2025 KARAR YAZILMA TARİHİ: 17/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Mahallesi .... Caddesi No: 30 .... apartmanının altında bulunan .... Otopark'ın işletmecisi olduğunu, müvekkilinin ekonomik sıkıntılarından dolayı 2022 yılı ekim ve 2022 yılı kasım aylarında elektrik borcunu ödeyememiş ve elektriği kesilmiş ve aboneliği iptal edildiğini, müvekkilinin çevresinden aldığı borçlarla elektrik faturalarını ödediği halde elektrik aboneliği tekrar başlatılmadığını, bu süreçte abonelik başlatılmadığı için müvekkili mevcut sayaç bağlı şekilde elektrik kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin davalı şirketten abonelik talep ettiğinde olumlu dönüş yapılmadığını, davacı her ne kadar kaçak faturalandırmalar haksız olsa da bir adet fatura (aşırı fahiş ve güncel kullanım bedelinin yaklaşık 5 katından hesaplanan bu faturaya dayalı icra takibine itiraz edildiğini,) hariç geri kalan tüm borçlarını ödeyip 2024 yılının Mayıs ayında tekrar abonelik aldığını, müvekkilinin davalı firma ile sayaç ile sıkıntı olduğunu bildirmişse de, davalı tarafından sayaçla ilgili herhangi bir işlemin başlatılmadığını, defalarca görüşme sağlandığı halde davalı şirketçe herhangi bir işlemin gerçekleşmediğini, davalı firmanın iletişim numarası olan "Alo 186"yı aramasının sonucunda davalı şirket 2025 yılının başında gelip yeni sayaç taktıklarını, fakat 15 gün geçmeden sayacı sebepsiz olarak tekrardan kaçak kullanım dolayısıyla sayacı söktüklerini, elektriğin kesildiğini, davacının kullandığı elektrik hukuken kaçak elektrik olarak değerlendirilemeyeceğini, kullanmış olduğu elektrik elektriğin kaçak elektrik olarak nitelendirilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalının düzenlediği faturalardaki kullanım miktarları ile kullanım miktarına uygulanan birim fiyatları dikkate alındığında düzenlenen faturaların aşırı fahiş olduğu açıkça anlaşıldığını, açıklanan nedenlerle, davalı kurumca haksız kazanç elde etmek maksadı ile müvekkili davacıya düzenlenen kaçak faturalarına ilişkin başlatılan icra takiplerinin ve davalı şirket tarafından elektrik kesintisi işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, davacının abonelik talebinin davalı kurumca kabul edilmesine ilişkin tedbiren karar verilmesine, davalı boğaziçi elektrik dağıtım a.ş tarafından hukuka aykırı şekilde davacı müvekkilin abonelik sonlandırma işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine ve iptaline yargılama sonunda kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla davalı kurum tarafından düzenlenen faturaların iptaline ve bu faturalar nedeniyle davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK madde 72 uyarınca takipten önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Dava şartları bakımından HMK.nın 114 ve 115. maddeleri bakımından re'sen yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde, dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir. HUAK m. 18/A (2) hükmünde dava şartı arabuluculuğa mutlaka dava açmadan önce başvurulması zorunlu tutulmuştur. HMK 114/2 ye göre; "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilerek özel kanunlarla da özel dava şartı getirildiğinden resen inceleme yapılacağı sabittir. 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. " şeklindedir. 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 de "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." denilmiştir. Söz konusu kanun hükmü 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girmiş, iş bu dava 04.03.2025 tarihinde açılmıştır. Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hükmüne göre davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Davacıya 05/03/2025 tarihli ara karar uyarınca son tutanağı sunması için süre verilmiş, ara kararın 11/03/2025 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, 20/03/2025 tarihine kadar arabuluculuk tutanağının sunulmadığı görüldü. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını sunmadığı, iş bu menfi tespit davasının 04.03.2025 tarihinde açıldığı, 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md.5.A /1 e göre menfi tespit davalarında arabuluculuk başvursunun zorunlu olduğu, Davacıya Yine 7155 sayılı Yasa ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi hükmüne göre 05/03/2025 tarihli ara karar uyarınca son tutanağı sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, ara kararın 11/03/2025 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, 20/03/2025 tarihine kadar arabuluculuk tutanağının sunulmadığı anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının arabuluculuk dava şartı bulunmadığından HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafça peşin yatırılan 1.707,75-TL peşin harçtan mahsubu ile 1.092,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır