İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/129 E. 2025/135 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/129
Karar No
2025/135
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/129 Esas KARAR NO : 2025/135 Karar DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 23/09/2002 KARAR TARİHİ : 14/02/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 14/02/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Kooperatif denetçileri dava dilekçesinde özetle; Davalıların Tasfiye ... Konut Yapı Kooperatifi'nin eski yöneticilire olduklarını, davalıların yöneticilik dönemlerinde yaptıkları işlemler ve harcamalar için genel kurul kararıyla hesap tetkik komisyonun kurulmuş olduğunu, hesap tetkik komisyonu çalışmalarını tamamlayarak 25/06/2002 tarihli raporunu verdiğini,bu raporda 29/06/2002 tarihli 2.md.'ne yapılan oylama sonucu kooperatifin eski yöneticileri olan davalılar hakkında dava açılmasının kabul edildiğini, bu karara göre davalılar kooperatifi zarara uğratmış olduklarını, rapora göre uğratılan zararın toplam olarak 108.508.191,619- TL olduğu beyanıyla, buna göre haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000.000.000 TL zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçesinde özetle; Davacıların, KK 98 TTK. 341 maddesi uyarınca 1 ay süre içerisinde davayı açmaları gerekirken, bu hükme aykırı ihlalde bulunmuş olduklarını, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, kooperatifin merkezinin Bağcılar adresinde olduğunu, mahkemeye yetkisizlik talebi olduklarını, davacıların, hesap tetkik komisyonu raporuna istinaden açmış olduklarını, bu davanın kooperatifçilik anlayışına aykırı olduğunu, davacıların yetkilerini kötüye kullanmış olduklarını, davalıların, 1.250.000.000.000(bir trilyonikiyüzellimilyon TL.) Sblok 151 daireden oluşan siteyi yapan ve hak sahiplerine tapularıyla teslim eden teslim eden kişiler olduklarını, bunun da yaklaşık olarak 8,5 milyar TL. konut edinmelerine vesile olduklarını, bu haklılığı kanıtlayıcı 5. Sulh Ceza mahkemesinde karar aşamasına gelen yönetim kurulu başkanı ..... hakkında dava bulunduğunu, ayrıca İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesince, ... E.no ile görülmekte olan genel kurul kararlarının iptali davası olduğunu, davacıların genel kurulda hakaretler ve üyeleri kışkırtmalarla bu göreve getirilmiş olduğunu, seçtirilmiş olduğunu, davacıların, genel kurulda sadece yönetim kurulu hakkında dava açma kararları yetkileri var iken, kooperatif müdürü olan ... hakkında da dava açılmış olduğunu, bunun kabul olunamaz olduğunu, ...'in üst görev olarak emanet heyetinde görevde bulunmuş olduğunu, yönetim kurulu üyesi olmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davacılar hakkında da dava açma aşamasında olduklarını, davanın reddini talep etmişlerdir. Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar ve 11/11/2024 Tarihli görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiş olduğu anlaşıldı. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, kooperatifin eski yöneticilerinin sorumluluğuna dayalı tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. madde hükmü ve 98. madde yollaması ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nın 336/5. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasden veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan kooperatife karşı da sorumludurlar. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK hükümlerine göre, müstakil ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) işbölümüne ilişkindir. İşbölümü itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. (6762 sayılı TTK'nın 5. m., HUMK. 187 vd.), İlk itiraz olarak ileri sürülmeyen işbölümü itirazının mahkemece kabul edilmemesi gerekir. İşbölümü itirazının uygun bulunması halinde mahkemece dava dosyasının ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Gönderme kararı nihai bir karardır. Mahkeme bu karar ile davadan elini çeker. Gönderme kararı ile dava sona ermeyeceğinden temyizi kabil kararlardan değildir. Gönderme kararı usûlüne uygun şekilde verilmesi halinde (ilk itiraz olarak ileri sürülmesi ve mahkemece uygun görülmesi) gönderilen mahkemeyi bağlar ve gönderilen mahkeme bu davaya bakmak zorundadır. Ancak, gönderilen mahkemenin davaya bakma zorunluluğu iş bölümü itirazının ilk mahkemede süresinde yapılması hali ile sınırlıdır. 6762 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde, "Aksine hüküm olmadıkça dava olunan şeyin değerine göre Asliye Hukuk veya Sulh Hukuk Mahkemesinin ticari davalara dahi bakmakla vazifeli olduğu, 5/3 maddesinde, “Bir davanın ticari veya hukukî mahiyeti itibariyle iş sahasına girip girmediğinin yalnızca iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabileceği," 5/son maddesinde ise, "vazifesizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tâbi oldukları müddetlere dair usûl hükümleri iş sahasına ait iptidai itirazın kabulü halinde de tatbik olunur" hükümlerine yer verilmiştir. Yine TTK’nın 5. maddesinde, ikinci fıkrada yazılı hallerde, münhasıran iki tarafın arzularına tâbi olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukuki mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olabileceği hüküm altına alınmıştır. Münhasıran iki tarafın arzusuna tâbi olmayan işlerle ilgili davalara mutlaka kanunda gösterilen mahkemelerde bakılır ve bu davalara ilişkin işbölümü itirazı ilk itiraz değildir. Bu davalar, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalardır. İflas davaları ticaret mahkemesi bakımından münhasıran iki tarafın arzusuna tâbi olmayan davalardandır. Bu davalara ilişkin işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Taraflar yargılama bitinceye kadar işbölümü itirazında bulunabilirler. Mahkeme de davanın her aşamasında kendiliğinden ve dava dosyasının işbölümüne sahip mahkemeye gönderilmesine karar verir. (Baki Kuru HUMK 6. baskı sh. 715) Buna göre mahkemece sadece münhasıran iki tarafın arzularına tâbi olmayan işlerde yani tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalarda işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Bu davalar dışındaki ikinci fıkrada yazılı hallerde bir davanın ticari veya hukukî mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz olarak ileri sürülebilir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 01.06.2023 Tarih ve 2022/3089 E. - 2023/1615 K . sayılı ilamı.) 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesinin yürürlükte bulunduğu dönemde Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi iken, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinin 3. ve 4. fıkralarında yapılan değişiklikle Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasında ilişki görev ilişkisi olarak değiştirilmiş ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’ya eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Öte yandan, kooperatif ile ortağı arasındaki ortaklık ilişkisinden doğan davaların 1163 sayılı Kanun'un 99. maddesinde ticari dava olduğu kabul edilmiş ise de, münhasıran Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu öngörülmemiştir. Somut olayda; yukarıda açıklanan hususlar kapsamında 23.09.2002 dava tarihi itibariyle Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü niteliğinde ve münhasıran iki tarafın arzularına tabi olan işlerden olup, 6762 sayılı TTK' nın 5/3 ve HUMK'nın 187 - 188. madde hükümleri uyarınca davalı taraflarca da süresinde iş bölümü itirazı yapılmadığından, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 21.12.2015 Tarih ve 2015/1926 E. - 2015/8311 K . sayılı ilamı.) Bu durumda davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, 6100 sayılı HMK' nın 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-GÖREVLİ MAHKEMENİN BAKIRKÖY 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM 37. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 14/02/2025 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/129, K. 2025/135, T. 14.02.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-129-e-2025-135-k-df0d2ab24bbd