İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/115 E. 2025/897 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/115
Karar No
2025/897
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/115 Esas KARAR NO : 2025/897

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2025 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu arasında gerçekleşen ticari ilişki neticesinde davalının 123.303,78- TL borcu bulunduğunu, takip dayanağı faturalara konu malların davalı şirkete sevk edildiğini ve buna dair satış irsaliyelerinin mevcut olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin düzenlediği, kendisine gönderdiği ve beyan ettiği irsaliye ve faturalara ilişkin itirazı olmadığını, borçlu adına Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takibi ile ödeme emri gönderildiğini, gönderilmiş olan ödeme emrine borçlu davalı tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, faturaların dayanak olduğu cari hesap ekstresi gönderildikten sonra davalı şirket yetkilileri ile yapılan e-posta yazışmaları uyarınca "13.09.2024 tarihine kadar ödeme yapılacaktır" denilmişse de işbu taahhüdün yine e-posta dökümlerinde sabit olmakla birlikte yerine getirilmediğini, faturalara konu borcun davalıca ödenmesi gerekirken takip tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının icra takip dosyasına sunulan faturalar ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını belirterek; icra takibinin işletilen faiz yönünden ödeme tarihi itibarı ile faizi ile devamına, alacağın faizi ile birlikte davalı/borçludan tahsiline, söz konusu alacağın likit olduğu dikkate alınarak, hükmolunacak borç miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalı/borçludan tahsiline, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilinden olan ticari alacak hakkını ispatlamakla yükümlü olduğunu, davacının dava dilekçesinde, alacak hakkına konu edimleri ifa ettiğine, malları teslim ettiğine ve alacak hakkının doğduğuna dair herhangi bir somut delil göstermediğini, faturalara itiraz edilmediğine ve ödeme yapılacağına dair e-postaya dayandığını, davacının TTK m.21/2 hükmüne atıfta bulunarak, davalının faturalara itiraz etmemesinin kabul anlamına geldiğini iddia ettiğini, davacının, fatura ve irsaliyeleri tek taraflı düzenlemiş olup davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ ettiğine dair herhangi bir iddiada bulunmadığını ve delil göstermediğini, davacının dayandığı e-postanın "..." adresinden geldiğini, söz konusu adresin her ne kadar şirket uzantılı olsa da, e-postanın şirketi temsil ve ilzama yetkili birisi tarafından gönderildiğine yönelik herhangi bir delalet olmadığını, dolayısıyla davacının, davanın esası yönünden de davasını ve iddialarını herhangi bir delille ispatlayamadığını belirterek; davanın zorunlu dava şartlarını barındırmaması ve usule aykırı olması sebebiyle usulden reddine, usule aykırılık bulunmaması halinde davacının tüm taleplerinin esastan reddine, davacı aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 123.303,78-TL asıl alacak 23.629,54-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 146.933,32-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespiti isteminden ibarettir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''...davacının 2024 yılına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiği, envanter defterinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı, davacının 24.12.2024 takip tarihi itibarıyla davalıdan 123.303,78 TL (3.240,58 EUR) alacaklı olduğu, davalı vekili 24.07.2025 günü saat 15:15’te mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemede hazır bulunmadığından ve herhangi bir ticari defter sunmadığından davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, davacının 2024 yılına ilişkin Bs bildirimi ile davalının Ba bildiriminin birbirleriyle uyumlu olduğu, davacının, davalıyı takip tarihine kadar temerrüde düşürdüğüne dair dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacı tarafça faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davacı tarafça defter ve belgelerin hazır edildiği, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA-BS formlarının incelenmesinde kayıtların birbiri ile uyumlu olduğunun ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip asıl alacak tutarının 123.303,78-TL olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 123.303,78-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2-Hükmedilen alacağın %20'i olan 24.660,75-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 8.422,88-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.371,06-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.051,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davacı tarafından yatırılan toplam 2.073,96-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 6.150,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim .. ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/115, K. 2025/897, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-115-e-2025-897-k-1dd53d7094be