İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/608 E. 2025/68 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/608
Karar No
2025/68
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/608 KARAR NO : 2025/68 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP:Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurtiçi ve yurtdışı boyama işlemi yaparak pazarladığını, davalı şirket arasındaki mevcut ticari ilişki gereğince davalı şirketin talebine uymak kaydıyla iplik boyama işlemi yaparak teslimlerini gerçekleştirdiğini, buna ilişkin olarak muhtelif tarihli faturaların düzenlendiğini, iş bu faturaların davalı şirkete bildirildiğini, davalı tarafından fatura içeriklerine itiraz edilmediğini, içeriklerin kesinleştiğini, ancak talep edilmesine rağmen davalı şirket tarafından söz konusu borcun ödenmediğini, davalı şirket tarafından 02.10.2023 tarihli .... numaralı reklamasyon faturasının müvekkili şirkete 10.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, Çorlu .... Noterliği'nin 17.10.2023 tarihli ve .... Yevmiye numaralı ihtarnamesine istinaden söz konusu .... numaralı fatura davalı borçlu şirkete iade edildiğini, Büyükçekmece ... Noterliği'nin 30.10.2023 tarih ve .... Yevmiye numaralı ihtarnamesine istinaden davalı borçlu şirket tarafından gönderilen ihtarnamede .... numaralı faturanın haslığı bozuk iplikler sebebiyle düzenlendiğini, söz konusu durumun ipliklerin ürün haline getirilmeden, yıkanmadan tespit edilemeyecek düzeyde olması sebebiyle gizli ayıp olarak görüldüğü iddiasıyla düzenlenen faturanın kayıtların işlenmesi talepli ihtarname keşide edildiğini, müvekkili davacı şirket adına Çorlu .... Noterliği'nin 13.11.2023 tarihli ve .... Yevmiye numaralı ihtarnamesine istinaden; davalı borçlu şirketin 20.10.2023 tarih ve ... numaralı fatura müvekkili şirkete 30.10.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkil şirketin davalı borçlu şirkete reklamasyona adı altında herhangi bir borcu bulunmadığı ve ayrıca müvekkili şirketten davalı borçlu şirketin herhangi bir hak ve alacağı söz konusu olmadığı gerekçesiyle ihtarname keşide edildiğini,. Söz konusu ihtarnamede de fazlaya ilişkin sair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirkete tebliğ edilen 20.10.2023 tarih ve .... numaralı faturaya itiraz ettiklerini, söz konusu faturaya karşı 30.10.2023 tarih ve .... numaralı faturayı reklamasyon iadesi olarak düzenlendiğinden 20.10.2023 tarih ve ... numaralı faturayı iade edildiğinin bildirildiğini, ayıbın varlığını ispat yükü eseri teslim alan davalı şirkette olması sebebiyle söz konusu ayıbın varlığına ilişkin herhangi bir tespit yapılmaksızın ve faturadaki miktarın 1 KG olarak reklamasyon faturasında belirtildiği de ortada iken söz konusu bedelden kurtulmaya çalışılmasının hakkın açıkça kötüye kullanıldığını, müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine ticari ilişkilerinden doğan faturalarla sabit alacağın tahsili için Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin davalı şirket tarafından tebliğ alındığını, ancak icra dosyasına hiçbir evrak ve belge sunulmadan herhangi bir borcunun bulunmadığından bahisle takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin işbu itirazları haksız ve mesnetsiz olduğunu, açıklanan nedenler ile resen gözetilecek hususlara binaen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davanın kabulü ile, davalının Büyükçekmece Adliyesi .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali ve takibin devamına, davalının haksız ve mesnetsiz itirazından kaynaklı İİK 67 gereğince %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı taraf sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tekstil sektöründe basiretli bir tacir olarak yıllardır faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında milyonlarca liralık ticari çalışmalar gerçekleştiğini, davacı tarafından müvekkili firmaya gönderilen iplikler kumaş haline getirildikten sonra ... San. ve Tic. A.Ş.'ye gönderildiğini, işbu gönderimden sonra davaya konu ipliklerin ayıplı mal olduğu ortaya çıktığını, iplikler ürün haline getirilmeden yıkanmadan tespit edilemeyecek düzeyde olması sebebiyle gizli ayıp olarak görüldüğünü, söz konusu durum davacı yan şirket yetkililerinden ..., ... ve ... isimli şahıslar bilgilendirildiğini, işbu ayıpların ismi geçen şahıslar tarafından kabul edildiğini, fakat daha sonrasında şahıslar fikir değiştirip ayıbı kabullenmediklerini, iplikler üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde ipliklerdeki haslık bozukluğunun tespit edileceği ve müvekkili firmanın davacı yana hiçbir şekilde borçlu olmadığını, açıklanan sebepler dolayısıyla davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) HMK madde 313 hükmü; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." şeklindedir. HMK madde 314 hükmü; " Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. " şeklindedir. HMK madde 315 hükmü; " Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukukisonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre kararverilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhegöre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına kararverir.(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanmahâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; dDavacı ve davalı vekili tarafından 24/01/2025 tarihli UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçe ile taraflar arasında sulh protokolü imzalandığını, sulh protokolü doğrultusunda karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını ve sulh protokolü doğrultusunda sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş olup HMK 313 uyarınca davacının davasının sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği de nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVANIN KONUSUZ KALMASI NEDENİ İLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 1-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca Sulhun ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 615,40-TL'nin 2/3'üne denk gelen 410,26-TL harcın peşin yatırılan 846,18 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 435,92 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin sulh protokolünde talep edilmediği anlaşılmakla kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tarafların sulh etmesi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Sulh protokolü uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.27/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/608, K. 2025/68, T. 27.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-608-e-2025-68-k-a2d83d1e2a1d