İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/418 E. 2024/63 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/418
- Karar No
- 2024/63
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/418 Esas KARAR NO : 2024/63 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 11.01.2021 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi ile müvekkili bünyesinde "Teknik mimari uzmanı" olarak çalıştığını, Beyoğlu .... Noterliği’nin 14.02.2023 tarihli, .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdini 14.02.2023 tarihinde istifa etmek suretiyle, haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın feshettiğini, (EK-1: Beyoğlu ..... Noterliği’nin 14.02.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi), davalıya Beşiktaş .... Noterliği'nin 17.02.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek, yapılan hesaplamalar sonucunda 15.947,19-TL ihbar tazminatı miktarından, davalının yıllık izin ücretleri ve bakiye ücretleri düşüldüğünde kalan 2.747,11-TL’yi müvekkiline ödemesi gerektiğinin bildirildiğini, (EK-2: Beşiktaş .... Noterliği'nin 17.02.2023 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi), Davalının, istifa etmek suretiyle, haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshettiğini bildirdiği ilgili ihtarname müvekkiline tebliğ edildikten sonra müvekkil bünyesinde yapılan incelemeler sonucunda, davalının istifa etmeden önce, çalıştığı süre boyunca kullanmış olduğu iş bilgisayarındaki çizimlerini/ çalışmalarını masaüstüne hiç aktarmadığı ve güncel çalışmalarını sildiğini istifa etmeden önce ve sonra devam etmekte olduğu projeler için herhangi bir iş devir teslimi yapmadığı ve herhangi bit beyanda bulunmadığı gibi, güncel çizimlerine ait çalışmalarını da teslim etmediğini, istifa edip, işyerinde çalıştığı süre boyunca oluşturduğu işlere ilişkin her türlü bilgi ve belgenin takibini müvekkilinin takip etmesini kasten zorlaştıracak ve hatta imkansız kılacak davranışlarda bulunarak ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak, müvekkil şirketin projelerinin ilerlemesine engel olacak şekilde şirketi kasten zarara uğrattığını belirterek 2.747,11-TL tutarındaki ihbar tazminatı ve davalının sadakat borcuna aykırılık teşkil eden davranışları sebebiyle fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik (kısmi dava) 10.000-TL cezai şart bedeli talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağı hükmünden kaynaklı cezai şart tazminatı istemine ilişkindir. Gerek mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, Türk Borçlar Kanunu’nun rekabet yasağına ilişkin hükümlerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan: “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü, bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulmasını gerektirmektedir. İşçinin haklarını adalet mercilerinde çabuk, kolay ve ucuz bir surette almasını temin etmek amacıyla özel İş Mahkemeleri Kanunu çıkarılmıştır. Ayrı bir iş yargılaması ve bu yargılamayı uygulayan özel mahkemelerin kuruluşu, esasen iş hukukunun işçiyi koruma hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesi, “a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.” şeklinde düzenlenmiştir. Şu halde, İş Mahkemeleri Kanunu ile işçi ve işveren arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları çözme görevinin iş mahkemesine verilmiş olması, Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesinde yer alan “aksine hüküm bulunmadıkça” ibaresinin karşılığıdır. Başka bir anlatımla, İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesi, Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde belirtilen ticari davalara bakma görevinin ticaret mahkemelerine ait olduğunu belirten 5.maddedeki 'aksine hükmü' öngören bir düzenlemedir. İşçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, Borçlar Kanunu'ndaki hükümler tek başına işverene talep hakkı vermez. Başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir. İş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğü ortadadır. (Benzer yönde; Yargıtay 9. HD. 2023/2156 Esas, 2023/3838 Karar, 14/03/2023 tarihli ilâmı, Yargıtay 9. HD. 2021/11745 Esas, 2021/16748 Karar, 21.12.2021 tarihli ilâmı, İstanbul Bam 31. HD. 2023/2271 Esas, 2024/283 Karar, 22.02.2024 tarihli ilâmı, İstanbul Bam 30. HD. 2023/2452 Esas, 2024/171 Karar, 11.03.2024 tarihli ilâmı) Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilebileceğinden mahkememizin görevli olmaması nedeniyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Mahkememiz tarafından KARŞI GÖREVSİZLİK KARARI VERİLMİŞ OLDUĞUNDAN, a) Mahkememiz kararının süresinde ve usulüne uygun şekilde istinaf yoluna başvurulması durumunda dosyanın istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, b) Mahkememiz kararının istinaf yoluna gidilmeden kesinleşmesi durumunda HMK 22. madde hükmünde öngörüldüğü şekilde iki mahkeme arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığını gidermek ve yargı yerininin (görevli mahkemenin) belirlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine (37.Hukuk Dairesine) gönderilmesine, 3-Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK.323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 24/09/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim .... ¸E-imza