İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/36 E. 2024/6 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/36
Karar No
2024/6
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/36 Esas KARAR NO : 2024/6 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2024 KARAR TARİHİ : 04/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 1997 Yılında kurulduğunu, Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşundan biri olduğunu, kimya sektöründe poliüretan hammadde üreticisi ve ihracatçı olduğunu, davalı ...'ın , müvekkili şirket bünyesinde 01.06.2021-31.10.2022 tarihleri arasında 1 yıl 4 aydan fazla süre 'Üretim Süreç Sorumlusu' pozisyonunda çalışmış ve iş sözleşmesi davalı tarafından sona erdirildiğini, davalının müvekkili şirket nezdinde edindiği ticari bilgileri kullanma imkan ve ihtimaline haiz olduğunu, davalının işten ayrılmasının akabinde merkezi İstanbul'da kurulu bulunan ve müvekkili şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirketin .... şubesinde çalışmaya başladığını ,taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin ‘Rekabet Yasağı’ başlıklı 14. maddesinde maddesi gereğince rekabet yasağı sözleşmesi imzalanılıp sözleşmesi sonra erdikten sonra çalışmaya başladığı ".... San. ve Tic. A.Ş " de İstanbul ilinde müvekkili şirket ile aynı işkolunda, aynı ürünleri üreten ve satışını yapan bir şirket kurduğunu, bu durumun Rekabet Yasağı'nın açıkça ihlali niteliğinde olduğunu, davalının müvekkil şirket nezdindeki iş sözleşmesinin sona erdiği tarihi takip eden 2 yıllık süre dolmadan İstanbul merkezli ve müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren ve yasak kapsamında sayılan bir şirkette çalışmaya başlaması nedeniyle cezai şart ödeme koşulu gerçekleştiğini, sözleşmede belirlenen olan cezai şart bedelinin işleyecek temerrüd ticari faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini, bu hüküm nedeniyle aylık brüt ücretin 10 (on) katı tutarına cezai şart bedeli davalıdan Kadıköy .... Noterliğinin 13.04.2023 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talep edildiğini ancak davalı tarafından Kayseri ... Noterliğinin 25.04.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile talebin kabul edilmediği belirtildiğini, arabuluculuk safhasında da anlaşma sağlanamadığını sonuç olarak davanın kabulüne, davalı tarafça rekabet yasağının ihlal edilmiş olması nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL cezai şart bedelinin temerrüd tarihinden itibaren işleyecek ticaret temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, işçi ile işveren arasındaki iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağı hükmünden kaynaklı cezai şart tazminatı istemine ilişkindir. Gerek mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, Türk Borçlar Kanunu’nun rekabet yasağına ilişkin hükümlerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan: “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmü, bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulmasını gerektirmektedir. İşçinin haklarını adalet mercilerinde çabuk, kolay ve ucuz bir surette almasını temin etmek amacıyla özel İş Mahkemeleri Kanunu çıkarılmıştır. Ayrı bir iş yargılaması ve bu yargılamayı uygulayan özel mahkemelerin kuruluşu, esasen iş hukukunun işçiyi koruma hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesi, “a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.” şeklinde düzenlenmiştir. Şu halde, İş Mahkemeleri Kanunu ile işçi ve işveren arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları çözme görevinin iş mahkemesine verilmiş olması, Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesinde yer alan “aksine hüküm bulunmadıkça” ibaresinin karşılığıdır. Başka bir anlatımla, İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesi, Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde belirtilen ticari davalara bakma görevinin ticaret mahkemelerine ait olduğunu belirten 5.maddedeki 'aksine hükmü' öngören bir düzenlemedir. İşçi ile işveren arasında sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için rekabet yasağına ilişkin bir anlaşma olmadıkça, Borçlar Kanunu'ndaki hükümler tek başına işverene talep hakkı vermez. Başka bir anlatımla, taraflarca rekabet yasağı konusunda anlaşma yapılmışsa işveren, sözleşmeye aykırı davranıldığını ileri sürerek cezai şart ya da tazminat talebinde bulunabilecektir. Bu nedenle, burada borcun kaynağı kanun değil, iş sözleşmesidir. İş sözleşmesi devam ederken işçinin sadakat borcu gereği zaten rekabet yasağı bulunduğundan bu konuda ayrı bir anlaşmanın varlığına gerek yoktur. Rekabet yasağının ihlali halinde işveren, iş sözleşmesine aykırı davranıştan ötürü sözleşmeyi haklı nedenle feshedebileceği gibi, varsa zararının tazminini de isteyebilecektir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sona ermesini düzenleyen 447.maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak ya da işçi tarafından haklı nedenle feshedilmiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceği düzenlenmiş olup, haklı fesih müessesesinin iş hukuku ilkeleri çerçevesinde ticaret mahkemesince değerlendirilmesinin güçlüğü ortadadır. (Benzer yönde; Yargıtay 9. HD. 2023/2156 Esas, 2023/3838 Karar, 14/03/2023 tarihli ilâmı, Yargıtay 9. HD. 2021/11745 Esas, 2021/16748 Karar, 21.12.2021 tarihli ilâmı, İstanbul Bam 31. HD. 2023/2271 Esas, 2024/283 Karar, 22.02.2024 tarihli ilâmı, İstanbul Bam 30. HD. 2023/2452 Esas, 2024/171 Karar, 11.03.2024 tarihli ilâmı) Uyuşmazlığın kaynağı iş sözleşmesi olduğundan Türk Borçlar Kanununun 444 ve devamı maddelerine dayalı olarak İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kişinin, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali nedeniyle açılan cezai şartın tahsiline ilişkin davalarda iş mahkemeleri görevlidir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında re'sen değerlendirilebileceğinden mahkememizin görevli olmaması nedeniyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklana nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy İş Mahkemeleri'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.04/09/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/36, K. 2024/6, T. 04.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-36-e-2024-6-k-37d15d02ea30