İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/226 E. 2024/218 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/226
- Karar No
- 2024/218
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/226 Esas KARAR NO : 2024/218 DAVA : Ticari Şirket (Yönetim Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 13/09/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yönetim Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle:05.07.2024 tarihli Genel Kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu kararı, Şirket ana sözleşmesinde belirtilen usule aykırı olarak ve TTK’nın 390/4. maddesindeki usulüne uyulmaksızın alındığından keenlemyekûn yani yok hükmünde olduğunu, dava konusu yönetim kurulu kararı için ana sözleşmede belirtildiğini, başkan veya vekili tarafından yapılan bir çağrı bulunmadığını, Müvekkili ... olay tarihinde Şirket Yönetim Kurulu Üyesi olduğu, Toplantı daveti yapmaya hiçbir yetkisi olmayan Şirket Genel Müdürü müvekkili ....’na 05.06.2024 günü bir e-posta göndererek alınacak/önerilen Yönetim Kurulu kararını TTK m. 390/4 hükmüne göre imzalayıp göndermesini istediğini, Yönetim Kurulu Başkanı olan ....’a keşide edilen Beyoğlu .... Noterliği’nin 10.06.2024 tarih ve .... sayılı ihtarnamesi özetle; Esas Sözleşme’nin 10. maddesi uyarınca Genel Müdür’ün yönetim kurulunu toplantıya çağırma yetkisinin bulunmadığı, söz konusu e-postanın şekil ve içerik açısından da TTK m. 390/4 hükmüne ve Şirket Esas Sözleşmesi’ne açıkça aykırı olduğu, TTK m. 390/4 hükmü uyarınca usulüne uygun bir yönetim kurulu kararı alınabilmesi için yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin toplantı yapılması isteminde bulunmaması gerektiği, istenilen karar şekline muhalif olunduğu ve fiziksel toplantı talep edildiği davamızın kabulünü, 05.06.2024 tarihli ve 15 numaralı genel kurula çağrıya ilişkin yönetim kurulu kararının yokluğunun tespitini; bu talebimizi kabul edilmediği taktirde mutlak butlanla malul olduğunun tespitini, Genel kurul çağrısı yapılması için tedbiren idari kayyım atanmasını, 05.07.2024 tarihli genel kurul kararının geçersiz olması nedeniyle halka açık davalı şirketin kanuna aykırı ve pay sahiplerinin aleyhine yönetilmesinin engellenmesi amacıyla tedbiren yönetim kayyımı atanmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Tekstil Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle: davacı tarafın genel kurul çağrısı yapılması için idari kayyım atanmasını, Müvekkili Şirket'e tedbiren yönetim kayyımı ya da denetim kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin haksız, yersiz ve kötü niyetli olması nedeniyle reddini, aynı taraflar arasında aynı dava konusu hakkında mahkemenize açılan işbu ikinci davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddini, Haksız, yersiz ve kötü niyetle açılan davanın tümden reddini, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 24/09/2024 tarih ve ... sayılı cevabi yazısı ile davalı şirketin kuruluşundan itibaren tüm sicil dosyasının onaylı örneğinin ayrıca son merkez adresi,ortak yetkililerini gösterir kaydının gönderildiği anlaşılmıştır. Beyoğlu ....Noterliğinin 10 Haziran 2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname örneğinin dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır. Beyoğlu ....Noterliğinin 5 Haziran 2024 tarih ve ... ve 07 Haziran 2024 tarih ve ... yevmiye nolu yönetim kurulu kararından bir suretinin dosyamız arasına alındığı anlaşılmıştır. TÜM DOYSA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, davalı şirketin 05/06/2024 tarihinde alınan 15 nolu yönetim kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. TTK'nın 390/1. maddesi gereğince esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. TTK'nın 390/4. maddesi gereğince, üyelerden hiçbiri toplantı yapılması isteminde bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu kararları kurul üyelerinden birinin belirli bir konuda yaptığı karar şeklinde yazılmış önerisine en az üye tam sayısının çoğunluğunun yazılı onayı alınmak suretiyle verilebilir. Aynı önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması bu yolla alınacak kararın geçerlilik şartıdır. TTK’nın bu hükmüne göre çağrısız yönetim kurulu toplantısı yapılması mümkün ise de, önerinin tüm yönetim kurulu üyelerine yapılması alınacak kararın geçerlilik şartıdır. Davalı şirkete ait esas sözleşmenin 10. maddesine göre ise yönetim kurulunun toplanma nisabının 6 kişi olarak belirlendiği ve yönetim kurulunu toplantıya davet edebilecek kişilerin yönetim kurulu başkanı ile vekilinin olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Somut olaya bakıldığında, davalı şirket adına dava dışı .... tarafından 05.06.2024 tarihinde mail yoluyla TTK madde 390/4'e göre dolaştırma usulüyle 05.06.2024 tarihli yönetim kurulu 15 nolu kararın imzalanması konusunda davacılara bilgi verildiği, davacının aynı tarihte mail yoluyla TTK madde 390/4'e göre karar alınmasına karşı çıktığına dair cevap verdiği anlaşılmıştır. Davalı şirket kayıtları getirtilmiş ve yapılan inceleme neticesinde dava dışı ....'ın şirketin yönetim kurulunda bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirketin esas sözleşmesinin 10. maddesine göre yönetim kurulunu toplantıya çağıracak kişilerin yönetim kurulu başkanı veya başkan vekili olacağı açıkça düzenlenmiş olup, somut olaya göre TTK madde 390/1'e göre aynı tarihte fiziki toplantı yapılarak karar alınması esas sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinden işlemin sakat olduğu muhakkaktır. Zira bu durumda yetkisiz kişi tarafından toplantıya davet söz konusu olup, bu husus şirket esas sözleşmesinin 10. maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Öte yandan, şirket müdürünün TTK madde 390/4'e göre elden dolaştırma yoluyla yönetim kurulu üyelerini bilgilendirebileceği kabul edilecek olsa dahi, TTK madde 390/4'e göre bu usulün uygulanabilmesi için üyelerden birinin açıkça itiraz etmemesi gerekmektedir. Somut olayda bu şekilde alınan kararın yine geçerlilik şartını yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Zira dava dışı kişinin yolladığı mail üzerine yönetim kurulu üyelerinden ...'nun bu şekilde karar alınmasına açıkça muhalefet ettiği, söz konusu muhalefetin mail yoluyla aynı anda ayrıca yönetim kurulu başkanına da iletildiği dosyaya sunulan taraflarca inkar edilmeyen mail içeriklerinden anlaşılmaktadır. Davaya konu yönetim kurulu karar tarihine bakıldığında 05.06.2024 tarihi olduğu, dava dışı kişinin yönetim kurulu üyelerine mail yolladığı tarihin de yine 05.06.2024 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Davacılardan ....'nun açık muhalefeti üzerine artık yönetim kurulunun, şirket esas sözleşmenin 10. maddesine uygun şekilde başkan veya başkan vekili tarafından toplantıya davet edilmeleri gerektiği ve belirtilen nisaba uygun karar alındığını ispat edilmesi gerekmektedir. Her ne kadar daha sonra yönetim kurulunun TTK madde 390/1'e göre toplandığı ve karar alındığı davalı tarafça savunulmuşsa da bu savunmayı doğrulayacak yeterli veri dosyaya sunulmamıştır. 05.06.2024 tarihinde dava dışı kişi tarafından gönderilen mail aracılığıyla TTK madde 390/4'e göre kararın imzalanması talep edildikten sonra muhalefet edilmesi üzerine, aynı gün fiziki olarak toplanılıp karar alınması hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, kabule göre ise, ....'nun muhalefeti üzerine yönetim kurulu toplantısının 05.06.2024 tarihinde yapılmasının planlandığına ve şirket yönetim kurulu başkanı veya vekili tarafından yönetim kurulu üyelerinin toplantı tarihi ile alakalı bilgilendirildiğine dair somut delil dosyaya sunulmamıştır. Yine dosyaya sunulan yönetim kurulu karar örneğinde farklı kağıtlarda imzaların bulunduğu, davalının ikrarında olan TTK madde 390/4 ibaresinin kendisi dışında başkası tarafından silindiği hususları bir arada değerlendirildiğinde söz konusu toplantının yüz yüze yapılmadığı imza dolaştırılmak suretiyle karar alındığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça toplantıya davetin evvelden beri şirket müdürü tarafından yapıldığı, davacıların bu duruma hiç itiraz etmedikleri daha sonra ise uygulama böyle olmasına rağmen böyle bir iddiada bulunmanın dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddia edilmişse de bu savunmaya itibar edilmemiştir. Şöyle ki, somut olayda TTK madde 390/4'e uygun karar alınmadığı gibi, davalı tarafça toplantının TTK madde 390/1'e göre yüz yüze yapıldığı da ispat edilmemiştir. Zira böyle bir savunmayı dinleyebilmek için öncelikle yetkisiz temsilci aracılığıyla olsa dahi toplantı gününün belirlenip yönetim kurulu üyelerine bildirilip ve toplantının belirlenen tarihte yüz yüze yapılmış olması gerekmektedir. Oysaki somut olayda davalı tarafça toplantının TTK madde 390'a göre yüz yüze yapıldığı dahi ispat edilemediğinden dürüstlük kuralına aykırılık savunması yerinde görülmemiştir. Nihayetinde davacılardan yönetim kurulu üyesinin TTK madde 390/4 maddesine göre açık muhalefeti uyarınca TTK madde 390/1'e göre yüz yüze toplantı yapılarak karar alınması gerektiği, davalı şirketin TTK madde 390'a ve şirket esas sözleşmesi madde 10'a uygun bir şekilde yönetim kurulu üyelerini davet ettiğini ve toplantının yüz yüze yapıldığını ispat edemediği, yönetim kurulu kararının geçerlilik şartlarını sağlamadığı anlaşılmakla dava hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, A-Davalı tarafın bünyesinde 05/06/2024 tarihinde alınan 15 nolu YÖNETİM KURULU KARARININ YOK HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 2- Karar kesinleştiğinde, hükmün İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından bakiye harç tayinine YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 916,00 TL toplam harç ile davacı tarafından karşılan 1.793,92-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra ve talep edilmesi halinde yatırana iadesine, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince talep halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.11/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır