İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/484 E. 2026/226 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/484
- Karar No
- 2026/226
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/484 Esas KARAR NO : 2026/226 Küçükçekmece İcra Dairesi : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 09/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... San. Ve Tic. A.Ş. arasında ticari alım satımdan kaynaklanan ticari ilişki kapsamında, 17.10.2024 tarihi itibariyle müvekkili şirketin 212.886,38 TL cari hesap alacağının doğduğu halen davalı tarafça borcun ödenmemesi nedeni ile, davalı taraf aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile faturalara konu mal/hizmet teslimine dayalı olarak ilamsız icra takibi yaptığını, davalının süresi içerisinde borca itiraz ederek, takibin durduğunu, ifade ederek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava ve icra konusu alacak ile ilgili herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde her ne kadar cari hesap ekstresine dayalı bir alacaktan bahsetmişse de cari hesabın tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağı gibi yazılı şekilde kurulması gereken bir cari hesap sözleşmesine dayanmayan cari hesap ekstresinin borcun varlığını tek başına kanıtladığından bahsedilemeyeceği, davacının iddia olunan borca dayanak alım satım ilişkisini kanıtlar nitelikte sözleşme, ticari satımda zorunlu olan fatura ya da herhangi bir surette borcun dayanağı yazılı belge ya da senede davaya konu icra takibinde dayanmadığını, müvekkiline verilen bir hizmet veya ürün bulunmamakta iken takipte ve davada taraf olarak müvekkilinin gösterilmesi anlaşılmadığını ifade ederek, davanın reddine, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Küçükçekmece İcra Dairesi ’nün .... esas sayılı dosyası, İstanbul Defterdarlığı, Vergi Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle başlatılan Küçükçekmece İcra Dairesi 'nin ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilinin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle ödeme emrine, borca, borcun varlığına, takibe, takip dayanağına, faiz oranına, takip sonrası faize, işlemiş faize, icra giderleri, vekalet ücreti gibi diğer tüm fer’ilere karşı itiraz ettiklerini, her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Küçükçekmece İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 230.996,30 TL, asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 05/01/2025 tarihli raporunda; Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacıya ait ticari defterler; Davacı tarafından sunulan defterlerin e-defter olduğu 13.12.2011 tarih ... sayılı resmi gazetede, elektronik ortamda defter tutulmasına imkân sağlayan elektronik defter genel tebliğinin yayınlanmış olduğu, elektronik defter tutanlar için hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınmasının ise kapanış onayı yerine geçtiğinden yevmiye ve kebir defterinin beratlarını zamanında yapmış olduğundan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu kanaatine varıldığını, davacının yevmiye defterinde yapılan inceleme sonucunda davacının, 2023 yılından 2024 yılına 474.226,00 TL alacağının devir edildiği 2024 yılında davalıya 71 adet fatura ile 589.899,03 TL tutarlı fatura kestiği buna ilişkin davalının 851.238,65 TL ödeme yaptığı, bakiye 212.886,38 TL alacağın davacı kayıtlarında yer aldığının tespit edildiğini, Dava Konusu Faturaların, Davalı Şirkete Tebliğ Edilip Edilmediğine İlişkin İncelemeler: Davacı tarafından dava konusu yapılan faturalar davalıya ticari fatura senaryosu ile gönderildiğini, ayrıca bu sürede itiraz edilmiş olmasının faturanın düzenlenmiş ve alıcısına iletilmiş olduğunu kabul etme gereğini ortadan kaldırmadığını, davacı tarafın, davalıya tanzim etmiş olduğu ve davanın dayanağını teşkil eden fatura “Ticari Fatura Senaryosu” İle düzenlenmiş tebliğ edilmiş geçerli bir e-fatura olduğu, yine davaya konu olan faturalara davalının Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük süre içerisinde itiraz etmediği ve faturaları tebliğ almış olduğunun mütalaa edildiğini, BA-BS Formları; Vergi dairesi tarafından gönderilen belgelerde, tarafların karşılaştırmalı beyannameleri ile BA–BS form içerikleri yer aldığını, bu kapsamda, tarafların BA–BS form beyanlarında, 2024 yılı içerisinde karşılıklı olarak KDV hariç toplam 536.271,24 TL tutarında mal alım/satımı ilişkisi bulunduğunun görüldüğünü, ve bu durumun beyanlara yansıdığını, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü .... Esas Sayılı Dosyası : davacının davalıdan 212.886,38 TL alacaklı olduğu ticari defter katılarında işli olduğunun görüldüğünü, İşlemiş Faiz Hesabı Ve Temerrüt Faizi Talep Edilmesi: Davacının takip talebinde takip öncesi 18.109,92 TL işlemiş faiz talep etmekte olduğunu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının takip öncesi faiz talep edebilmesi için davalıyı temerrüde düşürmesi gerektiğini, dosyada fatura bedelinin ödenmesini içerir bir ihtarnamenin mevcut olmadığını, bu nedenle davacının dava öncesi faiz talebinin yerinde olmadığını, takip tarihi ile temerrüt söz konusu olduğundan, takip tarihi itibarı ile faize hükmedilmesi gerektiğini "T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi Esas ... , Karar ...” davacı taraf davalıdan takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceğini, Davalı Açısından İnceleme: Davalının inceleme günü defter ibraz etmediğini, 2024 yılı davacı nezdinde davalı için tutulan cari hesap dökümüne göre 16.12.2024 tarihi itibariyle davacının ticari defter kayıtlarında, davalıdan 212.886,38 TL alacaklı bulunduğunun görüldüğünü, bu hesapların davacının sunulan 2024 yılı cari hesap dökümünün incelenmesi sonucunda elde edilmiş olduğunu, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından cari hesap özeti anlamında tarafların kayıtlarını karşılaştırma olanağı bulunamadığını, Sonuç: Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında yazılı olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (Açık Hesap İlişkisi) bulunduğunu, davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğunu, davacı tarafından dava konusu yapılan faturaların, davalı tarafa ticari e-fatura senaryosu kapsamında tebliğ edildiği, davalı tarafın Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca öngörülen sekiz (8) günlük yasal süre içinde anılan faturalara itiraz ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, ayrıca sayın mahkemece, celbedilen Vergi Dairesi kayıtlarında her iki tarafın faturaları kayıtlarına 2024 yılında KDV hariç 536.271,24 TL tutarlı mal/hizmet alım/satımının vergi dairesi kayıtlarında yer aldığını, davacının davalıdan Küçükçekmece İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile başlattığı ilamsız takipte, 212.886,38 TL asıl alacak, 18.109,92 TL işlemiş faiz, 230.996,30 TL talep ettiği, yapılan incelemede davacının, davalıdan 18.109,92 TL tutarındaki takip öncesi işlemiş faiz talebinin, BK m.117 gereğince davalı taraf temerrüde düşürülmediğinden talep edilemeyeceği ve davacının, 212.886,38 TL talep edebileceği bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %51,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceğini, bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 212.886,38 TL alacaklı olduğu anlaşıldığı, BA-BS beyannamesi incelendiğinde, taraflar arasında gerçekleştiği beyan edilen faturalara ait kayıtların birbiriyle uyumlu olduğu ve böylelikle faturaların tebliğ alınmış olduğu, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile davanın ispat edilen ana para bedeli olan 212.886,38 TL yönüyle davanın kabulüne, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan cari hesap alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile, davalının 212.886,38 TL asıl alacak bakımından Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 212.886,38 TL asıl alacak bakımından aynı koşullar ile devamına, faize ilişkin talebin reddine, 2-Hükmedilen dava konusu asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 42.577,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 14.542,27 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.789,86 TL harcın mahsubuyla bakiye 11.752,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 2.789,86 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.405,26 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.286,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 7.636,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 18.109,92 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4.239,00 TL'nin davalıdan, bakiye 361,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/03/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır