İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/904 E. 2024/1122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/904
- Karar No
- 2024/1122
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/904 Esas KARAR NO : 2024/1122 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 14/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, tüketici davranışlarının ve gelecekteki tüketim alışkanlıklarının anlaşılması, moda ve akım değişikliklerinin öngörülmesi için kendi çevrimiçi platformu üzerinden veri ve içerik sağlama hizmeti verdiğini, davalının, hizmetler’den faydalanmak için 26.06.2020 tarihli sipariş formunu imzaladığını, sipariş formu uyarınca davalının, 26.06.2020 ile 25.06.2021 tarihleri arasında, 7.500,00 İngiliz Sterlini karşılığında, hizmetler’den faydalandığını, tarafların sipariş formunun uygulanması ve hizmetlerin sağlanmasında müvekkili şirketin internet sitesinde yayımlanan ve sipariş formu içerisinde ilgili dokümana gerekli atıfların da yer aldığı iş koşullarınında geçerli olacağını yazılı olarak kabul ettiklerini, sipariş formu uyarınca taraflar arasındaki ilişkinin ilk başlangıç süresinin 26.06.2020 ile 25.06.2021 tarihleri arasında olduğunu, davalının, taraflar arasındaki ilişkinin sona ermesi ve sözleşmenin feshine ilişkin iş koşullarında düzenlenen şartlara uygun olarak fesih bildiriminde bulunmadığını, bu itibarla taraflar arasındaki sözleşmenin ilk başlangıç süresine eşit bir süre için ve mevcut durumda bir yıl süre için uzadığını, müvekkili şirketin, iş koşullarına uygun olarak uzayan sözleşme için 07.06.2021 tarihli ve ...... numaralı, 7.725,00 İngiliz Sterlini bedelin ödenmesine ilişkin usulüne uygun fatura düzenlediğini ve davalıya ilettiğini, ilgili fatura bedelinin müteaddit hatırlatmalara karşın ödenmediğini, davalının fatura bedelini ödememesine rağmen birden fazla durumda hizmetlerden faydalanmaya devam ettiğini, müvekkili şirketin kayıtlarının, davalı yetkililerinin IP adresleri ve kişiler aracılığıyla Haziran 2021 ile Ekim 2021 tarihleri arasında olmak üzere yirmi dört farklı zaman diliminde hizmetlerin yer aldığı sisteme eriştiğinin görüldüğünü, beyanla davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini ve takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine takip miktarı üzerinden icra tarihinden itibaren devlet bankalarının İngiliz Sterlini ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği faiz miktarına hükmedilmesini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dava, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı tarafından gönderilen takibe konu 7.500,00 İngiliz Sterlini tutarlı fatura bedelinin davalı tarafından tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibarettir. Dava konusu yapılan Bakırköy ...... İcra Dairesi’nin ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından başlatılan icra takibi sebebiyle düzenlenen takip talebi ve ödeme emrinde 7.760,56 GBP alacak talebinde bulunulmakla birlikte, yabancı para ile talep edilen alacakların Türk parası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin 15.02.2023 tarih, ...... Esas, ...... Karar sayılı ilamında; " TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir. Ancak, İİK’nın 58/3. maddesi uyarınca, alacaklı tarafından yapılan icra takibinde alacağın yabancı para olması hâlinde, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve Türk Lirası karşılığı yada harca esas Türk Lirası karşılığı takip talebinde gösterilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 3. HD. 11/11/2021 tarih 2021/761 Esas 2021/11255 Karar, Yargıtay 12. HD. 30/10/2015 tarih 2015/19396 Esas 2015/29887 Karar, Yargıtay 19. HD. 06/10/2011 tarih 2011/1648 Esas 2011/12074 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Bu husus HGK’nun 12/05/1999 tarih 99/12-271 E, 99/301 K. sayılı kararında, "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir. Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve TL karşılığı gösterilmediği gibi yabancı para alacağının harca esas Türk Lirası karşılığı da yazılmamıştır. Anılan yasa hükümlerinin emredici nitelikte olduğu, takip talebinde emredici yasa hükümlerine uyulmadığı, bu itibarla takibin usulüne uygun olmadığı gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Tüm dosya kapsamından; takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği ve harca esas Türk Lirası karşılığının da yazılmadığı, takibe konu asıl alacağın fatura alacağı olduğu ve yabancı para birimi üzerinden istendiği, faiz ve ihtarname masrafları TL üzerinden talep edilmişse de faturaya ilişkin usulüne uygun icra takibi yapılmadığından ve bu şekliyle feri nitelikteki talepler yönünden olumlu olumsuz değerlendirme yapılamayacağından, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken özel dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 5.966,64 TL harçtan mahsubuyla bakiye 5.539,04 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/11/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır