İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/868 E. 2024/1080 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/868
- Karar No
- 2024/1080
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/868 KARAR NO : 2024/1080 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 31/10/2024 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024 Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın HMK.320/1 maddesi uyarınca yapılan inceleme ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .... Ticaret AŞ ... tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen Ana Sözleşmesi ile kurulan ve İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun .... numarasına kaydedildiğini, müvekkillerinin şirkette 24/100 pay sahibi olduklarını, kuruluşundan beri ortaklar arasında yaşanan sorunlar nedeniyle şirket faaliyetlerinin düzenli olarak yürütülemediğini, Genel Kurul toplantıları yapılamadığını, süregiden davalarla ortaklar arasındaki ilişkiler her geçen gün daha da katlanılamaz boyutlara ulaştığını, süreç içinde şirket Ticaret Sicilinden terkin edildiğini, ancak sonrasında devam etmekte olan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es. Sayılı dosyası nedeniyle, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es. Sayılı dosyası ile ihya kararı verildiğini, şirketin ihyası nedeniyle .... ve ... birlikte karar alacak tasfiye kurulu üyeleri olarak görevlendirildiğini, ancak ....'ın tasfiye gerçekleşmeden önce vefat ettiğini, ....ın vefatının ardından yeni bir tasfiye kurulu oluşturulması mahkemeden talep edildiğini, talebin red edildiğini, ortaklar arasındaki sorunların giderilmesi, genel kurulun toplanması, yeni bir yönetim kurulu oluşturulması mümkün olmadığından şirketin feshi ile tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini, ... Ticaret AŞ’nin gerekli organları mevcut olmadığı gibi, genel kurul toplantıları yapılamamakta ve ortaklar arası ilişkiler onarılamaz şekilde bozulduğundan, ortakların şirket amacını gerçekleştirmeleri mümkün olmadığından, sorunlar başkaca hiçbir şekilde çözülemeyeceğinden şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini, şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek TK536/3 uyarınca .... TCK numaralı ....’in (Mali Müşavir) tasfiye kuruluna atanma ile .... Ticaret AŞ’nin (İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu Sicil No: ...) feshi ile tasfiyesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava .... Ticaret AŞ'nin feshi isteminden ibarettir. 6102 sayılı TTK. Madde 636- (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. Bir ortağın muhik sebeplerle şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilmesi için fesih ve tasfiyeyi gerektiren olaylarda kendi kusurunun bulunmaması gerekir. HMK. Madde 115- (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. 6102 sayılı TTK. Madde 530- (1) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir. (2) Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. 6102 sayılı TTK. Madde 531- (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” Görüldüğü üzere, Kanun Koyucu çok açık bir şekilde haklı sebeple fesih davasının halka açık anonim ortaklıklar da dahil olmak üzere tüm anonim ortaklıklarda açılabileceğini kabul etmiştir. Hükümde, halka açık anonim ortaklıklarda azınlık olarak yüzde beş oranının yeterli olacağı ve sermayenin yüzde beşini temsil eden payların sahiplerinin fesih davasını açabileceği ifade edilmiştir. Anonim şirketlerde haklı sebeple fesih kurumu, kişi ortaklıklarının haklı sebeple feshinden ayrılır. Kişi ortaklıklarında haklı sebeple fesih davasının düzenlenme amacı, ortaklığı oluşturan ve devamını sağlayan işbirliği ve güven unsurları ortadan kalktığı veya önemli ölçüde zayıfladığı hallerde, ortaklığı bu şekilde devam ettirmenin ortaklar için çekilmez olması durumunda, ortaklara, ortaklığı sona erdirme imkanı tanımaktır. Kişi ortaklıklarında, ortaklar arasındaki güven ilişkisi ve yoğun işbirliği sebebiyle, haklı sebeple feshi dava hakkı, anonim şirketten farklı olarak, ortaksal bir haktır. Çoğunluk prensibine göre yönetilen ve bir sermaye ortaklığı olan anonim şirkette ise haklı sebeple feshi dava hakkı ortaksal bir hak olarak değil azınlık hakkı olarak düzenlenmiştir(bkz. ŞAHİN, Ayşe; Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Vedat Kitapçılık, 1. Bası, İstanbul 2013, s. 13 vd;) Somut Olayda; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dava .... esas sayılı 07/06/2017 tarih, .... karar sayılı ilamı ile ihya kararı verildiği, tasfiye kurulu üyeleri olarak ..,... ve Mark Orel'in birlikte karar alacak şekilde tasfiye kurulu üyesi olarak görevlendirildiği anlaşılmıştır. Ayrıca iş bu ihya dosyasında Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında taraf teşkilini sağlanması adına karar verildiği görülmüştür. Bu durumda birlikte karar alınacak şekilde, tasfiye kurulunun oluşturulması için Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dava ... esas sayılı dosyasından şirketin tam temsilinin sağlanması için ek karar ve tasfiyenin sağlanması için talep edilmesi gerektiği ve tasfiye kurulu oluşturulduktan sonra, davanın açılması ve şirketin bu şekilde davacılar olarak temsilinin sağlanması gerekmekte olup, bu durumda da her dava açıldığı koşullarla değerlendirme yapılacağından, tasfiye gerçekleşmemesi durumunda davanın açılmasının gerektiği anlaşılmakla, dava, TTK. Madde 531-(1) maddesi uyarınca Anonim Şirketin fesih ve tasfiyesine dair olup, davacı şirketin tam temsili sağlanmaması nedeniyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-d, 114/2 ve 115/1 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından reddine, karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-d, 114/2 ve 115/1 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığından REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere HMK madde 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır