İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/432 E. 2025/354 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/432
- Karar No
- 2025/354
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/432 Esas KARAR NO : 2025/354 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2024 KARAR TARİHİ : 14/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucu davalı ile müvekkili arasında bir borç ilişkisinin mevcut olduğunu, borçlunun borcunu ödemediğini, müvekkilinin alacağına istinaden başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından borca ve ferilerine itiraz edildiğini, işbu borca ve ferilerine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazların iptali ile işbu takibin devamına, ilaveten alacağın likit olmasından mütevellit karşı taraf aleyhine dava ve takip değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Bakırköy ...... İcra Dairesi ’nün ..... esas sayılı dosyası, Bayrampaşa Vergi dairesi, Davutpaşa vergi dairesi, İstanbul Ticaret sicil müdürlüğü yazı cevapları, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasında davacı tarafından başlatılan Bakırköy ..... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy ...... İcra Dairesi’nün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak (11.571,31 USD) 373.560,072 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi 07.01.2025 tarihli raporunda; Davacı şirket tarafından ibraz edilen yasal defterlerin e-defter olduğu ve defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu görüldüğünden; sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... ESAS sayılı doyası ile 04.04.2024 tarihinde 11.571,31-USD asıl alacak için takip başlatıldığı, takibe dayanak olarak gösterilen borcun cari hesap alacağı olduğu belirtilmiştir. Davacı şirket hesaplarında davalının ..... nolu Alıcılar hesabında takip edildiği, 2021 yılında davalı adına toplam 9 adet fatura keşide edildiği, faturalar toplamının 102384,61-TL olduğu, 1.500,70-TL bakiyenin 2020 yılı kapanış bakiyesinden devrettiği, davalı hesabına 18.425,64.-TL/2.593,17.-USD alacak kaydı girildiği, bu kaydın 202,27 USD'sinin virman kaydı olduğu ve açılış bakiyesinin bu kayıtla kapatıldığı, 2.390,90 USD tutarındaki kaydın ise davalı tarafından düzenlenmiş olan iade faturası olduğu anlaşılmaktadır. Takip tarihi olan 04.04.2024 tarihinde davacı yan defterlerinde davalının 85.459,67.-TL/11.571,31.-USD borçlu olduğu görülmekte olup; davacı hesaplarında davalıya ait hesap hareketlerinin bildirildiği, Davalının davacı adına keşide ettiği 1 adet fatura davalı tarafından beyan edilmemiştir. Davacıya ait B formunda, davalı adına keşide edilen toplam 9 adet fatura olduğu, fatura bedellerinin Kdv hariç 94.311.-TL olarak beyan edilmiştir. Davacı tarafından düzenlenmiş olan faturalar, davalı ..... tarafından beyan edilmemiştir. Davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların e-arşiv faturalardır. “Faturalar içeriği ürünlerin teslimine ait Sevk irsaliyesi bulunmadığı belirtilmiştir. Ürünlerin teslimine ilişkin faturalar üzerinde “kargo tarihleri” paylaşılmış olsa da belge ibraz edilmemiştir. Yine faturalar üzerinde ödemelerin “PEŞİN” olduğu ifade edilmiştir. https: ....htmi adresinde davalının e-arşiv fatura mükellefi olup olmadığı sorgulanmış, yapılan araştırmada davalının e-arşiv fatura kullanıcısı olmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan davalı yanca iddialara cevap verilmediği gibi defter ve belge de ibraz edilmemiştir. Bu konuda örnek bir yargı kararında özetle; “HMK 222. maddeye göre ticari davalarda resen dahi defter ve belgeler incelenebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onaylar yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır ( HMK 222/2 ). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtların aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onaylan bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4 ).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıktan ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Somut olayda hukuki ihtilaf davacının davalıya mal satışı ve teslimi yapıp yapmadığı ve buna bağlı olarak da alacaklı olup olmadığı ve miktarı noktasındadır. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın da defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde davacı tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. ...Davalı yanın defter ve belge ibraz etmemesi karşısında eldeki davada davalı yanın kayıtlarının davacı kayıtlarını destekler mahiyette olduğunun kabulü zorunludur. “(İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesi Esas-Karar No: 2017/3912 - 2020/340) denmiştir.. Dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeyen davalıların davacı defter ve belgelerine riayet etmesi takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Davacı yan e-defter mükellefi olup; defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verildiği görülmüştür. Davalı tarafından iddialara cevap verilmemiş, defter ve belge ibraz edilememiştir. Takip tarihi olan 04.04.2024 tarihinde davacı yan defterlerinde davalının 85.459,67.- TL/11.571,31.-USD borçlu olduğu görülmektedir. Davacı tarafından davalıya satışı yapıldığı iddia edilen ürünlerin teslimine ilişkin sevk irsaliyesi sunulmamış olup; faturaların tebliğine ilişkin de belge ibraz edilmemiştir. Davacının düzenlediği faturalar, Bs formunda beyan edilmiş ancak davalı tarafından Ba formunda hiçbir fatura beyan edilmemiştir. Bu durumda davacının alacağının ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştir. Ancak; Davalı tarafından ödeme dekontu vb belge ibraz edilmemiştir. Davalı, taraflar arasındaki ticari ilişki süresince davacı adına 1 adet fatura keşide etmiş, B formunda bu faturayı da beyan etmemiştir. Dolayısıyla davalının defterlerinin usulüne uygun olup olmadığının ve tacir olmanın sorumluluklarını yerine getirip getirmediğinin takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Tüm bu anlatılanlar ışığında davacının iddiasında haklı bulunması halinde takip tarihi olan 04.04.2024 tarihinde davalının 85.459,67.-TL/11.571,31.-USD borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, olduğunu bildirmiştir. Somut olay irdelendiğinde; tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında cari hesaptan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından malın teslimine dair ispata elverişli delil sunulmadığı, davalı tarafça teslime ilişkin itirazda bulunulduğu, açıkça yemin deliline dayanılması nedeniyle mahkememizce yemin delilinin hatırlatıldığı davacı tarafından yemin metni sunulmadığı ve yemin delilini de kullanmamış olduğu anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 4.525,48 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.910,08 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğundan açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2025 Katip .... Hakim .....