İlk Derece Mahkemesi · Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/749 E. 2025/10 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/749
Karar No
2025/10
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile verilen hüküm istinaf incelemesinden geçmiş, Konya BAM . HD'nin 06/09/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Yunak ilçesinde Lisanslı Depo inşaatı yaptığını ve bu kapsamda davalı sigorta şirketine inşaat risk sigortası yaptırdığını, söz konusu inşaatta 17.02.2019 tarihinde bir hırsızlık olayı meydana geldiğini ve 356 metre bakır kablo çalındığını, hırsızlık olayından dolayı meydana gelen zararın tazmin edilmesi için davalı sigorta şirketine müracaat edilmişse de zarar giderilmediğini, 89.897,12 TL tutarında zarar meydana geldiğini, sigorta şirketi tarafından verilen cevapta hasar tutarı toplamının eksik belirlendiğini ve 34.849,75 TL ödeme teklif edildiğini, sigorta şirketi hasar bedeli üzerinden sovtaj tenzili talep ettiğini, ancak çalınan kablolar haricinde kalan kabloların herhangi bir değeri bulunmadığını, zaten inşaat yeni olduğu için yenileme de bahse konu edilemeyeceğini, bu nedenle sigorta şirketi tarafından sovtaj tenzili hesaplanmış olmasının hakkaniyete uygun olmadığını, davacı şirketin uğramış olduğu zararın başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, belirsiz alacak davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava konusu hırsızlık olayının teminat harici olduğunu, bu durumda güvenlik zafiyetinin olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, kablo için 75.600 TL + KDV talep edildiğini, zararın tamamının sigorta kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasıdır. Mahkememizce ... Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü'ne, Yunak C.Başsavcılığı'na, Yunak Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi'ne, Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği'ne yazı yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat ile keşif yapılmış, SMMM ... , Polis Memuru ... , bankacı bilirkişi ... rapor alınmış, 30/11/20222 tarihli raporda sonuç olarak; Güvenlik zaafiyetine neden olduğu için ... A.Ş.'nin %50 oranında, ... Sigorta A.Ş.'nin de sigorta paketi yapmış olduğu işyerinde yeterli derecede güvenlik tedbiri yönünde tespitlerinin olmadığı, var ise de bu durumların poliçe üzerinde belirtilen hırsızlık klozu üzerinde yapılması istenilen işlemlerin kontrolünün sağlanmadığı nedeni ile%50 oranında kusurlu olduğu, olayın poliçe teminat kapsamında olduğu ancak hırsızlık klozunda yer alan risklere karşı yeterli önlem alınmadığı bunun da güvenlik zafiyeti oluşturduğu, sigortalının poliçeden kaynaklı yükümlülükleri yukarıda belirtilen eksikler (geceleri tek bekçinin olması, aydınlatmanın yetersiz kalması gibi) haricinde yerine getirdiği, sigortalı taraf poliçe kapsamındaki yükümlülüklerinin ve bu yükümlülükler neticesinde alınması gereken önlemler noktasında yeterli bilgiye sahip olmadığı görüldüğünü, çünkü inşaat alanının büyüklüğü ve proje maliyetinin yüksek olması nedeniyle daha fazla güvenlik tedbiri alması gerektiği ortadadır. Kendi kusurundan kaynaklı herhangi bir hasar durumunda maliyetin faturasının kendisine çıkacağı değerlendirilmediği, sigortacı taraf yönüyle yükümlülük konusu değerlendirildiğinde sigorta poliçeleri format olarak standarttır. Sigortacı inşaat sahasının ve proje maliyetinin büyüklüğü nedeniyle sigorta ettireni yeterince bilgilendirmediği, sadece sigorta ettirenin beyanına göre poliçeyi tanzim ettiği, özelliklede hasar sonrası hasar tutarının üzerinden yapılacak kesinti, muafiyet gibi kalemlerin düşüldükten sonra kalan bedelin ödeneceği noktasında eksik bilgilendirme yapıldığı, öte yandan eksik sigortaya yönelik proporsiyon hesabı konusunda da eksik bilgilendirme olduğu (her ne kadar tanzim edilmiş ve şartları yazan bir poliçe olsa da bazı noktalar uzmanlık gerektiren konular içermekte ve sigortalılarca oluşan genel kanı tanzim edilen poliçenin hasar sonrası zararın tamamını karşıladığı yönünde olduğu), hırsızlık Klozu yükümlülükleri çerçevesinde sigortalı, hırsızlık risklerine karşı gerekli ve yeterli tedbirleri alması ön koşul olarak sigortalıya yüklenmiş sorumluluk olduğu; ekspertiz raporunda yer alan hasar tazminat hesabı konusunun değerlendirilmesinin mahkemenin takdirine bırakıldığı" belirtilmiştir. Mahkememizce aktüer bilirkişi ... ile Olay Yeri İnceleme Bilirkişi ... rapor alınmış, bilirkişi heyeti 22/05/2023 tarihli raporda sonuç olarak; Güvenlik zafiyetine neden olduğu için ... A.Ş. nin %20 oranında, ... Sigorta A.Ş.'nin de işyerinde yeterli derecede güvenlik tedbiri yönünde tespitlerini yapmadığı, hangi sayıda, hangi nitelikte ve Şartta güvenlik elemanlarının bulundurulması gerektiği poliçede açıkça belirtilmediği ve kontrolünün sağlanmadığı nedeni ile %80 oranında kusurlu olduğu, toplam tazminat tutarının 34.736,77 TL olduğu, taraflara kusur bilirkişisi tarafından verilen kusur dağılımı sonrası ödenecek toplam tazminat tutarının 27.789,42 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Dosyamızda Alınan Her İki Rapor Arasındaki Çelişkinin Giderilmesi Amacıyla, Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile talimat yolu ile Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ... , Emekli Trafik Polisi Memuru ... alınan raporda sonuç olarak; İnşaat sahasının etrafının güvenlik duvarı ile kapatıldığı, Kamera sistemi kurulduğu, bekçi bulundurulduğu, sigortalıya bir kusur izafe edilemeyeceği tespiti ile, "Net Tazminat Tutarı + %18 KDV = 34.849,75 TL + 6.272,95 TL" olarak belirtilmiştir. Aynı bilirkişiler 10/11/2023 tarihli ek raporda sonuç olarak; davacı şirketin ekli sigorta poliçesinde yer alan hırsızlık klozu özel şartında yer alan şartları yerine getirdiği ve konu hadisenin sigorta teminatları kapsamında olduğu görüşüne varıldığını, İnşaat All Risk Sigortaları Genel Şartlarından da anlaşılacağı üzere sigorta bedeli proje bitiminde ulaşılacak nihai proje değerine eşit olması esastır. Bu nedenle, davaya konu inşaatın halen devam ettiği dikkate alındığında tamamlanmamış imalatların sigorta bedeline dahil olması gerektiği belirtilmiştir. Yapılan yargılama sonunda Mahkememizin 20/02/2024 gün ve ... Esas ... Karar sayılı ilam ile davacının davasının kabulüne karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM . HD'nin 06/09/2024 gün ve ... E, ... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin kararı kaldırılmış ve dava ... E. sıramıza kaydedilmiştir. Konya BAM . HD'nin 06/09/2024 gün ve ... E, ... Karar sayılı ilamında özetle;"...Bu halde mahkemece HMK 107/(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda,hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır. hükmü gereği kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. itiraz yerindedir..." şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sırasında davacı vekili 11/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle: Müvekkili yönünden 10.000,00 TL maddi tazminat harca esas değerde açılan davanın, bilirkişi raporları doğrultusunda fazlaya ilişkin hakları, eksik belirlenen haklarına yönelik temyiz hakları saklı kalmak koşuluyla 31.122,7 TL tamamlayarak 41.122,7 TL nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini ıslah ve talep etmiştir. Somut olayda; davacı şirketin Yunak ilçesinde Lisanslı Depo inşaatı yaptığı ve bu kapsamda davalı sigorta şirketine inşaat risk sigortası yaptırdığı, söz konusu inşaatta 17.02.2019 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle 356 metre bakır kablonun çalındığı, meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından tazmin edilmediğinden bahisle mahkememizde alacak davası açıldığı, 30.11.2022 ve 22.05.2023 tarihli alınan iki rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle, mahkememizce talimat yoluyla Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı üçüncü bir rapor alındığı, Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi ... , Emekli Trafik Polisi Memuru ... alınan rapora göre; gerçekleşen hırsızlık olayında davacı sigortalıya bir kusur izafe edilemeyeceği, net Tazminat Tutarının 41.122,70 TL olduğu, yönünde tespitte bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunun çelişkiyi giderir mahiyette, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu sonucuna varılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda davacının sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın 41.122,70 olduğu kanaatine varılmış, BAM kaldırma kararı doğrultusunda eksiklik giderilmiş, davacının davasının kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; 41.122,70 TL’nin dava tarihi olan 19.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 41.122,70 TL olduğunun kabulü ile) alınması gereken 2.809,09 TL nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 702,28 TL harcın mahsubu ile kalan 2.106,81 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 702,28 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 571,90 TL. Keşif harcı gideri, 7.000,00 TL bilirkişi masrafı, 4.137,55 TL posta ve tebligat gideri dahil toplam 11.763,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 41.122,70 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekilleri için 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/12/2024 Katip Hakim

Atıf: Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/749, K. 2025/10, T. 07.01.2025, www.arakarar.com/karar/konya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-749-e-2025-10-k-a869adb84d59