İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/908 E. 2024/975 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/908
- Karar No
- 2024/975
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/908 Esas KARAR NO : 2024/975 İstanbul ... İcra Dairesi : ... Esas DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/09/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasında alım satımdan kaynaklı ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağının bulunduğunu, alacağının tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla anılan nedenlerle itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, dolayısıyla çeşitli bir hesap devresi de bulunmadığını, davacının olmayan bir cari hesap sözleşmesine bağlı olarak borç ve kur farkı istemesi hukuka aykırı olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, itirazın iptali davaları hem alacağın miktarı hem de kaynağı bakımından icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete borcu olduğu kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı şirket çalışanı ... 7.500 USD nakit ödemeyi müvekkili şirketten aldığını, neticeten bu ödeme de davacı şirketin göndermiş olduğu maillerde yer alan hesap ekstresinde yer aldığını, müvekkili şirket çalışanı olan ve ödemeyi bizzat gerçekleştiren ....'ın tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 10.565,19 USD alacağın tahsili için cari hesap alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi 20/02/2023havale tarihli raporunda; davacı ve davalı firmanın ticari defterlerini ibraz ettiğini, defter kayıtlarına göre davacı firmanın davalı firmadan TL cinsinden 173.403,29 TL döviz cinsinden ise 10.565,19 USD alacağının göründüğünü, davanın ise, 10.565,19 USD=286.874,49TL üzerinden açıldığını, davanın açıldığı tarih olan 22.09.2023 tarihindeki 1 USD karşılığı olan 27.1528 TL dikkate alındığını, davalı firmanın defter kayıtlarına göre aldığı mallara karşılık yaptığı ödemelerden dolayı davacı firmaya borcunun görünmediğini, davacı firmanın defter kayıtlarına göre davalı firmadan alacağı bulunmakta olup, davalı firmanın kayıtlarına göre ise davalı firmanın davacı firmaya borcu görünmediğini, bu mutabakatsızlığın nedeni ise davacı firmanın davalı firmaya düzenlemiş olduğu satış faturalarında ve cari hesabında fatura tutarlarının ve tahsilat tutarlarının hem USD hem de TL cinsinden göstermesinden, davalı firmanın ise kayıtlarını ve cari hesabını TL cinsinden takip etmesinden ayrıca 21.10.2021 tarihinde davacı firmaya elden nakit olarak ödediğini iddia ettiği 7500 USD (69.855,00 TL) tutarın davalı firmanın kayıtlarında yer alması, davacı firmanın kayıtlarında ise yer almamasından kaynaklandığını, bu defa davacı firmanın davalı firmaya düzenlemiş olduğu satış faturalarında ve cari hesabında fatura tutarlarının ve tahsilat tutarlarının hem USD hem de TL cinsinden gösterilmesinden dolayı alacak tutarının döviz cinsinden takip edilmesinin Sayın Mahkemece kabul edilmesi halinde, davanın açıldığı tarih olan 22.09.2023 tarihinde davalı firmadan olan alacak tutarının 10.565,19 USD= 286.874,49 TL olduğu (1 USD= 27,1528 TL), icra takibinin yapıldığı tarih olan 08.06.2023 tarihinde davalı firmadan olan alacak tutarının 10.565,19 USD =244.025,25 TL olduğunu (1 USD= 23.0971 TL) alacak tutarının hesaplanmasında dava tarihindeki kurun mu yoksa icra takibi tarihindeki kurun mu dikkate alınacağı hususundaki takdir yetkisinin her konu da olduğu gibi bu konuda da yüce mahkemenin uhdesinde olduğunu, davalı firmanın kayıtlarında 21.10.2021 tarihi itibarıyla davacı firmaya elden nakit ödeme olarak gözüken ancak davacı firmanın kayıtlarında tahsilat olarak gözükmeyen 7500 USD (69.855,00 TL) tutarın fiilen ödenip ödenmediği hususu davanın seyri açısından önem arz etmekte olup bu defa bahsi geçen tutarın davalı firma lehine ödeme olarak kabul edilmesi halinde, davanın açıldığı tarih olan 22.09.2023 tarihinde davacının davalı firmadan olan alacak tutarının (10.565,19-7500,00)= 3065,19 USD X 27,1528 TL = 83.248,49 TL olduğunu (1 USD- 27,1528 TL), icra takibinin yapıldığı tarih olan 08.06.2023 tarihinde davacının davalı firmadan olan alacak tutarının (10.565,19 -7500,00) = 3065,19 USD X 23.0971 TL olduğu = 70.796,99 TL olduğunu, (1 USD- 23.0971 TL) davalı firmanın kayıtlarında 21.10.2021 tarihi itibarıyla davacı firmaya elden nakit ödeme olarak gözüken ancak davacı firmanın kayıtlarında tahsilat olarak gözükmeyen tutarın davalı firma lehine olarak ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceği hususundaki takdir yetkisinin her konuda olduğu gibi bu konuda da yüce mahkemenin uhdesinde olduğunu, davalı firma davacı firma ile aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından davacı firmanın döviz cinsinden alacak takibi yapamayacağını iddia ettiğini, davalı firmanın bu iddiasının sayın mahkemece kabul edilmesi halinde, bu defa; davalı firmanın kayıtlarında 21.10.2021 tarihi itibarıyla davacı firmaya elden nakit ödeme olarak gözüken ancak davacı firmanın kayıtlarında tahsilat olarak gözükmeyen 7500 USD (69.855,00 TL) tutarın davalı firma lehine ödeme olarak dikkate alınması halinde, kur farkı faturası da dikkate alınmayacağından davalı firmanın davacı firmaya borcunun görünmediğini, davalı firma lehine ödeme olarak dikkate alınmaması halinde, davalı firmanın davacı firmaya 7500 USD karşılığı 69.855,00 TL borcunun göründüğü her konuda olduğu gibi bu konudaki takdir yetkisinin de yüce mahkemenin uhdesinde olduğunu, davacı firma tarafından davalı adına düzenlenen ve dava konusu edilen satış faturalarının e-arşiv fatura olduğunu, davacı firma tarafından davalı firma adına 2021 yılında düzenlenen 3 adet belge toplamı KDV hariç 223.768,91TL'nin davacı firma tarafından verilen BS formuyla, davalı firma tarafından verilen BA formuyla bildirimlerinin yapıldığını, 2021 yılında davalı firmanın BA formuyla bildirdiği belge adedi ve toplam tutarı ile davacı firmanın BS formuyla bildirdiği belge adedi ve toplam tutarı arasında mutabakat bulunduğunu, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir. Davalı vekiline 22/05/2024 tarihli celsede davacı şirket yetkilisine karşı ödeme savunması yönünden yemin teklifinde bulunacaksa yemin metnini sunmak üzere ihtarlı 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içinde yemin deliline dayanmadığı görüldü. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında satımdan kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, faturalar TL olarak düzenlenmişse de USD karşılıklarının belirtildiği ve ilişkini yabancı para cinsinden yürütüldüğü, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 10.565,19 USD alacaklı olduğu, davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davacıya borcunun gözükmediği, bunun nedeninin davalı tarafından hesap ilişkisinin TL üzerinden tutulması ve davacı adına ...'a elden yapıldığı savunulan 7500-USD 'lik ödemeden kaynaklandığı, davacı şirkete ait SGK kayıtlarında ...'ın çalışan olarak yer almadığı, davacı vekili tarafından ...'ın davalı yanında çalışmaya başlaması nedeniyle tanık olarak dinlenmesi talebine itiraz edildiği, davalı şirket tarafından cari hesaba mahsuben davacı şirkete banka yolu ile ödemelerin gerçekleştirtiği, davalı tarafından elden ödeme savunmasının ispatlanamadığı, bu savunmaya yönelik teamülden de bahsedilmediği, yine ...'a yemin teklif edilmişse de dava dışı üçüncü kişiye yemin teklif edilemeyeceğinden ve davalı yanında çalıştığı iddia edilen ...'ın SGK kayıtlarında davacı şirkette çalışmasının da bulunmadığı dikkate alındığında tanık olarak dinlenilmesi talebinin reddine karar verilerek davalı vekiline yemin delili hatırlatılmış ve davacı şirket yetkilisine yönelik yemin deliline dayanılmadığından davanın kabulü ile faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile; 10.565,19 USD asıl alacak yönünden davalının İstanbul .... İcra Dairesi .... Esas sayılı takibe vaki itirazının iptali ile asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca USD cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 48.805,05 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Alınması gerekli 19.596,40 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.678,97 TL harcın mahsubuyla bakiye15.917,43 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 3.678,97 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.948,82 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 3.655,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 45.899,92 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/10/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır