İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/478 E. 2024/1102 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/478
Karar No
2024/1102
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/478 Esas KARAR NO : 2024/1102 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/05/2023 KARAR TARİHİ : 11/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı taraf arasında 13/12/2021 tarihli hazır yemek sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalı yana yemek temin hizmeti sağladığını bunun karşılığında da davalı yan tarafından sunulan yemek bedelinin ödendiğini, davalı yana hizmet verildiğini ancak davalı yan ile müvekkil arasındaki sözleşmenin süresinden önce ve sözleşmenin 22. Maddesinde belirtilen şartlara uyulmaksızın feshedildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki sözleşmenin 13. Maddesi uyarınca karşı yanın 1 aylık yemek bedeline tekabül eden cezai şartı ödemesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından karşı yana bu cezai şarta ilişkin 28/01/2022 tarihinde 12.117,60-TL bedelli fatura kesildiğini ve karşı yana bu hususun bildirildiğini, süresi içerisinde faturaya itiraz edilmediğini, davalının 12.117,60-TL fatura bedelini ödememe konusunda direnmesi üzerine taraflarınca Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını ancak davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin de anlaşamama olarak sonuçlandığını beyan ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutmakla davalı borçlunun Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin çalışan personellerinin yemek ihtiyacını karşılamak için davacı taraf ile 1 yıl süreli hazır yemek sözleşmesini 13/12/2021 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin tanzim edilmesinden kısa bir süre sonra davalı firmanın satmış olduğu yemeklerin taahhüt edilen kalite ve lezzet standartlarının altında kalması, müvekkilinin personellerinden sürekli şikayet gelmesi üzerine müvekkili şirketin davacı tarafa hem yazılı hem sözlü şikayetlerin yapıldığını, davalı müvekkili tarafından ilk yazılı şikayetin 24/12/2021 tarihinde yapıldığını, yemeklerde zerdeçal kullanılmamasını aksi personellerin aşırı zerdeçal kokusundan kaynaklı yemekleri yiyemediklerini davacı satıcıya ilettiğini, akabinde 29/12/2021 tarihinde gönderilen bulgur pilavının hem ekşimiş olduğunu hem de zerdeçal kullanılması sebebiyle mail üzerinden yazılı olarak şikayette bulunulduğunu ve görsel paylaşıldığını, 30/12/2021 tarihinde gönderilen ıspanak yemeğinin bozulmuş olması hakkında hem görsel paylaşıldığını hem de yazılı şikayet yapıldığını, şikayetler üzerine davacı firmanın müvekkili şirkete yemek hazırladıkları farklı bir mutfak tesislerinin olduğunu ve bu mutfakta hazırlanan yemeklerin daha kaliteli olduğunu bundan sonra bu mutfakta hazırlanan yemeklerden gönderileceğinin bildirildiğini, davacı tarafından hazırlanan yemek mutfağı her ne kadar değiştirilmiş olsa da aynı şikayetlerin devam ettiğini, bu sırada davacıdan satın alınan yemeklere ilişkin sevk irsaliyeleri talep edildiğini, sevk irsaliyelerinin müvekkili firmaya teslim edilmemesi üzerine müvekkili firma yetkililerinin yemek dağıtan personellerden ........ firmasının sevk irsaliyelerini neden teslim etmediğini sorduklarında ise kendilerinin ........ firması ile bir alakalarının olmadığını, ayrı bir yemek şirketi olduklarını, sevk irsaliyelerini ........ firmasına keserek teslim ettiklerini beyan ettiklerini, ........ firmasının yemekleri davacı firmanın iş yerine teslim etmesi gerektiği şeklinde ........ firması ile ..... Yemek Üretim Tesisleri ...... (Vergi No:.......) firması arasında anlaşma olduğunu işbu sebeple ..... firması olarak sevk irsaliyesi ve faturaların ........ firmasına kesilerek teslim edildiğinin belirtildiğini, ..... firmasının genel koordinatörü ..... ile mail ve .... üzerinden yapılan konuşmada durumun teyit edildiğini, ..... firmasının satmış olduğu yemeklere ilişkin sevk irsaliyelerinin istendiğini ilk önce taraflarına gönderileceği belirtildiğini akabinde ........ firması çalışanı ..... teslim almaları gerektiğinin belirtildiğini, bununla birlikte yapılan yazışmalarda yemek teçhizatlarının bir kısmını teslim aldıklarını kalan malzemelerin ........ firmasına teslim edilmemesi gerektiğini bu malzemelerin kendilerine ait olduğunun belirtildiğini, ayrıca ...... firmasının kendileri ile sözleşme yapması için müvekkiline 20/01/2022 tarihinde fiyat teklif maili gönderdiklerini, davacı tarafın sözleşmede taahhüt ettiği sözleşmenin 6. Maddesinde belirtilen yemek hazırlanmasında kullanılacak malzemelerin marka ve kalite standartlarına sadık kalmaması ve yine sözleşmede tarafların görev tanımları başlıklı maddesinde belirtildiği şekilde satıcının "yemeğin kendi tesislerinde ya da bölge mutfaklarında pişirilmesi ve alıcının mutfağına ulaştırılmasıyla yükümlü olduğunu taahhüt etmiştir." hükümlerine aykırılıktan dolayı sözleşmeyi haklı nedenle 18.01.2022 ve 19.01.2022 tarihinde göndermiş olduğu maillerde sözleşmeyi 21.01.2022 tarihinde sonlandıracağını davacıya ihbar ettiğini, yemek satışına ilişkin davacının bütün alacaklarının ödendiğini ve herhangi bir alacağının müvekkili uhdesinde kalmadığını, fesih ihbarının karşı tarafa ulaşması üzerine davacı tarafın yemek satışına ilişkin 20.01.2022 tarihinde son faturasın keserek müvekkiline gönderdiğini, müvekkili tarafından davacının yemek satışına ilişkin bakiyenin kapatıldığını, bakiyesi kapatıldıktan sonra davacının 28.01.2022 tarihinde 30 günlük fesih ihbar süresine uyulmadığı gerekçesi ile 30 günlük yemek ücreti olarak 660 adet yemek ücreti olarak 12.117,60 TL cezai şart faturası kestiğini, müvekkili tarafından davacının kestiği cezai şart faturasına aynı gün davacı tarafa 28.01.2022 tarih ve ..... nolu iade faturası kesilerek iade edildiğini, iade faturasının açıklamasında "Tarafımıza ..... Yemek Üretim Tesisleri tarafından yemek gönderildiğini tespit ettik. Sözleşmedeki yemeği kendi tesislerinde üretip tarafımıza ulaştırılması maddesine aykırılık sebebi ile sözleşmeyi haklı sebep ile feshettiğimiz için ..... nolu faturanıza itiraz ediyoruz." faturaya neden itiraz edildiği açıkça belirtildiğini, davacı tarafın noter kanalı ile kendilerine kesmiş oldukları iade faturasını kabul etmediklerini, cezai şarta konu 28.01.2022 tarihli ..... numaralı faturalarına 8 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmediğinin kabul edildiğinin iddialarını içeren noter ihtarnamesi gönderildiğini, bu ihtarnamelerine Bakırköy ...... Noterliği 04 Şubat 2022 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamede cevap olarak, sözleşmeyi neden feshettiklerini müvekkiline göndermiş oldukları ihtarname içeriğine ve 28.01.2022 tarihli ..... numaralı faturanın bedeline ve içeriğine noter kanalıyla süresinde olmak üzere ikince kez itiraz edildiğini, fesih tarihi ile sözleşmenin sonlanma tarihi arasındaki günlerin 30 günlük süreden mahsup edilmesi ve 30 günlük sürenin bitim tarihi olan 17.02.2022 tarihine kadar olan hafta içi çalışma günlerine karşılık gelen 19 günlük cezai şartın yansıtılması gerekeceğini, bir adet tabldot fiyatı 17,00 TL + 0,08 Kdv =18,36 TL olup, günlük 14 adet yemek siparişi verilmekte olup 18,36*14*19=4.883,76 TL tekabül ettiğini, davacının hangi hesaba göre 12.117,60 TL cezai şart hesaplaması yapmasını da anlamadıklarını beyan ederek; itirazın iptali davasının reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Bakırköy ..... İcra Dairesi ’nün ..... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ...... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarına ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy ..... İcra Dairesi’nin ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 12.117,60-TL asıl alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler ....., .....'dan oluşan bilirkişi heyetinin 22/01/2024 tarihli raporunda; "Davacı tarafın bağlı bulunduğu Yenibosna Vergi Dairesinden 17/05/2023 tarihinde gelen yazı ekinde 2021-2022 yıllarına ait BA, BS Formlarının incelenmesinde davacı tarafça düzenlenen hiçbir faturanın BA, BS Bildirim formlarında gözükmediği, Davacı tarafça muhasebe kayıtlarından dökülen davalıya ait Cari Hesap ekstre dökümünde dava konusu kesilen 28.01.2022 tarih ve ...... no.lu 12.117,60-TL bedelli faturanın görülmediği ve kayıtlara işlenmediği anlaşılmıştır. Davalı taraf muhasebe defter kayıt dökümlerinden çıkartılan davacı şirkete ait Cari Hesap Ekstresinde davacı tarafça kesilen faturanın 28.01.2022 tarihinde davacının alacağına işlendiği ve aynı tarihte davalı tarafça iade faturası düzenlendiğinden aynı tarihte ters kayıtla borcuna kaydın yapılarak cari hesap bakiyesinin 0,00-TL olduğu görülmektedir. Davalı tarafın Bağlı bulunduğu Yenibosna Vergi Dairesinden 18/05/2023 tarihli yazısı ekinde bulunan BA, BS Bildirim Formlarının incelenmesinde davacı tarafça düzenlenen 4 ve fatura bedelleri olarak 14.790,00TL, BA, (Dönem İçinde mal ve hizmet alınan kişilere ilişkin BA Bildirim Formlarında bildirildiği görülmüştür. Davacı ve davalı Şirketin 2022 yılına ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleriyle ilgili dökümlerin yukarıda gibi olduğu, 2022 yılı yevmiye defter kapanış tasdikinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak ve yine 213 sayılı V.U.K.’nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği 2019- 2020-2021 yıllarına ait açılış/kapanış noter/e-beratlarının usulüne uygun ve yasal süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 13.12.2021 tarihli Hazır Yemek Sözleşmesi davacı tarafın sözleşmede taahhüt ettiği sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen yemek hazırlanmasında kullanılacak malzemelerin marka ve kalite standartlarına sadık kalmaması ve yine sözleşmede; tarafların görev tanımları başlıklı maddesinde belirtildiği şekilde satıcı "yemeğin kendi tesislerinde ya da bölge mutfaklarında pişirilmesi ve alıcının mutfağına ulaştırılmasıyla yükümlü olduğunu taahhüt etmiştir." hükümlerine aykırılıktan dolayı feshedilmiştir. Dolayısıyla sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ve buna bağlı olarak davacı satıcının sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükmü uygulama hakkının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Öncelikle fesih gerekçelerinden ilki bakımından bir değerlendirme yapılmak gerekirse; söz konusu sözleşme hükmünde yemeklerde kullanılacak malzemelerin markalarının belirtildiği görülmektedir. Davalı tarafından, satıcının yemeklerde zerdeçal kullanılmaması gerektiği, personellerinin aşırı zerdeçal kokusundan kaynaklı yemekleri yiyemedikleri hususunun, sonrasında ise gönderilen bulgur pilavının hem ekşimiş olduğu hem de zerdeçal kullanıldığı, en sonunda ise gönderilen ıspanak yemeğinin bozulmuş olduğu hususlarının davacı satıcıya bildirildiği ve konuyla ilgili görsellerin kendileriyle paylaşıldığı anlaşılmaktadır. Bu hususların sözleşmenin 6. Maddesi kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Ancak tabi ki yemeklerin bozuk olması sözleşmeye aykırılık teşkil edecektir. Davalı yetkilisi tarafından davacı yetkilisine gönderilen mesajlarda yemeğin bozuk olduğu ve koktuğunun belirtilmesi karşısında davacı yetkilisinin “tamam.. konuyla ilgileneceğim” denildiği ve akabinde yemeklerin bozuk olmadığıyla ilgili bir bildirimde bulunulmadığı görülmekle birlikte, yemeklerin bozuk olup olmadığının ya da uyarılara rağmen istenmeyen baharatların kullanılmaya devam edip etmediğinin heyetimizce tespit mümkün değildir. Dolayısıyla bu sebeple sözleşmeye aykırılığın söz konusu olup olmadığı hususunda takdir sayın mahkemeye aittir. Davalı tarafın fesih gerekçesi yaptığı ikinci husus olan yemeklerin davacı satıcının kendi tesislerinde üretilmemiş olması bakımından ise; sözleşmeye göre davacı satıcının yükümlülüğü kendi tesislerinde ya da bölge mutfaklarında pişirilen yemeği alıcıya sunmaktır. Burada bir tedarik yükümlülüğü söz konusu olup, satıcı bu sözleşmeyle mutlak şekilde kendi tesislerinde pişirilen yemeği alıcıya teslim etme yükümlülüğü altına girmemiştir. Dolayısıyla davalı tarafın bu gerekçeyle sözleşmeyi feshetmesinin mümkün olmadığı, bu sebebe dayanak feshin haklı oldu kanaatine varılmıştır. Sözleşmenin 13. Maddesi sözleşmenin feshine ilişkin kuralları içermektedir. Bu hükümde tarafların haklı neden olmaksızın sözleşmeyi sona erdirme şartları düzenlenmiştir. Buna göre taraflar 30 gün öncesinden yazılı olarak bildirmek suretiyle sözleşmeyi istedikleri zaman sona erdirebilecekler ve bu sebeple karşı tarafa herhangi bir ceza ödemeyeceklerdir. Hükmün c bendinde yer alan alıcının bu süreye uymaksızın yemek hizmetine son vermesi halinde 1 aylık yemek bedelini cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiğine ilişkin hüküm de bu şekilde değerlendirilmelidir. Bir başka ifadeyle alıcının cezai şart ödeme yükümlülüğü, ortada haklı bir neden yokken, keyfi olarak sözleşmeyi 1 ay öncesinde haber vermeksizin sona erdirmesi halinde söz konusu olacaktır. Alıcının fesih sebebi olarak ileri sürdüğü hususların var olduğu kabul edildiğinde sözleşmeyi sona erdirmesi haklı bir sebebe dayanacağından kendisine karşı cezai şart maddesinin işletilmesi mümkün olmayacak ve yapılan icra takibi haksız olacağından itirazın iptali davasının kabulü gerekecek, aksi halde ise icra takibine itiraz haksız olarak kabul edilecektir. 6100 HMK’nun 282. madde hükmü gereğince hukuki takdir ve nihai kararın Yüce Mahkemenin yetkisinde olmak üzere tensiplerinize sunarız." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Mahkememizin 03/06/2024 tarihli 3 nolu celsesinde; Davacı tanığı ......: Ben davacı şirkette 15 yıldır muhasebe işi yapmaktayım, davalı şirketi de davacı şirketten hizmet alan firma olarak biliyorum, sözleşme gereği davalı tarafın 30 gün öncesinden mail atarak davacı şirketten yemek hizmeti almayacağını, sözleşmeyi sonlandıracağını bildirmesi gerekmekteydi fakat 2 gün önce mail atıldı artık yemek almayacağını söylediler, 30 günlük süreç beklenilmediği için bir fatura kesildi, ödeme yapılmadı, yemekler bozuk değildi, davalı firma ile tahminen 2 ay kadar çalışıldı şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda, ..... şirketi davacı şirketin bünyesi ve denetimi altında olan fason yemek yaptırılan bir firmadır, davalı şirketin fason yemek yaptırıldığından haberi olduğunu düşünüyorum çünkü görüşme esnasında söylenmektedir, söyleyen kişi ...... tır şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda, davalı taraf ile ben yazışma yapmadım, sonu ...... olan hat şirket hattıdır bu hattı 3 kişi kullanmaktadır, bu hattı ben, ..... hanım ve hatırladığım kadarıyla ..... hanım kullanıyordu, ben yazışma yapmadığım için konuya vakıf değilim, cezai şart faturası 30 gün üzerinden kesildi yanılmıyorsam 25 kişilik yemek alınıyordu, bu nedenle fatura dava değeri kesilmişti, önceki aylardaki faturanın ne kadar kesildiğini ben üzerinden zaman geçtiği için hatırlamıyorum faturaları ..... hanımla sırayla keserdik, bu faturayı özlem hanımda kesmiş olabilir, ...... şirketi ile fason sözleşmemiz vardır davacı firma yetkilisi müşteri olan şirketlerle görüşmeye gittiğinde fason yemek yaptırılan firmalar olduğunu belirtiyor şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ......: ben davacı şirkette 20 yıldır muhasebe işi yapmaktayım, davalı şirketi ise yemek satmamız nedeniyle biliyorum, davalı şirkete aylık ne kadar fatura kesildiğini üzerinden zaman geçmesi nedeniyle hatırlamıyorum, yaklaşık 25-30 kişilik davalıya yemek hizmeti veriliyordu, ..... yemek davacı şirketin fason şirketidir aynı zamanda başka şirketlerde vardır, davalıya yemeği ..... yemek vermiştir, ..... yemek ile aramızda her yıl yenilenen bir fasonluk sözleşmesi vardır, müşteri temsilcisi şirketlerle anlaşma yapılırken fasonluk durumunu bildirir davalıya da sözlü olarak ...... tarafından bildirilmiştir toplantıda konuşulduğu için bildirildiğini biliyorum, yemek kaplarının üzerinden ..... yemek yazar aynı zamanda ..... yemeğin işletmecisi ........ hanım tüm firmalara kendini tanıtır ve diyalog halinde olur, davacıya davalı şirket bir gün sonrasından itibaren yemek istemediklerine dair mail attılar, sözleşme süresi beklenmedi, fesih yapılmadı, sözleşmeye göre 30 gün üzerinden cezai şart faturası kesildi, faturanın ne kadar olduğunu hatırlamıyorum ayrıca sözleşme dışında cari hesaptan da davalı tarafça ödenmeyen bir bakiye vardı, sözleşme faturası ayrıca kesildi, bakiye kalan cari hesap alacağı için ayrı bir dava açıldığını zannediyorum, yemekler günlük piştiği için bozuk olma durumu olmaz, gıda mühendisi tarafından numune alınarak labarotuvar denetimi yapılmaktadır, yemekler bozuk değildi davalı taraf yemeklerin bozuk olduğu iddiasında bulunur ise davacı şirketin gidip numune alırdı ve testleri yaptırırdı biz bozuk yemek iddialarını bu şekilde dikkate alıyoruz, daha önce başka şirketler tarafından bozuk yemek iddiasında bulunulduğu davacı şirket tarafından beyanımda geçen şekilde numune alıp tahlil yaptırmak suretiyle prosedür uygulandı şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekilinin beyanı üzerine sorulduğunda, davacı şirket yaklaşık 90 firma ile çalışmaktadır günde 15-20 tane bozuk yemek iddiası olmaktadır, bu nedenle davalı tarafla whatsap yazışmalarında olduğu gibi ilgileneceğiz şeklinde cevap vermek durumundayız, yemekler bozuk olmadığı için beyanımda geçen numune ve test işlemini yaptırmadık çünkü yemeğin bozuk olmadığını bildiğimiz için bu şekilde geçiştirdik, çünkü yemek bozuk ise yemeğin yenmemesi gerekmektedir ve bize tamamının teslimi gerekmektedir fakat karşı taraflar yemeğin bozuk olduğunu söyleyip iade istediğimizde ise yemeği yediklerini söylüyorlar bozuk olmadığını bu şekilde anlıyoruz, davalı şirkete yazılı olarak yemeklerin teslimine ilişkin bir beyanda bulunmadık fakat sözlü olarak söyledik zaten çoğu görüşmemiz sözlü olmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı .....: Ben davalı şirkette 2021 yılında şirket kuruluşundan beri insan kaynaklarında çalışıyorum davacı şirketten ...... bey ile görüşerek anlaşma imzaladık, standartlarımızı konuştuk, 1 hafta kadar yemekler normal geldi, 1 haftadan sonra yemekler bozulmak gördük, örneğin bulgur pilavı gelmişti ve ekşi bozuk kokmaktaydı yemek bozuktu, çalışanlardan yemeği yiyende olduğu yemeyip dökende oldu ben fotoğraflayıp davacı şirkette çalışan ..... hanıma görüntüsünü whatsaptan gönderdim, gelip kontrol etmelerini istedim, numune alarak test yaptırmalarını söyledim, numune alınmadı, ilgileneceklerini söylediler fakat bir işlem yapılmadı, sonrasında da bozuk yemekler gönderilmeye devam edildi, örneğin ıspanak yanıktı, bir kaç arkadaş yemek zorunda olduğu için örneğin depoda çalışanlar yemek zorunda olduğu için yiyenler oluyordu ama çoğunlukla yenmiyordu ve dökülüyordu, çalışanlardan sürekli şikayet geliyordu, midelerinin bozulduğunu, ağızlarında pamukçuk oluştuğunu söyleyenler oldu bende insanların sağlığı ile oynamak istemedim, davalı firmada çalışan 9-10 kişi idi fakat nakliyeciler yada misafirler olabileceği için ben 14 kişilik yemek siparişi vermiştim, hatırladığım kadarıyla 4.000 küsürat olarak davalı şirket fatura ödüyordu, bize başta söylenen kriterlere uygun yemek getirilmediği ve araya ..... isimli bir firma koydukları için davalı şirket sözleşmeyi fes etti, sözleşme kurulurken ..... isimli firmadan haberimiz yoktu, sözleşmeyi davacı taraf hazırlayıp getirmişlerdi ben okudum imzaladım, sözleşme imzalanırken ..... bey yemeklerin kendi mutfaklarından çıkacağını söylemişlerdi, yemekler geldikten sonra yemeklerin üzerinde ..... isimli firma ismini gördük ayrıca bir meyve poşeti gelmişti üzerinde yine ...... firmasının ismi vardı, gelen görevliye ........ şirketi ile anlaştığımızı söyledik görevli ise bize ........ isimli şirketi bilmediğini söyledi, ben mail atarak sözleşmeyi fes ettiğimizi sebepleri ile davacı tarafa bildirdim, bunun üzerine cezai şart faturasını davacı şirkete gönderdiler bu faturaya karşı da sebeplerimizi yazarak iade faturası kestik şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda, davacı şirkete gelip yemeklerden numune almasını ben yazdım gelip numune almadılar bir sonraki gün ...... firmasından gelen görevli kalan yemekleri alıp götürdü, yemek alındığı günden itibaren ....... firmasının etiketini yemeklerin üzerinde ben görmedim, tahminimce 1 hafta kadar sonra etiketi fark ettik mutfak görevlisinin yemeklerin koktuğuna ilişkin şikayeti üzerine mutfağa gittim ve ....... etiketini fark ettim şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekilinin talebi üzerinesorulduğunda, davacı şirket yetkilisi ...... bey ile görüşmede ben vardım, ....... yada fason bir şirketten bize bahsedilmedi, yemeklerin üzerinde ....... etiketini gördüğümüz ve yemek getiren görevliden duyduğumuz için ...... şirketinin sahibi ..... hanımın numarasını alarak ben kendisini aradım kendisi görüşmemizden ...... beyin haberinin olmamasını istedi, fason şirketten davalı şirketin haberi yoktu, ....... şirketinin etiketi çok bariz değildi kapak kısmında küçük bir etiketti hergün çıkarılıp takılan ve çıkarılmayı unutmuş bir etiket izlenimi verdi,şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...... : ben davalı şirkette şirket kurulduğundan beri üretim ve sevkiyat bölümünde çalışmaktayım, davacı şirketi yemek getiren firma olarak biliyorum, ben davalı şirkette yemekleri biliyorum sarımtrak renkte bulgur pilavı geliyordu, bu yemekler gelmiyordu mide bozuklukları ve ağızda yaralar yaşanmaya başlamıştı, 14-15 kadar kişi yemek yiyordu, yemekler sürekli bozuktu yenmediği için çöpe gidiyordu biz yönetime sürekli şikayette bulunuyorduk, davacı şirketle ilk anlaşıldığında bir hafta kadar yemekler güzeldi sonrasında bozuk olmaya başladı zaten kısa süre yani 1-2 ay kadar davacı taraftan yemek alındı, faturalarla alakalı bir bilgim yoktur, ....... firması yada fason firma ile ilgili bir bilgim yoktur şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekilinin talebi üzerine sorulduğunda: yemekler bozuk olduğunda dışarıdan yemek söyleniyordu şeklinde beyanda bulunmuştur. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, tanık beyanları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; Taraflar arasında, yemek tedarik edilmesine ilişkin 13.12.2021 tarihli hazır yemek sözleşmesi imzalandığı, sözleşme ile davacı tarafın, davalı şirkete yemek verileceğinin taahhüt edildiği, sözleşmede yer alan maddeler kapsamında: yemek hazırlanmasında kullanılacak malzemelerin marka ve kalite standartlarına sadık kalınmadığı satıcı yemeğin kendi tesislerinde ya da bölge mutfaklarında pişirilmediği iddialarıyla, davalı tarafça hükümlerine aykırılıktan dolayı sözleşmenin feshedildiği ve dava konusu itilafın davalı tarafça sözleşmenin haklı nedenle feshedilip feshedilmediği ve buna bağlı olarak davacı satıcının sözleşmenin cezai şarta ilişkin hükmü uygulama hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davalı tarafından, satıcının yemeklerde zerdeçal kullanılmaması gerektiği, personellerinin aşırı zerdeçal kokusundan kaynaklı yemekleri yiyemedikleri hususunun, sonrasında ise gönderilen bulgur pilavının hem ekşimiş olduğu hem de zerdeçal kullanıldığı, en sonunda ise gönderilen ıspanak yemeğinin bozulmuş olduğu hususlarının davacı satıcıya bildirildiği ve konuyla ilgili görsellerin kendileriyle paylaşıldığı, davalı yetkilisi tarafından davacı yetkilisine gönderilen mesajlarda yemeğin bozuk olduğu ve koktuğunun belirtilmesi karşısında davacı yetkilisinin “tamam.. konuyla ilgileneceğim” denildiği, mahkeme huzurunda dinlenen davalı tanığı ..... 'ın "1 hafta kadar yemekler normal geldi, 1 haftadan sonra yemekler bozulma gördük, örneğin bulgur pilavı gelmişti ve ekşi bozuk kokmaktaydı yemek bozuktu, çalışanlardan yemeği yiyende olduğu yemeyip dökende oldu ben fotoğraflayıp davacı şirkette çalışan ..... hanıma görüntüsünü ...... gönderdim, gelip kontrol etmelerini istedim, numune alarak test yaptırmalarını söyledim, numune alınmadı, ilgileneceklerini söylediler fakat bir işlem yapılmadı, sonrasında da bozuk yemekler gönderilmeye devam edildi, örneğin ıspanak yanıktı, bir kaç arkadaş yemek zorunda olduğu için örneğin depoda çalışanlar yemek zorunda olduğu için yiyenler oluyordu ama çoğunlukla yenmiyordu ve dökülüyordu, çalışanlardan sürekli şikayet geliyordu, midelerinin bozulduğunu, ağızlarında pamukçuk oluştuğunu söyleyenler oldu bende insanların sağlığı ile oynamak istemedim" şeklinde beyanı, davalı tanığı ......'nın "davalı şirkette yemekleri biliyorum sarımtrak renkte bulgur pilavı geliyordu, bu yemekler gelmiyordu mide bozuklukları ve ağızda yaralar yaşanmaya başlamıştı, 14-15 kadar kişi yemek yiyordu, yemekler sürekli bozuktu yenmediği için çöpe gidiyordu biz yönetime sürekli şikayette bulunuyorduk, davacı şirketle ilk anlaşıldığında bir hafta kadar yemekler güzeldi sonrasında bozuk olmaya başladı zaten kısa süre yani 1-2 ay kadar davacı taraftan yemek alındı" şeklindeki beyanı, dikkate alındığından, davacı tarafça verilen hizmette bir kısım sorunlar yaşandığı yukarıda alıntılanan tanık beyanları ve taraflar arasındaki yazışma kayıtları ile sabit olup, taraflar arasında yukarıda yer verilen yazışmaların ayıp ihbarı niteliğinde olduğu, davacı tanığı ..... 'ın "yemekler günlük piştiği için bozuk olma durumu olmaz, gıda mühendisi tarafından numune alınarak labarotuvar denetimi yapılmaktadır, yemekler bozuk değildi davalı taraf yemeklerin bozuk olduğu iddiasında bulunur ise davacı şirketin gidip numune alırdı ve testleri yaptırırdı biz bozuk yemek iddialarını bu şekilde dikkate alıyoruz, daha önce başka şirketler tarafından bozuk yemek iddiasında bulunulduğu davacı şirket tarafından beyanımda geçen şekilde numune alıp tahlil yaptırmak suretiyle prosedür uygulandı, davacı şirket yaklaşık 90 firma ile çalışmaktadır günde 15-20 tane bozuk yemek iddiası olmaktadır, bu nedenle davalı tarafla ...... yazışmalarında olduğu gibi ilgileneceğiz şeklinde cevap vermek durumundayız, yemekler bozuk olmadığı için beyanımda geçen numune ve test işlemini yaptırmadık çünkü yemeğin bozuk olmadığını bildiğimiz için bu şekilde geçiştirdik, çünkü yemek bozuk ise yemeğin yenmemesi gerekmektedir ve bize tamamının teslimi gerekmektedir fakat karşı taraflar yemeğin bozuk olduğunu söyleyip iade istediğimizde ise yemeği yediklerini söylüyorlar bozuk olmadığını bu şekilde anlıyoruz, davalı şirkete yazılı olarak yemeklerin teslimine ilişkin bir beyanda bulunmadık fakat sözlü olarak söyledik zaten çoğu görüşmemiz sözlü olmaktadır" şeklindeki beyanı dikkate alınarak davalı tarafça hizmetin gereği gibi ifa edilmemesi karşısında feshin haklı nedenlere dayandığı ve sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği kanaatine varılarak, davacı tarafın cezai şart tazminatı talebinin reddi ile davacının talebinde kötü niyetli bulunduğu hususu davalı tarafça ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 179,90-TL harcın mahsubuyla bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 12.117,60-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/11/2024 Katip ...... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/478, K. 2024/1102, T. 11.11.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-478-e-2024-1102-k-321cc5b777be