İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/220 E. 2024/29 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/220
Karar No
2024/29
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/220 Esas KARAR NO : 2024/29 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2017 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2024 Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan davanın ... Karar sayılı 19/07/2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı 07/02/2023 tarihli kararı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı, dosyanın Mahkememizin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmekle davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil ürünlerinin satışı ve ihracatı ile ilgilendiğini, satışa konu ihraç edilen ürünlerin üretiminin bazı aşamalarını harici şirketlere ücret karşılığı yaptırdığını, ihraç edilmek üzere sipariş aldığını "..." model ürünlerin ham maddesini temin ettiğini, dikimi ve ütülenerek paketlenmesi için davalı şirketle anlaştığını, davacı tarafın piyasa değeri 57.072,2 Euro olan, yarı mamul halde, ... parça ürünü 02/02/2016 tarih ve ... nolu sevk irsaliyeleriyle davalı şirkete eksiksiz biçimde teslim ettiğini, davalı tarafça ürünlerin tamamlandığını müvekkiline bildirildiğini, davalı iş yerinde müvekkilinin müşterisi ..." şirketi yetkilisi tarafından 10/03/2016 tarihinde teslim öncesi yapılan incelemede; ürünler üzerinde makine izi, sökük görüntüsü, kesim ve dikiş hatası, defo bulunduğunu, ürünlerin iplik temizliğinin yapılmadığını, hatalı olduğu ve karışık paketlendiğinin tespit edildiğini bu hata ve eksiklikler nedeniyle siparişin müşteriye teslim edilemediğini, müşteri tarafından eksikliklerin giderilmesi için süre tanındığını, davalı tarafın ise hatayı düzeltip ürünleri ayıpsız şekilde teslim edeceğini bildirmiş ise de müvekkilinin üretimin durumunu sorduğunda bilgi verilmediğini, ürünlerin teslim edilmediğini, müvekkili tarafından Büyükçekmece ....Noterliği'nin ... yevmiye ve 01/04/2016 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek ürünlerdeki ayıbın giderilmesi ve ayıpsız şekilde teslimi, aksi halde ürün bedeli olan 57.072,2 Euro ödenmesi talep edildiğini fakat 02/04/2016 tarihinde ihtarname tebliğ edilmiş ise de halen bir cevap verilmediğini, ürünlerin de teslim edilmediğini, müvekkili şirket tarafından yeniden kumaş alındığını başka bir üretici ürünleri imal edilerek ihracat yapılmaya çalışılmışsa da müşteri tarafından ürünlerin kabul edilmediğini, müvekkilinin satışı gerçekleştiremediğini, davalı tarafın kusurlu ve ayıp üretimi ile ilişkisi nedeniyle müvekkilinin siparişi teslim edemediğini, maddi kayıp yaşadığını, müşterisi ile ilişkisinin sona erdiğini, ticari itibarının sarsıldığını ve ürünleri halen teslim alamadığını beyanla şimdilik 10.000 EURO'nun, 02/04/2016 ihbar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin 02/04/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, ihtarnamede dikimi için anlaşıldığı belirtilen ürünler dışında dava dilekçesinde ayrıca 6114 adet ... tişörtlerinde olduğunu beyan ettiğini yine ihtarnamede dikimin gecikmesi nedeniyle ürünlerin yeniden başka yerde dikimi yapılarak ihracının yapıldığını ancak burada gecikme nedeniyle bir zarar oluştuğu ifade edilmiş ise de davacının talep edebileceği sadece teslim edilen kumaş bedelleri olduğunu, müvekkili tarafından muhatap firmadan seri ... sıra numaralı, 04/02/2016 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim alınan 6114 adet ... tişörtler müvekkili tarafından imalatının yapılıp muhataba teslim edildiğini, muhatap tarafından teslim alınan tişörtlerin ihraç edildiğini ancak muhatap tarafından ihracı gerçekleştirilen tişörtler ile ham kumaş olarak teslim alınan pantolon ve şortların imalat bedelinin müvekkilince muhataba fatura edilmesine rağmen fatura bedelinin muhatap tarafından müvekkiline ödenmemesi üzerine Bakırköy ....Noterliği'nin 05/04/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin düzenlenerek davacının bilinen tüm adreslerine dava dilekçesinde belirttiği adresler ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde yazılı adresine tebliğe çıkarıldığını ancak davacı tarafça ihtarnamenin tebliğ alınmadığını, davacının tüm adreslerine müvekkili ve çalışanları tarafından gidilerek davacının dikimi yapılan ve yapılacak olan mallarının dikim ücretinin ödenmesinin istendiğini ancak davacı şirket yetkilisi ... ve eşinin tüm görüşmelerden kaçındığını yine aynı ihtarnamede müvekkili ile muhatap firma arasında varılan anlaşma gereği muhatap tarafından müvekkili tarafından imalatı yapılıp teslim edilen ve teslim edilecek ürünlerin imalat bedelleri müvekkilinin ... Bankası A.Ş. ... Şubesi hesabına ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi halinde tüm ürünlerin imalatı yapılarak 5 gün içinde pantolon ve şortların teslim edileceğini, aksi takdirde sadece ham kumaş bedeli dışında sorumluluk kabul etmeyeceklerini, davacı tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında zayi edilmiş malın tazmin alacağı talepli ilamsız icra takibi yapıldığını ve taraflarınca icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Dava, davacının davalıya sipariş etmiş olduğu ürünlerle ilgili ayıplı üretim, ayıbın giderilmemesi ve ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zarar talebinin subut ve miktarı istemine ilişkindir. Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 59.129,31 TL zayi edilmiş malın tazmini alacağı ile asıl alacak ve 5.339,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.469,18 TL alacaktan asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı 07/02/2023 tarihli kararı ile "....mahkemece, öncelikle davacı vekiline dava dilekçesindeki zarar talebinin hangi hususlara ilişkin olduğunun HMK'nın 31. Maddesi kapsamında açıklattırılması, sonrasında keşif icrası suretiyle davalı yüklenicinin halen kendisinde mevcut olduğunu belirttiği davaya konu ham kumaşlar (ve eğer mevcut ise dikili ürünler) üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan ham kumaşların dikilerek ürüne dönüştürülüp dönüştürülmediği, dönüştürülmüş iseler ayıplı olup olmadıkları ve ayıplı iseler bu ayıpların derecesi hususlarının açıklığa kavuşturulması, yapılacak bu tespit soncuna göre de tüm taraf delilleri dikkate alınmak suretiyle davacının açıklayacağı tazminat kalemlerinin yerinde olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi ve sonucuna göre davanın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtildiği üzere hatalı nitelendirme ve değerlendirmeler ile eksik tahkikat neticesinde yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu..." belirtmiştir. İstinaf ilamı doğrultusunda 03/05/2023 tarihli duruşmada davacı vekiline dava dilekçesindeki zarar talebinin hangi hususlara ilişkin olduğunu HMK 31. Maddesi uyarınca açıklaması, davalı vekiline ise davaya konu ham kumaşlar ve eğer mevcut ise dikili ürünlerin nerede olduğuna ilişkin beyanda bulunmak üzere 2 haftalık ihtarlı kesin süre verilmiştir. Davalı vekili 16/05/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin mide kanseri olduğundan atölyesinin kapatıldığını, davacıya ait ham kumaşlar davacıya ihtar edilmiş olmasına rağmen teslim alınmadığı için ve saklamak için depo olmadığından çuvalların patladığını ve zayi olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili 17/05/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin zarar kalemlerinin davalıya teslim edilen yarı mamul haldeki ürünlerin ham kumaş, etiket, paket ve lastik bedelleri ile boyama, yağlama ile işçilik ücretleri, bu ürünlerin davalı tarafından ayıplı işçilik sebebi ile teslim edilmemesi karşısında müvekkilin tekrardan en baştan satın alma yaparak yarı mamul hale getirttiği ürünlerin ham kumaş, etiket, paket ve lastik bedelleri ile boyama, yağmalama ile işçilik ücretleri, davalının ayıplı hale getirerek süresinde davacı müvekkiline teslim etmemesi sebebi ile davacı müvekkilin ihraçtı firmaya ürünleri zamanında teslim edilmemesi sebebi ile yoksun kaldığı kar bedelinden oluştuğunu bildirmiştir. Mahkememizin 04/10/2023 tarihli duruşmasında davacı vekiline 17/05/2023 tarihli talepleri doğrultusunda dava değerini her bir kalem için ayrı ayrı belirtmesi için sonrasında dosyanın bilirkişiye tevdii ile bilirkişi delil avansını yatırmak üzere 2 haftalık ihtarlı kesin süre verilmiştir. 04/10/2023 tarihi bilirkişi ara kararında; "dosyanın tekstil mühendisi ve muhasebeci bilirkişiye tevdi ile; iddia ve savunmalar, daha önce alınmış bilirkişi raporu ve istinaf kaldırma kararı irdelenerek davalı tarafından ürünlerin zayi oldukları bildirildiğinden dosya kapsamı ve piyasa rayici üzerinden davacı vekilinin 17/05/2023 tarihli açıklama dilekçesindeki kalemler doğrultusunda hesaplama yapılmasının istenmesine, gerekli görülmesi halinde bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesine" karar verilmiştir. Davacı vekili 18/10/2023 tarihli dilekçesi ile davacı tarafından davalıya teslim edilen yarı mamul haldeki ürünlerin ham kumaş, etiket, paket ve lastik bedelleri, boyama, yağlama ile işçilik ücretlerine ilişkin 7.000 Euro, davalı tarafından ürünlerin davacı şirkete teslim edilmemesi nedeniyle; davacı şirketin tüm ürünleri en baştan üretmesi sonucunda harcadığı ham kumaş, etiket, paket ve lastik bedelleri, boyama, yağlama ile işçilik ücretlerine ilişkin 2.000 Euro, davacı şirketin yoksun kaldığı kazanca ilişkin 1.000 Euro olmak üzere şimdilik toplam 10.000 Euro olduğunu bildirmiştir. Davacı vekili 10/01/2024 tarihli celsede "biz BAM kaldırma kararı doğrultusunda davalının iş yerinde ürünler üzerinde inceleme yapılamayacağı için buna ilişkin davalı vekili beyanları da dikkate alınarak ücreti yatırmadık, davalı iş yerinin kapandığını ve ürünlerin zayi olduğunu bildirmiştir, dosya da daha önce alınan rapor vardır, usul ekonomisi ilkesi gereğince alınmış olan rapor ve taraf vekillerinin beyanları dikkate alınarak davamızın kabulüne karar verilsin, Mahkemeniz bilirkişi ara kararından rücu etsin" şeklinde beyanında bulunmuştur. HMK'nın 266. maddesi uyarınca “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz....” şeklinde düzenlenmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; davacı iddialarının değerlendirilmesi ve zarar miktarının hesaplanabilmesi için teknik incelemenin yapılmasının zorunlu olduğu, mahkememizce dosya kapsamına uygun olarak bilirkişi ara kararı oluşturulduğu ve davacı vekiline delil avansını yatırması için ihtarlı kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından delil avansının yatırılmadığı ve dosyanın bilirkişilere teslim edilemediği anlaşılmakla dosyada mevcut olan delillerle davacı iddiaları ve zarar miktarı değerlendirilemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacı tarafça yatırılan 669,99 TL harçtan mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 242,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/01/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/220, K. 2024/29, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-220-e-2024-29-k-108fc72da0a1