İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/141 E. 2023/1286 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/141
Karar No
2023/1286
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/141 Esas KARAR NO : 2023/1286 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2023 KARAR TARİHİ : 06/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkil şirketinin, 1997 yılından beri kimya ürünleri, makina, endüstriyel boyama, teknik danışmanlık vb. pek çok alanda hizmet verdiğini, davalı borçlu ...'nin, ..... isimli kimyasal ürünler satan şahıs firmasının sahibi olduğunu aynı zamanda müvekkilinin müşterisi ve alt kiracısı olduğunu, müvekkil şirketinin, çalışmasını Küçükçekmece -.... Mah. .... B Blok numara No:18- 19-20 adresinde gerçekleştirdiğini, davalı borçlunın ise 2016-2022 yılları arasında müvekkili ile aynı adreste No:20'de ve müvekkilinin kiracısı olarak çalışmasını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin, davalının ihtiyaç duyduğu sektörel ürünlerin üretimini yaptığını, taraflar arasında aynı binada lojistik maliyet olmaksızın çalışıldığını, bu nedenlerle uzun zamandır açık hesaba dayalı ticari ilişkisi olduğunu, davalının, müvekkilinden mütemadiyen mal satın aldığını ancak tarafların 2022 yılı içerisinde davalının taşınmazı tahliye etmesiyle sonuçlanan kira uyuşmazlığı yaşamalarının ardından müvekkiline kalan borcunu ödemediğini, taraflar arasında yıllardır verilen siparişleri ve bedellerini gösterir taraflarca imzalanan defter tutulduğunu, söz konusu defterde, yapılan satışların ardından davalının müvekkiline yapması gereken bakiye ödeme tutarlarının belirlendiğini, mutabık kalınan borç bakiyelerinin altı taraflarca imzalandığını, davalı tarafından satın alınan ürünlerin teslimi, siparişle beraber hemen gerçekleştiğini, ürünlerin hazırlama ve lojistik aşamalarının söz konusu olmadığını, bu nedenle taraflarca imzalanan defterin aynı zamanda teslimi de gösterdiğini, taraflar arasında tutulan defterde davalı adına imzaları ekseriyetle davalının çalışanı ..... ve bazen davalının eşi ......'nin attığını, ..... ve ......'nin 02.02.2022 tarihinde "..... San. Tic. Ltd. Şti." unvanıyla şirket kurduklarını, şirketin ortak ve yetkilileri olduklarını, şirketin halihazırda davalı ... ile aynı adreste faaliyet gösterdiğini, bahse konu defterde sonuç olarak davalı borçlunun 11.04.2022 tarihli mutabık kalınan borç tutarı ile yine taraflarca mutabık kalınan 13.04.2022 tarihli satış bedelinin toplamı için müvekkilince 215.000,00 TL tutarında (KDV Dahil 253.700,00 TL) fatura düzenlendiğini, söz konusu faturanın, altında davalıya, malın işyerinde teslim edildiğini, bu sebeple ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmediği de ihtar edilerek davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafça faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, beyanla davalı tarafın dava değeri bedelinde taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili ile uzun yıllardan beri devam eden mal alım satımına dayalı ticari ilişkiden söz ettiğini ancak müvekkilinin ticari hayatının 2016 yılında başladığını ve o tarih itibari ile esasen davacı ile aralarındaki ilişkinin kiracı-kiraya veren ilişkisi olduğunu, davacı taraf ile müvekkili arasında var olan ticari ilişkide müvekkilin davacıya borçlu olmadığını, tam tersine 26.045,84 TL alacaklı olduğunu, müvekkili ile davacı taraf arasındaki kiracı-kiraya veren ilişkisinin davacı şirket yetkilisi ......'un müvekkilinin eşi ve çalışanına iş yerinde küfür ve hakaret etmesi ve tahliyeye zorlaması nedeniyle çekilmez hale geldiğini ve 2022 yılının nisan ayı sonunda müvekkilinin iş yerini tahliye etmek zorunda kaldığını, davacı tarafın yaşanan bu sıkıntıdan sonra taraflar arasında herhangi bir alım-satım olmadığı halde davaya konu faturayı kestiğini ve 14.06.2022 tarihinde müvekkilinin eşi ......'ye .... uygulaması üzerinden gönderdiği mesajla fatura düzenlediğini ve paranın ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin "..... com elektronik posta adresinden davacı şirketin "....com elektronik posta adresine 16.06.2022 tarihinde gönderdiği e-posta ile firmasının elektronik fatura kullanıcısı olmadığını, bu nedenle faturanın tebliğinin gerektiğini, davacı tarafın herhangi bir mal ve hizmet satımı söz konusu olmadan kestiğini belirttiği faturayı kabul etmediklerini ve kendilerine de faturanın gönderilmediğini belirttiğini, davacı tarafın esasen kiracı-kiraya veren ilişkisinden kaynaklı zarara uğradığı zehabıyla böyle bir yola başvurduğunu, beyanla davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 253.700,00 TL asıl ile 17.296,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 270.996,78 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi 25/09/2023 havale tarihli raporunda; tarafların ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturalardan takibe konu edilen 12.5.2022 tarih .... nolu 253.700,00 TL tutarlı fatura dışındaki tüm faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun görüldüğünü, bununla beraber, tarafların ticari defterlerindeki farklılığın sadece 253.700,00 TL tutarlı faturadan kaynaklanmadığını, 2021 yılı açılış bakiyeleri, davalı defterinde yapılan bir kısım mahsup kayıtlarının da bulunduğunu, mahsup kayıtlarına dayanak ödeme belgesi ve benzeri belge davalı tarafından ibraz edilemediğini, halihazırda, davacı defterinde 253.700,00 TL dışında da alacak bulunmakla beraber, takibin sadece 253.700,00 TL tutarlı fatura yönünden yapıldığını, takibe konu faturanın, vergi dairesinden gelen cevaba göre davalı Ba formunda yer aldığını, bununla beraber davalı defter kayıtlarına intikal ettirilmediğini, fatura konu alacağın talep edilmesi hususuna dayalı olarak davalı tarafça davacıya e posta gönderildiğini, takibe konu edilen e-arşiv faturanın irsaliyeli fatura olmadığını, söz konusu faturanın muhteviyatının 3.0009,0973 kg Ps kalıp ayırıcı olduğunu ve bu mamülün teslimine ilişkin irsaliyenin de düzenlenmediğini, davacı vekilinin beyan ettiği defterin sipariş fişi koçanları olduğunu, söz konusu sipariş fişinin kayıtlarının hukuki niteliğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, rapor ekinde pdf formatında ibraz edildiğini, bahse konu sipariş fişlerinin bir kısmı üzerinde davalının eşi olduğunu davacı vekilince beyan edilen ...... ve yine davalının çalışanı olduğu beyan edilen .....'ın, ayrıca .....'ın isim ve imzasının yer aldığınu, bazılarında ise sadece imza yer aldığını, bazılarında ise ne isim ne de imza yer aldığını, davacı vekilince sunulan ticaret odası kayıtlarına göre, söz konusu sipariş fişleri üzerinde imzaları bulunan ...... ve .....'ın şirket ortak ve yetkilileri olduğunun anlaşıldığını, ......'ın ise şirket çalışanı olduğunun inceleme esnasında belirtildiğini, sipariş fişlerinde alınan malların, bedellerinin, hatta bazılarında kalan borçla ilgili ifadelerin yazıldığını, bazı fişlerin altlarının ......, ....., ..... tarafından isim yazılarak imzalandığını, bazılarında ise sadece imza atıldığını, bazı fişlerde ise imzanın bulunmadığı dikkate alınarak, özellikle imza yer alıp isim belirtilmeyen sipariş fişlerindeki imzaların, yukarıda adı geçen ......, ....., .....'a ait imza veya paraf olup olmadığı noktasının, eldeki davada mal teslimi noktasında önem arz ettiğinden, tetkik edilmesinde yarar görüldüğünü, ancak, hesap bilirkişi olarak, söz konusu imzaların benzer veya aynı imza olup olmadığı hususunda inceleme yapılması ve görüş belirtilmesi imkan dahilinde olmadığını, bu konuda ilgili alanda uzman bilirkişiden görüş alınmasının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunu, takibe konu faturanın ödenmediğinin, tarafların sunduğu defter kayıt ve belgelerinden anlaşıldığından, faturaya muhteviyatı 3.009,0973 kg Ps kalıp ayırıcının teslimine ilişkin araştırma yapılmasına gerek duyulmaması halinde talep edilebilecek asıl alacak tutarının 253.700,00 TL'den ibaret olacağını, taraflar arasında vade tarihi ve vade farkı hususunda yapılmış yazılı bir anlaşma ve takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğünü gösteren yazılı belge (ihtarname ve benzeri) ibraz edilmediğini, temerrüt ve temerrüt tarihinin tespit edilemediğini, dolayısıyla temerrüt faizi hesaplanamadığını bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında kira ilişkisi dışında satıma dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafın 12.5.2022 tarihli 3.009,0973 kg Ps kalıp ayırıcıya ilişkin 253.700,00 TL tutarlı faturayı icra takibine konu ettiği, itirazın iptali davasının takip konusuna sıkı sıkıya bağlı olduğu, davacı tarafından mal teslimine ilişkin imzalı sipariş kayıtlarının tutulduğu iddia edilmişse de sunulan evraklar incelendiğinde tarih, malzeme, miktar bakımından faturaya konu malın teslimine ilişkin herhangi bir kaydın olmadığının görüldüğü, davalı tarafından da takibe konu faturanın kabul edilmeyerek itiraz edildiği ve kayıtlara alınmadığı, ispat yükü üzerinde olan davacıya yemin delili hatırlatılmasına rağmen bu delile de dayanılmadığı anlaşılmakla davanın reddi ile davacının icra takibinde kötü niyeti bulunmadığından tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 269,85 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.272,97 TL harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 3.003,12 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, AAÜT gereğince hesap edilen 42.649,52 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/141, K. 2023/1286, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-141-e-2023-1286-k-9d736131dd03