İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1196 E. 2024/995 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1196
Karar No
2024/995
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1196 Esas KARAR NO : 2024/995 (Kapatılan)Büyükçekmece .... İcra Dairesi : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/12/2023 KARAR TARİHİ : 14/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı/borçlu taraf arasında ticari ilişki olduğunu ve bu ticari ilişkiye istinaden faturalar tanzim edildiğini, müvekkili şirketin işbu faturalara ilişkin alacağını tahsil edemediği için davalı borçlu taraf aleyhine Büyükçekmece ... İcra Dairesine ... Esas sayılı icra dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı tarafın borca itiraz ettiğini beyan ederek; davanın kabulünü, Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına haklı nedenlerle itiraz ettiklerini, icra takibi ve takip konusu borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin temerrüde düşürülmesi için öncelikle ihtar işleminin yapılması gerektiğini ancak yapılmadığını, davacı tarafça yapıldığı iddia edilen iş/ürün/hizmetlere ilişkin olarak herhangi bir sevk irsaliyesinin sunulmadığını, müvekkili firma tarafından da iddia edilen iş/ürün/hizmetlere ilişkin herhangi bir teslim alındığını gösterir ıslak imzalı belgenin bulunmadığını beyan ederek; öncelikle davacı tarafça iddia edilen fatura alacaklarına ilişkin teslim ve temerrüt şartlarının gerçekleşmemiş olması sebebiyle davanın usul ve esastan reddini, takip konusu iddia edilen alacağın likit alacak olmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebiyle kötü niyet tazminatının reddini, tüm yargılama masraf ve vekalet ücretlerinin karşı ... yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : (Kapatılan)Büyükçekmece .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin subut ve miktarına ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. (Kapatılan)Büyükçekmece ..... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 8.999,99-TL fatura, 35.999.95-TL fatura, 4.049,99-TL fatura, 44.774,93-TL fatura, 53.999,91-TL fatura, 62.999,89-TL fatura, 71.099,88-TL fatura, 608,42-TL işlemiş faiz, 2.398,93-TL işlemiş faiz, 258,15-TL işlemiş faiz,2.839,53-TL işlemiş faiz,3.146,42-TL işlemiş faiz, 3.407,42-TL işlemiş faiz, 3.547,19-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 298.130,85-TL'nin tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi ... 17/07/2024 tarihli raporunda; "Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu; Davacı tarafından ibraz edilen yasal defterlere ait defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığına verildiği ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Davacı ... defterlerinde davalının takip tarihi olan 06.11.2023 tarihinde davalının 281.924,54 (B) bakiyesine sahip olduğu görülmektedir. Davalı, defter ve belge ibraz etmemiş ,inceleme günü katılım sağlamamıştır. Davacı tarafından keşide edilen faturaların “temel fatura” statüsündeki e-faturalar olduğu, faturanın aynı zamanda irsaliyeli olarak düzenlendiği görülmektedir ve davalı ... söz konusu faturalara itiraz edilmediği gibi B formunda kayıtlarında beyan ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının, 281.924,54.-TL davalıdan alacaklı durumda olduğu mütalaa edilmektedir. Diğer ... davacı, TTK 1530’a göre faiz talebinde bulunmuşsa da BK 117’ye göre faiz talep edebileceği ancak davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya içince belge paylaşılmadığı ve fakat faturalar üzerinde vade tarihleri yer aldığı ve davalının vade tarihinden haberdar olduğunun düşünülebileceği ve ödemediği fatura bedelleri için takip tarihine kadar geçen süreler için 281.924,54.-TL asıl alacağa 24.376,78.-TL faiz talep edebileceği, Yönünde oluşan görüş ve kanaatimi içerir iş bu raporumu hukuki değerlendirme ve takdir Yüksek Mahkeme’nize ait olmak üzere, saygılarımla arz ederim." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı) İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin bulunduğu, yapılan yargılamada davalı ... ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle incelenemediği, davacı ... ticari defterlerine göre takip tarihi olan 06/11/2023 tarihinde davalının 281.924,54 (B) bakiyesine sahip olduğu, takibe dayanak faturaların irsaliyeli olarak düzenlenen e-faturalar olduğu ve davalı ... söz konusu faturalara itiraz edilmediği gibi B formu kayıtlarında beyan edildiği, bu sebeple davacı tarafından uyuşmazlığa konu hizmetin yerine getirildiği kanaatine varıldığı, davacı TTK 1530’a göre faiz talebinde bulunmuşsa da dosyada tedarik sözleşmesinin bulunmadığı, davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığı, davanın asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalı taraf icra takibinden önce usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine, faturaya dayalı alacak nedeniyle icra inkar tazminatının kabulüne dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile 281.924,54-TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden aynı şartlar altında devamına, 2-İşlemiş faize ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 56.384,90-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Alınması gerekli 19.258,27-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.600,68-TL harcın mahsubuyla bakiye 15.657,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 3.600,68-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.870,53-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.570,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 4.321,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 249,00-TL bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 45.107,93-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 16.206,31‬-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 9-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.950,00-TL tutarının davalıdan 170,00-TL tutarının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/10/2024 10:39:07 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1196, K. 2024/995, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1196-e-2024-995-k-506d54b05ca5