İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/389 E. 2024/85 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/389
- Karar No
- 2024/85
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/389 Esas KARAR NO : 2024/85 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2022 KARAR TARİHİ : 22/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı şirket arasında üzere 22.05.2021 tarihinde iplik satışına ilişkin e-fatura düzenlendiğini, müvekkili uyuşmazlık konusu alım-satım ilişkisinde 5 farklı kalem iplik için toplam 2.310,77-USD / 19.342,30-TL bedelli fatura düzenlemiştir. Müvekkil düzenlemiş olduğu faturanın dolar faturası olduğunu, yapılacak ödemelerin de dolar üzerinden yapılması gerekliliğini ve TL ile yapılan ödemelerde ödemeden sonra müvekkil şirketin belirleyeceği dolar kurunun geçerli olduğunu yazılı olarak faturada belirtildiğini, davalı ... her ne kadar fatura üzerinde açık bir biçimde yapılacak olan ödemelerin hangi şartlarda olacağı hususunu kabul etmişse de daha sonra bu yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Şöyle ki; 22.05.2021 tarihli fatura dolar faturası iken ödenmesi lazım gelen 2.310,77-USD iken davalı borçlu TL olarak ödeme yapmış bu ödemeyi de kur artışı gözetilmeden eksik yapmıştır. Hal böyle olunca müvekkilin 27.325,41-TL maddi zararı doğmuş ve bu kur farkı bedelini davalıya haklı olarak 03.01.2022 tarihli kur farkı faturası ile yansıtmak istemiştir. Lakin davalı bu kur farkını kabul etmeyerek faturayı iade etmiş ve bakiye farkı ödemediğini, müvekkil şirket bu nedenle Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takibini başlatmıştır. Davalı şirket mezkur icra takibi ile ilgili borca itiraz ettiğini ve takip durdurulduğunu, davalı şirket, takibe konu borcun kendisi ile alakası olmadığını, böyle bir borcunun bulunmadığını belirtir şekilde hiçbir açıklama yapmadan, takibin sırf sürüncemede kalması için genel geçer bir itiraz sunmuş ancak gerekçe belirtmediğini, davalı tarafın itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra inkar tazminatı talebimiz vardır. Kötü niyetli davalı/ borçlu ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.' nin alacağa karşı itirazı nedeniyle %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı arasında iplik alım satımı nedeni ile bir ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki nedeni ile taraflar arasında bir cari hesap oluştuğunu, davacı tarafından düzenlenen faturaların iş bu cari hesaba işlendiğini, davacının müvekkili arayarak çok sıkışık olduğunu ve mümkünse kendisine ödeme yapılmasını istemesi üzerine müvekkilinin elinde başka bir firmaya ait müşteri çeki olduğunu istiyorsa bu çeki verebileceğini söylemdiğini, davacının çeki kabul edebileceğini söylediğini ve "..., ... şubesine ait ... numaralı 30.11.2021 tarihli 58.792,88 TL bedelli ... San. Tic. Ltd. Şti ait çek" 07.08.2021 tarihinde davacının ağabeyi ...'e teslim edildiğini, çek cari hesabına kaydedilmiş ve davacının müvekkiline 4.354,31 TL borçlu kaldığını, bu tarihten sonra taraflar arasında ticaret ve cari hesap ilişkisinin devam ettiğini, davacının bu duruma itiraz etmediğini, kurların 2021 yılı Ağustos ayından sonra yükselişe geçmesi üzerine davacının ekstra bir kazanım elde etmek için müvekkile 03/01/2022 tarihinde kur farkı faturası düzenlediğini, müvekkilinin süresi içerisinde kur farkını kabul etmediğini belirterek iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiğini ancak davacının faturayı sistem üzerinden kabul etmediğini, çekin bir ödeme aracı olduğunu müvekkilinin çeki davacıya teslim ettiği gün cari hesabına borç olarak kaydettiğini, müvekkilini çeki davacıya teslim ettiği gün borcunu ödediğini, bu nedenle aradan 3 ay geçtikten sonra sanki borç yeni ödeniyormuş gibi işlem yapılarak kur farkı talep edilmesinin yerinde olmadığını bu nedenlerle davanın reddine %20 den aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Bakırköy .... İcra Dairesi ’nün ... esas sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının, bakiye cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Bakırköy .... İcra Dairesi’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 27.325,41 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir ... 26/10/2023 tarihli raporunda; Çekin fotokopisi ile davacı taraftan ...'e imzası ile teslim alındığı, 07.08.2021 tarihinde ... no.lu yevmiye kaydı aşağıdaki gibi olduğu, 320. Satıcılar hesabı 58.792,88 borcuna, 101. ALINAN ÇEKLER HESABI 58.792,88 Alacağına kaydının yapılarak çekin davacı ...'e çıkış yapıldığı, davalı şirketin ticari defterlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 maddeleri gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64.Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının yapıldığı, 213 sayılı V.U.K.'nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra 'nolu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış/kapanış beratlarının usulüne uygun ve yasal süresinde yapıldığı, netice itibariyle taraflar arasında ticari ilişkiye ait her hangi bir sözleşmenin dosyada görülmediği, ancak davacı tarafça düzenlenen faturalarda not olarak “Bu dolar faturasıdır. Ödemeyi dolar olarak yapınız. TL ile yapılan ödemelerde ödemeden sonra bizim belirleyeceğimiz dolar kuru geçerlidir. Belirtilen ödeme tarihine kadar ödeme yapılmadığı takdirde nakit veya çekle her geçen gün için aylık vade farkı de %4, dolar ve Euro da %2 vade farkı uygulanır.” ibarelerinin yazıldığı görülmektedir. Her iki tarafın defter tasdik/berat ve kayıtlarının usulüne uygun olarak yapıldığını, belirten raporumu hukuki takdir ve nihai kararın mahkeme yetkisinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, icra dosyası, bilirkişi raporu içeriğine göre; tarafça düzenlenen faturalarda not olarak “Bu dolar faturasıdır. Ödemeyi dolar olarak yapınız. TL ile yapılan ödemelerde ödemeden sonra bizim belirleyeceğimiz dolar kuru geçerlidir" yönünde kayıt bulunduğu, ancak davalı tarafından ödemenin TL çek ile yapıldığı, bu ödemelerin davacı tarafından da herhangi bir çekince konulmadan kabul edildiği, davacının ticari defterlerinde de TL hesabında davalıdan alacaklı olmadığı anlaşılmakla, davacının kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair bir yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunması gerekmektedir. Somut olayda faturalarda kararlaştırılan bedel yabancı para cinsinden olup, davacı, borcuna mahsuben davalı tarafından verilen Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çeki, herhangi bir çekince ileri sürmeden kabul ederek bedellerini tahsil etmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesinin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek Türk Lirası üzerinden de doldurulması mümkündür. Ödemeyi Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çek olarak kabul eden davacının, bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği kanaatine varılarak, davanın reddi ile reddedilen miktar yönünden davacının talebinde kötü niyetli bulunduğu hususu davalı tarafça ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin de reddine dair karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 330,02 TL harcın mahsubuyla bakiye97,58 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 330,02 TL peşin harç olmak üzere toplam 410,72 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 9-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır