İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/46 E. 2024/63 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/46
Karar No
2024/63
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/46 KARAR NO : 2024/63 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2023 KARAR TARİHİ : 22/01/2024 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 24/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı borçlu aleyhinde 41.383,48TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir cari hesap ekstresi ve faturalar uyarınca, davacının, itiraz eden borçludan toplamda 41.383,48TL alacaklı olduğu ve bu borcun davalı tarafça ödenmediğini, takibe yapılan haksız itiraz üzerine başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, davacı şirketin alacağının, sözleşmeye, faturaya, ticari defter ve kayıtlara dayanmakta olduğu, likit ve muayyen olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı tarafın itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının davacı şirketten kargo hizmeti aldığı, ancak davacı tarafça sağlanan kargo hizmetinde taşıtılan ürünlerden büyük bir bölümünün alıcı müşterilere teslim edilmediğini, bu durumdan ise davalı şirketin müşterilerinin haberdar etmesi sonucu davalı şirketin ilgililerinin haberdar olduğunu, bu durumun davacı tarafın kabulünde olduğunu, bunun üzerine davalının, zararın giderilmesi talebinde bulunduğunu, davacı tarafça zararın giderilmediğini, iş bu zararın mevcudiyetinin ve net miktarının tarafların ticari faaliyetleri kapsamında yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağıni, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü nezdinde ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının davalıdan 41.383,83 TL alacaklı olduğu iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğu ve reddinin gerektiğini, taraflar arasında yaşanan ticaret faaliyeti sürecinde iddia edilen bedel ile alacak oluşmadığını, aksine davalı şirketin tüm ticari faaliyeti kapsamında iade faturalarının olduğunun görüleceğini, üstelik taşıma hizmetine konu ticari emtiaların büyük bir bölümünün yaklaşık her bir kargo bedeli değeri olan ürünlerin bir ürün bedelinin 49.99 EURO değerinde olup yaklaşık 7-8 aylık çalışma sürecinde ortalama 350-400 civarı ürünün kargoya teslim edildiğini, bu durumun tüm kargo teslimat fişleri ve müşteri gönderi faturalarından yapılacak inceleme sonucu ortaya çıkacağını, davacı tarafın teslim ettiklerini iddia ettikleri malların esasen davalı şirketin müşterilerine teslim edilmediğini, buna rağmen teslim edilmiş gibi, tek taraflı ve alacak hakkı doğmadığı ve zarar oluşturduğu halde teslim edilmeyen kargo ürünleri sebebiyle de alacak talebinde bulunduğunu belirterek davalı şirket aleyhine ikame edilmiş olan, doğmayan alacaktan kaynaklı haksız ve yersiz ispata muhtaç huzurdaki davanın usulden ve esastan reddine, tüm yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin haksız ve kötüniyetli davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 11/08/2023 tarihli raporda özetle, davacı ... A.Ş.'nin ve davalı ... İNŞ. SAN. VE TİC. A.Ş.'nin 2022 yılının tüm aylarına ait e-defterlerinin/fiziki defterlerinin zamanında Gelir İdaresi Başkanlığı e-berat onaylarının/noter tasdiklerinin yapıldığı, muhasebe kayıtlarının V.U.K. madde 215-219 hükümleri ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri'ne uygun şekilde tutulduğu ve kayıtların tarafların sunduğu cari hesap muavinleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş; buna göre tarafların ticari defterlerinin kendi lehlerine delil niteliğine sahip olduğu kanaatine varıldığı, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin, icra takip tarihi (21.10.2022) itibariyle davalı şirketten 41.383,48TL bakiye alacağının bulunduğu; davalı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin, icra takip tarihi (21.10.2022) itibariyle davalı şirketten 39.682,74TL bakiye alacağının bulunduğu tespit edildiği, aradaki bakiye uyuşmazlığının sebebi, davacının ticari defterlerinde davalı lehine 2.000,00TL daha fazla tahsilat rakamının bulunması ve davacının davalı şirkete düzenlediği iki faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kaydının bulunmamasından kaynaklandığı, davalının ticari ” defterlerinde - kayıtlı olmayan; davacının düzenlediği 19.07.2022 tarihli, ... nolu 3.128,79TL tutarındaki ve 21.07.2022 tarihli, ... nolu 571,95TL tutarındaki 2 faturanın davalının BA formunda bulunması sebebiyle, bu faturalara itiraz edilmediğinin anlaşıldığı, dolayısıyla bu uyuşmazlıkta davacının ticari defterlerinin dikkate alınması gerektiği , sonuç olarak, davacı şirketin davalı şirketten 41.383,48TL asıl alacak ve asıl alacak üzerinden icra takip tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi talebinde bulunabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava,taşıma hizmetine dayalı fatura nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 ) Taraflar arasında taşıma ilişkisinin varlığı noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacı tarafça takibe dayanak gösterilen faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, kargo hizmetinin ayıplı ifa edilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşıldı. Bakırköy ... . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... borçlunun ... olduğu, takibe konu alacağın 41.383,48.TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Dava TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabuluculuğa başvuru şartının sağlandığı ve arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Eldeki davada ispat yükü taşımaya konu faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Somut olayda; tarafların ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, yalnızca davalı tarafça yapılan 2.000,00-TL lik ödeme kaydının davacı defterlerinde yer almasına rağmen davalı defterlerinde yer almadığı, bu durumda davacı defterlerinin dikkate alınması gerektiği, tarafların BA-BS formlarının da birbiri ile uyumlu olduğu ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 41.383,48-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça ispat yükünün yerine getirildiği, davalı tarafça takibe konu faturalara 8 günlük süre içinde itiraz edilmediğinden ve ayıp iddiasında bulunulduğundan ticari defterlerde yer alan miktarda borçlu olmadığını ispat yükünün davalı üzerinde olduğu ancak davalı tarafça bu hususların ispat edilmediği, anlaşıldığından davanın kabulü ile alacığın likit ve davalının takibe itirazının da haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kabulü ile 1-Davalının Bakırköy .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına -Devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına 2-Alacağın likit olması nedeniyle 41.383,48-TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.826,90.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 499,81-TL peşin harç ile icra veznesine yatan 206,92 TL harcın mahsubu ile eksik kalan2.120,17‬‬.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı ve 499,81.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 3.050,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 22/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/46, K. 2024/63, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-46-e-2024-63-k-fa646cb53a2f