İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/349 E. 2024/104 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/349
Karar No
2024/104
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/349 Esas KARAR NO : 2024/104 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2017 KARAR TARİHİ : 31/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Merkezi İstanbul’da bulunan ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteren Davalı şirketin ürettiği vatka ve kolbalığı gibi ürünleri yurtdışına da ihraç ettiğini, bu kapsamda ürettiği ürünleri Almanya’ya pazarlamak üzere müvekkili firma ile 2011 yılında çalışmaya başladığını, bu süreçte davalının, müvekkiline hizmet bedeli olarak aylık 3.000-Euro ödeme yaptığını, daha sonra taraflar arasında 09/04/2013 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesi ile müvekkilinin Davalının Almanya acentesi olarak faaliyet göstermeye başladığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin aracılık ettiği tüm satışların üzerinden %10 komisyon alacağı kararlaştırıldığını, Müvekkilinin, birkaç yıllık çalışması ile davalıya, Almanya pazarında ciddi bir müşteri potansiyeli sağladığını, özellikle Almanya’nın en tanınmış tekstil şirketleri arasında sayılan ... şirketi ile anlaşma sağlayarak Davalının, Almanya pazarındaki satışlarını ciddi derecede arttırdığını, müvekkilinin Almanya’da faaliyet gösteren ... adlı tekstil şirketi ile de sürekli iş anlaşması sağlamasının Davalıya ciddi ticari avantajlar sağladığını, davalının, 20/01/2016 tarihinde müvekkiline bir yazı göndererek sözleşmeden kaynaklı hiçbir haklı neden göstermeksizin, aralarındaki acentelik sözleşmesini 30/04/2016 tarihi itibariyle feshettiklerini bildirdiğini, müvekkilinin Davalının acenteliğini üstlendiği süreçte acente olarak üzerine düşen tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve davalı için ciddi bir pazar oluşturduğunu, bu süreçten sonra Davalının Almanya’daki ticaretini müvekkilinin oluştruduğu Pazar üzerinden sürdüreceğinin açıkça ortada olduğunu, Davalı şirketin haksız feshi nedeniyle müvekkili açısından ciddi zararlar meydana geldiğini, sözleşme’nin 10.maddesi 4.bendine göre müvekkiline sözleşmenin sona ermesinden sonra 2 yıllık rekabet yasağı getirdiğini, bu maddeye göre müvekkilinin sözleşmenin sona erme tarihi olan 30/04/2016 tarihinden itibaren 2 yıl rekabet etmeme yasağı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin tazminat hakkı olduğunu, her ne kadar davalı taraf rekabet yasağından vazgeçtiğini yazılı olarak müvekkiline bildirse dahi Alman Ticaret Kanunu (HGB) madde 90a’ya göre müvekkilinin 6 aylık tazminat hakkı doğduğunu, bu tazminat hakkının hesabında 2 yıl için yukarıdaki komisyon ücreti göz önüne alındığında 45.000,00 Euro olduğunun tespit edildiğini, bu rakamın 6 aylık tazminat hakkı ile oranlandığında 11.250,00 Euro çıktığını, bu tazminatın sözleşmenin feshi tarihinde müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, Davanın kabulüne, Sözleşme süresince ödenmeyen toplam 37.754,55Euro komisyon ücretinin ticari faizi ile birlikte Davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, Müvekkilinin, Davalıya Almanya’da sağladığı sürekli müşteriler sayesinde gelecekte elde edeceği menfaat göz önünde bulundurularak 45.000 Euro denkleştirme tazminatının ticari faizi ile birlikte Davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, sözleşmeden doğan rekabet sınırlaması nedeniyle müvekkiline 11.250Euro tazminatın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davacı iddialarının aksine davacının ...’a tek bir müşteri kazandırmadığı gibi sorumlu olduğu pazar alanında müşteri çevresini genişletebilecek ciddi hiçbir çalışması bulunmadığını, Halihazırda ...’ın Almanya'da ticari anlamda kayda değer tek müşterisi olan ... ile ilişkisinin davalı ile sabit ücretle çalışma konusunda anlaştıkları Ekim 2011 tarihinden yaklaşık 1,5 yıl öncesine, 2010 yılı başlarına dayandığını, davacının aksi yönde savlarının gerçek dışı olduğunu, Davacının, 2011 ile 2016 tarihleri arasında tek bir yeni müşteri bulamadığı gibi müvekkil şirketin bulduğu Hugo Boss firmasının her geçen yıl siparişlerinin azalması nazara alındığında davacı adına başarısızlık olarak nitelendirilebileceği, Sonuç olarak, sabit ücretle çalışmaya başlandığı 2011 yılından 09/04/2013 tarihli akdin feshedildiği 30/04/2016 yılına kadar geçen 5 yıllık süreç içerisinde Davacının müvekkili şirkete maddi hiçbir kazandırımının olmadığını, davacının yarattığı ileriye dönük beklennti ortamı içerisinde hak etmediği ücreti aldığını, Davacının, müvekkili ile çalıştığı yaklaşık 4 yıllık sürede hiçbir vaadini yerine getirmediğini, müşteri çevresini genişletmediği gibi müvekkili şirkete tek bir yeni müşteri kazandırmadığı yanı sıra çalışılan süre içerisinde müvekkili şirketi Almanya pazarına ilişkin bilgilendirmediğini, faaliyetleri ile ilgili rapor sunmadığını, işinde gereken özeni göstermediğini, müvekkili şirkete verilen yanlış bilgi ve önerilerle de müvekkili şirketin zarar görmesine neden olduğunu, müvekkilinin davacı eylemleri sonucunda uğradığı tüm zararları talep ve tahsil ahkkı saklı kalmak kaydı ile haksız ve dayanaksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretini davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği, görülmüştür. Tarafların sulh olduklarının beyan ettiklerine ilişkin dilekçe sundukları, davacı taraf sulh olmalarından kaynaklı feragat nedeniyle davanın reddini beyan ettiği vekalet ücreti talebi bulunmadığı, davalı vekilinin de vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunmadığını beyan ettikleri, mahkememizce 31/01/2024 tarihinde tarafları hazır bulunmaları üzerine duruşma yapıldığı davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. HMK nun 307. maddesi "(1)feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir. HMK nun 309. maddesi "(1)feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir. HMK nun 310. maddesi "(1)feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir. HMK nun 311. maddesi "(1)feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir. Açıklanan nedenlerle davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL karar harcının peşin alınan 6.559,68 TL harçtan mahsubu ile fazla tahsil olunan 6.132,08‬ TL harcın karar kesinleşince talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinden feragat ettikleri anlaşıldığından bu konularda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/01/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/349, K. 2024/104, T. 31.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-349-e-2024-104-k-cfee1778377c