İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1141 E. 2024/161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1141
Karar No
2024/161
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1141 Esas KARAR NO : 2024/161 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/11/2023 KARAR TARİHİ : 14/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkilinin otomotiv v.b. Ticari araçların yedek parça ithalat ve ihracatlarını yapan bir şirket olduğunu, davalının ise otomotiv yedek parça imalatı ve ticareti yapan bir şirket olduğunu, taraflar arasında yapılan ticaret sonucu davalı tarafa 450.000 TL'lik parça siparişi verildiği ve karşılığında 5 adet çek verildiğini, ancak davalı şirket işbu çekleri teslim alıp gittiğinden yaklaşık bir ay sonra, İzmir ...... Atm'nin ...... e.sayılı dosyası ile konkordato ilan ettiğini, çeklerin karşılığı olan ürünlerin teslim edilmediğini ve 3. Kişilere ciro edildiğini, çeklerin de davacı şirket tarafından mecburiyet karşılığı ödendiğini, daha sonra Konkordato talebinden vazgeçtiğini, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında takip yapıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Davalı tarafın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasına yaptığı yetki ve borca ilişkin itirazın iptalini, takibin devamını, davalının %20 İcra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE;Taraflar arasında mutabık kalınmış 1.741.000,00-TL bedelli bir alacak söz konusu olmadığı gibi alacak iddiası ve miktarı mesnetsiz olduğunu, pek tabi dayanağı ve hesaplama şekli belirsiz, mutabık kalınmamış cari alacak iddiası ile başlatılan Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... Esas sayılı dosyasına itiraz edildiğini, müvekkil şirketin tebligat adresinin İzmir olduğunu, dolayısıyla İzmir İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, müvekkilinin alacaklıya karşı böyle bir borcu bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davaya konu takibin iptalini, müvekkil şirket lehine %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İzmir ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas ve ...... esas sayılı dosyaları, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşme kapsamında avans olarak verilen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 ) Somut olayda davacı tarafından mal almak için avans olarak verilen ve tahsil edilen çeklerin karşılığında davalı tarafından mal teslimi yapılmaması nedeniyle tahsil edilen çek bedellerinin tahsili için davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı dosyası üzerinden takibi başlattığı, davalı tarafın ise süresinde icra müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamı itibariyle genel yetki kuralları uyarınca yetkili yer olan ve aynı zamanda sözleşmenin ifa yeri de olan davalı borçlunun adresinin Bornova/ İzmir olduğu ve ve İzmir İcra Dairelerinin yetki sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Takip konusu para alacağı olduğu için BK 89/1 maddesi uyarınca davacı alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu icra daireleri de yetkili olup, davacının ticaret sicil kayıtları uyarınca adresinin Küçükçekmece/İstanbul olduğu ve Küçükçekmece İcra Dairelerinin sınırları içerisinde kaldığı dosya kapsamı itibariyle anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle İcra Mahkemesinin yerine geçerek, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek, kesin olarak sonuçlandırmak zorundadır. Zira İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasının görülebilmesi için, 1- İlamsız bir takip yapılmış olması ve bu icra takibinin geçerli olması, 2- Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3- Alacaklının, bu itirazın kaldırılması için İcra Mahkemesine başvurmamış olması, 4- Bu davanın, dinlenebilmesi için icra takibine itiraz eden borçlunun bu itirazının, alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurması gerekir. Öte yandan sayılanlardan önce bir itirazın iptali davasının görülebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli, ayakta bulunan bir icra takibinin varlığı şarttır. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve bu itirazın olumlu veya olumsuz sonuçlandırılmadığı hallerde geçerli bir takibin bulunamayacağı açıktır. O halde bu husus İİK.nun 67. maddesi uyarınca bir dava şartıdır ve dava şartları da mahkemece re'sen ( kendiliğinden ) gözetilmek zorundadır. Diğer taraftan mahkemenin icra dairesinin yetkisizliğine ilişkin itirazdan önce kendi yetkisine yönelik itirazı inceleyip karara bağlayacağı kabul edilirse mahkeme yetkisizlik kararı verecek, yetkili mahkeme bu kez icra dairesinin yetkisiz olduğu, geçerli takip bulunmadığı gerekçesiyle itirazın iptali davasını reddedecektir. Görüldüğü gibi bu sonuç Anayasa'nın 141/son maddesinde hüküm altına alınan usul ekonomisine aykırı düşecektir. Ayrıca İİK.nun 50. maddenin ikinci fıkrasında icra dairesine yapılan yetki itirazının esas hakkındaki itirazla birlikte yapılacağı, İcra Mahkemesinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı belirtildiğine göre merciiden daha geniş yetkilere sahip mahkemenin öncelikle İcra Dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi yasal bir zorunluluktur. Anılan ilkeler Yargıtay'ca kararlı bir şekilde uygulanmaktadır ( Bkz. Y.H.G.K. 28.03.2001 E: 2001/19-267, K. 311, 20.03.2002 gün E. 2002/13-241 K. 2002/208 ). Yukarıda yapılan açıklamaların ışığında; icra dairelerinin yetki hususu İ.İ.K'nun 50. Maddesinde düzenlendiği, buna göre; para veya teminat borcu için takip hususunda HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir. Bu hüküm uyarınca yetki hususunun HMK hükümleri uyarınca belirleneceği açıktır. HMK'nın 6. Maddesi uyarınca Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir ve aynı kanunun 10. Maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer (alacaklının ikametgahı) mahkemesinde de açılabilir. Bu hükümler uyarınca somut olayda davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa edileceği yer itibariyle takibin yapıldığı Bakırköy İcra daireleri yetkili ve görevli olmadığından, icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın yerinde olduğu, bu kapsamda somut olayda geçerli takip bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 21.026,93.-TL peşin harçtan mahsubu ile, bakiye kalan 20.600,23-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan maktu 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/02/2024 Başkan ...... ¸e-imzalıdır Üye ........ ¸e-imzalıdır Üye ...... ¸e-imzalıdır Katip ......... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1141, K. 2024/161, T. 14.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1141-e-2024-161-k-9ca1cfd85bab