İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/742 E. 2025/109 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/742
Karar No
2025/109
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/742 Esas KARAR NO : 2025/109 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2024 KARAR TARİHİ : 30/01/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :11/02/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine 02/06/2016 düzenlenme, 07/11/2017 vade tarihli kambiyo senedinden İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, söz konusu senedin .... San Ve Tic. Ltd. Şti. Lehine düzenlendiğini, bu şirket tarafından davalı bankaya ciro edildiğini, Vade tarihinde senet borcu ödenmediğinden davalı bankanın 09/11/2017 tarihinde protesto çektiğini, akabinde davalı senet lehtarının, senet borçlularının, davalının eski çalıştığı firması, şirket ortak ve yöneticileri ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, bunun üzerine taraflarınca yapılan takibin dayanağı üzerindeki incelemede senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığını, kaldı ki müvekkilinin borçlu şirkette çalıştığı sırada ortaklık, yönetim ve temsil pozisyonlarında görev dahi almadığını, bu halde müvekkilinin takibe konu senette imzasının bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek dava sonuna kadar takibin sahte imza hususu göz önüne alınarak teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, takibin teminatsız olarak tedbiren durdurulması mümkün olmaz ise icra dosyasına ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir verilmesine, imzaların müvekkillerine ait olmaması nedeni ile delillerin toplanarak Menfi tespit davasının kabulü ile İ.İ.K Md 72 vd md Uyarınca müvekkillerinin Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı kambiyo senedine dayalı icra takibine ve icra dosyasına konu senetten dolayı Borçlu olmadığının tespitine, dava devam ederken işbu senet ve icra takip borcunun haciz tehdidi altında ödenmesi halinde, ödenen bedelin istirdadına, davalı alacaklının asıl alacağın en az %20 si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, tüm yasal ve fazlaya ilşkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile yargılama giderlerinin ve ücreti vekâletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlu ...'ın, ... San Ve Tic. Ltd. Şti tarafından müvekkiline verilen bonoyu imza ettiğini, her ne kadar dava dilekçesinde ...'ın şirketin çalışanı olduğu ve bonoyu imza etmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu ileri sürmüş ise de, ticaret sicil kaydı incelenir ise zatın şirketin eski ortaklarından olduğunun görüleceğini, aile içerisinde imza edilen bir şirkette de görünüşte çalışan olan ...'ın bono imza etmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, müvekkiline verilen bononun vadesinden kısa bir süre önce ...'ın mallarını kaçırmaya başladığını, Nitekim müvekkili tarafından; İstanbul Anadolu ....asliye Hukuk Mahkemesi .... ESAS ve İstanbul Anadolu ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyalarından ikame edilen tasarrufun iptali davaları bulunmaktadır. Bu davalardan İstanbul Anadolu ... asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasından görülen dava kabul ile dahi sonuçlandığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; İİK 72. Madde uyarınca açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 07.11.2017 tarihli 500.000-TL bedelli bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasına karşın davacının davalıya borçlu olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 72.maddesinin 7-8 fıkralarında; "...Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda davalı bankanın adresinin "..., ... Cd. No: 1 D:1A, 34415 Kâğıthane/İstanbul" olduğu, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşıldığından İİK 72/son maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmış olup, davalının da cevap dilekçesiyle süresinde yetki itirazında bulunduğu göz önüne alınarak davacının kanun ile belirlenen yetkili mahkemede dava açmadığı anlaşıldığından davalı tarafın süresinde yaptığı yetki itirazının kabulü ile seçim hakkı davalıya geçtiğinden davalının seçtiği yer olan "Şişli/ İstanbul" Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılarak HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin yetkisizliğine, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-HMK'nun 114/1-ç ve 115/2 maddeleri gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden REDDİNE, 2- Yetkili mahkemenin İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine, HMK. 20 madde gereği süresi içerisinde kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ve taraflardan birinin kararı veren mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne gönderilmesine, aksi halde mahkemece davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama, harç ve giderleri konusunda HMK. 331/2 madde gereğince görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra görevli mahkemeye aktarılmasına Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2025 Katip ... e imzalıdır Hakim ... e imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/742, K. 2025/109, T. 30.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-742-e-2025-109-k-e6bdfe0944ad