İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/980 E. 2024/56 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/980
- Karar No
- 2024/56
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/980 Esas KARAR NO : 2024/56 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/10/2023 KARAR TARİHİ : 23/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasındaki sanık ...'a ait bilgileri verilen şirketler ile katılan ...'a ait bilgisi verilen şirketin alacak borç durumlarının tespiti özel uzmanlık gerektirdiğinden, bu konuda uzman ticaret mahkemesinin tespit yapmasının daha sıhhatli olacağı gerekçesiyle, Bakırköy .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyanın asıl dosyasında yağmaya ilişkin eylemlerin başladığı 31.03.2020 tarihi ile birleşen dosya yönünden 03.06.2020 tarihleri itibariyle sanık ve katılana ait şirketlerin alacak verecek durumlarının saptanarak ilgili tarihlerde katılana ait müvekkil şirketin, davalı şirketlere yekun olarak borcunun olmadığının tespitine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı her ne kadar sözde müvekkilinin ...'a karşı suç işlediğini iddia etmişse de, Bakırköy .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasında ...'ın müvekkili ...'ı tehdit etmesinden dolayı İsa Kocacık hakkında tehdit suçundan ceza verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının dava dilekçesi ile ekinde sunduğu evraklar rapor alınmasına elverişli olmayıp, ticari defterler de sunulmadığından ve ağır ceza mahkemesince aldırılan bilirkişi raporundaki kapsam itibarıyla dava ikame edilmediğinden, işbu haksız davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, aksi halde de esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, tarafların 2020 yılı muhtelif dönemlerine ilişkin alacak ve borçlarının tespiti istemine ilişkindir. Tespit davası HMK'nın 106. maddesinde düzenlenmiştir. Maddede, tespit davası yoluyla, mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının yada yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edileceği, tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunması gerektiği, maddi vakıaların tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturmayacağı belirtilmiştir. Tespit davalarının dinlenebilmesi için, genel şartların yanında iki şarta daha ihtiyaç vardır. Bunlar özel dava şartları olup, birincisi tespit davasının konusunun yalnız bir hukuki ilişki olup, ikincisi ise davacının bu hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitinde hukuki bir yararının bulunması gerekliliğidir. Her dava için dava şartı olan hukuki yararın önemi özellikle tespit davasında kendini gösterir. Bir hukuki ilişkinin mevcut olması keyfiyeti yalnız başına tespit davası açmaya yetki vermez. Bundan başka hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitinde hukuki bir yarar bulunmalıdır. Eda davaları ve inşai davalarda davacının hukuki yararının bulunduğu karine olarak kabul edilir. Tespit davası sonucu davacının hukuki durumunun kesin hükmü teşkil edecek şekilde tespitinden ibaret etkileri usul hukuku alanında kalan bir müessese olup, daha kapsamlı bir hukuki himaye sağlayan yolların bulunması halinde tespit davası açmakta kural olarak hukuki yarar yoktur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.10.2004, 7-411/477 sayılı kararıda aynı yöndedir) Tespit davası açanın kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Eda davası ise aynı Kanun'un 105. maddesinde tanımlanmış olup, bu dava yoluyla mahkemeden, davalının bir şeyi vermeye veya yapmaya, yahut yapmamaya mahkum edilmesi talep edilebilir. Somut olayda, tarafların 2020 yılı muhtelif dönemlerine ilişkin alacak ve borçlarının tespiti istenilmiş ise de bu dava, eda davası niteliğinde değildir. Ceza dosyasında şirket ortakları arasındaki yağma suçuna yönelik yargılama nedeniyle maddi gerçeğin tespiti açısından borç ilişkisinin tespiti gerekiyorsa da bu ayrı bir dava ile tespit davası şeklinde görülebilecek nitelikte değildir. Davacının bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK'nın 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 259,85TL harcın mahsubu ile bakiye 167,75TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2024 Katip .. ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır