İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/560 E. 2024/142 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/560
- Karar No
- 2024/142
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/560 Esas KARAR NO : 2024/142 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/06/2023 KARAR TARİHİ : 02/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil .... Limited Şirketi ile davalı ... Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi arasında danışmanlık sözleşmesi kurulduğunu, danışmanlık sözleşmesi 1 yıl süreyle geçerli olacak şekilde kurulmuş olup ilgili sözleşme 28.09.2022 tarihinde başlamış olup 28.09.2023 tarihinde bitmesi kararlaştırıldığını, işbu danışmanlık ilişkisinde müvekkil şirket danışman olarak görev yapmakta olup davalı şirketin danışan olduğunu, danışmanlık sözleşmesi kapsamında davalının müvekkile danışmanlık bedeli olarak aylık 700 EURO + KDV ödeneceği geç ödenmesi durumunda ise aylık %10 aylık sözleşmesel faiz uygulanacağı kararlaştırıldığını, danışman olan müvekkil tarafından danışmanlık karşılığı olarak kesilen bedelin, her aya tekabül eden danışmanlık bedeline dair faturayı ,her ayın 1'inde aylık olarak ilk faturayı ise sözleşme imzalandığında kesileceği sözleşme hükümleriyle kararlaştırıldığını, müvekkili şirket, davalı şirkete sözleşmede kararlaştıran şekliyle 28.09.2022 tarihinde 700 EURO + KDV olarak fatura kestiğini, bilindiği üzere dövize endeksli olarak kesilen faturalarda Vergi Usul Kanunu gereği de Türk Lirası karşılığı faturada gösterilmek zorunda olduğundan fatura tanzim tarihindeki kur baz alınarak Türk Lirası karşılığı da gösterildiğini, davalı şirket işbu faturalara hiçbir şekilde itiraz etmemiş olup fatura içeriğini kabullenmediğini, müvekkili şirketin cari hesap ekstresine bakıldığında yine davalı ile aralarındaki ticari ilişki ve davalının bakiye borcu görülebildiğini, cari hesap ekstresinden de görüldüğü üzere KDV tutarlarıyla birlikte davalı şirketin toplam 7.655,79 EURO (168.427,38 TL) borcu bulunduğunu, müvekkilinin icra dosyasını açtıktan sonra davalı şirket borcun ikrarı olacak şekilde 28.04.2023 tarihinde 5.000,00 TL daha ödeme yaptığını, müvekkili şirket danışmanlık sözleşmesi kapsamında denetim raporları görevini de gereği gibi ifa etmiş olup üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmesine karşın davalı şirket hizmet bedelini ödemediğinden Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. numarasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin Bakırköy ... İcra Dairesi .... esas sayılı dosya açıldıktan sonra ödeme yapmasının borcu ikrarının kanıtı olduğunu, davalı şirket alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak takibe itiraz ettiğinden işbu itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğu olduğunu, davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak adına kayıtlı menkul, gayrimenkul mallar ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, davalı müvekkil ile aralarında akdedilen danışmanlık sözleşmesi kapsamında ödenmesi kararlaştırılan danışmalık bedellerinin ödenmemiş olduğundan bahisle Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası ile danışmanlık sözleşmesinin bedelinin tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığını, bahse konu icra takibinin mükerrer ödemelere sebebiyet verecek nitelikte ve yine mükerrer ödemeler ve asıl alacaklar sebebi ile takip öncesi dönem için işletilmiş ve takip sonrası işletilecek aylık %10 faiz oranı sebebi ile açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili söz konusu icra takibinin hukuka aykırı ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olarak başlatılmış olması ve takibe konu alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebi ile icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin bahse konu danışmanlık sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, bilindiği üzere danışmanlık temel olarak danışmanın uzman olduğu alanda danışana ticari, teknik, yönetsel hususlarda bilgi vermeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Oysaki taraflar arasında icra takibine konu danışmalık sözleşmesi akdedildikten sonra davacı danışmalık şirketi tarafından bahse konu sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, taraflar arasında akdedilen 28.09.2022 tarihli danışmanlık sözleşmesinin 5. Maddesinde; "Danışman aşağıda belirtilen iş ve hizmetleri vermeyi kabul ve taahhüt eder. Şirketin sosyal uygunluk denetimleri, GTW denetimleri, GTW cap süreci ve GOTS-OCS-GRS-RCS sertifikasyon süreci için gerekli çalışmaların yapılmasına öncülük edecektir. Bu kapsamda şirket ve şirket çalışanlarının / yönetiminin eksikliklerini tespit edecek ve bu tespitlerle alakalı eğitimler düzenleyecektir. Eğitimler sonrasında aktarılan bilgilerin uygulamaya alınıp alınmadığını kontrol edecektir. Uygulamaya alınmayan durumlar için ayrıca aksiyon planı alıp uygulayacaktır." denilmek suretiyle davacı şirketin müvekkil şirkete karşı sorumluluklarının açıkça belirlendiği, oysaki davacı şirket davalı müvekkil şirkete karşı ilgili madde hükmündeki hiçbir yükümlülüğünü yerine getirmediği, müvekkil şirketin bahse konu eksiklikleri giderilmesi ve ticari gelişimi için hiçbir çalışma yapmadığı, davacı firmanın bahse konu sözleşmede kararlaştırılan hiçbir yükümlüğünü yerine getirmemiş olmasına rağmen sözde hizmet sunduğu iddiası ile haksız ve hukuka aykırı olarak alacak talebinde bulunmasının kabul edilemeyeceği, ayrıca müvekkil şirketin davacı firmaya borçlu olduğunun kabulü anlamına gelmemek üzere; izah etmek isteriz ki; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. Maddesi ücret ve masraflar başlığı altında c bendinde; "...Danışman tarafından danışmanlık karşılığı olarak kesilen bedel, sözleşme imzalandıktan sonra aylık olarak 700 Euro +KDV (günün kuru ile tl karşılığı olarak fatura kesilecektir.) olacak şekilde her ayın 1 ile 5'i arasında ödenecektir...." denilmek suretiyle açıkça alacağın muaccel olduğu varsayılan tarihteki taraflar arasında akdedilen danışmanlık sözleşmesi davacı tarafından haklı bir gerekçe olmaksızın feshedilmiş olup, söz konusu fesih ise taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11. Maddesine aykırı olarak yapıldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11. Maddesinde; "...Taraflardan biri yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde diğer taraf karşı tarafa yazılı olarak yükümlülüklerini yerine getirmesi yönünde yazılı olarak istemde bulunur, buna rağmen karşı taraf 2 ay içinde yükümlülüklerini yerine getirmezse, sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkı doğar..." denilmek suretiyle sözleşmenin fesih usulünde yazılı bildirim ve yazılı bildirimden sonra 2 aylık bekleme süresi öngörüldüğünü, oysa ki davacı firma müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı davrandığını iddia etmekte ise de davacı firma tarafından müvekkil şirkete sözleşmenin feshi veya sözleşmeye aykırılıkların bulunduğu ve aykırılıkların giderlemesi gerektiği hususunda yazılı bir bildirimde bulunulduğunu, davacının yasal ve yerinde olmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, müvekkil aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen huzurdaki iş bu davanın esastan reddine, takipte kötü niyetli davacının takip tutarının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, dosya arasına alınan takip dosyası ve tüm kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2021/8111 esas, 2021/13025 esas sayılı ilamında; " 6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi (818 sayılı BK’nın 83. maddesi) uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasında ise; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nın 12/05/1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K.sayılı kararı). " denmektedir. Mevcut olayımızda da takip talebi ve ödeme emrinde talep edilen yabancı para alacağının TL karşılığının açıkça belirtilmemesi sebebiyle geçerli bir takibin olmadığı, bu durumun davanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 2.069,64TL harcın mahsubu ile bakiye 1.642,04TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/02/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır