İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/369 E. 2023/925 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/369
Karar No
2023/925
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/369 Esas KARAR NO : 2023/925 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/07/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı ... model araç ile ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı bulunan .... VKN nolu ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş.’ye ait olan ... yönetimindeki ... plakalı araç arasında 26.10.2021 tarihinde "... Mahallesi ... Caddesinde" maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, maddi hasarlı trafik kazasına ... plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olarak aracın ön tarafına kople müvekkilinin aracına çarpması suretiyle müvekkilinin aracında maddi hasar ve değer kaybı oluşmasına sebebiyet verdiğini. kaza nedeniyle müvekkiline ait aracın değer kaybettiğini, aracın kazasız halinin piyasa değeri ile kaza sonrasında değeri arasında yaklaşık 150.000 TL civarında değer kaybı oluştuğunu, kaza sonrası meydana gelen değer kaybın, kazada tam kusurlu olan ... plakalı aracın sahibi ve sürücüsü tarafından müvekkiline ödemesi gerektiğini, müvekkilimin aracının kaza sebebiyle kaza tarihinden itibaren 2 ay boyunca serviste kaldığını, müvekkilinin aracının otobüs olduğunu, servis yapmakta olduğunu, iki firmaya servis yapan müvekkilinin aylık 28.000TL zarar ettiğini, iki ay boyunca yaklaşık 60.000 TL araçsız kaldığı süre boyunca zarara girdiğini, araçtan mahrum kalınan günler için 60.000TL tazminat talep ettiklerini, davalıların müvekkilin zararını gidermek bir yana müvekkiliyle muhatap bile olmadıklarını, borçlular hakkında Büyükçekmece .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, borçlular tarafından borca itiraz dilekçesinde borçlarının olmadığını beyan ettiklerini, davalının haksız şekilde itiraz etmesi üzerine, takibin durmuş olduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptalini, takibin devamını, davalı/borçlunun İİK hükümleri gereğince, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talep ettiği değer kaydının dayanağının bulunmadığını, kazada tutulan tutanakların usulüne uygun tutulmadığını, mağdur olan tarafın müvekkil şirket olduğunu, icra takibinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, müvekkile kaza tespit tutanağının baskı altında imzalatıldığını, müvekkile atfedilen %100 kusurun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kaza sonrası sigortadan tazminatlarını aldığını, müvekkilinin asli kusurlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay 17. HD 04/02/2021 tarih ve 2020/3187E 2021/762K sayılı ilamında; "Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. 7155 Sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi uyarınca bu kanunun 4. Maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculağa başvurmuş olması dava şartıdır. Somut olayda da talep bir alacağa ilişkindir ve konusu bir miktar paradır. Belirtilen kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun eklenen 18a/2. Madde de ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre, davacı tarafın dava açılmadan önce iş bu davaya ilişkin arabulucuya başvurmadığı anlaşıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/2 maddesi ve 7155 sayılı Kanun 20 ve 23. Maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 2.415,50TL harcın mahsubu ile bakiye 2.145,65-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Dosya kesinleştiğinde ve talep halinde gider avansların taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/369, K. 2023/925, T. 06.11.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-369-e-2023-925-k-196c3b9129f8