İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/155 E. 2024/848 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/155
- Karar No
- 2024/848
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/155 KARAR NO : 2024/848 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :27/09/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile işbu davanın davalısı arasında prodüksiyon hizmeti ve buna bağlı hizmetlerin yapılması kapsamında anlaşılarak, tarafların birbirine uygun irade beyanları ile aralarında bir sözleşme kurulmuş olduğunu, müvekkilinin sözleşme şartları dahilinde işin ifası için gerekli çalışmalara başlamış, prodüksiyon hizmeti kapsamında davalı ile iletişimde kalmış ve borcunu gereği gibi ifa etmiş olduğunu, müvekkilinin oluşturmuş olduğu projeyi davalıya teslim etmiş olduğunu, sonrasında davalının bu projeyi belediyeye sunmuş ve belediyenin de projeyi kabul etmiş olduğunu, hatta bu iş kapsamında müvekkiline kısmi bir ödeme yapılmış olmakla bu dahi borcun ikrarı niteliğinde olduğunu, bu kabule rağmen, müvekkilinin işin ifası gereği hak kazanmış olduğu parasal edimin tarafına ödenmemiş olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya ilk olarak Beyoğlu ...... Noterliği'nin 20.10.2022 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sonrasında da Beyoğlu ..... Noterliği'nin 28.10.2022 tarih ve ..... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borcun ödenmesi gerektiği ihtar edilmiş olduğunu, bu ihtarlara rağmen borcun ödenmemesi üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .....E. Sayılı dosyası ile takibe geçilmiş ve haksız itiraz neticesinde takip durdurulmuş olduunu, arabuluculuk sürecinden de bir sonuç alınamamış olup, sayılan bu nedenlerle huzurdaki davamızın şimdilik 1000 TL üzerinden belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... E. Sayılı dosyasına konu haksız itirazın iptali ile, borçlunun alacağın %20'sinde az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 188.826,55-TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi ..... 24/05/2024 tarihli raporunda özetle; " Davacının dava konusu işlemlerinin olduğu 2022 yılına ait ticari defterinin açılış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süreler içinde yapılmış olduğu ve ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ancak kapanış tasdiki yapılmadığı için bu kapsamda sahibi lehine kanıt olabilme işlevine sahip olmadığı, Davacının ticari defter kayıtlarına göre, davacının davalı şirketten 188.826,55.-TL tutarında bakiye alacağının kayıtlı olduğu, " olduğunu kanaati olarak bildirmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı dosyasına konu fatura nedeniyle davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, davacı tarafından davalıya prodüksiyon hizmeti verilip verilmediği konularında olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı ilamında; " Davacı alacaklı vekili yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen bakiye alacağa ilişkin olarak 02/01/2017 tarihinde ıslah harcı yatırmak suretiyle harç ikmalinde bulunmuşsa da, işbu harç ikmalinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. Hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği gibi davalı yanca da bu itirazın istinaf ve temyiz sebebi olarak ileri sürüldüğü görüldüğünden, mahkemece ıslah harcı ile artırılan kısım dikkate alınmadan dava dilekçesi ile 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilip de harçlandırılan dava değeri olan 15.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne ve kabul edilen 15.000,00 TL'lik dava değeri üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğundan hükmün davalı iş sahibi yararına bozulması gerekmiştir." denmektedir. Mevcut olayımızda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın ticari defterlerine göre davalıdan 188.826,55-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, iş bu dosyada davacı davasını 1.000,00 TL üzerinden kısmi olarak açmıştır. Dava tarihi ise 17/02/2023'tür. Duruşma tarihi olan 19/09/2024 tarihi itibariyle kalan miktar yönünden harç ikmalinin tamamlanmadığı, ilgili Yargıtay ilamında belirtilen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, hak düşürücü sürenin itiraz niteliğinde olduğu, mahkememizce re'sen dikkate alındığı, davacı davasını dava açtıktan itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde harcı tamamlamadığı anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile, alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Her ne kadar hüküm kısmında sehven kısmen kabulüne yazılmaş ise de gerekçeden de anlaşılacağı üzere davanın kabulü yönünde kanaat oluştuğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti bu doğrultuda hesaplanmıştır. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 1.000,00-TL üzerinden kısmen İPTALİNE, takibin 1.000,00-TL üzerinden aynı koşullar ile devamına, 2-1.000,00-TL'nin %20'i icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 68,31-TL ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 111,59 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 131,75-TL posta masrafı, 179,90-TL başvuru harcı, 179,90-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 3.991,55-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır