İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1252 E. 2024/919 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1252
- Karar No
- 2024/919
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1252 KARAR NO : 2024/919 DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari faaliyetler devam ederken müvekkili tarafından davalı şirkete; 02.01.2023 tarihinde .... Bankası ... Şubesine ait 15/05/2023 günlü, .... Seri No lu 496.462,50-TL tutarlı ve yine ... Bankası .... Şubesine ait 15/06/2023 günlü, ... Seri No lu 496.462,50-TL tutarlı 2 adet çek keşide edilerek teslim edilmiş olduğunu, çeklerin 02.01.2023 tarihinde teslimi ile birlikte muavin cari hesapta müvekkili 991.199,20-TL alacaklı duruma geçmiş olduğunu, davalı şirketin tarafından Ocak ve Mart 2023 aylarında kesilen 2 adet fatura sonucu müvekkilinin alacağı muavin cari hesapta 365.752-TL ye düşmüş olduğunu, bu durumun davalı şirket tarafından kaşe ve imza edilip mutabakat için gönderilen muavin cari hesap ekstresinde de açıkça görülmektedir.Söz konusu çeklerden ilki olan 15/05/2023 günlü, ... Seri No lu 496.462,50-TL tutarlı çek, müvekkil tarafından ödenmiş ancak sonrasında müvekkil alacaklarını da tahsil edememesi ve ekonomik olarak zor durumda kalması ile birlikte 23.05.2023 tarihinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunmuş ve Sayın Mahkemece geçici mühlet ve tedbir kararı verilmiş olduğunu, Tedbir kararından sonra davaya konu .... Bankası ... Şubesine ait 15/06/2023 günlü, ... Seri No lu 496.462,50-TL bedelli çek, bankadan tahsil edilmeyince çek miktarı kadar alacağı bulunmamasına rağmen davalı şirket tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 490.462,50-TL miktar üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilmiş olduğunu, takip ihtiyati haciz ile başlatılmış ve tüm mal varlıklarına bu miktar bir alacak olmamasına rağmen haciz konulmuş olduğunu, tüm bu nedenlerle; öncelikle İİK. 72/3 uyarınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini yönünde tedbir kararı verilmesine, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası takibe konu edilen ... Bankası .... Şubesine ait 15/06/2023 günlü, ... Seri No lu 496.462,50-TL çekten dolayı fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 359.752,00-TL borçlu olmadığımızın tespiti, ayrıca davalı, haksız ve kötü niyetli olduğundan müvekkil lehine %20 tazminatın tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkiline keşide etmiş olduğu çekin bedeli müvekkile ödenmediğinden davaxı aleyhine tarafımızca icra takibi başlatılmış olduğunu, davaya konu söz konusu çekin vadesi gelmiş olmasına rağmen ödenmesi gereken bedel müvekkiline ödenmemiş olduğunu, ardından borçlu ile iletişime geçilmiş ancak yapılan tüm şifahi görüşmeler sonuçsuz kalmış olduğunu, bu nedenle 23/06/2023 tarihinde Bakırköy .... İcra Dairesinde ... Esas numarası ile davacı aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, davacı tarafın her ne kadar miktarı 496.462,50-TL olan çekten dolayı 359.752,00-TL borçlu olmadığını iddia etmekteyse de işbu iddia gerçeği yansıtmamakta olduğunu, davacı tarafın her ne kadar cari hesap ekstresi sunmak suretiyle belirli miktar ödeme yapıldığını iddia etse de bu iddiası dayanaktan yoksundur. Öyle ki davacı tarafından sunulmuş olan ekstre ile davaya konu çekin bir bağlantısı bulunmamakta olduğunu, davacı ile müvekkili arasında yıllardan beri süregelen ticari ilişki söz konusu olduğunu, bu ticari ilişki ile bağlantılı olarak birçok alacak ve borç ilişkisi doğmuş olduğunu, davacı tarafça sunulan ekstre de müvekkili ile aralarında olan farklı ticari ilişkilere dayanmakta olduğunu, her ne kadar davacı taraf ekstrede bulunan çek girişinin huzurdaki davaya konu kambiyo senedine ilişkin olduğunu ve kısmi ödeme yapıldığını öne sürmüş olsa da bu durum gerçeği yansıtmamakta olduğunu, tüm bu nedenlerle; 1) Davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın %20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 05/06/2024 tarihli raporda özetle; " Davalı ... Plastik..Ltd. Şti. tarafından, davacı ... aleyhine, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile 23.06.2023 tarihinde 490.462,50.TL çek, 980,92.TL çek komisyonu, 49.046,25.TL çek tazminatı, 2.604,90.TL ihtiyati haciz tutarı, 1.155,61.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 544.250,18.TL tutarında icra takibi başlatıldığı, Usul yönünden incelenen davacıya ait 2022 dönemi yasal defterlerinin fiziki olarak tutulduğu, noter açılış onayları ile yevmiye defteri kapanış noter onayının usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığı, 2023 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defterinin, e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında ve usulüne uygun oluşturulduğu, fiziki tutulan, envanter defteri açılış noter onayının zamanında ve usulüne uygun yaptırıldığı, davalının mahkemenizce belirlenen inceleme tarihinde incelemeye gelmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu sebeple davalı yönünden inceleme yapılamadığı, Taraflar arasında 2022 ve 2023 dönemlerindeki ticari ilişkiye istinaden, davalı şirket tarafından, davacıya plastik hammadde faturaları düzenlendiği, karşılığında davacı şirket tarafından büyük kısmı çek verilerek ödemeler yapıldığı, hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre, davalının; dava tarihinde (28.12.2023) (365.752,60.TL) tutarında borçlu olduğu, Davaya konu edilen ... Bankası ... Şubesine ait 15.05.2023 tarihli ... seri numaralı 496.462,50-TL ve yine .... Bankası .... Şubesine ait 15.06.2023 tarihli ... seri numaralı 496.462,50-TL olmak üzere toplam 992.925,00.TL tutarındaki 2 adet çek ‘in, davacı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, Dosyaya ibraz edilen 02.01.2023 tarihli 000029 no.lu, davalı tarafından tanzim edilen tahsilat makbuzunda, her bir çek tutarının 496.462,50.TL olarak değil 494.462,50.TL ve her iki çek toplamının 992.925,00.TL değil 988.925,00.TL olarak yazıldığı, bunun sebebinin, makbuzda yer alan çek tutarlarının, davalı şirket tarafından hatalı şekilde yazılmasından kaynaklandığının davacı vekilince ifade edildiği, bu ifade doğrultusunda davacı yasal defterleri incelendiğinde, hatalı olduğu iddia edilen tutarlara ilişkin, herhangi bir çek kaydının olmadığı ve dolayısıyla, tahsilat makbuzundaki çek tutarlarının, hatalı yazılmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun sonucuna varıldığı, Davacı yasal defterlerinde, çekler öncesinde, davalı hesabının 1.725,20.TL tutarında alacaklı olduğu ve çeklerin tevdi edilmesi sonrasında davalı hesabının 991.199,80.TL tutarında borçlu duruma geçtiği, ardından davacı tarafından davalıya düzenlenen KDV Dahil toplam 625.447,20.TL tutarındaki (2) adet fatura sonrasında, davalı hesabının nihai olarak 365.752,60.TL borçlu duruma geldiğinin anlaşıldığı, 3.7. Mahkemenizce celp edilen .... Bankası A.Ş. ‘nin 04.01.2024 tarihli yazısında, davaya konu ... seri numaralı 15.06.2023 keşide tarihli 496.420,50.TL bedelli çek ‘in ... adına kayıtlı olduğu, 15.06.2023 tarihinde bankaya dava dışı ... Baskı..A.Ş. tarafından ibraz edildiği, karşılıksız olarak işlem gördüğü, karşılıksız kalan tutarın:490.462,50.TL olduğu, çek garanti bedelinin talep edilmediği, Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ve davalı şirket kaşe ve imzasının yer aldığı müşteri başlığı olmayan hesap ekstresi incelendiğinde, ekstrede yer alan bilgilerin, davacı yasal defterlerindeki davalı hesabı ile uyumlu olduğu, hesap ekstresinde, davaya konu çeklerin, çek numaraları yazılmamış olsa da çek tutarı ve keşide tarihinin yazılı olduğu, davalı şirket tarafından tanzim edilen 02.01.2023 tarihli ..... no.lu, tahsilat makbuzundaki hatalı yazıldığı iddia edilen 494.462,50.TL ‘nin ekstrede mevcut olmadığı, hesap ekstresinin davacı yasal defterlerindeki bakiye tutar ile uyumlu olduğu ve hesap ekstresinin 365.752,00.TL alacak bakiyesi ile sonuçlandığı, Netice olarak; davalının yasal defterlerini incelemeye sunmamış olduğu, öte yandan, davacının usulüne uygun tutulan yasal defter kayıtları dikkate alındığında, davalının 365.752,60.TL tutarında davacıya borçlu olduğu ve bu tutardaki kısmın bedelsiz kaldığı, dolayısıyla, davaya konu edilen ... Bankası ... Şubesine ait 15.06.2023 tarihli .... seri numaralı 496.462,50-TL tutarındaki çekten dolayı 359.752,00.TL borçlu olmadığına ilişkin davacı talebinin nihai takdir ve değerlendirmesinin Sayın Mahkemenizde olduğunu " kanaati olarak belirtmiştir. Dava İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit ve istirdat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu 15/06/2023 vade tarihli, ... seri numaralı 496.462,50TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya 359.752,00TL yönünden borçlu olup olmadığı çek bedelinin davalıya ödenip ödenmediği konularında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce celp edilen ... Bankası A.Ş. ‘nin 04.01.2024 tarihli yazısında, davaya konu ... seri numaralı 15.06.2023 keşide tarihli 496.420,50.TL bedelli çekin ... adına kayıtlı olduğu, 15.06.2023 tarihinde bankaya dava dışı ....A.Ş. tarafından ibraz edildiği, karşılıksız olarak işlem gördüğü, karşılıksız kalan tutarın:490.462,50.TL olduğu, çek garanti bedelinin talep edilmediği bildirilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Menfi tespit davasında borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Bono üzerindeki yazı ve imza inkar edildiğinde ise ispat yükü davalı alacaklıdadır. Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Mevcut olayımızda davalı tarafın kendisine verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davaya konu çekin ticari defterlerde kayıtlı olduğunun ve karşılıksız çıktığının tespit edildiği, davacının usulüne uygun tutulan yasal defter kayıtları dikkate alındığında, davalının 365.752,60.TL tutarında davacıya borçlu olduğu ve bu tutardaki kısmın bedelsiz kaldığı anlaşıldığından davanın kabulü ile, davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü''nün ... esas sayılı dosyasına konu ... Bankası'na ait ... seri nolu 496.462,50-TL bedelli çekten dolayı 359.752,00-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü''nün ... esas sayılı dosyasına konu .... Bankası'na ait ... seri nolu 496.462,50-TL bedelli çekten dolayı 359.752,00-TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 24.574,65-TL ilam harcından peşin alınan 6.143,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 18.430,98-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 133,75-TL posta masrafı, 269,85-TL başvuru harcı, 6.143,67-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 10.047,27-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 57.560,32-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/10/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır