İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1085 E. 2024/852 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1085
Karar No
2024/852
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1085 KARAR NO : 2024/852

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/11/2023 KARAR TARİHİ : 19/09/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :27/09/2024 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı-borçludan alacağını tahsili amacıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı-borçlunun borca itiraz ile birlikte icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş olduğunu, dosyanın yetkili Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'ne gönderilmiş, ... E. sayılı dosyasına kaydedilen takipten borçlu tarafa ödeme emri gönderilmiş olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı gerçeğe aykırı beyanlar ile tamamen takibi durdurmak ve alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla kötüniyet ile takibe itiraz etmiş ve takip durmuş olduğunu, davalı-borçlunun itirazında herhangi bir borcu bulunmadığını beyan etmişse de bu beyanı gerçeği yansıtmadığını, davalı borçlunun takibe dayanak borcunu ödememiş olduğunu, davalı yanın müvekkilinden yaptığı mal alımlarına karşılık kısmi ödemeler yaptığını, geriye kalan tutarı ödemediğinden taraflarınca icra takibine girişildiğini, davalı aleyhine icra takip başlatıldıktan sonra davalı tarafça (24.08.2023 tarihinde) 14.885,62-TL ödeme yapılmış ve ekte sunulu talepten anlaşılacağı üzere bu tahsil icra dairesine bildirilmiş olduğunu, ancak kendilerine tebligat ulaştıktan sonra iade faturası kesip müvekkiline göndermiş olduklarını, taraflarınca ekte sunulu Kartal .... Noterliği 01.09.2023 tarihli .... nolu ihtarname ile bu iade faturalarının içeriği kabul edilmemiş ve faturaların davalı tarafa iade edildiğini, davalı tarafın iade faturası kesmesinden anlaşılacağı üzere davalı faturaları kabul etmiş, yasal süre geçtikten sonra (icra takibi başlatıldıktan sonra) iade etmiş olduğunu, davalı tarafın tamamen alacağı akamete uğratmak maksadıyla takibe itiraz etmiş olduğunu bu nedenlerle; Davalı-borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı-borçlunun, davacı-alacaklıya verilmek üzere asıl alacağın % 20’ sindan az olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının ile hukuka aykırı olarak ilamsız icra takibi başlatmış olduğunu, takibe dayanak belgenin ve huzurdaki davanın hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, taraflarınca yasal süre içerisinde haksız kazanç elde etme maksatlı olarak başlatılan takibe yönelik itiraz yapılmış olup takibin durdurulmuş olduğunu, müvekkili bünyesinde davacı yanın hiçbir alacağı bulunmadığını, açıkça anlaşılacağı üzere iddia ile talep edilen alacağın dayanaksız olmakla mevcut değildir.Davacının işbu alacağını ispatlar nitelikte evrak ve sair belge de sunamamış olduğunu, mahkeme tarafından takip dayanağı belge olarak sunulan ekler incelendiğinde bahse konu borcun mevcut olmadığının anlaşılacağını, başlatılan icra takibi ve huzurdaki davanın açıkça hukuka aykırı olmakla bu işbu hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... dosyası ile alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi ... 23/07/2024 tarihli raporunda özetle; " Davacı .... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ yasal defterleri sahibi lehine delil olma niteliği sahip ve Davalı .... SANAYİ A.Ş tarafından sırf gerçekte borçlu olmasına rağmen haksız olarak borca itiraz etmiş, itirazına dayanak olarak düzenlenen 140.000,00 TL’lik E Fatura Bs formunda bildirilmemiştir. Kısaca özetlenen nedenlerle Davacı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nin Davalı .... SANAYİ A.Ş’den 140.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş" olduğunu kanaati olarak bildirmiştir. Dava, İİK'nun 67. Maddesi gereğince itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına konu cari hesap nedeniyle davacının davalıdan alacağının olup olmadığı varsa ne kadar olduğu konularında olduğu anlaşılmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Mevcut olayımızda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 140.000,00 TL alacaklı olduğu, taraf BA ve BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, yine tarafların ticari defter ve kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, davalının faturaları BA olarak bildirmesi sebebiyle davacı tarafından faturalara konu hizmetin gerçekleştirildiği kabul edilerek, mahkememizce davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilerek, davacı tarafından takipten sonra 14.885,62-TL ödeme yapıldığını belirtmesine rağmen davanın 154.885,52 TL üzerinden açıldığı, davacının ödeme yapılan kısım yönünden dava açmasında hukuki yararının olmaması sebebiyle ve bilirkişi tarafından da ticari defterlerde hesap edilen asıl alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacağın hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 140.000,00-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin 140.000,00-TL üzerinden aynı koşullar ile devamına, 2-140.000,00-TL'nin %20'i icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 9.563,40TL ilam harcından peşin alınan 2.645,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.918,34 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 269,85-TL Başvuru Harcı, 2.645,06-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 2.914,91-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.820,15-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 299,85-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 144,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.644,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.293,78-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 22.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 14.885,52-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2024

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1085, K. 2024/852, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1085-e-2024-852-k-436fc4246228