İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/669 E. 2024/47 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/669
- Karar No
- 2024/47
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/669 Esas KARAR NO : 2024/47 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/07/2022 KARAR TARİHİ : 15/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, 18.03.2020 tarihli ... nolu 14.984,84-TL hasta adı ... protokol numarası 3649) ve 28.09.2020 tarihli ... nolu 15.289,90-TL ... Protokol numarası .... olan arşiv faturaları düzenleyerek, sistem üzerinden davalıya teslim edilmiş olduğunu, söz konusu 2 fatura içeriği tıbbi malzemelerin, faturanın üzerinde adı geçen hastaların ameliyatlarında kullanılmış olduğunu, davalı şirketin iki fatura tutarını ödememesi nedeniyle davalı şirket hakkında Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün, ... Esas sayılı dosyasıyla iki adet fatura toplamı 30.274,74-TL asıl alacak 7.854,63-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.129,37-TL miktar üzerinden 15.03.2022 tarihinde borçlu davalı hakkında icra takibi başlatılmış olduğunu, ancak davalı şirketin borcu olmadığını iddia ederek, takibe, borca, işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durdurulmuş olduğunu, bu nedenle borçlu davalının yaptığı itirazın haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalıya %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın alacaklı olduğuna yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, ilgili faturalara dayandığı malzemelerin ne şekilde teslim edildiğine dair bilgi ve belgenin Sayın Mahkemeye sunulmamış olduğunu, davaya konu borcun zamanaşımına uğramış olduğunu, davacı tarafın haksız olarak icra takibi başlattığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 38.129,37-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''dava konusunun, davacının davalıya yaptığı tıbbi malzeme satışlarından kaynaklanan 30.274,69 TL lik alacağı iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, huzurdaki itirazı iptali davasının ikame edildiği, davalı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, 2020 yılı Ticari defterlerinin incelendiği, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığını, davalının Muavin defterine göre davacının hesabı 30.274,69TL alacak bakiyesi verdiği, davalının davacıya 30.274,69TL borçlu olduğu, davacının davalıya tıbbi malzemesi satışı yaptığı,faturalarda yazan tıbbi malzemelerin teslim esnasında düzenlenen irsaliye ve teslim belgelerine ulaşılamadığını, malzemelerin davalıya teslim edilip edilmediği, edildi ise ne şekilde teslim edildiği tespit edilememiştir. Ancak söz konusu faturalarda yer alan tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı UTS Formlarında teslim alındığı, davalının BA formları incelenmiş ve davalı davacının düzenlediği faturaların tamamını BA formu ile vergi dairesine bildirmiş olduğu tespit edildiğini, Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü gösteren herhangi bir belge sunulmadığından takipte işlemiş faiz isteyemeyeceği kanaatine varıldığını, davacı yönünden hazırlanan Rapor ve tarafların rapora karşı itirazları raporun 4. Bölümünde detaylıca izah edilmiş olup borç alacak yönünden, davacı yönünden yapılan tespitte davacının ticari defter kayıtlarında 30.274,74-TL davalıdan alacaklı olduğu...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''Davacı ... Sanayi Anonim Şirketi'nin, ... Ticaret Limited Şirketinden, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün, ... E. Sayılı dosyasına konu; 16.03.2022 takip tarihi itibariyle; 15.289,90 TL. Asıl Alacak (.... Sayılı Fatura İle İlgili Olarak) 14,984.84TL, Asıl Alacak (... Sayıfı Fatura İle İlgili Olarak) 30.274,74 TL. Alacağının bulunduğu, öte yandan; davalı ... Tiçaret Limited Şirketinin; borçlu sıfatıyla; Tespit olunan toplam 30.274,74 liralık davacı şirket alacağından sorumlu bulunduğu, Davacı şirketin, 16.03.2022 takip tarihinden itibaren; 30.274,74-TL asıl alacak tutarı üzerinden, yıllık %15,75 oranı üzerinden temerrüt faizi talep edebileceği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ek raporda özetle; ''Taraflarca sunulmuş herhangi bir Mal ve hizmet Alım Satım ve/veya tedarik sözleşmesine rastlanmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 18.03.2020 tarihli ... numaralı fatura ile başlamış olduğu, 28.09.2020 tarih ve ... numaralı fatura ile sona erdiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu iki fatura ile sınırlı olduğu, ticari ilişkinin bu iki faturadan ibaret olduğu dosyaya sunulmuş bir sözleşmenin bulunmadığı, faturalarda ödeme vadesinin ödeme gününün yazılı olmadığı, davacının davalıya takip öncesi yapılmış bir ödeme ihbarının dosyaya sunulmadığı...''şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Dosya kapsamında her iki tarafın BA-BS beyannamelerinin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalara, davalının yasal süre içerisinde yapmış olduğu itiraz bulunmamaktadır. Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla defterler hükme esas alınmıştır. Davalı şirketin BA formalarında da faturaların kaydedildiği, buna göre içeriği kabul edildiği gibi resmi kuruma bildirilen beyannamenin delil niteliğini de haiz olduğu sabittir. BA/BS formları resmi makama bildirilen belge olup delil niteliğini haizdir. Kaldı ki davacı ticari defter ve belgeleriyle de alacak ispatlanmıştır. Takibe veya davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. (Y.19. HD. 2015/12329 Esas-2016/6138 Karar ve 2014/11846 Esas ve 15110 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.) Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizce alınan ek ve kötk raporlarda da belirtildiği üzere toplam alacağın 30.274,74 TL olduğu, tarafların BA/BS formlarının birbiriyle uyumlu olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 30.274,74 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- 30.274,74 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.068,07-TL ilam harcından peşin alınan 460,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.607,56-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 80,70-TL Başvuru Harcı, 460,51-TL Peşin Harç olmak üzere toplam 541,21-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.238,64-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 321,36-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 198,00-TL posta masrafı, olmak üzere toplam 4.198,00-TL den kabul red oranına göre hesaplanan 3.333,21-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.854,63-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.