İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1165 E. 2024/168 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1165
Karar No
2024/168
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1165 Esas KARAR NO : 2024/168 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2022 KARAR TARİHİ : 12/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından açılan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki sözleşme gereği davalının sözleşmede belirtilen edimleri yerine getirmediğini, fuar katılım ücretini de müvekkil şirkete iade etmediğini, zararların tazmin edilmediğini, icra dosyası ve itirazın iptali davası ikame edilmeden önce davalı tarafa Kadıköy ....Noterliği'nin 06.09.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, 09.09.2022 tarihinde davalı tarafça tebliğ alındığını, 06.09.2022 tarihli ihtarname ile sözleşme'den dönüldüğü bildirilerek ve zararların tazmini talep edilerek davalının 15.09.2022 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, sözleşme tahtında Fuar'a katılım kapsamında 156 metrekarelik alan için fuar katılım bedeli olarak belirlenen 19.500 USD tutar için (Sözleşme'de aynen ödeme kaydı yer almaması hasebiyle sözleşme ile tayin edilen 5.44 kuru üzerinden) vergiler dahil olarak davalı 'ya toplamda 125.677,21.TL ödeme yapıldığını, ilgili ödemenin davacı hesap ve yararına olacak şekilde üçüncü kişinin ifası niteliğinde davalı 'ya .... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından (ayrı bir tüzel kişilik olarak kuruluşundan önce ...'in Bursa şubesi olan) davacı adına gerçekleştirildiğini, ilaveten davacı tarafından Fuar reklam bedeli olarak davalı 'ya 16.08.2021 tarihinde 9.045,92 TL 06.09.2022 tarihli ihtarname doğrultusunda ise sözleşme 'de aynen ödeme kaydının da yer almadığı dikkate alındığında Sözleşme kapsamında Amerikan Doları cinsinden döviz olarak kararlaştırılan fuar katılım bedeline ilişkin davalının iade borcunun icra dosyasında talep edildiği doğrultuda aynen iadesinin TBK'nın amir hükümleri gereği olduğunu, buna karşın yazılı bir mutabakata varılmaksızın tek taraflı olarak fuarın; davalı tarafından, öncelikle .... sonra ... sonra ... ertelendiğini ve ardından ... tarihine ertelenmesi yönündeki davalı talebinin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Fuarlar Komitesi tarafından uygun bulunmadığını, buna rağmen fuarın davalı tarafça ... tarihinde de gerçekleştirilmemiş olduğunu, ilaveten, davalı tarafından fuar'ın bir kez daha ertelendiğini, davacıya ... tarihli fuar 'ın başlamasına yalnızca 10 (on) gün kala bildirildiğini, fuarın 2 yıldan fazla süreyle ötelenmesi sonrasında gerçekleştirilmesinin davacı açısından yararsız kaldığını belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ...tarihleri arasında düzenlenecek .... Fuarı'na (...) katılım sağlamak amacıyla "Fuar Katılım Sözleşmesi” akdedildiğini, COVID-19 sebebiyle fuarın ileri bir tarihe ertelendiğini, ertelenen fuarın ... tarihleri arasında gerçekleştirildiğini, yapılan sözleşmede yer alan hükümler gereğince davalının fuarı erteleme hakkına sahip olduğunu, yapılan erteleme ile, katılımcıların haklarının aynen korunacak olması, aynı şartlarda fuarın gerçekleştirilecek olması nedeniyle fuar katılım bedelinin iade edilemeyeceği hususunun da kararlaştırıldığını, 2020 yılında yapılması planlanan fuarın yurt dışından misafirlerin pandemi nedeniyle katılamayacak olmasından dolayı .... tarihine ertelendiğini ancak bu tarihte de ülkemizde ve dünyada pandeminin etkilerinin devam etmesi, birçok katılımcının - fuara katılamayacağını bildirmesi üzerine bu durumun fuara katılacak şirketlere bildirildiğini, buna mukabil birçok şirketten tekstil sektörünün yurt dışına hitap etmesi ve dolayısıyla fuara yurt dışından misafirlerin katılmasının çok önemli olduğu şeklinde geri alındığını, bu nedenle fuara katılacak şirket ve sektör temsilcileri tarafından fuarın ertelenmesinin talep edildiğini, davalının da söz konusu fuarları yapabilmek için fuar alanını en az 1 yıl önceden kiraladığını, reklam ajanslarıyla anlaşma yaptığını, personel alımı gerçekleştirdiğini, ses ve görüntü sistemleri ayarladığını, temizlik şirketleriyle anlaşmalar yaptığını, dolayısıyla bir fuarın organize edilme bedelinin milyon liraları bulduğunu, söz konusu fuarın Covid-19 kaynaklı nedenlerle yapılamamasının davalıyı telafisi zor zararlara uğrattığını, ayrıca aynı dönem başka fuarların yapıldığı ancak ... fuarının yapılmadığı yönündeki iddiaların yerinde olmadığını, davacının her ne kadar protokol hükümlerine dayansa da protokolün davalı ile dava dışı ... arasında yapıldığını, bununla birlikte protokolün süreli olup süresinin sona erdiğini, dava dışı derneklerle imzalanan protokollerin davanın konusu olmadığını, davacının imzaladığı ve edimlerini üstlendiği sözleşmenin davalı ile imzalanan katılım sözleşmesi olduğunu ve bu sözleşme dışındaki iddiaların ve başka sözleşmelerin davacının iddiası ile bağlantısı bulunmadığını, davacının, fuar katılım bedelini TL cinsinden ödemesine rağmen USD cinsinden iadesini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, fuar tarihinin belirlenebilmesi için fuarın yapılacağı alanın takviminde yer olması, fuarın yapılacağı şehirde fuarın yapılacağı tarihten bir ay önce ve bir ay sonra aynı sektöre ilişkin başka fuarın bulunmaması gibi değişkenler olduğunu, özellikle son 2 yılda pandemi sebebiyle tüm fuarların ertelenmesiyle TOBB fuar takviminin sıkışmasından dolayı fuarın ... tarihine ertelendiğini, 1 ay kuralı sebebiyle katılımcıların daha fazla mağdur olmaması için fuarın Antalya'ya alındığını, ayrıca enflasyon sebebiyle maliyetlerin neredeyse 10 katına çıkmasına rağmen katılımcılardan hiçbir ek ödeme almaksızın ve tahsis yapılmaksızın yeniden katılım imkanı sağlandığını ve yüzlerce şirketin katılım sağladığını beyan etmiş, sonuç olarak, davanın reddini, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 393.074,09-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Taraflar arasında 17.12.2019 tarihli, “Fuar Katılım Sözleşmesi” akdedilmiş ve taraflar arasındaki ilişki, bu sözleşme temelinde yürütülmüştür. Sözleşmedeki m2 fiyatları USD cinsinden belirlenmiş, USD kuru (5,44) olarak baz alınmıştır. Metrekare başı birim fiyat 50 m2 üzeri 125.USD dir. Dolayısıyla 156 m2 lik toplam alan üzerinden hesaplandığında KDV hariç tutar 106.080,00.TL (125,00.USD X 156 m2 X 5,44.TL) %18 oranındaki KDV tutarı (19.094,40.TL) eklendiğinde toplam sözleşme bedeli 125.677,21.TL olduğu ve sunulan belgelere göre, davacı tarafından davalıya toplam 41.045,92.TL tutarında ödeme yapıldığı, Davacı tarafından davalıya 06.09.2022 tarihinde, Bursa ....Noterliğinin ... yevmiye no.lu ihtarnamesi keşide edilmiş; taraflar arasında akdedilen 17.12.2019 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinden dönüldüğü belirtilmiş ve ödenen 19.500,00.USD fuar katılım ücreti 9.045,92.TL reklam bedeli, davacının ödemiş olduğunu iddia ettiği 9.547,20.TL tutarındaki 9618 KDV ile 251,40.TL tutarındaki damga vergisi bedelinin 3 iş günü içerisinde iadesi talep edildiği, Davacı alacaklı ... Tekstil tarafından, davalı borçlu ... aleyhine, Bakırköy ...İcra Dairesi .... e. sayılı dosyası ile 24.10.2022 tarihinde 19.094,40.TL fuar katılım ücreti asıl alacağı, 9.045,92.TL fuar reklam bedeli asıl alacağı, 288,77.TL işlemiş faiz, 136,80.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.565,89.TL toplam alacak, 19.S00,00.USD fiili ödeme tarihi fuar katılım ücreti 75,22.USD fiili ödeme tarihi işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.575,22.USD tutarında haciz yollu icra takibine başlanılmış, davalı tarafından O1.11.2022 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, Davalı ... A.Ş. tarafından ibraz edilen 2018/Ocak-2022/Mart arasındaki dönem (2019/Aralık ibraz edilmemiştir) defter-i kebir ve yevmiye defteri, e-defter olarak tutulmuş, beratları zamanında ve usulüne uygun oluşturulmuş, fiziki tutulan envanter defteri, açılış noter tasdiki usulüne uygun ve zamanında yaptırılmıştır. Davacının İstanbul dışında yerleşik olması sebebiyle davacı yönünden herhangi bir değerlendirme yapılamadığını, Davalı tarafından incelemeye sunulan hesap özetine göre, takip tarihi (24.10.2022) itibariyle davacının 32.000,00.TL tutarında alacaklı olduğu. Takip tarihi (24.10.2022) sonrasında, davalı tarafından, davacıya 10.11.2022 tarihinde .... no.lu 31.987,98.TL tutarında fatura düzenlendiği ve davacı hesabına borç kaydedildiği, dolayısıyla, 10.11.2022 tarihinde davacı adına kayıtlı hesapta 12,02.TL alacak bakiyesi kaldığı anlaşılmakla beraber, davalı tarafından Aralık/2019 dönemi ve özellikle 2022/Mart döneminden, takip tarihine kadar olan dönem ve hatta Kasım/2022 dönemi dahil yasal defterler eksik ibraz edildiği için, bu hususlar teyit edilemediği, Davacı, dava dilekçesinde, dava dışı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.nin, davacı adına, davalıya ödemeler yaptığını beyan etmiş ve dilekçe ekinde, dava dışı .... Tekstil'in davalıya yapmış olduğu toplam 109.192,07.TL tutarındaki ödemeye ilişkin belgeler sunmuştur. Fakat söz konusu ödemeler, davacı hesabına kaydedilmediği, her ne kadar davalı yasal defter kayıtları yukarıda incelenmişse de davacı yasal defter kayıt ve belgelerinin de incelenerek, her iki taraf yasal defter kayıtlarının birbiriyle mukayese edilmesi sonrasında davaya — konu — ihtilafın tespit ve değerlendirmesinin yapılabileceğini" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Davacı tarafın defterlerini sunmadığı, davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmış olup hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafın defterlerini sunmadığı, herhangi bir mazerette bildirmediği, bu haliyle davacı tarafından davalıya ödendiği iddia edilen ve takip talebinde ayrı ayrı belirtilen alacak kalemlerine ait bedelin tam ve kesin olarak tespit edilmesinin mümkün olmadığı ve davacı beyanlarının başkaca herhangi bir delille desteklenmediği anlaşıldığından mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca, davacı tarafın kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İspatlanamayan davanın REDDİNE, 2-Şartlar oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 4.747,36-TL harcın toplamı olan 4.747,36 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.319,76-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından sarf edilen 7,00-TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 60.961,11-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1165, K. 2024/168, T. 12.02.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1165-e-2024-168-k-1774bf7f6ada