İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/906 E. 2024/174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/906
- Karar No
- 2024/174
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/906 Esas KARAR NO : 2024/174 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/10/2021 KARAR TARİHİ : 13/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, Kişisel Verilerin Korunması Hukuku kapsamında eğitim ve bilişim üzerine gerçek ve tüzel kişilerin KVK Kanununa uyum projelerini yürüten, bu kapsamda KVK Kanunu kapsamında olan gerçek ve tüzel kişilere danışmanlık hizmeti sunan, alanında uzmanlaşmış kişileri bünyesinde istihdam eden tanınmış bir şirket olduğunu, bu bağlamda, davalı şirket ile de hizmet sözleşmesi akdedildiğini ve Kişisel Verileri Koruma Kanununa uyum kapsamında şirketin uyum projesi oluşturulması, eğitimlerin düzenlenmesi, kayıt süreçlerinin gerçekleştirilmesi ve diğer danışmanlık hizmetlerinin sağlanması amacıyla 30.000 TL + KDV fiyatı üzerinden anlaşıldığını, bahse konu sözleşmenin davalı şirketin KVK Uyum süreçlerini yürüten danışmanlar adına akdedildiğini akabinde de karşılıklı mutabakat ile sözleşme müvekkil şirket adına aynı hizmet şartları ile tekrar düzenlenerek davalı şirkete hizmet sunulmaya başlandığını, taraflar arasında anlaşmanın sağlanmasının hemen akabinde davacı şirketçe hizmete başlandığı, davalı şirketin kayıt yükümlülüğü süreçlerinin yürütüldüğünü, davacı şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ve davalı şirketten de bu süreç içerisinde herhangi bir itiraz ya da şikayet olmadığını, davalı şirketin sunmuş olduğu hizmetlerin, davalı tarafın da ulaşabildiği online bir yazılım üzerinden gerçekleştiğini, davacı şirketin davalı şirkete sunmuş olduğu hizmetlerin karşılığı olarak 09/03/2020 tarihinde .... numaralı 18.880,00TL bedelli e-fatura kesildiği ve davalı şirketin bu faturaya istinaden 9.187,50TL ödeme yaptığı, akabinde yine hizmet bedelinin geri kalan kısmı için 21/10/2020 tarihli .... numaralı 16.520,00TL e-fatura kesildiği ve davalı tarafın bu fatura bedelini de ödenmediği, ödemelerin faturalar üzerinde yazan vade tarihlerinde ödenmemesi sonrasında davalı tarafa Kartal .... Noterliğinin 10/11/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarda bulunulmuşsa da bir fatura bedellerini ödememesinin akabinde Bakırköy .... İcra Dairenin .... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını ve davalı şirketin 02/03/2021 tarihli haksız ve kötüniyetli itirazları ile takip 04/03/2021 tarihi itibariyle takibin durdurulduğunu belirterek davanın kabulüne, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı şirketin kişisel verilerin korunması hakkında eğitim ve bilişim üzerine uyum projelerini yürüten, danışmanlık hizmeti sunan şirket olduğu, davalı şirket ile hizmet sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği, hizmet karşılığı düzenlenen faturalar nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, faiz talep etme hakkının olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edildi. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 28.094,27 TL toplam alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporuyla; davacı yasal defterlerinde davalıdan 35.400,00- TL tutarında alacaklı olarak görünmekteyken, dava dilekçesinde 9.187,50 TL davalıdan ödeme aldığını kabul ettiğinden davacı tarafın davalıdan 26.212,50 TL alacaklı göründüğü, davalı tarafın yasal defterlerinde davacıya borcunun veya alacağının görünmediği, tarafların arasında 35.400.-TL tutarında örtüşmeme farkının bulunduğu, örtüşmeme farkları analiz edildiğinde örtüşmemenin davalı tarafça davacı adına kesilen 02.11.2020 tarih ... nolu 16.520 TL bedelli iade faturasının davacının yasal defterlerinde kayıtlı olmamasından ve davacı tarafından kesilen 09.03.2020 tarih, .... nolu 18.880 bedelli satış faturasının davalı tarafın ticari defter kayıtlarında olmamasından kaynaklandığının anlaşıldığı, örtüşmeme konusu faturanın ile faturalar muhteviyatı hizmetlerin davalı tarafa tebliğ/teslimi hususunun ispata muhtaç kaldığı tüm bunlardan sonra huzurdaki dava yönünden alacak olup olmadığı yönünde bir hesaplama yapılabileceği belirtilmiştir. Bunun üzerine KVK uzmanı eklenerek alınan ek raporda; hizmetlerin %40lık bölümünün yerine getirildiği, buna göre sözleşmede kararlaştırılan 35.400,00 TL tutara göre 14.160,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği, 9.187,50 TL ödeme alması nedeniyle davacının 4.972,50 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Rapora ilişkin itirazlar üzerine SMM bilirkişiden alınan raporun da önceki bilirkişi raporunu destekler nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayımızda taraf defterlerinde iade faturasından kaynaklı farklılık bulunsa da alınan bilirkişi raporuyla hizmet verilen kısım ve ödeme yapılan kısmın mahsubu sonucu davacının alacaklı olduğu bedel 4.972,50 TL olarak tespit edilmiştir. Takip tarihi ve ihtarname tarihine göre işlemiş faizin de 204,35 TL olduğu tespit edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; toplam alacağın 5.176,85 TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bakırköy ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazının 4.972,50TL asıl alacak ve 204,35TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.176,85TL üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İcra inkar tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 353,63TL ilam harcından peşin alınan 339,31TL harcın mahsubu ile bakiye 14,32TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedimesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 59,30TL Başvuru Harcı, 339,31TL Peşin Harç, olmak üzere toplam 398,61TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 243,23TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.076,76TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen 4.000,00TL bilirkişi ücreti, 634,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.634,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 853,89TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.1076,85TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır