İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/8 E. 2023/496 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/8
- Karar No
- 2023/496
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/8 KARAR NO : 2023/496 DAVA : Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/01/2021 KARAR TARİHİ : 08/06/2023 KARAR Y AZIM TARİHİ : 23/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Hayat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiller 03/01/2019 tarihinde vefat eden ... ’ın yasal mirasçıları olduğunu, ..., ... Bankası A.Ş/... Şubesi’nden 27/09/2019 tarihinde 159.019,78 TL tutarında işletme kredisi çektiğini, bu krediyi 3 ay aralıklarla 20 taksitle ödemeyi taahhüt eden muris, 27/12/2018 tarihli ilk taksidi ödediğini, murise, kullandığı bu krediyi garanti altına almak amacıyla davalı ... A.Ş tarafından 02/10/2018-02/10/2019 tarihleri arasında geçerli, ... poliçe no’lu “... Sigortası” yapıldığını, ..., 03/01/2019 tarihinde, “poliçe teminat dönemi içerisinde” vefat etmiş, yasal mirasçıları olan müvekkiller davalı şirkete başvurarak poliçe bedeli ödenerek banka borcunun kapatılmasını talep ettiklerini, ancak, davalı sigorta şirketi tarafından 19/02/2019 tarihli yazı ile bu başvuruya olumsuz yanıt verildiğini, müvekkiller, sigorta şirketinin olumsuz yanıtı üzerine murisin kullanmış olduğu kredinin vadesi gelen taksitlerini ödemek zorunda kaldıklarını, davacılar işbu ödemeleri ihtirazi kayıtla yapmış olup, bu tutarların davalı şirketçe kendilerine iadesi, henüz vadesi gelmeyen kredi taksitlerinin tamamının ise kredi kurumu olan bankaya ödenmesi gerektiğini, davacıların murisi ..., koah hastalığından muzdarip olup, bu durumu banka çalışanlarından ve sigorta şirketi yetkililerinden gizlemediğini, aksine, ..., kredi ve sigorta görüşmelerine oksijen tüpüyle ve solunum cihazıyla katıldığını, murisin hastalığı sigortacı tarafından bilindiğini, davalı sigorta şirketi tarafından açıkça sözleşmeden cayma bildiriminde bulunulmadığını belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava açma haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulü ile davacıların murisi olan ...’la akdettikleri sigorta sözleşmesi gereği davalı sigorta şirketinin sigorta bedelini ödeyerek banka borcunun kapatılmasına, davacıların haksız yere ödemeye devam ettikleri şimdilik 1.000,00TL banka kredi taksitlerinin davalı tarafça müvekkillere iadesine, işbu bedele davacıların sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu olayda maddi menfaate dayalı olarak yapılmış hayat sigortası olduğunu sertifikalar üzerinde bireysel kredi grup hayat sigortası yazılı olması, sigortanın maddi menfaate dayalı olduğunu ortaya koyduğunu, bu nedenle iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına ... ve ... bilirkişisinden rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/07/2022 tarihli bilirkişi raporda özetle; "..., ... Bankası A.Ş/... Şubesi'nden 27/09/2019 tarihinde 159.019,78 TL tutarında işletme kredisi çekmiştir. (EK-S : ... Bankası AŞ tarafından verilen 04/10/2018 tarihli Kredi Örnek Ödeme Planı ) Bu krediyi 3 ay aralıklarla 20 taksitle ödemeyi taahhüt eden muris, 27/12/2018 tarihli ilk taksidi ödenmiştir. Davalı ... Emeklilik A.Ş tarafından 02/10/2018-02/10/2019 tarihleri arasında geçerli, ... poliçe no'lu “... Sigortası” yapılmıştır. (EK-7: ... no'lu poliçeye ait ... Sigortası Sözleşmesi Sertifikası) Sigortalı Muris ; ... 03/01/2019 tarihinde vefat etmiştir. Hasta ...” ın sigorta kurulum aşamasında sağlık beyanında belirtmediği hastalığı ile ... Hastanesi ölüm belgesinde ;ölümüne sebep olan KOAH Alevlenme pnömoni ve sepsis(kanda yaygın enfeksiyon) arasında illiyet bağı mevcuttur. Muris bildirme yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Sigorta kurulum aşamasında geçersizdir. Davalıların sigorta teminat bedelinin ödenmesinin şartları oluşmadığını" belirtmişlerdir. Dava; hayat sigortası kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Davacı murisi ...'ın ... A.Ş nezdinde 02.10.2018 başlangıç tarihli ... sertifika numaralı, vefat teminatlı ... Sigortası imzaladığı, Muris ...'ın ... Bankası ... Şubesinden Kredi kullanmış olup 03.01.2019 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Poliçenin tanzim edildiği ve rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan TTK'nın 1435. maddesi ile sigorta sözleşmesinin kurulması sırasında, sigortalının doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğü düzenlenmiştir. Sigorta hukukuna ilişkin genel düzenleme mahiyetinde olan bu hüküm, hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. TTK m.1435 "Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır." denilmek suretiyle, sigorta ettirenin sözleşmenin kurulması sırasındaki doğru beyan yükümlülüğünün kapsamı düzenlenmiştir. Gerek TTK'nın 1435. ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre, sigorta şirketinin sorusu üzerine veya herhangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki beyan yükümlülüğüne uymamanın sonuçları ise, TTK'nın 1439/2. maddesinde, "rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder." şeklinde düzenlenmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2017/3363 Esas, 2019/9314 Karar sayılı ve 14/10/2019 tarihli ve 2016/11413 Esas, 2019/9146 Karar sayılı ve 09/10/2019 tarihli ilamları). Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; müteveffa ... tarafından poliçe düzenlenmesi aşamasında sağlık beyan ve sertifika talep formunun imzalandığı ve sağlık beyan formunda tedavi olduğu sıra tedavi olmasını gerektiren sağlık sorunu bulunup bulunmadığı ve teşhis edilmiş hastalık sorusuna hayır cevabının kendi el yazısı ile yazılarak verildiği, ayrıca bilgilendirme formunu okuyarak teslim aldığına dair el yazısı ile imzalanmış müşteri bilgilendirme formunun da mevcut olduğu, ölüm ile beyan edilmeyen hastalık arasında illiyet bağı mevcut bulunduğu ,müteveffanın poliçe öncesinde sağlık beyan formunda hasatlığını beyan etmemesi nedeni ile davacıların talebinin poliçe teminat kapsamı dışında kaldığı tespit edilmiştir. Sigortalı murisin TTK m.1435 ve Hayat Sigortası Genel Şartları C.2.2.2'de yer alan "Gerek sigorta ettiren gerekse sigortalı ve temsilci, sigorta sözleşmesinin yapılması sırasında kendisince bilinen ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri bildirmekle yükümlüdür." hükmünü ihlal ettiği tespit edilmesi sebebiyle sigorta sözleşmesi kurulurken koah hastalığı olduğunu bilen murisin bunu sigortacılara bildirmeyerek yükümlülüğünü ihlal ettiği, sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 179,90TL ilam harcından peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 75,00TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/06/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.