İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/681 E. 2024/1261 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/681
Karar No
2024/1261
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/681 KARAR NO : 2024/1261 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/07/2020 DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :13/01/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.01.2018 tarihinde .... Kimya San. Ith. Ve İhr. Ltd. şirketinin medikal üretimi yapmak için taraflarca kurulduğunu, 05.01.2018 tarihinde pay sahipleri sözleşmesinin imzalandığını, pay sahipleri sözleşmesinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, sözleşmede "İhtilaflı Durumlar, Hakem ve Yasal Haklar" başlığı altında görev taksimine uymayan ortağın şirketin uğradığı zararı karşılayacağı ve diğer ortaklar tarafından belirlenecek cezai şarta katlanacağının belirtilmiş olduğunu, davalı yanın yükümlülüklerinin pay sahipleri sözleşmesinde ortaya konulduğunu açıklamış, davalının yükümlülükleri olan formül üretimi ve geliştirmesi, markanın şirkete aktarılması ve özen yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği ve müvekkili şirketi ağır zarara uğrattığı ileri sürülmüş, sözleşme ile kararlaştırılan ceza-i şart kapsamında müvekkili şirket tarafından davalıya 25.01.2019 tarihinde gönderilen ihtarname ile pay sahipliği sözleşmesinde yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edildiği ve 2.000.000,00 TL ceza-i şartın ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, gönderilen ihtarname ile birlikte davalı yandan talep edilen cezai şartın muaccel hale geldiğini ancak davalı yanca bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL üzerinden ceza-i şartın muacceliyet tarihinden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın limited şirket ortaklığına ilişkin cezai şart talebi içerdiğinden TTK'nın 4. maddesi gereği görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesini dava dosyasının Bakırköy ya da istanbul asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesi talebinde bulunmuş, esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin .... KİMYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (Eski Ünvanı: ...) ile davalı ... arasında 23.01.2018 Tarihinde medikal kimya alanında üretim yapmak için ... Kimya San. Ith. Ve İhr. Ltd. Şti. kurulduğunu, şirket kurulmadan evvel şirket ortakları olan müvekkili ve davalı tarafından 05.01.2018 tarihinde pay sahipleri sözleşmesi imzalandığını, söz konusu ortaklığın kurulması zaten piyasadan ürün teminiyle aynı faaliyeti önceden beri yürüten ve kendi adına ve namına müşteri çevresi bulunan müvekkili ile kimyager olan ve ticarete konu edilmesi planlanan ürünlere ilişkin elinde çalışır formülleri olduğunu, bu formülleri kurulacak şirkete getireceğini/devredeceğini ve bu ürünleri kurulacak şirkette (Vitrolab) üretebileceğini beyan eden davalı yanın bir araya gelmesi ile her iki taraf için de karlılık sağlayacak bir şirket teşekkül ettirilmek istenmesi yatmakta olduğunu, özetle kurulan Vitrolab şirketinin; müvekkili şirketin bilinirliğini ve müşteri çevresini dışardan ürün temini yerine kendi bünyesinde üretim yapma imkanıyla buluşturarak, tüm taraflar için daha karlı hale getirme amacı üzerine kurulduğunu, taraflar arasındaki pay sahipleri sözleşmesinde tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlendiğini, yine aynı sözleşmenin "İhtilaflı Durumlar, Hakem ve Yasal Haklar" başlığı altında görev taksimine uymayan ortağın şirketin uğradığı zararı karşılayacağı ve diğer ortaklar tarafından belirlenecek cezai şarta katlanılacağı düzenleme altına alındığını, ... tarafından Ar-Ge Müdürü, Eğitim Yönetmeni ve Destek Projeleri Sorumlusu olarak görev yürütülecek işbu görev taraflar arasındaki ortaklık devam ettiği sürece devam edecek, kurulacak şirkete geliştirilmiş, satılmış veya satılmaya hazır formüller getirecek, yeni formüller üretilecek, sonrasında ise yine tüm bilimsel destek, araştırma ve geliştirme işi yürütüleceğini, bu faaliyetlerin ek personel ihtiyacı doğana dek ... tarafından yapılacağını, bununla birlikte şirket faaliyet alanı ile ilgili üniversitelerle iş birliği, sosyal medya yönetimi, ilgili mecralardaki reklam, Kosgeb, Tubitak gibi proje desteği sağlayan ilgili kuruluşları için gerekli tüm işler veya işbirliklerini yürütmek ve ilgili şahıslardan destek alma işleri de ... tarafından üstlenildiğini, söz konusu sözleşme ve ortaklıkların müvekkili şirket ile davalı yan arasında kimya alanında üretim yapmak üzere kurulduğunu, davalı yan yükümlülüklerine karşılık müvekkili ise davalı yana 450.000,00 TL ödeme yapacak, .... plakalı ... aracı devir edecek ve huzur hakkı ödeyeceğini, müvekkilinin kendi üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, ödemelerini yapmış olduğunu ve aracı davalı yana devrettiğini, ancak davalının pay sahipleri sözleşmesiyle kendisine yüklenen ve ortaklıktan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, huzurdaki davanın; tarafı ve sebebi aynı olan; 2.000.000,00 TL'lik cezai şartın kısmi olarak 10 bin TL'lik kısmının talep edildiği Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... e. sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere 2.000.000 TL lik cezai şarttan şimdilik kısmı dava olarak 100.000 TL'nin muacceliyet tarihinden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesine, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, ceza-i şart tutarında takdiri indirim halinde ise vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Ek dava, birleştirme kararı ve asıl dava için ıslah talebinde bulunulmasının mesnetsiz olacağı ve usule aykırı olacağı için reddedilmesi gerektiği, hukukta aynı mesnet sebebiyle iki işlem olamayacağı ( yani sahada iki top olmaması kuralı ) gibi bu davada da hem ıslah hem kısmi dava talebi olamaz ve ayrıca iki adet ayrı ayrı ıslah talebinin de olamayacağı, bu sebeple hem ek dava hem ıslah taleplerine itiraz ettiklerini, asıl dava için ise davacının hiç bir talebi sübut bulmadığı için davanın reddini ve red miktarlarının tamamına yönelik vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin .... esas, .... karar sayılı dosyada yargılama yapılmış olup, mahkememizce verilen karar davalı Davacı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya İBAM ... Hukuk Dairesi tarafından incelenmiş olup, dairenin ... esas, .... karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememizin ... esasına kaydedilmiştir. Mahkememiz dosyasına bilirkişi ... ve ...'den rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 10.04.2022 tarihli raporunda özetle; ''Adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı tazminat davası olduğu tespit edilmiştir. Davacı ... ve Dava dışı ... Ltd Şti ticari defterleri incelenmiştir. Defterlerin tasdiklerinin zamanında ve usulünce yapıldığı, dolayısıyla lehine delil niteli taşıdığı tespit dilmiştir. Yapılan incelemede yukarıdaki gelir tablosunda da görüleceği üzere dava dışı ... firmasının; 2018 yılında 131.044,99 TL yurtiçi satış gerçekleştirdiği buna karşılık 307.430,72 TL net zarar beyan ettiği görülürken, 2019 yılında ise yurtiçi satışlarının 4 katı artış ile 611.432,66 TL ye çıktığı ve 216.020,76 TL net kar beyan ettiği tespit edilmiştir. 2018 yılı satışlarının 2019 yılına göre düşük olması, 2019 yılındaki satışların 4 katı artması ve satışa oranla 9b 35 civarında bir kar beyan edilmesi değerlendirilmiştir. Bu satış cirolarının ve bu karlılığın bu ölçekteki bir işletme için makul olup olmayacağı, daha fazla üretim, daha fazla satış yapılarak daha fazla kar elde edilip edilemeyeceği, dolayısıyla bu satış-karlılık değerlendirmesinde şirket ortaklarının ve hangisinin ne denli etkili olduğu, olabileceği hususları ile söz konusu davada davalı ...' nın Görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediği hususunda tarafımızca bir değerlendirme yapılması mümkün olmamıştır. Dava dosyasında mübrez karar defterleri fotokopi suretlerinde özetle; Davalı ... nin bazı gün hafta ve 15.01.2019 da ki karar defteri suretinde davalı ... nın bir ay işe gelmediği yazılı olduğu görülmüştür. Karar defterinde yazılı olmakla birlikte, Davalı ... nın bu sürelerde işyerine gelip gelmediği, gelmedi ise üretimi aksatıp aksatmadığı, aksattı ise ide aksatmış olabileceği ve bu nedenlerle davacının tazminat ödemek zorunda kalıp kalmayacağı ve kalacaksa ne kadar bir tazminat ödemesi gerektiği hususlar Bilirkişi kurulumuzca tarafımızca tespit edilememiştir. Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu arz ederiz. Yine özellikle belirtmek isteriz ki: Davalı ... tarafından sunulduğu iddia edilen kimyasal malzemelerin reçeteleri ve kimyasal malzemelerin üretilmesi gereken bileşenlerden farklı olduğunu, hatalı üretim yapıldığını gösteren analiz raporlarının dosya münderecatında bulunmaması nedeniyle konu ile ilgili değerlendirme yapılamamıştır. i) ... KİMYA SAN. İTH. İHR. VE TİC.LTD.ŞTİ. tarafından davalı ... ya 48.000,00 TL huzur hakkı ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.'' şeklinde kanaatleri olarak belirtmişlerdir. Tarafların itirazı üzerine dosya ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti 20/03/2024 tarihli mahkememize sunulan ek bilirkişi raporunda özetle; ''Tüm dosya münderecatı kapsamındaki bilirkişi raporları, raporlara karşı beyan ve itirazlar işbu raporumuzda etraflıca incelenip irdelenmiştir. Teknik hususlar yukarıda tespit ve beyan edilmiştir. Mali yönden heyetimizce hazırlanarak Sayın Mahkemeye sunulmuş olan 10.04.2022 tarihli kök raporda değişiklik gerektirecek herhangi bir husus tespit edilememiştir. Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyadan celbedilerek dosyamız münderecatına eklenen tüm bilirkişi raporları, raporlara karşı beyan ve itirazların Şirketleri hukuku ve şirketler mevzuatı yönünden olan hususlar mesleki yetkinliğimiz dışında kaldığından değerlendirilememiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tasvif 6100 sayılı HMK'nın 282 Md. Hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, (16) sayfadan, 3 üç suretten havi iş bu heyet raporumuzu saygılarımızla arz ederiz.'' şeklinde belirtmişlerdir. Tarafların itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti SM. Mali Müşavir ..., kimyager bilirkişi ..., Hukukçu bilirkişi ... tarafınndan mahkememize sunulan 02/09/2024 tarihli raporlarında özetle; ''Sonuçta; formülün çalışabilmesi için en iyi raf ömrünü teknik bilgisiyle formülü sahibi tayin edebilir. Formülün sahibi ..., ürün kataloğunda 24 ay yazan saklama süresini, bilirkişiye itiraz dilekçesinde, yalan bir şekilde 3 ay olarak belirtmiştir. Bu çelişkili teknik ifadesi ve “uzman değiller” diyerek bilirkişilere sürekli itiraz etmesi, formül çalışmadığı için iade edilen ürünlerin göz ardı edişi, kendisinin formülün çalışmaması için formülde değişim yaptığı kanaatini oluşturmuştur. Dava konusu uyuşmazlıkta miktarı taraflarca belirlenmemiş ilgili cezai şart düzenlemesi geçerli bir düzenleme olup, miktarının aşırı olup olmadığı (2.000.000,00 TL cezai şartın) ve indirim yapılması gerekip gerekmediği hususunda Yargıtay kararındaki ölçütler de dikkate alınarak takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu kanaatine ulaşılmaktadır.'' şeklinde belirtmişlerdir. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası iş bu dosyamız ile birleşmiştir. Dava; asıl ve birleşen dava yönünden sözleşmeden kaynaklanan cezai şarta ilişkin tazminat davasıdır. Davacı taraf asıl ve birleşen davada bedel arttırım dilekçesi sunmuştur. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dava yönünden uyuşmazlığın, davacı ve davalı arasındaki sözleşmeden kaynaklanan davalının yükümlülüklerinin aykırı hareket edip etmediği ile sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacağının oluşup oluşmadığı konularında olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan Vitrolap Ortaklık Sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin iş bölümü ve çalışma şekli kısmında davalı ...'nın Ar-ge Müdürü, Eğitim Yönetmeni ve Destek Projeleri Sorumlusu olduğu, sorumlu olduğu işlerin; bugüne kadar geliştirilmiş, satılmış veya satılmaya hazır tüm formüller ile birlikte bugünden itibaren gerekli tüm bilimsel destek, araştırma ve geliştirme işini üstleneceği, araştırma ek bir personel gerektirene kadar tek başına yapacağı, şirket faaliyet alanı ile ilgili üniversitelerle işbirliği, sosyal medya yönetimi, ilgili mecralardaki reklam, KOSGEB, TÜBİTAK gibi proje desteği sağlayan ilgili kuruluşları için gerekli tüm işler veya işbirliklerini yürütmek ve ilgili şahıslardan destek alma işlerini yürüteceği hususlarının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Sözleşmenin İhtilafi Durumlar bölümünde ise; şirkette görev taksimi hukukuna ve meşverete uymayan herhangi bir ortak veya bir yıldan önce ayrılmak isteyen bir ortak, ortaklık ve şirket hukukuna verdiği zayiatı karşılamakla mükellef olduğu gibi ortakların belirleyeceği cezayı da kabul etmekle mükelleftir ayrılmak isteyen kişi şirketten ayrıldığında aktif şirket varlığında ki hissesini alıp gidecektir şeklinde düzenleme olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davalının sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini ihmal edip etmediği, kusurunun bulunup bulunmadığına yönelik aldırılan 10/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; satış cirolarının ve bu karlılığın bu ölçekteki bir işletme için makul olup olmayacağı, daha fazla üretim, daha fazla satış yapılarak daha fazla kar elde edilip edilemeyeceği, dolayısıyla bu satış-karlılık değerlendirmesinde şirket ortaklarının ve hangisinin ne denli etkili olduğu, olabileceği hususları ile söz konusu davada davalı ...' nın Görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediği hususunda tarafımızca bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, dava dosyasında mübrez karar defterleri fotokopi suretlerinde özetle; davalı ... nin bazı gün hafta ve 15.01.2019 da ki karar defteri suretinde davalı ... nın bir ay işe gelmediği yazılı olduğu görüldüğü, karar defterinde yazılı olmakla birlikte, Davalı ... nın bu sürelerde işyerine gelip gelmediği, gelmedi ise üretimi aksatıp aksatmadığı, aksattı ise ne ölçüde aksatmış olabileceği ve bu nedenlerle davacının tazminat ödemek zorunda kalıp kalmayacağı ve kalacaksa ne kadar bir tazminat ödemesi gerektiği hususlarının tespit edilemediği davalı ... tarafından sunulduğu iddia edilen kimyasal malzemelerin reçeteleri ve kimyasal malzemelerin üretilmesi gereken bileşenlerden farklı olduğunu, hatalı üretim yapıldığını gösteren analiz raporlarının dosya münderecatında bulunmaması nedeniyle konu ile ilgili değerlendirme yapılamadığı tespit edilmiştir. Hükme esas alınan 10/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Yukarıdaki açıklamalarımızda da belirttiğimiz üzere davacı şirket ile dava dışı şirketin satış cirolarının artırılması, bu ciro artışlarının karlılık üzerindeki olumlu/olumsuz etkilerinin, daha fazla üretimin yapılarak mı veya daha fazla satış yapılarak mı karlılığın büyümesine olumlu/olumsuz etki edeceği yönünden, dolayısıyla bu satış-karlılık değerlendirmesinde şirket ortaklarının veya şirket departmanlarından hangisinin ne denli etkili olduğu, olabileceği hususları ile söz konusu davada davalı ...' nın görev ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediği hususunda tarafımızca bir değerlendirme yapılmasının mümkün olamadığı, karar defterinde yazılı olmakla birlikte, Davalı ... nın bu sürelerde işyerine gelip gelmediği, gelmedi ise üretimi aksatıp aksatmadığı, aksattı ise ne ölçüde aksatmış olabileceği ve bu nedenlerle davacının tazminat ödemek zorunda kalıp kalmayacağı ve kalacaksa ne kadar bir tazminat ödemek zorunda kalacağına ilişkin olarak bilirkişi kurulumuzca bir tespit yapılamadığı, davalı ... tarafından sunulduğu iddia edilen kimyasal malzemelerin reçeteleri ve kimyasal malzemelerin üretilmesi gereken bileşenlerden farklı olduğunu, hatalı üretim yapıldığını gösteren analiz raporlarının dosya münderecatında bulunmaması nedeniyle konu ile ilgili değerlendirme yapılamadığı tespit edilmiştir. İş bu raporda davalının reaktiflerin saklama ömrünün davalı tarafından mahkemeyi yanıltıcı beyanla farklı söylendiği bu sebeple formülün çalışmaması için formülde değişim yaptığı kanaatini oluşturduğu şeklinde tespit yapılmış ise de bu değerlendirmeye yönelik davalının çalıştığı sürede yükümlülüklerini yerine getirmediği yönünde ve hatalı üretim yapıldığı yönünde net değerlendirme yapılmamış olması sebebiyle bilirkişi tarafından yapılan iş bu değerlendirme mahkememizce yapılan değerlendirmeye göre davalının sorumluluğu açısından yeterli görülmemiştir. Bakırköy .... ATM'nin .... esas sayılı dosyasında davalı tarafından açılan ortaklıktan çıkma davasının yürütüldüğü; mahkemece aldırılan 15/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...'nın ... Kimya San. ith. ihr. Ve Tic. Ltd. Şti'nin işleteni ve ortağı olduğu tibbi cihaz solüsyonlarının üretiminde ve formülasyon da yetkili olduğu ancak formülasyonların ortağı olduğu şirkete takdiminde herhangi bir noter onaylı ibare ver yazılı kayıtların bulunmadığının anlaşıldığı, üretimi yapılan formül ve bunların piyasaya arzında oluşacak geri dönüşlerde ve alınması gereken önlem ve tedbirlerinde yeterli hassasiyet, dikkat, özen ve denetim nezdinde %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Cezai şart; borçlunun asıl borcunu ileride hiç veya gereği gibi ifa etmediği takdirde alacaklıya karşı ifa etmeyi önceden taaahhüt ettiği edime denir. Taraflar sözleşmenin hiç yada gereği gibi ifa edilmemesi durumu için cezai şart kararlaştırmışlar ise taraflar yükümlülüklerine uygun hareket etmelidir. İş bu davamızda davalının yukarıda belirtildiği üzere sözleşmede belirlenen yükümlülüklerinin olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davalının iş bu yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve şirketin zarara uğradığı yönünde tespitin yapılamadığının belirtildiği, ortaklıktan çıkmaya ilişkin yürütülen Bakırköy .... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda ise davalı kusurunun %50 olarak belirlendiği ve kusur kapsamının iş bu davanın konusu olan sözleşme yükümlülüklerini yerine getirilmediği yönünde olmadığı, sonuç olarak iş bu davamızda ispat yükünün davacıda olduğu, davalının sözleşme ile kendisine verilen yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve şirketteki görev taksimine uyulmadığı ve şirketin zarara uğratıldığı hususlarının ispat edilmediği ve dolayısıyla bu kapsamda belirlenen cezai şart koşulu oluşmadığından, mahkememizce beyinleri alınan tanık beyanlarına göre de bu hususta kanaat oluşmadığından asıl ve birleşen dava yönünden ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl dava yönünden ; DAVANIN REDDİNE, a)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 1.878,53 TL harcın 26.882,00 TL ıslah harcı toplamı olan 28.760,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 28.332,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, c)Davalı tarafından sarf edilen 10.500,00 TL bilirkişi ücreti, 290,15 TL posta gideri toplamı olan 10.790,15 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 2-Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas, ... karar sayılı dosyası yönünden; DAVANIN REDDİNE, a)Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 233.760,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 3-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024 Katip ... e imzalıdır Hakim ... e imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/681, K. 2024/1261, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-681-e-2024-1261-k-c0ecdec457d1