İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/617 E. 2023/974 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/617
- Karar No
- 2023/974
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/617 Esas KARAR NO : 2023/974 DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 02/12/2019 KARAR TARİHİ : 14/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; davalı şirketin ürettiği ve piyasaya sunduğu ürünlerin ve yazılımın tüm haklarının müvekkili şirkete ait olduğunu, davalı ...'ın müvekkili şirkette iç satış temsilcisi ve markalama-kablo kanal ürün müdürü görevini üstlendiğini, işten ayrıldıktan davalı şirkette satış müdürlüğü görevini üstlendiğini,davalı şirketin yetkilisi ve ... başkanının davalı ... olduğunu, davalıların müvekkili şirketin müşteri portföyü ve bayii ağı ile temaslar kurduğunu, gizli bilgilerle rekabet ve ticaret koşullarına aykırı pazarlama yöntemleri uyguladığını ve ürünlerin kopyalarını yaptıklarını,müvekkili şirkete karşı girişilen haksız rekabetin tespiti, mevcut durumun değiştirilmesi mümkün olduğundan öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini, TTK madde 54, 56 vd maddeleri gereğince müvekkil şirkete karşı girişilen haksız rekabete son verilmesi ve kaldırılmasına, davalıların ticari defterlerinin incelenerek haksız rekabetin ve uğranılan zararın tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili; davacı tarafça ikame edilen haksız rekabete dayalı tespit talebinin yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, soyut hiçbir gerçeklik payı olmayan beyan ve iddialara itibar edilmemesi gerektiğini, müvekkili ...'ın davacı firmaya ait herhangi bir sırrı ifşa etmediğini, müvekkili şirketin alanında faaliyet gösterdiğini, tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, şirket dışındaki davalıların pasif dava ehliyetleri bulunmadığından reddi gerektiğini, haksız istemlerin tümünün reddedilmesini talep etmiştir. Mahkememizce İş Mahkemesine verilen görevsizlik kararı kaldırılarak dosya işbu esas sırasına kaydedilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, 6102 sayılı TTK'ya dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, uğranılan zararın tespiti istemlerine ilişkindir. TTK. m. 54/2 ''Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.''' hükmüne amirdir. Haksız rekabet, genel anlamda piyasa işleyiş kurallarını ihlal eden, dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde rekabeti bozan eylemde bulunma durumudur. Haksız rekabet, ticaret hukukunda bir kişi ya da kurumun bir diğeri üzerinde herhangi bir alanda uyguladığı zarar verici hareketlerin tümüne verilen addır. Türk Ticaret Kanunu'nun 54.maddesi haksız rekabete ilişkin bu kısımda yer alan düzenlemelerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğunu belirtmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 54.maddesi; rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışların veya bu niteliklerdeki ticari uygulamaların varlığı, TTK kapsamında haksız rekabetin oluşması için şart olarak aranmaktadır. Haksız rekabet teşkil eden haller Türk Ticaret Kanunu 55.madde hükmünde örnekleme yoluyla sayılmaktadır. Buna göre ilgili hükümde sayılan başlıca haksız rekabet halleri şunlardır. 1.Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar. 2.Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek. 3.Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma. 4.Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek. 5.İş şartlarına uymamak. 6.Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Mahkememizce tanıklar dinlenmiş olup bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmış, taraflara ait ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmıştır. Yapılan teknik inceleme ve analizlerden davacı ... şirketinin yönetici hesaplarından QR kod üretilebildiği tespit edilmiştir. QR kodların şirket sunucularında değil yurtdışı kaynaklı bir yazılım şirketi veri tabanında tutulduğu için davacı şirket tarafından bu QR kodlara ilişkin havuza erişilemediği teknik bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. ... şirket yöneticileri kendi hesaplarından istedikleri sayıda QR kod üretebilmekte, bu üretilen QR kodlar ile .... sitesi üzerinden QR kod girilerek ... şirketine ait yazılımın lisans anahtarı alınabilmektedir. ... şirketinden indirilen program kısa süreli deneme sürümü olarak hizmet vermekte ve müşterilerine bu lisanslama yaparak kesintisiz ve tam sürüm olarak kullanmalarına imkan tanıdığı anlaşılmaktadır. Davalı ... .... tarihinde .... ip numaralı bilgisayardan ... lisansı alındığı; sonrasında ... tarihinde aynı mail adresi ile (... ...@hotmail.com) ... adına alınan lisans anahtarının ... lisansı aldığı tespit edilmiştir. Davalı davacı şirketten ayrıldıktan sonra davacı şirketin müşterilerine özel olarak ürettiği QR kodu bir müşteri gibi girdiği, şahsi mail adresi ve şirket bilgisi olarak kaydının davacı şirketin adı (...) olduğu lisanslama sisteminde lisanslama yaptığı, bu iki lisanslama işlemi ile davalının davacı şirketin veri tabanını kullanarak QR kodu ürettiği anlaşılmaktadır. QR kodların şirket sunucularında değil yurtdışı kaynaklı bir yazılım şirketi veri tabanında tutulduğu için davacı şirket tarafından bu QR kodlara ilişkin havuza erişilemediği gibi teknik bilirkişi tarafından bu lisanslamaların kullanılarak davalı tarafından kaç adet lisans üretildiği tespit edilememiştir. Davalı ...; Davalı ... San ve Tic AŞ. firmasına ait ... SGK işyeri sicil numaralı işyerinde 26.01.2019 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Meslek kodu: ... olduğu ve meslek adınında “Satış Müdürü/ Yönetici” olduğu tespit edilmiştir. Davalı ... ve ... tarihlerinde diğer davalı ... şirketinde yönetici müdür olarak çalışmaktadır. Davacı şirketin sistemine girerek aldığı 2 adet lisanslama eyleminden kaynaklı “QR kodu üretimi” davalı şirket personeliyken yaptığının kabulü halinde davalı şirketinde sorumluluğu bulunmaktadır. Mali bilirkişi tarafından kök raporda 2019 yılında davalı tarafından davacının satış yaptığı 11 adet firmaya satış yapıldığı tespit edilmiştir. Toplam 11 adet firmaya davacının etiket satışları 8.285.720 adet ve karşılığı 637.005,00 TL iken davalının aynı müşterilere yaptığı toplam satış 2.316.108 adet olup karşılığı 348.904,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Elektrik Elektronik uzmanı; davacı tarafından kullanılan yazılımın davacı ve davalı şirketin faaliyet gösterdiği panolama alanında büyük kolaylık sağladığı, davacı ... tarafından geliştirilen ... yazılımı; üretimi yapılan kuvvetli akım ve zayıf akım elektrik dağıtım panolarında her türlü kablo bağlantılarının sonlandırıldığı ... uçlarında hızlı bir şekilde etiketleme ve markalama yapılmasını sağlayarak pano üretim sürelerinde zaman kazandırarak pano üretim miktarlarında artışı sağladığı yönünde görüş bildirmiştir. Bu yazılıma hiçbir yatırım ve arge çalışması yapmadan sisteme izinsiz girerek erişen davalı ...’nın ve çalıştığı davalı ... firmasının dürüstlük kurallarına aykırı ticari davranışlarla ticari sır sayılabilecek verileri haksız olarak ele geçirdikleri ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulundukları kanaatine ulaşılmıştır. Tarafların ortak olarak 2019 yılında 11 adet şirkete etiket satışı gerçekleştirdiği gerçeği karşısında davalıların eylem ve davranışlarının TTK 55 anlamında haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. TTK 55 /4-5 uyarınca; “4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek,” haksız rekabet teşkil etmektedir. Buna göre, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği, bunun sonucunda uğranılan zararın 348.904,00 TL olduğu tespit edilmiş olup hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar verilmiş olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin, kararın haber içeriğinin olmaması nedeniyle de ilan edilmesi talebinin reddine karara verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturması nedeniyle davacı şirketin ticari sır sayılabilecek verilerinin kullanılmaması suretiyle haksız rekabete son verilmesine, 2-Haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın 348.904,00TL olduğunun tespitine, 3-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve kararın ilan edilmesine yönelik taleplerinin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 44,40TL harcın mahsubu ile 225,45TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00TL bilirkişi ücreti, 340,40TL posta masrafı, 44,40TL başvuru harcı, 44,40TL peşin harç olmak üzere toplam 7.429,20TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesi ile artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır