İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/324 E. 2023/979 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/324
- Karar No
- 2023/979
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/324 Esas KARAR NO : 2023/979 DAVA : Ticari Şirket (Sermaye Artırımından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/04/2021 KARAR TARİHİ : 15/11/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 15/11/2023 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 01/04/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yönetim kurulunun 15.03. 2021 tarihinde notere onaylattığı, sermaye artışına ilişkin 05.03.2021 tarih ve 2 sayılı yönetim kurulu kararının icrasının ihtiyati tedbiren geri bırakılmasına, davacı çocukların, davalı şirketten ayrılma akçelerinin hesaplanmasına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve dava sonucunun iş bu davayı etkileyeceği dikkate alınarak, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan ..... E. Sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasına, hiçbir mali veya yasal zorunluluk yokken, 5 ay gibi kısa bir sürede 2 ayrı karar alarak, şirket sermayesini 170.000.000 TL sermaye artışına ilişkin kararın, yıllarca çocukların eğitim masrafını dahi karşılayacak kar dağıtmayan şirketin, sermaye artışı sebebiyle hisse oranlarının düşmemesi için milyonlarca lira yatırmasını zorunlu kılan, 05.03.2021 tarih ve 2 sayılı sermaye artışına ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline, 07.10.2022 Tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurulda alınan gündemin 6., 10., 12., 13.,14., nolu kararlarının çocukların üstün menfaatine aykırı olması ve anılan;kararların ana sözleşme, yasa ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olması sebebiyle iptaline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ..... ATM .... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın merhum ...... 'ın 2008 yılında vefatından sonra 3 çocuğu ile birlikte yasal mirasçılık sıfatıyla davalı şirkete her bir hissedar bakımından % 9,77 olmak üzere toplam %39,11 oranında hissedar olduğunu, miras yoluyla şirkete ortak olduğu 2008 yılından bu yana, sonradan şirkette hakim teşebbüs haline gelen çocukların amcası .... ve onun kontrolündeki yönetime karşı 14 yıldır hukuki mücadele verdiğini, vekil eden, kendisi ve çocuklarının haklarını korumak için genel kurulda çoğunluğun aldığı kararların iptali için çok sayıda dava açtığını, birçok davayı kazandığını, şirkete özel denetçi atandığını, davalı şirketin talebi ile anne ve çocuklar arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle dava açıldığını, 18 yaşından küçük .... ve ...'a Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 20/02/2020 tarihinde temsili kayyım atandığını, davalı şirketin daha önce almış olduğu sermaye artışı kararına karşı açtıkları Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında verilen icranın geri bırakılmasına ilişkin kararı "yok" saydığını, dava ve tedbir devam ederken bir kez daha sermaye artışı kararı aldığını, davalı şirketin sermaye artışına ilişkin önceki kararı hakkında tedbir kararı devam ediyor iken, davalı şirketin tedbir kararı yokmuş gibi davranarak aldığı sermaye artışı kararı, kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, icranın geri bırakılmasına ve her halde kararın iptaline/batıl sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket 145 Milyon TL değerindeki sermaye artışının iç kaynaklardan karşılanmasına karar vermiş ise de davalı şirketin yıllardır neredeyse hiç kâr dağıtmadığını ve sürekli sermaye artışı yaparak azınlık haklarını ihlal ettiği için birçok dava açıldığını ve lehe sonuçlandığını ancak henüz kesinleşmediğini, davalı şirketin yargılamaların uzun sürmesini fırsat bilerek sürekli sermeye artışı kararları aldığını ve azınlık haklarını ihlal ettiğini, davalı şirketin 2021 yılına ilişkin Genel Kurul'u henüz yapmadığını, şirketin bilançoları ve 2021 yılında ne kadar kâr elde ettiğini, şirket hissedarlarının öğrenmesini istemediğini, şirket kârının ne şekilde kullanılması, kâr dağıtımı yapılıp yapılmaması gibi azınlık haklarını hissedarlara sormadan mahkemece anne ve çocukların şirketten ayrılmasına karar verilmesinden hemen sonra aldığı bir karar ile sermaye artışı kararı aldığını, yönetim kurulu kayıtlı sermaye artışının genel kuruldan almış olduğu yetki olduğunu ileri sürse de işbu yetki de dava konusu olup, kayıtlı sermaye tavanının 300 Milyon TL'den 700 Milyon TL'ye artırılmasına ilişkin kararın iptali için Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, dosyanın ek bilirkişi incelemesinde olduğunu, dolayısı ile işbu dava sonucunda verilecek kararın davalı şirketin almış olduğu sermayenin artırılmasına ilişkin kararı etkileyeceğinin tartışmasız olduğunu, bu sebeple Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını, sermaye artışına ilişkin kararın iptaline, işbu davanın Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas davası ile birleştirilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Birleşen ..... ATM ..... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ... 'ın, Merhum ....... 'ın 2008 yılında vefatından sonra 3 çocuğu ile birlikte yasal mirasçılık sıfatıyla şirkete her bir hissedar bakımından % 9.77 olmak üzere toplam %39.11 oranında hissedar olduğunu, miras yoluyla şirkete ortak olduğu günden bu yana, şirketteki hakim çoğunluğu abisinin ölümünden sonra ele geçiren ..... ve onun kontrolündeki yönetime karşı tam 13 yıldır hukuki mücadele veren ..., genel kurulda çoğunluğun aldığı kararların iptali için çok sayıda dava açtığını, birçok davayı kazandığını, bununla birlikte şirkete özel denetçi atandığını, şirkete karşı kendisi ve çocukları adına Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. Sayılı dosyası ile şirket ortaklığından ayrılma istemli dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, mahkemece ayrılma akçesinin hesaplanmasına karar verildiğini, davalı şirketin talebi ile anne ve çocuklar arasında menfaat çatışması olduğu gerekçesiyle dava açıldığını, 18 yaşından küçük .... ve ...'a Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 20.02.2020 tarihinde temsili kayyım atandığını, davalı şirketin, Merhum .... 'ın vefatından sonra birçok kez sermaye artışı kararı alındığını, 2008 yılından 2020 yılına kadar bir kısmı bedelli, bir kısmı ise birikmiş kârdan olmak üzere, şirketin sermayesini 15 Milyon TL'den 100 Milyon TL'ye kadar çıkarmış olduğunu, davalı şirket yönetim kurulunun, 04.05.2020 tarihinde şirketin sermayesini 100 Milyon TL'den 130 Milyon TL'ye çıkardığını, sermaye artışı iç kaynaklardan karşılanmış olsa da önceki sermaye artışları nedeniyle, şirket neredeyse hiç kâr dağıtmadığı için sermaye artışlarına katılamayan anne ... ve çocuklarının hissesi %39.11 'den %31,63'e kadar gerilediğini, hisse oranlarının zamanla eridiğini, davalı şirket yönetim kurulunun, davacı anne ve çocuklarının azınlık hissesini %10'un altına düşürmeyi kolaylaştırmak amacıyla, 2020 yılında 2 kez yapılan sermaye artışı ile sermayeyi 100 Milyon'dan 205 Milyon TL'ye çıkarmasına rağmen, bu kez kayıtlı sermaye tavanın üst sınırı olan 300 Milyon TL''ye çıkarma kararı aldığını, 2020 yılında birikmiş 75 Milyon TL kâr sermayeye eklendiği için, kasada birikmiş olmadığından bu kez bedelli sermaye artışı kararı alındığını, bu nedenle davalı şirketin, 22.03.2021 Tarihli ve 10292 Sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanan, 55612 İlan sıra numaralı “Sermaye Artırımı” başlıklı; Bakırköy .... Noterliği’nin 15.03.2020 Tarih ve .... Yevmiye Numaralı Yönetim Kurulu Kararının; Öncelikle tedbiren icrasının geri bırakılmasına, davalı şirket yönetiminin sermaye artış kararının, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden verilen "ayrılma akçesinin hesaplanması" kararından sadece 4 gün sonra notere onaylattığı, işbu yönüyle davalı şirket yönetiminin kötü niyetinin açık olduğu, üstelik 2020 yılında iki kez daha sermaye artışı kararı alarak sermayeyi 100 Milyon TL'den önce 130 Milyon TL'ye daha sonra 205 Milyon TL'ye, üstünden 5 ay geçmeden de bu kez 300 Milyon TL'ye artırmasının, yasal veya mali zorunluluktan olmadığının kolaylıkla anlaşıldığı ve sermaye artışı kararına gerekçe olarak, Davacı ...'ın adının da geçtiği "miras kavgası" başlıklı haberin gösterilmesinin, şirket yönetiminin intikam ve öç alma kastı ile hareket ettiğinin açık olduğu dikkate alınarak takdiren teminata hükmedilmemesine, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, butlanının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise iptaline, dosyanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen ...... ATM ...... esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas ve ..... Karar sayılı ilamı ile, davacı ... ve ...'a, davalı şirketteki hisseleri yönünden, 20.02.2020 tarihli karar ile temsil kayyımı olarak atandığını, davacı çocukların hak ve menfaatlerini korumak adına şirkete karşı çok sayıda davayı takip ettiğini, çocuklara kayyım atandığı tarih itibariyle şirketin sermayesi 130.000.000-TL, her bir çocuğun şirketteki hisse oranı %7.90 olmak üzere temsil ettiği hisse oranının toplam davalı şirketin %15.80'i olduğunu, davalı şirketin çocukların şirkete miras yoluyla hissedar olduğu 2008 yılından 2017 yılına kadar, şirketin elde ettiği milyonlarca kardan hiç pay dağıtmadığını, şirketin daha sonraki yıllarda da düzenli olarak milyonlarca kar elde ettiğini ancak, şirketin %7'sine sahip olan çocukların her birinin eline net 30-35 Bin Türk Lirası geçecek kadar kar dağıtıldığını, çocukların iaşe için zorunlu ihtiyaçlarına dahi yetmeyecek bu para ile geçinmelerinin istendiğini, zaruri ihtiyaçları için dahi çocukların her yıl şirkete borçlandırıldığını, kendisinin temsil kayyımı olarak görevinin ise çocukların hak ve menfaatlerini korumak ve gereken konularda dava açmak olduğunu; çocukların eğitim ve temel ihtiyaçlarını karşılamayan düşük miktardaki kar dağıtım kararının iptali için Bakırköy ... ATM ..... E. Sayılı dosyası ile dava açtığını, temsil kayyımı olarak atanmadan önce, anne tarafından şirketin feshine ilişkin Bakırköy .... ATM.de açılan .... E. Sayılı dosyada mahkeme, çocukların şirketten ayrılması için alternatif çözüm yolları aranması için dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar vermesinden hemen sonra şirketin arka arkaya sermaye artışı kararları aldığını, şirketin 26.10.2022 tarihinde, ... nolu yönetim kurulu kararı ile şirketin sermayesinin 130.000.000-TL'den 205.398.608-TL'ye çıkardığını daha sonra 15.03.2021 tarih ve Bakırköy ..... Noterliği'nin ...... sayı tasdik no ile davalı şirket yönetim kurulunun bu kez, 5 ay geçmeden sermayeyi 205.398.608-TL'den 300.000.000-TL'ye artırmaya karar verdiğini, 5 ay dolmadan iki ayrı sermaye artışı kararı yaparak sermayeyi 130.000.000-TL'den 300.000.000-TL'ye çıkarma kararına karşı tarafınca, çocukların hak ve menfaatlerini korumak adına Bakırköy ... ATM.de .... Esas ile dava açarak sermaye artışı kararının iptalini ve icrasının geri bırakılmasını talep ettiğini, ilgili mahkemece düzenlenen 02.04.2021 tarihli tensip zaptı ile "davacı tarafın tedbir talebinin kabulü ile davacılar yönünden HMK 389/1 md. Gereğince artırılan sermayenin ön görülen sürede yatırılmaması halinde ileride telafisi imkansız zararların doğma ihtimali bulunduğundan dava konusu yönetim kurulunun 05/03/2021 tarih 2 nolu kararının icrasının tedbiren durdurulmasına" karar verildiğini, şu anda davalı şirketin 205.398.608-TL'den 300.000.000-TL'ye artırmasına ilişkin karar tedbiren icrasının durdurulmasına karar verilmiş iken, iş bu davaya konu ettiği 205.398.608-TL'den tekrar 350.000.000-TL'ye artırılmasına ilişkin kararın davalı şirketin kötü niyetini ortaya koyduğunu zira 205.000.000-TL'den 300.000.000-TL'ye artırılmasına ilişkin kararın iptal edilmediğini, davası ve tedbirin devam ettiğini, davalı şirketin tedbir kararının hilafına karar aldığını, iş bu kararın usulsuz olduğunu, iptalini ve iş bu karar hakkında tedbir kararı verilerek, icrasının geri bırakılmasına karar verilmesini, çocukların hak ve menfaatinin korunmasını, tedbiren ve teminatsız olarak kararın icrasının geri bırakılmasına ve iptaline, çocukların herhangi bir hak kaybına uğramaması, telafisi güç ve imkansız zararların doğmaması için, 05.07.2022 tarih ve 10613 sayı nolu Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan, davalı şirket yönetim kurulunun, Bakırköy .... ATM.nin 16.06.2022 tarihli oturumunda, çocukların şirketten ayrılmasına karar verilmesinden hemen sonra, 22.06.2022 tarihinde notere onaylattığı, sermayenin, 205.398.608-TL'den 350.000.000-TL'ye çıkarmasına ilişkin 10.06.2022 tarih ve 17 sayılı yönetim kurulu kararının icrasının, HMK m.85-1/c uyarınca, teminatsız olarak ihtiyati tedbirin geri bırakılmasına, daha önce şirket tarafından sermayenin 205.398.608-TL'den 300.000.000-TL'ye artırılmasına ilişkin karar alındığını ancak bu karar hakkında tedbiren icrasının geri bırakılmasına karar verildiğini, davalı şirketin tedbir kararına karşı istinaf başvurusunun da reddedildiği, dolayısı ile tedbir kararının devam ettiği ve sermaye artışı ile ilgili Bakırköy .... ATM.de .... Esas nolu davanın derdest olduğunu, öncelikle bu davanın bekletici mesele yapılmasını, aynı şekilde Bakırköy .... ATM.de .... E. Sayılı dosyada, 2020 yılında yapılan genel kurulda alınan, kar dağıtımı ile ilgili 7 no lu kararın iptaline karar verildiği ve bu kararın, sermaye artışında kullanılan paranın miktarını etkileyeceği dikkate alınarak, Bakırköy ..... ATM.de .... E. Sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, her halde davacı çocukların, davalı şirketten ayrılmasına karar verildiğinden Bakırköy ..... ATM.de görülmekte olan ..... E. Sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, hiçbir mali veya yasal zorunluluk yokken, üstelik devam eden davalar, tedbir ve mahkeme kararlarına rağmen, 2021 yılına ait genel kurul dahi yapmadan, çocukların eğitim masrafını dahi karşılayacak miktarda kar dağıtmayan şirketin, 145.000.000-TL birden sermaye artışına ilişkin kararı, usul yasa, esas sözleşme ve iyi niyete aykırı olduğundan, 205.398.608-TL'den 350.000.000-TL'ye çıkartılmasına ilişkin 10.06.2022 tarih ve 17 sayılı yönetim kurulu kararının iptalini, yargılama giderlerinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini, çocukların hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü temsil kayyımı olarak, talep ve dava etmiştir. Bakırköy .... ATM .... esas, .... esas ve Bakırköy .... ATM .... esas sayılı dosyalarında birleştirme kararı verilerek iş bu dosyalar mahkememizin .... esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir. Davacılar vekili UYAP üzerinden gönderdiği 27/10/2023 tarihli dilekçesi ile davadan davadan feragat ettiğini, davalı taratan herhangi bir yargılama gideri talepleri olmadığını, bu yönde karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 27/10/2023 havale tarihli dilekçesi ile feragat kapsamında karar verilmesini ve davacı taraftan herhangi bir yargılama gideri talepleri bulunmadığı anlaşıldı. Temsil kayyımı 31/10/2023 havale tarihli dilekçesi ile davacı ... ve çocukları ... ve ... üzerindeki şirket hisselerinin şirket hissedarı .....'a devredildiğini, davanın devamında hukuki yararın kalmadığını, davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. HMK'nın 307. maddesinde; feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak belirtilmiştir. HMK'nın "Feragat ve kabulün şekli" başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de; feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Davacı vekilinin vekaletinde feragat özel yetkisinin bulunduğu, feragat karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, kesin hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması nedeni ile birleşen ... ATM ..... esas ve birleşen ..... ATM .... esas sayılı dosyalar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kendisine kayyım tayin edilen kişi, kayyım tayinini gerektiren davada kayyım tarafından temsil edilir. Kayyımın dava takibindeki yetkileri ise vasinin yetkileri gibidir. Dolayısıyla kayyımın da davadan feragat edebilmesi için vasi gibi yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi'nden izin alması gerekmektedir. Böyle bir izin bulunmadığından kayyımın davada feragat yetkisi bulunmamaktadır. Ancak somut olayda hisse devredildiği için davanın devamında hukuki yarar bulunmadığı için dava konusuz kalmıştır. Bu nedenle kayyım tarafından açılan asıl dava ve birleşen ....ATM .... esas sayılı dava yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yukarıda açıklanan nedenlerle; asıl dava ve birleşen ..... ATM .... esas sayılı dosya yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen ..... ATM ..... esas ve birleşen .... ATM .... esas sayılı dosyalar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından hüküm fıkrası buna göre düzenlenmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dava ve birleşen .... ATM .... esas sayılı dosya yönünden esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Birleşen .... ATM ..... esas ve birleşen .... ATM .... esas sayılı dosyalar yönünden feragat nedeniyle davanın REDDİNE, 3-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine, 4-Birleşen Bakırköy .... ATM ...... esas sayılı dava yönünden Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine, 5-Birleşen Bakırköy ..... ATM ..... esas sayılı dava yönünden Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85-TL harçtan peşin alınan 59,30-TL mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine, 6-Birleşen Bakırköy ...... ATM ..... esas sayılı dava yönünden Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL mahsubu ile bakiye 189,15-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine, 7-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8- Talep olmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/11/2023 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.