İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/319 E. 2024/57 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/319
Karar No
2024/57
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/319 Esas KARAR NO : 2024/57 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2021 KARAR TARİHİ : 16/01/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığını, davalının hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ederek durdurduğunu. davacının, tekstil alanında faaliyet gösteren bir işletmeye sahip olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ve davacı tarafından davalıya getirilen kumaşların dikilmesi suretiyle hizmet verildiğini, bu ticari ilişkiye istinaden sözleşme imzalandığını ve irsaliye de düzenlendiğini, hizmet bedelinin usulüne uygun davalıya fatura edilmesine rağmen davalının işbu faturadan kaynaklı borcu ödemediğini beyan etmiştir. Netice ve talep olarak; itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Taraflar arasında akdettikleri Fason Dikim Atölyesi iş sözleşmesi gereği Order No: 6816-6817-6818 model adı .... ürüne başlama tarihi 09.12.2020 ürün teslim tarihi 17.12.2020 dikim birim fiyatı 10,00-TL 2.000 sipariş adedi olarak anlaştıklarını, ancak davacının, dikim işini üstlendiği ürünleri hatalı ve ayıplı imal ettiğini, davacının hatası ve ayıplı imalatı sebebiyle Lacoste markasının malları kabul etmeyerek davalıya iade ettiğini ve davalının zarara uğradığını, davacıya dikim işinin hatalı ve malların ayıplı olduğunun bildirildiğini, ayıpların giderilmesinin talep edildiğini ancak davacının zararların giderileceği yönünde davalıyı oyaladığını. Taraflar arasındaki sözleşmenin, dikime konu malların üçüncü kişi tarafından kabul edilmesi koşuluyla kurulduğunu, sözleşmenin 3.3 maddesi gereğince davacının imalata başlamadan önce 3 adet set dikerek davalıya onaylatması gerektiği konusunda anlaşıldığını ancak davacının numuneleri davalıya onaylatmadan imalata başladığını, davacının, sözleşmeden doğan edimini ayıplı olarak ifa ettiğini, ürünlerin cep, saat cep, paça, kemer askısı, ağ, yan çatımlar, beden ölçüsü gibi birden fazla esaslı unsurunun telafisi olmayacak şekilde hatalı dikildiğini, siparişe uygun şekilde imal edilmemiş işbu malların artık ikinci bir müdahale ile düzeltilmesinin mümkün olmadığını, ürünlerde bulunan ayıpların detaylı olarak ... ... tarafından rapor edildiğini, telafi edilmesi mümkün olmayan kusurlar bulunması sebebiyle dava dışı .... firması tarafından ürünlerin davalıya iade edildiğini ve iade faturası düzenlendiğini beyan ederek davanın reddini, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davalının ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, söz konusu ve iade faturaları nedeniyle alacak miktarının tespiti noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 18.502,93 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce satıma ilişkin fatura, cari hesap ekstresi, arabuluculuk tutanağı dosyaya konulmuş taraf defterleri ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, ayıp iddiası da bulunmakla heyete tekstil mühendisi bilirkişi eklenerek rapor ve itirazlar kapsamında ek rapor alınmış, tanıklar dinlenmiştir. Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre; davalı takip talebi tarihinde (03.02.2021) 18.085,60.TL tutarında borçludur. Diğer yandan, davalı yasal defterlerine göre ise; davacı 206.593,20.TL tutarında borçludur. Davacı tarafından davalıya düzenlenen 16.12.2021 tarih, ... no.lu KDV Dahil 18.085,60.TL tutarındaki fatura, her iki taraf yasal defterlerine kaydedilmiştir. Söz konusu fatura ve içeriğine karşı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 21.maddesi3 uyarınca, davalı tarafından yasal süre içerisinde yapılmış herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Davalının, uğradığı zararla alakalı, davacıya düzenlediği, 10.02.2021 tarih ... no.lu KDV Dahil 206.593,20.TL tutarındaki “Reklamasyon” açıklamalı fatura, davalının kendi yasal defterlerine kaydedilmiştir. Diğer yandan, söz konusu fatura, davacı yasal defterlerine kaydedilmemiştir. Ayrıca, faturanın, davacıya tebliğ edildiğine dair dosyaya ve incelemeye herhangi bir belge sunulmamıştır. Alınan ek raporda da; davacının yapmış olduğu dikim bedelinin, davalıya düzenlenen ... no.lu 16.12.2020 tarihli 18.085,60.TL tutarındaki fatura bedelinden de anlaşılacağı üzere 18.085,60.TL olduğu, ayıp bedelinin de 18.085,60.TL olması gerektiği, davalının davacıya düzenlemiş olduğu ... no.lu 206.593,20.TL tutarındaki “Reklamasyon” faturasındaki miktarların (1739 Adet) davacının dikim faturasındaki miktarlar (1739) ile eşleşmiş olmakla birlikte, reklamasyon faturasındaki ürün fiyatının neye göre belirlendiği hususunda davalının dosya kapsamı içerisinde herhangi bir beyanına rastlanılmadığı, netice olarak, ürünlerdeki ayıbın dikimden kaynaklandığı dikkate alındığında, ayıp bedelinin 18.085,60-TL tutarında olduğu, davacının icra takibinde talep ettiği asıl alacak tutarından (18.085,60.TL) takas mahsup yapıldığında, davacının herhangi bir alacağının kalmadığı tespit edilmiştir. Ayıp, aynı cins ve kategoriye giren eşyaya nispetle satılan maldaki değer ve elverişliliği kaldıran veya azaltan noksanlıktır (TBK.m.219). TTK.m.23/c hükmünde ticari satışta maldaki ayıpla ilgili ayıbı ihbar süresi düzenlenmiştir. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise (aşikar ayıp), alıcı 2 gün içinde ayıbı satıcıya bildirmelidir. Maldaki ayıp açıkça belli değilse (açık ayıp), alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelemeli veya incelettirmeli ve bu inceleme sonunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, bu sürede satıcıya bildirmelidir. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK m. 223’e göre, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde (gizli ayıp), bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Maddede belirtilen “hemen” ifadesi dürüstlük kuralı ve halin icapları göz önünde bulundurularak yorumlanmalıdır. Herhalde ayıp ortaya çıkınca fazla vakit geçirmeden ihbar yapılmalıdır. Ayıp ihbarının ayıba karşı sorumluluktan doğan dava için öngörülmüş olan zamanaşımı süresi geçmeden önce yapılmış olması gerekir. TBK m. 231’e göre, “Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” Somut olayda; dinlenen tanık beyanlarına göre ayıp ihbarının süresinde olduğu kanaatine varıldığı, keşif suretiyle bilirkişilerce yapılan incelemede örnek pantolonların sunulduğu, davacı asilin "biz diktik" şeklinde beyanda bulunduğu, rapor sunulduktan sonra tüm ürünler üzerinde inceleme yapılmadığı iddiasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, ayıp bedeline göre davacının alacağının bulunmadığının tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60TL ilam harcından peşin alınan 223,48TL harcın mahsubu ile bakiye 204,12TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2024 Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/319, K. 2024/57, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-319-e-2024-57-k-12c9c28b820c