İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/542 E. 2023/1118 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/542
- Karar No
- 2023/1118
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/542 KARAR NO : 2023/1118 DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2020 KARAR TARİHİ : 14/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 18.08.2020 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi .... D. İş dosyası üzerinden İsa ... aleyhine almış olduğu İhtiyati haciz kararı ile İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından verilen karar gereğince 23.06.2020 tarihinde müvekkil tartışmaya mahal vermeyecek kadar net olan malları Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde henüz millileşmişken haczetmiş, davacı müvekkilin sigortalı çalışanı ...'ın şirket adına istihkak talepleri ve yedieminliği kabulü neticesinde, mallar üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla menkul malların yediemin sıfatı ile davacı müvekkilin sigortalı çalışanına teslim edildiğini, ihtiyati haciz kararı ile ileri sürülen istihkak davasının halen derdest olduğunu, 23.06.2020 tarihli haciz zaptından anlaşılacağı üzere, davalı ... borçlunun yedieminliğini kabul etmediğini, müvekkil firma orlağı ...'ın borçlu olduğu konusunda ısrarcı olduğunu, ...'ın başkaca malı olmadığı anlaşıldığında sorumluluğun tamamen davalı taraf vekiline ait olacağını kabul ederek dosya borçlusu olmayan müvekkil mallarını haczettiğini, haciz esnasında tutulan tutanakta ifade edildiği üzere alacaklı vekilinin şirket ile borçlu arasında organik bağ bulunduğunu beyan ettiğini, davalı ... müvekkil firma aleyhine yapmış olduğu haciz işleminin tamanten kötü niyetli olduğunu, müvekkil firmanın yapılan haciz işleminden dolayı maddi manevi zarara uğrattığını, belirterek maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Borçlular ... ve ... tarafından müvekkile 16.10.2018 tanzim ve 18.08.2020 vade tarihli 150.000 TL'lik senet ile 16.10.2018 tanızim ve 04.05.2020 vade ta-ihli 150.000 TL'lik senet düzenlendiğini, 18/05/2020 vade tarihli senet yönünden İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D. İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığını ve senedin ... E. sayı doşyasından işleme konulduğunu, diğer senedin ise ... E. sayılı dosyasından takibe konulduğunu, borçlulara karşı girişilen hukuki işlemlerin sonuçsuz kaldığını, dosyanın müyekkil açısından tahsil edilemez hale geldiğini, karı koca olan borçluların mal kaçırma gayesiyle bütün iş ve işlemlerini davacı şirket üzerinden yapmaya başladıklarını, bu şirketin %100 pay sahibi, tek ortağı ve yetkilisinin Borçlu .... olduğunu, borçluların tüzel kişilik perdesi arkasına saklandıklarını ve bu yolla mal kaçırdıklarını, .... Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde malların bulunduğunun tespit cdilmisiyle Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü .... Talimat dosyası ile gümrükten geçirilerek milleşen malların haczedildiğini, haciz esnasında istihkak iddiasında bulunuisa da, bu iddianın yetkisiz kişi tarafından ileri sürülmesi sebebiyle geçerli olmadığını, bilahare 24.05.2020 tarihinde davacı şirket tarafından istihkak iddiasında bulunulduğunu, bu iddiaya davalı tarafça itiraz edildiğini, İstanbul .... İra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile şahıs borcundan şirketin sorum l1 olamayacağı gerekçesiyle, İK 97 maddesinin uygulanması işleminin iptaline ve İİK 99'a göre işiem yapılmasına karar verildiğini, bu kararın hukuksuz olduğunu ve istinaf yoluna başvurulduğunu. İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını, halen derdest olduğunu, davalı şirketin huzurda açtığı davanın 'TMK 2 maddesine aykırı olduğu gibi kötü niyetli olarak tüzel kişilik arkasına saklanıldığını ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla dosya bilirkişi ... ve ...'a tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlemiş olduğu 17/09/2021 tarihli raporunda özetle; " Davalının, dava dışı şirket ortaklarının alacaklılardan mal kaçırma iradesi ile davacı şirket tüzel kişiliği ardına saklandığı iddiasını yeterli delillerle ispatlayamadığı ve bu vebeple istihkak iddiasına rağmen haciz işlemi yapmakta kusurlu olduğunun söylenebileceği, maddi tazminata karar verilebilmesi için davacının uğradığını iddia ettiği zurarları ispat etmesi gerektiğini" teknik kanaati olarak belirtmiştir. Tarafların itirazları ve beyanları doğrultusunda dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti düzenlenmiş oldukları 05/05/2022 tarihli raporlarında özetle; " İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması noktasında takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, 2. Davacının haksız haciz işlemi kapsamında 30/06/2020 tarihli ve ... yevmiye nolu 1.652,00-TL nakliye bedeli faturası, 29/06/2020 tarihli 127,60-TL Büyükçekmece .. İcra P.O.S İşlemi ve 2.950,00-TL Büyükçekmece ... cra Yeddi Emin Ücreti (fatura ve makbuz yok) olmak üzere toplam 4.729,60 TL harcamaların doğrudan zarar kapsamında davalıdan talep edilebileceğinin söylenebileceği, davacının dava dışı üçüncü kişilerle yaptığı Protokollere dayalı kazanç kaybı / kar mahrumiyeti talepleri noktasında dolaylı zararlarıyla ilgili takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu" teknik kanaati olarak belirtmiştir. Dava; İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından 23.06.2020 tarihli haczin haksız olduğu iddiasıyla talep edilen maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizce bekletici mesele yapılan İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas, ... karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ... olduğu, davalıların ..., ... ve ... San. Ve Tic. Ltd.şti olduğu, dava konusunun istihkak iddiasına dayalı olduğu, mahkemece davanın kabulüne, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün .... talimat numaralı takip dosyasında 23/06/2020 tarihinde yapılan hacizde haczedilen mahcuzlar için davalı 3. Şahsın istihkak iddiasının reddine, takibin bu mallar yönünden de devamına şeklinde hüküm kurulduğu, İstinaf ilamına istinaden hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır. 2004 sayılı İİK’nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haczin haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğradıkları bütün zararlardan alacaklının sorumlu olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olması ve zarar koşullarının oluşması gerekir. İşbu kanun maddesi ve bekletici mesele yapılan dosya sonucu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mevcut olayımızda İİK’nın 259/1. Maddesi uyarınca haksız haciz durumunun olmadığı ve davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olması ve zarar koşullarının oluşmadığı kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 341,55TL harcın mahsubu ile bakiye 71,70TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 1.320,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/12/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.