İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/165 E. 2025/170 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/165
Karar No
2025/170
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/165 KARAR NO : 2025/170 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2020 KARAR TARİHİ : 13/02/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan davada yapılan yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ....İnşaat Kimya Turizm Taah. Dış Tic.Ltd.Şti. kurulduğundan beri çelik konstrüksiyon ve inşaat sektöründe yoğun faaliyetlerde bulunmuş ve bulunmayada devam etmekte olduğunu, davalılar ise anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile olup şirketler de davalılara ait bir aile şirketi mahiyetinde olup birlikte hareket etmekte olduklarını, müvekkili şirket ile davalılar arasında uzun yıllardan beri ticari ilişki bulunmakta olduğunu, davalıların birlikte işlettikleri, mülkiyeti davalı ....'a ait taşınmaz üzerinde yapılacak çelik yapı işlerine ilişkin 21.01.2015 tarihinde davalılarca müvekkili şirketten teklif talebinde bulunulmuş ve aynı gün analizli fiyat teklifi kendilerine sunulmuş olduğunu, davalıların 22.01.2015 tarihinde tekliflerine fiyat revizyonu istemiş akabinde müvekkili tarafından sunulan revize teklifin davalılara iletilmiş, sağlanan anlaşma neticesinde 02.02.2015 tarihinde çelik çatı yapım sözleşmesi davalılarca tarafından müvekkili şirkete gönderilmiş olduğunu, davalılara ait işletmenin bulunduğu arazinin sahibi davalı .... ile müvekkili arasında 2016 yılında inşaat yapım sözleşmesi yapılarak yapılacak inşaatın müteahhitliği ile inşaatın tüm işlerini üstlendiğini, buna ilişkin ... Müdürlüğünün 29.07.2016 tarih .... sayılı yapı ruhsatı alındığını, sonrasında ise müvekkili tarafından davalılar adına İstanbul İli, .... İlçesi, ... Pafta, ... Ada, 14 Parsel, İstanbul İli, ... İlçesi, ...., ....Cad., 14/A numaralı taşınmazın bulunduğu adreste söz konusu işler yapılmaya başlanmış olduğunu, böylelikle söz konusu taşınmazda başlanılan çeşitli işler Mart 2017 yılına kadar devam etmiş olduğunu, 22 Mayıs 2017 tarihinde davalıların işlettiği tesiste yaşanan yangın sebebiyle tesisin büyük bir bölümü kullanılamaz hale gelmiş olduğunu, davalılarca müvekkili şirkete, 2017 yılında yangın geçirdikleri, şirketlerinin ekonomik dar boğazda olduğu, konkordato talebinde bulundukları öne sürülerek ödemelerini sürekli erteledikleri, müvekkil şirketle tüm taleplere rağmen hesaplara ilişkin mutabakat sağlamak amacıyla bir araya gelmekten kaçındıkları görülmüştür. Müvekkil şirket ise tüm bunlara rağmen davalılarla eskiye dayanan hukuklarının olmasını göz önünde bulundurarak alacaklarını tahsil edebilmek ümidiyle üstlendikleri işi devam ettirmiş ve sonunda tamamlamıştır. Bugüne kadar yapılan işlerde müvekkil şirket yaşadığı maddi tüm zorluklara rağmen işlerini aksatmadan tüm iyi niyetiyle sürdürmüştür. Hatta sürekli hakediş yapılacağı ve yapılan işlere ilişkin ödeme yapılacağı söylemi ile müvekkil oyalanmış ve durum müvekkili ekonomik dar boğaza sokmuştur. Bu durum sonucunda müvekkilim Edirne ....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunmak zorunda kalmıştır. Müvekkil şirket bu tarihe kadar yangın öncesi ve yangın sonrası yapılan işler ile ilgili davalılarla birçok kez görüşme talebinde bulunmuş fakat davalılardan olumlu bir sonuç alamamış ve uzlaşı sağlanamamıştır. Bunun üzerine tarafımızca Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasında, yapılan işler ve değerinin tespit edilmesi için tespit davası açılmış ve yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre müvekkil şirketin yapmış olduğu işler sebebiyle 13.336.051,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ancak yapılan tespitte müvekkil şirket tarafından yangın öncesi yapılan işlere ilişkin olarak bir değerlendirme yapılamadığından tespit edilen bedel yalnızca yangın sonrasında yapılan işlere ilişkindir. Bu sebeple gerek yangın öncesi yapılan işlerin tespiti ile tazmini gerekese de yangın sonrası yapılan işlerin tespit ve tahsili istemli fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin tahsili için yargı yoluna başvurma zaruretimiz hasıl olmuştur. Söz konusu alacağımızın tespit ve tahsili için yargılama süreci göz önüne alındığında yargılama süreci sonucunda çıkacak muhtemel bedelin tahsilinin teminat altına alınabilmesi adına işin yapıldığı İstanbul İli, ... İlçesi, ... Pafta, .... Ada, 14 Parselde davalılara ait taşınmaz üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etme zaruretimiz hasıl olmuştur. Tespit davası sonrasında alacağımızın tahsili amacıyla tarafımızca zorunlu arabuluculuk müessesine başvurulmuş, taraf vekilleri 28.01.2020 tarihinde arabuluculuk ofisinde hazır bulunmuş ancak sulh olunamamış ve bu husus ... arabuluculuk dosya numarası ile tutanakta imza altına alınmış olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile yapılan işlerin tespiti ve yaptıkları işlerin bedeli olarak 10.000,00 TL'nin(şimdilik) ticari faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak müvekkil şirkete verilmesine, telafisi güç ve hatta imkansız zararlara sebebiyet verilmemesi adına İstanbul İli, ... İlçesi, ... Pafta, .... Ada, 14 Parselde davalılara ait taşınmaz üzerine devir ve satışı önler mahiyette ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini Davalılar ... Sanayi A.Ş., .... Sanayi Ticaret A.Ş. , ... ve .... vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, gerçek kişiler ..,... Ve ....’a yöneltilmesi kesinlikle kabul edilemediğini, bu kişiler yönünden davanın husumet yönünden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın huzurdaki davada taraf olarak Müvekkili Şirketler .... Sanayi A.Ş. (“...”), ... Sanayi Ticaret A.Ş. (“...”) ve ..., ..., ... gösterilmiş olduğunu, davacı firma ile, ... ve .... arasında ticari ilişki kurulmuş olsa da gerçek kişiler ..., ... ve ...’un tespit konusu işlerle ilgisi olamayacağı, bu kişilere herhangi bir husumet de yöneltilemeyeceği açık olduğunu, ..., .... ve .... firmalarının tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, ancak ... ile davacı arasında ticari bir sözleşme ve/veya iş yapılmamış olduğunu, ... ve ...’un da, Davacı firma ile taraf gösterilen Müvekkili firmalar ile hiçbir bağlantısı/ilişkisi bulunmamakta olduğunu, davacı ile yalnızca Müvekkili firmalar arasında ticari ilişki söz konusu olmuş olduğunu, davacının sunduğu sözleşmenin, müvekkili şirket ile karşı taraf arasındaki görüşmeler sırasında taslak olarak hazırlandıysa da, sözleşme imzalanmamış olduğunu, taraflar arasında iş, ücret vb. konularında bir anlaşma/mutabakat söz konusu olmadığını, ortada imzalanmış bir sözleşme dahi yokken, davacı’nın iddialarının kabulüyle hazırlanan raporun dikkate alınmasının kabul edilemediğini, davacının, en başta yapı inşası için ruhsat aldıysa da, daha sonra bu ruhsat iptal edilmiş ve ... tarafından ruhsat alınmıştır. davacı’ya yalnızca belirli işler verilmiş ancak davacı tarafça iddia edilen işlerin davacı tarafından yapılmasının söz konusu olmadığını, davacı, tesisin inşası sırasında birçok işin kendilerince üstlenildiğini iddia ettiyse de, Müvekkili Şirket ile fiyatlandırma ve işin kapsamı konusunda bir anlaşmaya varılamadığını, yalnızca belirli bazı işlerin Davacı’ya verildiğini, ancak hakediş ve mutabakat yapılmadığını, iddia edilen ilerin üçüncü kişi firmalarca ve Müvekkili Şirketçe yapılmış olduğunu bildirdiklerini tüm bu nedenlerle; öncelikle ..., ..., ... bakımından davanın husumet yönünden reddine, Bakırköy... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas sayılı konkordatonun tasdiki talepli davanın bekletici mesele yapılmasına, davacı tarafından haksız ve kötü niyetle açılan huzurdaki davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı’ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasına bilirkişi heyeti .... ve ....'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 18/04/2022 tarihli raporlarında özetle; "Davacı vekili 20/05/2022 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; "E)-dava dosyası içeriği ve davacı şirket ile davalı şirketlerin ticari defter kayıtları içeriklerinin karşılaştırmalı incelenmesi sonucunda: 1. tarafların kayıtlarının. önemli kısmının karşılıklı olarak birbirini doğruladığı, 2. davacı ... ltd.şti.kayıtlarında, davalılardan ... san.aş.' nin .... hesabı yanı sıra ayrıca .... hesabının da olduğu bilgisi verilmesine, ... San.aş.' nin aynı zamanda davacı şirkete karşı tedarikçi pozisyonda olduğu anlaşılmasına karşın davalı ... san.a.ş. tarafından bu yönde her hangi bir bilgi verilmemiştir. 3. davacı ... ltd.şti. kayıtlarına göre; davacı şirketin a.davalı ... San.aş.'den 199.793,26-1l alacaklı olduğu, b. diğer davalı ... san.aş.'den ise 477.585,61-tl alacaklı olduğu, c.davacı şirketin, davalı şirketlerden olan toplam alacağının 677.378,87-tl olduğu, diğer bir deyişle davalıların, davacı şirkete 677.378,87-tl borçlu oldukları, 4. davalı ... san.a.ş. ile diğer davalı ... San.a.ş ticari defter kayıtlarına göre ise davacı şirketin, davalı şirketlerden olan toplam alacağının 843.778,87-tl olduğu, diğer bir deyişle davalıların, davacı şirkete toplam 843.778,87-tl borçlu oldukları, 5. davacı şirket kayıtların göre; davalıların borçları ... san.aş. 199.793,26-t1, ... san.aş.'den ise 477.585,61-7l olmak üzere toplam 677.378,87. ın, davalı şirketlerin kayıtlarına göre ise; davalıların borçları ... san.aş.' nin 346.193,26-tl, ... san.aş.' nin 497.585,61-tı olmak üzere toplam 843.778,87-tl olduğu tespit edilmiştir. 6. ayrıca, önemle belirtilmesi gerekmektedir ki, davacı şirketin ticari defter kayıtları ile davalı şirketlerin ticari defter kayıtları 2018 yılı sonuna kadar karşılıklı olarak bir birini doğrulamaktadır. 2018 yılından sonra 2019, 2020 ve 2021 yıllarında davalı şirketlerin ticari defter kayıtları önemli eksiklikler arz etmektedir. bu nedenle, davacı şirketin ticari defter içeriklerine itibar edilmesi gerekmekte olup, ticari defter içeriklerinden karşılıklı inceleme ve değerlendirme sonucu, davacı şirketin, davalı ... san.aş.'den 199.793.26-711 ve diğer davalı ... san.aş.'den ise 477.585,61-tl olmak üzere toplam 677.378,87-tl alacaklı olduğunu" belirtmişlerdir. Mahkememiz dosyasına bilirkişi heyeti ..., ... ve ....'tan rapor aldırılmış, bilirkişi heyeti sunmuş olduğu 12/09/2022 tarihli raporlarında özetle; "Davacı vekili 20/05/2022 tarihli itiraz dilekçesinde özetle: “Dava tarihi öncesinde yaptırmış olduğumuz delil tespiti dosyası olan (örneği dosyada mevcut) Küçükçekmece ....Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Değişik İş nolu dosyasında mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen 11.12.2019 tarihli bilirkişi heyetinin ( Makine Mühendisi ve İnşaat Mühendisinden oluşmaktadır) düzenlemiş olduğu raporun sonuç kısmına göre; “yapılan hesaplama sonucunda taşınmazdaki inşaat işlerinin güncel piyasa şartlarındaki yapım bedeli 13.218.551 TL ,yine yapılan hesaplama sonucunda taşınmazdaki mekanik işlerinin güncel piyasa şartlarındaki yapım bedeli 117.500 TL olmak üzere toplam olarak 13.336.051 TL olarak hesap edilmiştir” denmektedir. 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporunu bu nedenle kabul etmiyoruz. Delil tespiti dosyasındaki (Küçükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin) bilirkişi raporu bu raporda tartışılmadan, değerlendirilmeden Jirdelenmeden 18.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu hazırlanmıştır. Ayrıca raporun değerlendirme kısmındaki yangın öncesi ve yangın sonrası hakediş icmallerinin toplamları gözetilerek bilirkişi raporunun sonuç kısmının hazırlanması gerekirken bu zorunluluğa da uyulmamıştır. Hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmı açıklanan nedenlerle eksiklikler içermektedir. Tüm bu eksiklikler giderilerek raporun sonuç kısmının yeniden yazılması-oluşturulması gerekmektedir. İkinci olarak; yapılan tüm bu hesaplamaların dava, keşif tarihi itibariyle olan hesaplamalara göre yapıldığını, güncel 2022 birim fiyatların ise bu miktarların çok üzerinde olduğunu, birim fiyatların değişken olduğunu, bu durumun mahkemece ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini özellikle belirtmek isteriz. Ekte güncel 2022 birim fiyatlara göre hazırlanmış yangın öncesi ve sonrasını ayrı ayrı gösterir karşılaştırmalı birim fiyat toplamları sunulmuştur. Tabloda KDV hariç 2022 yılı birim fiyatlarına göre yapılan işlerin toplam değerinin 53.027.059,59 TL olduğu açıkça görülecektir. (Ek :1 pdf tablosu ) Üçüncü olarak; Davalılardan ...'un husumet yönünden yaptığı itirazı kabul etmiyoruz. Ekte müvekkilin yapı müteahhidi olarak, davalının kendisinin yapı sahibi olarak ....” den almış olduğu, 29.07.2016 tarih, 2016/026 ruhsat nolu yapı ruhsatını ayrıca sunuyoruz. ( Ek:2 ruhsat sureti )” olarak itiraz edilmiştir. Davalı vekili itirazına rastlanılmamıştır. Kök raporda Küçükçekmece ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .... Değişik İş nolu dosyası irdelenmiştir. Öncelikle taraflar arasında herhangi bir sözleşme, dava tarihinden önce hazırlanmış hakkediş mevcut değildir. Fakat davacı bir takım ödemeler almıştır. Kök rapor sonrası davacı vekili yapılan işlere ilişkin hesap icmali sunmuştur. Davacı tarafından sunulan hakkedişte yapılan iş tarihlerinin farklı olması, davacının ödeme almış olması nedeni ile önceki raporda işlerin yapıldığı tarih itibari ile değerleme yapılmıştır. Mahkemenize sunmuş olduğumuz 18.04.2022 tarihli ek raporun değerlendirme kısmında davacı vekilinin 15.02.2022 tarihinde sunduğu kesin hesap icmalinde yangın öncesi ve yangın sonrası yapılan işler icmalinde işin yapıldığı tarihteki birim fiyatları ile oluşan toplam tutarın KDV dahil 9.003.582,40 TL olduğu görülmüştür. Yapmış olduğumuz mali incelemede davalının yapmış olduğu ödemeler dikkate alındığında işin yapıldığı tarihte oluşan tutarın 9640'ı civarında ödemenin yapıldığı görülmüştür. Fakat sayın mahkemenizce iş bedelinin güncel değer üzerinden hesaplanması gerektiği kanaatine varılması durumunda; Yangın öncesi yapılan inşaat yapım işlerinin güncel olarak hesaplanması sonucunda KDV dahil 7.812.345.45 TL., yangın sonrası yapılan inşaat işlerinin güncel olarak hesaplanması sonucunda ise KDV dahil 33.281.808,60 TL olarak hesap edilmiştir. Dava dosyasında yapılan incelemede ikitelli organize sanayi bölgesi başkanlığının 29.07.2016 gün ve .... sayılı ve onaylı yapı ruhsatında davacı şirketin yapı müteahhidi olduğunun görülmesi üzerine yangın sonrası yapılan inşaat işler ile ilgili KDV hariç 28.204.922,54 TL. tutar üzerinden 9620 müteahhit hizmet bedeli hesaplanmış olup ilgili hizmet bedeli tutarı KDV hariç 5.640.984,51 TL olmaktadır. Yangın sonrası inşaat yapım işi toplamı müteahhit hizmet bedeli ve KDV dahil 39.938.170,32 TL olmaktadır. Sonuç olarak yangın öncesi ve yangın sonrası inşaat yapım işleri toplamı müteahhit hizmet bedeli ve KDV dahil 47.750.515,77 TL olmakta olduğunu " kanaatleri olarak belirtmişlerdir. Dosya itirazlar üzerine yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti sunmuş oldukları 18/06/2023 tarihli ek raporda özetle; "Dosyada bulunan üç ayrı bilirkişi raporu incelendiğinde tarafların itirazlarının önceki raporlarımızda ve yukarıda ek raporumuzda gerekçeli olarak açıklandığı ve cevaplandığı, 12.09.2022 tarihli ek raporumuzda değiştirilecek veya düzeltilecek bir husus bulunmadığını" belirtmiştir. Mahkememizin 13/07/2023 tarihli celsede dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti ..., .... ve ... tarafından mahkememize sunulan 20/11/2023 tarihli raporlarında özetle; "dosya kapsamında bulunan Tüm tespit ve bilirkişi raporları incelendiğin itirazlar değerlendirildiğinde ve dosyaya sunulan dijital ve somut delillerin incelemesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu tüm inşaat işlerinin davacı tarafından yapıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 2. Davacının yapılan işler kapsamındaki alacakları aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. bilirkişi heyetimizce yapılan hesaplamalar neticesinde tüm hesaplamalar tablo halınde verilmiştir. davacı firma tarafından tüm dosya kapsamındaki bilirkişi raporları mali incelemeler, dosyaya sunulan delillerin tümünün incelenmesi sunucunda yapılan tespite görE¸ davacının konkordota kapsamındaki alacakları alacak tutarı tespi düşüldükten sonra davalıdan¸ Olduğunu" kanaatleri olarak belirtmişlerdir. Mahkememizin 21/03/2024 tarihli celsede dosyanın itirazların değerlendirilmesi amacıyla önceki bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, bilirkişi heyeti ..., ... ve ... tarafından mahkememize sunulan 23/08/2024 tarihli raporlarında özetle; "10) 31.12.2018 konkordato tarihi itibariyle yapılan hakkediş hesaplamalarına istinaden analiz yapılması durumunda 31.12.2018 öncesi ve sonrası ödemeler düşülerek konkordato kapsamında ödenmek üzere davacının davalı şirketlerden KDV hariç cari hesaplardaki tutarlar da dahil olarak toplam 31.12.2022 itibariyle 720.927,02 TL bakiye alacağı kaldığı Bilirkişi heyetimizin önceki raporunda ayrıntılı hesap detayı verilmiş olup, takdir Sayın Mahkemenize aittir. Nihai sonuç ve hukuki değerlendirme sayın mahkemenize ait olmak üzere tarafımızdan talep edilen davalılar vekili itiraz dilekçesi, uzman heyet görüşü, ve İkitelli OSB nin sunmuş olduğu belgeler ile ilgili yapılan inceleme tespit sonucunda ilk raporumuzu değiştirecek yönde bir tespitimizin olmadığını" belirtmişlerdir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davanın alacak davası olarak açıldığı, 2016 yılında inşaat yapım sözleşmesi yapılarak ticari ilişkinin başlatıldığı, 2017 yılına kadar bu işlerin devam ettiği, 2017 yılında yangın nedeniyle işlerin yangın sonrasında da yanan üretim binaları sökülerek yeniden işlerin yapıldığı ve ek işlerin 2019 mayıs ayına kadar sürdüğü, söz konusu alacağın hem yapım ve ek yapıma dayandığı, davacı tarafın yaptırdığı işlerin delil tespitinin yapılarak karşı tarafa tebliğe çıkartıldığı, davalı tarafın ise sözleşmeyi kabul etmediği, sözleşmenin yalnızca taslak olarak hazırlandığını ve imzalanmadığını, yaptırılan ek işlere ve diğer işlere dair delil tespitine itiraz ettiklerini söylediği, cari hesaplar dikkat edilmeden hesaplamanın yapıldığını iddia ettiklerini, konkordatoya giren ..., ..., ... ve .... hakkında konkordatonun devam ettiğinin ve bunun bekletici mesele yapılması gerektiğini iddia ettiği, ayrıca husumet olarak ... ... ve ...'a yöneltilen husumeti de kabul etmedikleri, tahkikatta taraflar arasındaki ticari ilişkinin saptanması noktasında olduğu görülmüştür. Taraflar arasında anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde eser sözleşmesi ile ilgili hükümlerin düzenlendiği, eser sözleşmelerinde, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek olduğu anlaşılmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında eser sözleşmesindeki ayıbı " Eser sözleşmesinde ayıp, taraflar arasındaki sözleşmede üzerinde anlaşmaya varılmış veya taraflarca beklenen niteliklerin o eserde bulunmaması, başka bir ifadeyle, eserde bulunmaması gereken bozuklukların olması ya da olması gereken bazı vasıfların eserde bulunmaması olarak tanımlanmaktadır. İş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve açık ayıpları uygun bir süre içerisinde (TBK'nın 474. md.), gizli ayıpları da gecikmeksizin yükleniciye bildirmek zorundadır. (TBK'nın 477. Md.) Usulüne uygun olarak bildirimde bulunmak şartıyla iş sahibi TBK 475. maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan birini kullanabilir. İş sahibi, teslim aldığı eseri gözden geçirmediği veya gözden geçirdikten sonra gördüğü ayıbı yükleniciye bildirmediği taktirde yasanın ayıptan dolayı kendisine tanıdığı seçimlik hakları kaybeder. " şeklinde belirtmiştir. Mevcut olayımızda davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının yangın öncesi ve sonrası alacakları konkordato sürecindeki ödemeler düşüldükten sonra tespit edilmiş, davacı vekiline bedel arttırım dilekçesi sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilinin mahkememizin 13/02/2025 tarihli duruşmadaki beyanında müvekkilinin harcı ikmal edemediğinden ıslah edemediğini, fazlaya ilişkin her türlü dava ve hakkımız saklı kalmak kaydıyla talebimiz gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, davanın davalılar ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sanayi Anonim Şirketi yönünden dava değeri olan 10.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu eser sözleşmesinin davacı ve davalı şirketler arasında yapıldığı, şirket ortağı olan davalılar ..., ... ve ...'un ilgili şirket borcundan kişisel olarak sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE, 2-Davanın davalılar ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sanayi Anonim Şirketi yönünden KABULÜ ile, 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 683,10-TL ilam harcından peşin alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 512,32-TL'nin davalılar ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sanayi Anonim Şirketi'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 17.600,00-TL bilirkişi ücreti, 1.438,10-TL posta masrafı, 54,40-TL başvuru harcı, 170,78-TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 19.263,28-TL'nin davalılar ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sanayi Anonim Şirketi'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve ... Sanayi Anonim Şirketi'den müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Davalılar ..., ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı; alacak miktarı Kesinlik sınırının altında kaldığından HMK 362. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.13/02/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/165, K. 2025/170, T. 13.02.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-165-e-2025-170-k-2d6416860f91