İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/175 E. 2024/690 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/175
Karar No
2024/690
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/175 Esas KARAR NO : 2024/690 DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 26/02/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 28/09/2018 tarihinde ticaret sicil gazetesine tescil edildiğini, davacının davalı şirketin %30 hissedarı olduğunu, %70 hissenin ise ...'a ait olduğunu, diğer şirket ortağının şirket adına tek başına çeşitli sözleşmeler imzaladığını, şirketin temsil kabiliyeti olmadığı halde ve çift imza kuralı geçerliyken tek imza ile diğer yetkili tarafından 01/04/2023 tarihinde kiraya veren ... A.Ş. Kiracı ise ... Ltd. Şti. Alt kira sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin yönetim kurulunun davalı şirketin temsil ve ilzam yetkisi imza sirkülerinin de süresi dolmasına rağmen şirkette genel kurul yapılamamış olduğunu, şirketin organsız kaldığını, genel kurul yapılamadığından şirkete kayyum atanması gerektiğini, davacının davalı şirket ve şirketin çokluk pay sahibine çift imza kuralını ihlaline ilişkin muvafakat edilmediğine ilişkin ihtarname gönderildiğini, ayrıca şirket ortakları arasında davacının şikayetçi olduğu Büyükçekmece .... Soruşturma sayılı dosyasının derdest olduğunu, çokluk pay sahibi tarafından şirket adına ne gibi işlemler yapıldığının davacı tarafından bilinmediğini, bu durumun şirketin zararına olduğunu, davalı şirkete Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edildiğini, ilgili dosyada alacaklı davalı şirketin çokluk pay sahibi olduğunu borcun 2.315.132,73-TL olduğunu, şirket kasasında aktif para olmasına rağmen diğer hisse sahibi tarafından icra takibi yapıldığını, yine çokluk pay sahibi tarafından kendi yetkilisi olduğu .... San. Tic. A.Ş. Tarafından davalı şirkete birden çok fatura tanzim edildiğini, davacının bu faturaların akıbeti hakkında bilgi sahibi olmadığını, davalı şirketin toplam 21 adet alt kira sözleşmesi akdettiği 3.kişiler mevcut olduğu, yine alt kiracıların zam oranlarının davacı tarafından bilinmediğini, davalı şirketin merkezinin diğer şirket yetkilisi tarafından taşındığını, davacının şirket merkezine girişinin engellendiğini, davacının şirketin ne gibi işlemlerine taraf olduğunun bilinmediğini, davalı şirketin uzun süredir kanunen gerekli organlarının mevcut olmadığını, TMK 427/4 uyarınca organsızlığın süreklilik arzetmesi sebebiyle kayyum atanması gerektiğini beyanla davanın kabulüne davalı şirkete uzun süredir organsız olmasından sebeple kayyum atanmasına karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkette 03/04/2023 tarihinde genel kurul yapıldığını, şirket yönetim kurulu ile temsil ve ilzama yetkililerin seçildiğini, şirket ortaklarından davacı ...'ın şirket merkezinde bulunması gereken Yönetim Kurul karar Defteri, pay Defteri, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere defteri gibi kayıt ve belgelerin şirket merkezinden alıp götürdüğü için Genel Kurulun yapılamadığını, davadan sonra defterleri teslim ettiğini, 03/04/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı gündeminin 7.maddesi ile yönetim kurulu seçimi yapıldığını, münferiden temsil ve ilzama yetkili olmak üzere Yönetim Kurulu Başkanı olarak ...'ın seçildiğini, Genel Kurul Kararının geçici tescili hakkında dava görüldüğünü ve ilgili kararda "uygulama ve tescil taleplerinin idari nitelikte işlemler olması karşısında mahkemenin idare yerine geçerek karar veremeyeceğinden reddine, davacının davasının reddine" karar verildiğini, davanın şirketin diğer ortağı ...'a da ihbar edilmesine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek şirket menfaatine uygun şekilde karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirkete TMK m. 427 uyarınca yönetim kayyımı atanması taleplerine ilişkindir. Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda anonim şirkete temsil kayyımı atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nın 1.maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Türk Medeni Kanununun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11. H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) belirtilmektedir. Türk Medeni Kanununun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Ticaret Kanununda mahkemeye anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerini (gerekçe ne olursa olsun) görevden alma ve yerlerine yenilerini atama yetkisi tanımamıştır; bu yetki genel kurula aittir. Bu nedenle mahkemenin yönetim kurulu üyelerini yönetim ve temsil yetkilerinin ellerinden alması sonucunu doğuran yönetim kayyımı atanması kararını ancak bu yetkilerin hukuken veya fiilen kullanılamadığı hallere özgü olarak verilebilmesi gerekir. Kısaca mahkeme yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları ve kullandıkları yönetim ve temsil yetkilerini, çoğunluğun gücünü kötüye kullandığı, azınlığı ezdiği, ortaklar veya yönetim kurulu üyeleri arasında derin anlaşmazlıklar olduğu, şirketin sürekli zarar ettiği vb. gibi gerekçelerle ellerinden alarak bir temsil kayyımına veremez. Yönetim kayyımlığı, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önemlidir. Yönetim kayyımının görevi tüzel kişinin yasal organın oluşması ya da organın çalışmasındaki fiili veya hukuki tıkanıklığın giderilmesi (engelin kalkması) ile sona erer. Somut olayda; davacının davalı şirket yönetim kurulunun süresi dolmasına rağmen davalı şirketin genel kurul toplantısının yapılamamış olması nedeniyle şirketin organsız kaldığı iddiası ile davalı şirkete kayyum atanmasının talep edildiği görülmüştür. Davalı ise, şirketin genel kurul toplantısının 03/04/2023 tarihinde yapıldığı ve şirketin yeni yönetim kurulunun seçildiğini, bu nedenle şirketin organsız kalmadığını savunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile; davalı şirketin genel kurul toplantısının yapılmamış olması nedeni ile davacı tarafından davalı şirkete TMK 427/4 maddesi uyarınca kayyum atanmasının talep edildiği, ancak davalı şirketin 03/04/2023 tarihinde genel kurul toplantısının yapıldığı ve şirketin yönetim kurulu başkanı olarak ...'ın seçildiği, buna göre davalı şirketin organsız kalmasının söz konusu olmadığı, genel kurul toplantısının daha önce yapılamamasının nedeninin davacı tarafından şirket defterlerinin alıkonulması sebebine dayalı olduğunun ve Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile dava açılması üzerine davacının defterleri teslim ettiğinin dosyadaki belgeler ile sabit olduğu, buna göre genel kurul toplantısının yapılmış olması ve yönetim kurulunun seçilmesine ilişkin kararlarının iptal edilene kadar geçerli olduğu da gözetildiğinde davalı şirketin organsız kalmasının söz konusu olmaması nedeni ile yerinde görülmeyen davacı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarına alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile karar verildi. 25/09/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/175, K. 2024/690, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-175-e-2024-690-k-7a9909bcc2ca